Turk_Dunyasi_Kultur_Baskenti_Acilis_Torenine_Bulgaristan_Turkleri_de_katildi

Türkmenistan’da düzenlenen Türk Dün...

Uluslararası Türk Kültürü Teşkilâtı’nın(TÜRKSOY) Türkmenistan’ın Merv şehrinde düzenlediği Türk DünyasıKültür Başkenti Açılış Törenine Bulgaristan Tür...

a46a94e19aa482c251cfcf1fa7deb5b5

Bulgaristan’da yaşayan Türkle...

"Dilimiz kimliğimizdir, bizi yaşatan Türkçe anadilimizdir" Dünya Anadil Günü - Bulgaristan'da yaşayan Türkler, Dünya Anadil Günü'nü kutla...

676672105d141ac9dfe4d68923d2d109

Trakya düğünü Guinnesse aday

"Amacımız, her yıl "Ludogoriye" festivali sırasında farklı foklor bölgelerinden eski bir düğünü canlandırmaktır. Böylece tüm Bulgarlara yeni evlilerle...

984228_741970975876054_2856117076332927767_n

Bulgarlar “Baba Marta’y...

Bulgarlar "Baba Marta'ya hazırlanıyor"-Kırmızı ve beyaz yün ipten yapılan simgeleri takarak baharı karşılayan Ortodoks Bulgarlar, Edirne'de kilisede "...

Yaşam

Turk_Dunyasi_Kultur_Baskenti_Acilis_Torenine_Bulgaristan_Turkleri_de_katildi

Türkmenistan’da düzenlenen Türk Dünyası Kültür Başkenti Açılış Törenine Bulgaristan Türkleri de katıldı

Uluslararası Türk Kültürü Teşkilâtı’nın(TÜRKSOY) Türkmenistan’ın Merv şehrinde düzenlediği Türk DünyasıKültür Başkenti Açılış Törenine Bulga...

Kültür-Sanat

11018729_865524976823918_5294370620558054740_n

Edirne – Bulgar Kiliselerinde Bahar Ayinleri

Bulgar kiliselerinde bahar ayinleri BULGARİSTAN'dan Edirne'deki Ortodoks Sveti Kostantin ve Elena...

Eğitim

sofyada_bayram

Bulgaristan’da Müslümanlar İslam’a Saldırıları Protesto Etti

Bulgaristan'da Müslümanlar İslam'a saldırıları protesto etti- Blagoevgrad Müslümanları, İslam dinine ait değerlere karşı saldırıları kınamak...

Ekonomi

bayrak bg

Bulgaristan, Çin turisti avında

Turizm Bakanlığı, daha çok Çin turistinin Bulgaristan’a çekilmesi için çalışıyor. Turizm bakanı Nikolina Angelkova bunu Tuna kentlerimizd...

Sağlık-Spor

1

Edirne’de Düzenlenecek Yarı Maraton Çalışmaları Sürüyor

Edirne'de Türk - Yunan - Bulgar Dostluk Grubu Derneği'nce düzenlenecek yarı maraton hazırlıkları devam ediyor. Bu yıl dernek tarafından 2...

Alay Kalkıyor

Nafiye YILMAZ

 

Yıllar nasıl da geçip gidiyor. Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet Derneği BULTÜRK’Ü kurduğumuz günü hatırlıyorum.

Nisan 2003’ü!

Yol alabileceğimize, dağılmadan, birbirimize düşmeden ilerleyebileceğimize, dernek merkezi kuracağımıza,  soydaş gençlerin derneğimiz etrafında toplanacağına, derneği seveceğine ve çalışmalarımıza omuz verip davaya dört elle sarılacakları aklımın ucundan bile geçmiyordu.

Kurucu Başkanımız Prof.Dr.Hayati DURMMAZ dan sonra yönetime Genel Başkanlığımızı devam eden Rafet Ulutürk’ün üstlenmesi etkinliklerimize atılım kazandırdı. “Büyük Göçü” anma geceleri, doğum günleri, anketler, sempozyum, konferans, kongreler, birbiriyle koşalaşan seçimlerde politik yön, adaya, kimlik ve kişilik belirleme adımları 13 yıldan beri yerinde saymadığımızı kanıtladı.

