Rafet ULUTÜRK

Tarihi Yazmak, Geleceğin Yönünü Belirlemektir

Bazı kitaplar yalnızca okunmak için hazırlanır. Bazı kitaplar ise bir milletin hafızasını korumak, susturulmuş hakikatleri kayıt altına almak ve gelecek nesillere yön göstermek için yazılır.

“Türk Dünyasında Soykırımlar” adlı eser, işte böyle bir çalışmadır.

Yaklaşık bin sayfalık ve yedi kilogram ağırlığındaki bu kitap, yalnızca hacmiyle değil; taşıdığı tarihî sorumluluk, belgeler, araştırmalar ve fikirlerle de büyük bir ağırlığa sahiptir.

Bu eseri, iki kıymetli yazısıyla çalışmaya katkıda bulunan BGSAM Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sayın Arzu ÜNAL Hanımefendi’ye takdim etmek benim için büyük bir mutluluk, gurur ve övünç kaynağı olmuştur.

Çünkü burada yapılan, sadece bir kitabın yazara sunulması değildir.

Burada yapılan; ortak bir mücadelenin, tarihî bir sorumluluğun ve Türk Dünyasının geleceğine bırakılan fikrî mirasın teslimidir.

İki Yazıdan Çok Daha Fazlası

Sayın Arzu ÜNAL’ın bu eserde iki yazısıyla yer alması, ilk bakışta bir akademik veya entelektüel katkı olarak görülebilir. Ancak mesele bundan çok daha derindir.

Bir milletin yaşadığı acıları yazmak, yalnızca geçmişi anlatmak değildir.

Unutturulmak istenenleri hatırlatmaktır.

Susturulmuş insanların sesi olmaktır.

Arşivlerde kalmış hakikatleri gün yüzüne çıkarmaktır.

Gelecek nesillerin önüne doğru bir tarih pusulası koymaktır.

Bu sebeple kaleme alınan her yazı, bir makaleden daha fazlasıdır.
Her satır, milletin ortak hafızasına eklenen yeni bir kayıttır.

Sayın Arzu ÜNAL’ın katkısı da bu bakımdan yalnızca kişisel bir başarı değil;
BGSAM adına kurumsal, Türk Dünyası adına ise millî bir kazanımdır.

Bin Sayfanın Taşıdığı Tarihî Ağırlık

Bir kitabın ağırlığı kilogramla ölçülebilir.
Fakat bir eserin gerçek ağırlığı, içinde taşıdığı hakikatle belirlenir.

Bu kitabın her sayfasında sürgünler vardır.

Kayıp hayatlar vardır.

Kimliği inkâr edilen insanlar vardır.

Dili yasaklanan toplumlar vardır.

Toprağından, yurdundan ve hatıralarından koparılan milyonların sessiz çığlığı vardır.

Türk Dünyasının farklı coğrafyalarında yaşanan soykırımların, katliamların, asimilasyon politikalarının ve insanlık dışı uygulamaların ortak bir eserde toplanması, tarihî açıdan büyük bir adımdır.

Çünkü parçalanmış hafıza, parçalanmış kimlik üretir.

Ortak hafıza ise ortak gelecek inşa eder.

Tarihi Başkalarına Bırakmanın Bedeli

Tarih boşluk kabul etmez.

Bir millet kendi tarihini yazmazsa, o tarihi başkaları yazar.

Bir millet kendi acılarını belgelemezse, başkaları o acıları küçümser, inkâr eder veya farklı biçimlerde anlatır.

Bugün dünya siyasetinde tarih, yalnızca geçmişe ait bir alan değildir. Tarih; diplomasinin, uluslararası hukukun, kültürel etkinin ve kamuoyu oluşturmanın en önemli araçlarından biridir.

Bazı devletler yüzyıllar önce yaşanmış olayları bugün uluslararası siyaset aracı olarak kullanabiliyorsa, bunun sebebi güçlü bir tarih anlatısı kurmuş olmalarıdır.

