Dr. Nedim BİRİNCİ

Radev’in istifası yalnızca siyasi dengeleri değil, seçimlere giden yolun nasıl şekilleneceğini de doğrudan etkiliyor. Cumhurbaşkanının görevden ayrılmasıyla birlikte, hizmet (geçici) hükümetini atama yetkisi fiilen Cumhurbaşkanı Vekili sıfatıyla İliyana Yotova’ya geçiyor. Kasım ayındaki başkanlık seçimlerine kadar devletin zirvesindeki en kritik kararlar, artık onun imzasından çıkacak.

Mevcut anayasal çerçeve Yotova’nın hareket alanını net biçimde tanımlıyor, ancak aynı zamanda ciddi biçimde sınırlıyor. Yeni düzenlemeye göre hizmet başbakanı, önceden belirlenmiş 10 kişilik listeden seçilmek zorunda. Bu listenin başında Meclis Başkanı Raya Nazarjan, Merkez Bankası Başkanı Dimitar Radev ve Ombudsman Velislava Delçeva gibi isimler yer alıyor. Ancak bu üç isim de şimdiden görevi kabul etmeyeceklerini açıkladı. Bu durum, seçenekleri hem daraltıyor hem de siyasi baskıyı artırıyor.

Andrey Gyurov: “En Az Kötü” Mü, En Riskli Tercih Mi?

Kulislerde en güçlü aday olarak öne çıkan isim Andrey Gyurov. Eski bir “Değişime Devam” (PP) siyasetçisi olan Gyurov’un en büyük avantajı, GERB ve DPS ile organik bağının olmaması. Bu özellik, onu tarafsızlık arayışında olan kesimler için cazip kılıyor. Ancak aynı zamanda ciddi bir hukuki belirsizlikle karşı karşıya.

Gyurov, Bulgaristan Merkez Bankası başkan yardımcılığı görevinden resmen alınmış değil; yalnızca görevden uzaklaştırılmış durumda. Hakkındaki çıkar çatışması iddiası yargıya taşınmış ve dava hâlâ sürüyor. Yani olası bir atama, yalnızca siyasi değil, hukuki bir tartışmayı da beraberinde getirecek. Böyle bir tercih, hizmet hükümetinin tarafsızlığına dair şüpheleri daha baştan büyütebilir.

Radev’in Eleştirisi Burada Anlam Kazanıyor

Tam da bu noktada, Radev’in anayasa değişikliklerine yönelttiği eleştiriler somutlaşıyor. Cumhurbaşkanının serbestçe hizmet hükümeti atama yetkisinin kısıtlanması, teoride “denge ve denetim” amacı taşısa da pratikte siyasi kilitlenmelere yol açıyor. Radev’in “hizmet hükümeti artık adil seçimlerin garantisi değil” sözleri, bu tabloyla birlikte daha anlamlı hâle geliyor.

Yotova’nın önündeki dosya son derece hassas: Seçim sürecini yönetecek bir hükümet kurulacak, ancak bu hükümet daha en başından meşruiyet tartışmalarıyla karşı karşıya kalabilir. Bu da Radev’in iddia ettiği gibi, halk ile siyaset arasındaki güven uçurumunu daha da derinleştirme riski taşıyor.

Son Bir Not

Özetle, Radev’in sahaya inmesi yalnızca yeni bir parti hamlesi değil; aynı zamanda mevcut anayasal ve kurumsal düzenin stres testidir. Hizmet hükümetinin kim tarafından ve hangi şartlarda kurulacağı, yaklaşan seçimlerin kaderini belirleyecek temel unsurlardan biri olacak. Ve ironik biçimde, Radev’in eleştirdiği sistem, onun ayrılışıyla birlikte en kırılgan sınavlarından birine giriyor.