Birçok bakıma dernekler arasında hep ilk adımı atan olduk. Hem Bulgaristan’da hem de Türkiye’deki soydaşlarımız arasında uluslar arası anket düzenleyerek taktik ve stratejik durum değerlemesine gitmek, doğru işleri yapacak doğru insanları seçmek ve görevlendirmek, daha iyi olanın yolunu açmak için düzenlediğimiz yüzlerce toplu çalışma, gruplarla görüşme, belediye etkinliklerine etkin katılma, miting ve tören kendiliğinden olmadı. Bulgaristan’da son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 136 yıl sonra ilk kez bir Cumhurbaşkanı adayı çıkarmayı başarabildik.

Nice çileden ve nice çilekeş yollardan sonra, Hak ve Özgürlükler hareketini kuran etkin eylemciler alayından olsak da, parti yönetimini ruhlarını varınca her şeyini satmış hain kadroların, gizli polis ajanlarının ele geçirdiğini fark edince, Bulgaristan Müslümanlığının 100 yıllık adalet ve eşit haklı vatandaş olma mücadelesini bir çırpıda satıldığını. Davamıza ihanet edildiğini saptayınca yediden yetmişe herkesi uyanmaya çağıran gür ses bizimdi. Sözlü ve yazılı propagandamızı, günlük elektronik yayınlarımızı, süreli propagandamızı bu amaca yönelttik.

Bulgaristan Türklerinin Sesi gazetesi, Bultürk BGSAM Stratejik Araştırma Merkezi, www.bghaber. org güncel yayınımız, raporlar, onlarca kitap, çeviri eser, elkitabı vs. hep bu amaca hizmet etti.

Soydaşlarımız bizi çok kısa bir sürede buldu, tanıdı, sendi ve tanıttı. Bugün artık bizimle olmak isteyenlerin sayısı günden güne artıyor. Saflarımız sıklaşıyor, derneğimiz güçleniyor, örgütsel yapımız federatif bünyeleşmeye hazır duruma geldi.

Üç beş haksever soydaş kardeşin bir araya geldiği günden bugüne alınan yolun büyük meyvelerini artık toplama zamanı da geldi.

İlk kez olmak üzere Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet Derneği 7 Haziran 2015’te yapılacak genel seçimlere 1989 göçüyle gelen soydaşlarımızdan av. Vildan UMUT’ u aday adayı olarak yükseltti. TBMM’ne kendi öz temsilcimizi, bizden birini göndermekle hem Türkiye’de hem de ikili dostluk ve işbirliği ilişkilerinde köprü ve motor olmak istediğimiz Bulgaristan Türkiye ilişkilerinde yepyeni bir sayfa açacağımıza kesinlikle inanıyorum. Bu atılım Büyük Göçten beri toplanan değerli birikimimizin en değerli eseri olacaktır. Göçmen kızlarımızdan biri olan hem Bulgaristan’da hem de Türkiye’de öğrenim alan, birkaç dil bilen, sosyal adaleti sağlayan hukuksal birikimi büyük olan aday adayımız Sayın Av. Vildan UMUT’un etkinlikleri ve artık soydaş topluluklarında bir fikir odağı oluşturan ve son sayısının tirajı 20 bini bulan gazetemiz rolü yeni boyutlara ulaşacaktır.

BULTÜRK yayınları, 1978’den beri Türkiye’ye sürünen muhacir ve göç sellerinin yapmadıklarını yaptı. Vatan ve Ana Vatan olarak temel yargı değerlerimize anlam verdi. Ana Vatan olduğu gibi Vatan’ın da kutsallığını, paha biçilmez bir edinim olduğunu, hiç bir başka nimetle, para ve pulla değiştirilemez olan olduğunu kanıtladı. Her birimizin hem Vatan’da hem de Ana Vatanda yaşa hakkının yasal ve kutsal olduğuna herkesi inandırabildi.

