Haberler Kültür-Sanat

Durmuşali Durmuşev: “Adım, canım kadar değerlidir!”

2018’de anne babalarımızın, eş dostlarımızın ve akrabalarımızın hayatlarını değiştiren sözde “Soya Dönüş Süreci” adı altında Bulgaristan’da Türklere ve Müslümanlara yönelik gerçekleştirilen isim değiştirme kampanyasının 34. yıldönümüdür. Bu yıllar şüphesiz Bulgaristan’ın kaderini değiştirdi. 10 Aralık 1984’te İçişleri Bakanı Dimitır Stoyanov’un emriyle İçişleri Bakanlığı Bölge Müdürlükleri ve Bulgar Komünist Partisi’nin (BKP) Bölge Komiteleri Birinci Sekreterlerine “Tüm illerde bulunan Türk kökenli Bulgaristan vatandaşlarının isimlerinin değiştirilmesine hazırlık yapılması talimatı verildi. İsim değiştirme kampanyası Aralık 1984’ün sonlarında başlayıp Şubat 1985’te sona erdi. Kırcaali bölgesinde bu rejime karşı çıkan birçok insan, idealleri uğruna çok büyük bir bedel ödedi. Vatanımızda demokrasinin var olması için pek çok kurban verildi. Binler kamplara ve hapishanelere gönderildi, bütün aileler sürgün edildi.

Ardino’nun (Eğridere) Kroyaçevo (Terziköy) köyünden 76 yaşındaki eski siyasi mahkum Durmuşali Hasanov Durmuşev, tutuklanıp Belene ve Stara Zagora’da (Eski Zağra) bulunan cezaevlerine gönderilenlerden sadece biridir.

Kendisine Ardino kasabasının merkezinde rastladık. Buraya tanıdıkları ve akrabalarıyla buluşmaya geldiğini söyledi.

Stara Zagora Cezaevi’nde 2 yıl 10 ay hapis yatan Durmuşali dede, adının değiştirildiği o yılları gözyaşları içinde şunları anlattı: “Soğuk bir Ocak sabahında (1985), üç milis ve Kroyaçevo köyü muhtarı (Katadjı Muhammed) eve geldiler. O zaman evde daha sonra kaybettiğim eşim Muzaffer ve iki kızımla birlikteydik. Pasaportlarımızı istediler, ilk önce onlara pasaportumu vermedim ve şu sözleri söyledim: “Ben Durmuşali’yim, benim adım bu ve benim için ondan daha büyük bir ad yok” dedi. Ertesi gün Smolyan’a (Paşmaklı) çalışmaya gittim. Oradaki İlçe Kooperatifler Birliği (OKS) işletmesinde yük boşaltıcısı olarak çalışıyordum. Öğleden sonra yanıma üç yabancı geldi, beni tutukladılar ve İçişleri Bakanlığı Smolyan Bölge Emniyet Müdürlüğüne götürdüler. Nezarethanede iki ay kaldıktan sonra Stara Zagora Cezaevine gönderildim”. Adının canı kadar değerli olduğunu ve her zaman haksızlığa karşı savaşacağını söylüyor.

 

Kırcaali Haber

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

four × 5 =