Yorum

Tuna Boylarında

Her nasılsa, neredeyse ansızın büyümüş, delikanlı oluvermişiz Tuna boylarında.Bir mecnunluk havalarında ol civan Alişim edası ile kızlara iltifatlar etme, “sevda sözleri” söyleme zamanları gelip çatmış başa,bir de Anadolu’nun sıcak bağrından kopup gelmiş Cemal Süreya şiiri haykırıp duruyor akşam sabah içimizde dışımızda. Cemal Süreya’nın”Kanto’sunu” okuyoruz ulu orta,yüksek sesle,etrafta işitilsin diye.Dünyada güzel sözlerin var olduğu duyulsun diye,o […]

Yorum

Benim Kalbimi Memleketime Gömün

Ertaş ÇAKIR Savur sofrasından inciler Önemli olan ölmek değil, yaşamak ve ebediyete kalacak değerler yaratmaktır. Bu sözleri 114 yaşını dolduran ve hala kendi kendine hizmet edebilen, yürüyen, şakalaşan, torunlarının yanından hiç ayrılmayan çok sevdiğim nenemden defalarca işittim. Nenem Bulgaristan’ın Silistre köylerinden İstanbul’a 1925’te bir şarap fıçısı içinde gelmiş. Şimdi de ölümü düşünmüyor. “Bana ikide bir […]

Yorum

Hiçbir Şey, Gizli Kalamaz!

Neriman KALYONCUOĞLU Bugün yine Pazar, hava yine çok güzel ve “Unkapanı” kemerlerinden geçip perdemi aralayarak odama dolan Belgrat Ormanları’nın sabah esintisi kahvemin kabarcıklarını patlattı patlatacak. “Gelin Armudu” öyküme aldığım telefonlar, bütün hafta sizi düşünmeme neden oldu. Gönüllere sızmak zor iş. Sızsan bile içinde ne göreceksin ki! Gönlün dili yok. Bana kalırsa bütün iş bellekte yani […]

Yorum

Dostoyevski’nin Gözüyle 93 Harbi

Dostoyevski’nin Gözüyle 1877 – 1878 Rus-Türk Savaşında Rusların Kurtarıcılık Misyonu ve Bulgar Gerçeği Hiç olmazsa Dostoyevski kadar gerçekçi olalım…   Her yıl kutlanan 3 Mart milli Bayramında Şipka Tepesi’nde Süleyman Paşa ve birçok fesli Osmanlı askeri maketinin kafası kesiliyor. Osmanlı tarihe geçmiş olalı bir asır olsa da bu sahneler birlikte olacağımız geleceğimizi zehirlemeye şiddetle devam etmektedir. Bu görüntülerden inssan olarak hepimiz […]

Yorum

Bir Çocuk Hikâyesi

Sakarya Savaşları’nın ilk günleriydi. İstanbul büyük bir heyecan içinde savaşın sonunu bekliyordu. İstanbul Hilâl-i Ahmer Şubesi (Kızılayı), kendiliğinden İstanbul’da birkaç yerde Anadolu’ya bir yardım kampanyası başlattı. Şubelerin önünde uzun kuyruklar oluşuyor, herkes gönlünden ne koparsa veriyordu. “Yaz  Tüccar Mehmet Bey, on lira lira.!”, “Yaz, Tapu Katibi Süleyman Efendi, yirmi lira.!”, “Yaz Defterdar Hasan  Paşa, elli […]