Türkiye’de dernek ve federasyonlarda örgütlenmiş olmakla birlikte Bulgaristan’ın politik mihverinde yer alan Hak ve Özgürlükler Partisi (DPS) nin oluşturulmasında, yaşatılmasında, mücadelelerinde olduğu gibi geleceğinde de söz hakkımız, eleştirme ve uyarma hakkımız olduğunu güm ışığına çıkardı ve halka indirdi. HÖH-DPS partisi liderlerinin halktan kopmasını, “saraylara” kapanmasını, yerli ve yabancı iri zenginlere, kökleri ofşor bankalarda olan dolandırıcı ve dalavereci oligarşi uzantılarıyla sarmaş dolaş olmasını, 25 yıldan beri Bulgaristan Türk, Pomak, Roman Müslüman azınlığının anadil, özgün kültürel haklar, din, okul, kalem defter, güvenceli iş ve üretim, garantili emeklilik ve gönençli geçim gibi haklarını savunma yolunu bulamamasını eleştiri ateşine tutmakta haklıydı. Bu yönde ana dil eğitimine, yaşlı yurttaşlara sosyal yardımların arttırılmasına, sağlık ve eğitim hizmetlerinin karma bölgelerden, Türk ve Pomak köylerinden orta büyüklükteki yerleşim merkezlerimizden çekilmesi yolunun kesilmesini istedi. Sosyalizm yıllarında kurulan ekonomik alt yapının, üretim araçlarının bilinçli olarak yok edilmek üzere hurdaya çıkarılması, kooperatifçi tarıma düşmanca saldırılması, tarımsal alet, edevat, makine traktör, biçerdöver parkı ile tarıma bağlı işleme sanayimizin yok edilmesi ve milyonlarca emekçinin ekmek teknesinin kırılması ve milyonlarca aile için yaşamın ateşten gömlek olması ve 3 milyon vatandaşın ekmek parası için Batı ülkelerine göç etmesinde HÖH-DPS partisi yönetiminin basiretsiz, plansız, kör aynı zamanda talancı, bencil ve dalkavuk yönetimleri desteklemesini de ne kabul edebiliriz ne de desteğimizi alabilir. Yıkım, çöküş ve yok oluş ülkemizde sefalet, yoksulluk ve standart dışı geçim güçlükleri doğurdu. Yok oluş yolunca hızlı kayma, ne yazık ki, bugün de devam ediyor. Aldığımız haberlere göre, Avrupa Birliği ülkeleri nüfusu içinde en yoksul, en az maaş ve emeklilik alan, sosyal sigortası, hiçbir güvencesi olmayan yaşamaya çalışanlar bizim orada kalan kardeşlerimiz, akrabalarımız, soydaşlarımızdır. 2020’de artık son tütün fidanının dikileceğine, son diplerin kazılacağını, son yaprakların toplanacağına ve son denklerin sıkılacağına ve 600 yıldan beri ekmek paramız olan işleri bundan böyle yapmamızın yasaklanacağına imzalar atılmış ve üstüne buzlu viskiler içilmiştir. HÖH-DPS partisinin emekçi halkımızı Bulgaristan Müslümanlığını itti yol, yol değildir.

SONRADAN PİŞMANLIK PARA ETMEYECEKTİR!

Gel gelelim HÖH-DPS lider ekibinin boyası şakımaya başladı. Yasa dışı, rüşvet, dolandırıcılık, dalavere, hakları haksızlıkla değiştirme, adalete kuyu kazma, adam kollama vs. işlerde parmağı olduğu, 1984-1989 yılları arasında isimlerimizi değiştirip bizi Bulgar yapan güçlerle yakın işbirliğini sürdürdüğü, Bulgar toplumunun totalitarizmden demokrasiye geçişini engellediği, halkın daha iyi yaşamasını sağlayacak adil bir topluma geçilmesi yollarını kestiği ortaya çıktı. Oylarımızla iktidar olan partinin burnu dibinde bankalar boşaltıldı,  emekli sandığına göz dikildi, yalnız bir yılda adaletsizliğe dayanamayıp 572 doktorumuz ülkeyi terk etti, okumaya giden gençler dış ülkelerden geri dönmüyor.

