Yıllar öncesi,Türk Dünyası örgütünün bir toplantısında “Bulgaristan’dan beynimiz aktı gitti”, dedim. Şumnu Türk Kültür Evi faliyetlerimize başladığımda tecrübeli öğretmen, koreoğraf, müzisyen, tarih ve edebiyat uzmanları
Mariya Tsvetkova, fiziksel ve psikolojik baskı gördüğü gerekçesiyle savcılığa şikȃyette bulundu.
Bulgar medyaları, 15-20 kişinin yeni göreve gelen Başbakan Plamen Oreşarski’nin başkan yadımcısı olmak için yarışacağını, ancak bir kişinin kazanacağını yazdı.
Kırcaali Emniyet Bölge Müdürlüğü, yaptığı basın açıklamasında bir vatandaşın Kirkovo polislerine rüşvet teklif etmekten göz altına alındığı bildirildi.
“Aa, senin kızın Türkçe biliyor mu? ” Bu soruyu duyunca deli oluyorum. Sofya doğumlu ve yine başkentin göbeğinde büyümüş 14 yaşındaki kızımın Türkçe konuşuyor olması,
1984 – 1989 yılları arasında Bulgaristan devleti tarafından yürütülen asimilasyon politikalarını duymayan yoktur. O yıllarda Bulgaristan Türk azınlığının yaşadıklarını ateş düştüğü yeri yakar misali tabi
Avrupa Birliği Komisyonu’nun (AK) aldığı kararıyla yatırım programı bütçesi artırıldı. AK, tarım işletmelerine yatırımlar yapılması için verilen devlet destek şemasında değişiklik yapılmasını onayladı.
İçerden bakışla dışardan bakışınıza göre resmin boyutu her zaman değişik olur. Türkiye’nin dünyadaki ağırlığı iki liderin iktidarı döneminde öne çıkabilmiştir.
Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneğinin düzenlemiş olduğu 5. Balkan Şenliği Sapanca Gölü Seka Kamp Alanında gerçekleştirildi. Bal-Türk Genel Merkez, Karamürsel, Derince, Körfez, Gebze ve
Avrupa Birliği Komisyonu, patates böcekleriyle mücadele edilmesine ilişkin ulusal programın tedbirlerini uygulamak üzere tarım üreticilerinin yaptığı giderlerin telafi edilmesi yönünde bir destek şeması onayladı. Bu