Geçen hafta muhalefette olan HÖH-DPS milletvekilleri oylarıyla onaylanan yeni 16 milyar leva dış borç alınması yasası, eğer biz bu parayı ödeyemez isek  28 yıl sonra yani 2043’te faiziyle birlikte 256 milyar olması ve hepimize birden pes bayrağı çektirmesi tehlikesi her gün büyüyor.  HÖH-DPS gerçekleri halka anlatmamak için hiçbir yayın çıkarmıyor, radyo açmıyor, TV programı hazırlamıyor, gazetesi yok be gerçekleri halka indirmeye yanaşmıyor. Mesela geçen hafta HÖH-DPS dışı Bulgaristan Türk aydınları halkla kucaklaşma görüşmeleri düzenledi, gerçekleri herkesin anlayabileceği bir dille anlatmaya ve uyuyanların gözünü açmaya çalıştı. İnanamazsınız, bu toplantılara HÖH-Milletvekilleri de geldiler ve sıradan dinleyiciymiş gibi oturup dinlediler. Bunlar ne zaman kadar işlerine bakmayacak ve muhbirlik yapmaya devam edecek.

İnanınız: Yakındır, yalan topu patlayacak, saçılacak ve bir daha asla toplanmayacaktır. İnsanımız yok olma hendeğinin yanından geri çekilmek, kaymak ve yok olmak istemiyor.

Bir baskı ve terör rejimi olan totalitarizmden adalet vaat eden demokrasiye geçiş sürünerek de olsa, en düşük viteste bir evrimleşme bile olsa yol almaya başladı. Değişim ve dönüşüm, yenilenme ve daha iyi bir yaşama açılma alayı son 25 yılın birikimiyle artık kalkıyor. Bültük ülkede hem soydaş ve hem de vatandaş günlünde ateş olup yanacaktır.

Bütün yenilenmeler insanların birleşmesinden güç alarak doruklara çıkmıştır.

Şahsen benim için, Bulgaristan Türklerinin Sesi gazetesinin 20 bin nüsha çıkması ne büyük bir haber, değeri son derece büyük bir müjdedir. 12 yıl önce sıfırdan başladığımızı düşündükçe bugün 20 bin derken uçmamak elde mi? Bir defa yerden kalkar uçmaya başlarsak çok yakında, daha 7 Haziran 2015’te kendi adayımızı Türkiye BMM’ne gönderirken 100 adet olacağını beklemede büyük bir mutluluk değil de nedir?

Gazeteyi Bulgaristan’da da bekliyoruz. Biz bölünmez bir bütünüz. Sizin bildiklerini biz de öğrenmek istiyoruz. Kendi gazetemizi ana dilimizde kendi evimizde çocuklarımıza okumak istiyoruz.

 

Share

Türkmenistan’da düzenlenen Türk Dünyası Kültür Başkenti Açılış Törenine Bulgaristan Türkleri de katıldı

Uluslararası Türk Kültürü Teşkilâtı’nın(TÜRKSOY) Türkmenistanın Merv şehrinde düzenlediği Türk DünyasıKültür Başkenti Açılış Törenine Bulgaristan Türklerinin de katıldığı bildirildi.
Verilen bilgiye göre Mestanlı şehrinden bulunan Mestanlı Türk Kültür, Sanat ve Etkileşim Derneği, açılış programına katıldı.
2015 Merv Türk Dünyası Kültür Başkenti Açılışı, TÜRKSOY, Türkmenistan Kültür Bakanlığı İşbirliği ve TİKA’nın destekleriyle gerçekleştirildi.
Şahların Gözdesi olarak anılan Merv şehri, 2015 Türk Dünyası Kültür Başkenti açılış programı kapsamında tüm Türk dünyasından yüzlerce sanatçıyı ağırladı.
Tataristan’ın başkenti Kazan’da düzenlenen Türk Dili Konuşan Ülkeler Kültür Bakanları 32. Dönem Daimi Konseyi sırasında, toplantıya katılan bakanların oy birliği ile Merv 2015 yılı için Türk Dünyası Kültür Başkenti seçilmişti.
Açılışa Bulgaristan, Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Başkurdistan, Hakasya, Tıva, Tataristan, Yakutiye, Altay, Kalmuk, Gagavuz Yeri, Makedonya, Bosna Hersek ve Macaristan’dan konuklar geldi.
Mestanlı Türk Kültür, Sanat ve Etkileşim Derneği bünyesinde faaliyet gösteren  Rodop esintileri kız halk oyunları topluluğu 12 kişilik folklor ekibi ile Trakya yöresi ve Bulgaristan yörelerine ait  Kız Karşılaması, Kambana ve Arzu ile Kamber folklor dansları sergiledi.
Açılış töreni öncesinde Türk dünyası ressamlarının, resim sergisini gezme fırsatı buldu.
2012 yılında Kazakistan’ın başkenti Astana, 2013’te Eskişehir, 2014’te Tataristan’ın başkenti Kazan Türk Dünyası Kültür Başkenti seçilmişti.
Share

Bulgaristan’da yaşayan Türkler, Dünya Anadil Günü’nü kutladı

“Dilimiz kimliğimizdir, bizi yaşatan Türkçe anadilimizdir”

Dünya Anadil Günü – Bulgaristan’da yaşayan Türkler, Dünya Anadil Günü’nü kutladı. Sofya’da faaliyet gösteren Kültürel Etkileşim Derneği çocukların ve ebeveynlerin katılımıyla çok güzel bir şölen düzenledi.

UNESCO’nun 1999 yılında ilan ettiği ve dünyada konuşulan farklı dillerin korunması ve yaşatılmasını hedefleyen gün münasebetiyle yapılan etkinlik, “Dilimiz kimliğimizdir, bizi yaşatan Türkçe anadilimizdir” temasıyla gerçekleştirildi. Dernek Başkanı Dr. Emine Bayraktarova, anadilin kimlik ve kültür belirtisi olarak önemine vurgu yaptı.

Bulgar okullarında anadilinin okutulması yönünde Eğitim Bakanlığı ve Meclise önerge sunduklarını hatırlattı. 1992 yılında 106 bin Türk çocuğu okullarda Türkçe dersleri gelirken, 2013’te bu sayı 6 bine düştü. Serbest seçmeli der olan Türkçe, son zamanlarda çok az ilgi görüyor. Ders müfredatında Türkçe’nin zorunlu seömeli ders programına alınması talep ediliyor.

Kültürel Etkileşim Derneği Başkanı Dr. Emine Bayraktarova da katılımcılara şunları söyledi: “Ana dillerin korunması ve geliştirilmesi her toplumda karşılıklı anlayışın anahtarıdır. Günümüzde birden fazla dilin konuşulması, kültürel ilişkilerin zenginliklerinin daha iyi tanınmasına yol açmaktadır. Globalleşen dünyada kültürler arası anlayış ve diyaloğun gittikçe daha büyük önem taşıdığını görüyoruz. Küçük büyük her yaştan bunu el birliği ile cesaret ve enerjiyle yapmamız gerekir” dedi.

Türkiye’nin Sofya Büyükelçisi Süleyman Gökçe programda yaptığı konuşmada, Bulgaristan’da yaşayan soydaşların, hayatlarının her alanında ana dillerini kullanmalarının hem mevcudiyetlerinin hem de Türk dili ve kültürünün zenginliğinin yaşatılması bakımından son derece önemli olduğunu vurguladı.Bulgaristan’da yaşayan soydaşların “ülkenin kültürel çeşitliliğine ve zenginliğine önemli katkılar yaptığının” altını çizen Gökçe “Dilimize sahip çıkmamız, kendimize, benliğimize, kültürümüze ve mevcudiyetimize sahip çıkmamızla eş anlamlı bir şey” dedi.

Etkinliğin resmi açılışının ardından çocuklar, Bulgaristan ve Türkiye airlerinin Türkçe şiirlerini okudu. 5 yaşındaki Yasemin ve Alper, 8 yaşındaki Efe Nihatov, Sümeyra ve Mohammed Beyazıt kardeşler, Büşra, Slaiha ve Musab Veda Ahmet kardeşler ve daha onlarca çocuk sahneye çıktı.

Kuzeydoğu Bulgaristan’ın Dulovo ilçesi Ruyno köyünden grup da bindallı kostümleri ve birbirnden güzel Rumeli türküleriyle güzel anlar yaşattı. Zeyniş Kuş ve Sadiye Mahmud yönetmenliği altındaki folklor grubu, bindallı “don yelek”, saz ve sözleriyle Sofya’ya Deliorman ve Dobruca havası estirdi.

Smolyan , Borino’dan gelen grup ise, Rodopların eşsiz müziği ve kıyafetleriyle, müzik ve görsel şölene renk kattı. Programda ayrıca Sofya İslam Enstitüsü öğrencileri Nasreddin hoca fıkralarından oluşan skeçler sundu.

Çocuklara birbinden güzel hediyeler dağıtıldı. Bimecler bölümünde ise, hem ebeveynler, hem çocuklar bilgi yarışına girdi. Türk halk edebiyatından seçilen bilmecelere doğru yanıtlar veren küçük katılımcılar kitaplarla ödüllendirildi.

Fotoğraflar Sevda Dükkani tarafından temin edildi.

Share

Başbakan Boyko Borisov ameliyat oldu

Başbakanın kalem müdürü Sevdalina Arnaudova, Boyko Borisov’un başkentte bir hastanede menisküs ameliyatı olduğunu duyurdu. Başbakan, 2008 yılında olduğu gibi, şimdi de bir ayağında menisküs yırıtılması yaşamış. Perşembe akşamı yaşanan rahatsızlıktan sonra, ameliyat için bugün tayin edilmiş. Ameliyatı iki saat  sürmüş. Bu operasyondan sonraki düzelme dönemi bir ay sürecek olsa da, Başbakan Borisov planından herhangi bir programı ertelememiş.

Share

Trakya düğünü Guinnesse aday

“Amacımız, her yıl “Ludogoriye” festivali sırasında farklı foklor bölgelerinden eski bir düğünü canlandırmaktır. Böylece tüm Bulgarlara yeni evlilerle aynı sofraya oturmaları için bir fırsat sağlayacağız. Geçen yıl bir filmden düğünü canlandırdık. O zaman Viktoriya ve Denislav, biribirilerine sevgi ve bağlılık sözü verdiler. Rodop bölgesine has bu düğünde Balkan rekoru kırdık. 640 metre uzunluğundaki sofraya 1520 düğün davetlisi oturdu. Düğünün ardından yurtdışından ve yurtiçinden birçok insan bizi aradı ve bir sonraki düğüne katılma arzusunu dile getirdi. Bu durum bizde Guinness Rekorlar Kitabına aday olabileceğimiz fikrinin doğmasına neden oldu.”

Organizatörler, yeni evlileri, tören hangi etnografya bölgesine ait ise, onları da oradan seçiyor. Bu yıl mutlu çift Trakya’nın kalbi Nova ve Stara Zagora şehirlerinden Stoyka ve Rosen olacak. Düğünleri sırasında Trakya bölgesine has ve 100 yıl önce kıyılan bir nikah canlandırılacak. Düğüne 12 otantik folklor grubu katılacak. Valentin Dimov, “En yaşlı ninelerin oluşturduğu grubu seçtik, çünkü onlar gelenekleri en ince ayrıntılarına kadar hatırlıyor.” dedi. Hazırlıklar tüm hızıyla sürüyor. 4 000 çömlek kase, 4 000 ağaç kaşık, 25 kuzunun siparişi yapılmıştır. Ev sahipleri yaklaşık 4 000 konuğu 600 çörek, 600 kilogram peynir ve 8 fıçıda saklanan 2 ton şarap ile ağırlayacak. Düğün sofrasının her biri 12 metre uzunluğunda olacak.

Valentin Dimov “Gerçek bir Bulgar şölenine dönüşecektir. Geçen yıl ülke çapından 120 folklor grubu katıldı. Bu yıl da onları bekliyoruz. Herkes ninesinin eski çeyiz sandığını açsın ve kıyafetini girip gelsin” şeklindeki davetiyeyi gönderirken şunları ekliyor:

“Bununla yetinmeyip geleneklerin izini sürmeye devam edeceğiz. Seneye eski Kapan düğününü canlandıracağız. Şunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Yeni evlilerle aynı sofrayı paylaşmak isteyenler düğüne Bulgar halk kıyafetiyle katılmalıdır. Amacımız, bu son derece kalabalık şöleninin çekimini yapmak ve daha sonra gelecek nesillere aktarmaktır. Bu şekilde gelecek nesiller de eski Bulgar geleneklerini tanımış olacak. Geçmişe yaptığımız bu deyim yerindeyse “atlama” ile Bulgar tarihini yazmaya devam edeceğiz.”

Çeviri: Şevkiye Çakır

Share