Türk Dünyası ise uzun yıllar boyunca yaşadığı acıları kendi içinde taşımış, fakat bunları dünya kamuoyuna yeterince anlatamamıştır.

Bu nedenle “Türk Dünyasında Soykırımlar” kitabı, sadece bir tarih çalışması değil; aynı zamanda stratejik bir hafıza hamlesidir.

Hafıza da Bir Millî Güvenlik Meselesidir

Millî güvenlik yalnızca sınırları korumak değildir.

Bir milletin dilini, kültürünü, tarihini ve hafızasını korumak da millî güvenliğin bir parçasıdır.

Sınırlar ordularla korunur.

Fakat kimlik; eğitimle, kültürle, kitapla ve doğru tarih bilgisiyle korunur.

Gençlerine kim olduklarını anlatamayan toplumlar, zamanla başkalarının kimlik tanımlarına teslim olur.

Geçmişindeki acıları bilmeyen nesiller, gelecekte aynı tehditleri fark etmekte zorlanır.

Bu bakımdan söz konusu kitap, sadece geçmişi kaydeden bir eser değil; Türk Dünyasının gelecekte karşılaşabileceği tehditlere karşı zihinsel ve kültürel bir savunma hattıdır.

Kitaplardan Kültürel Diplomasiye

Bu eserin Türk Dünyası ve akraba topluluklarının devlet başkanlarına, cumhurbaşkanlarına, devlet kütüphanelerine, üniversitelere ve araştırma merkezlerine gönderilecek olması son derece önemlidir.

Çünkü bir kitabın etkisi yalnızca okunma sayısıyla ölçülmez.

Bir eser doğru kurumlara ulaştığında, yıllar sonra hazırlanacak raporlara, akademik makalelere, tezlere ve devlet politikalarına kaynak olabilir.

Bir devlet adamının kütüphanesine giren kitap, yeni bir bakış açısının doğmasına vesile olabilir.

Bir üniversite kütüphanesine giren eser, genç bir araştırmacının hayatını değiştirebilir.

Bir yabancı akademisyenin eline ulaşan çalışma, Türk Dünyası hakkında yerleşmiş yanlış kanaatlerin sorgulanmasını sağlayabilir.

Bu nedenle bu kitabın gönderileceği her makam ve her kütüphane, Türk Dünyasının hakikatini dünyaya taşıyan yeni bir mevzi olacaktır.

Türk Dünyasının Ortak Hafızası, Ortak Geleceğinin Temelidir

Türk Dünyası çok geniş bir coğrafyaya yayılmıştır.

Anadolu’dan Balkanlara, Kafkaslardan Türkistan’a, Kırım’dan Doğu Türkistan’a kadar uzanan bu büyük coğrafyada farklı devletler, lehçeler ve siyasi yapılar bulunmaktadır.

Ancak bizi birbirimize bağlayan en güçlü unsur; ortak tarihimiz, ortak kültürümüz ve ortak kaderimizdir.

Aynı acıları yaşamış toplumların birbirini daha iyi anlaması gerekir.

Bir coğrafyada yaşanan zulmün başka bir bölgede unutulmaması gerekir.

Türk Dünyasının bir bölgesinde yaşanan tarihî bir acı, yalnızca o bölgenin meselesi değildir. Bütün Türk Dünyasının ortak meselesidir.

Çünkü acılarımızı bölgeselleştirirsek hafızamız parçalanır.

Hafızamız parçalanırsa ortak gelecek kuramayız.

Bu eser, farklı coğrafyalardaki acıları aynı çatı altında toplayarak ortak bir tarih bilincinin oluşmasına katkı sağlamaktadır.

Gençlere Bırakılan Bir Kimlik Pusulası

Bu kitabın en önemli hedef kitlesi Türk gençliğidir.

Çünkü tarih bilinci olmayan gençlik, geleceği sağlam temeller üzerinde kuramaz.

Tarihini bilmeyen insan önünü göremez.

Geçmişini tanımayan bir nesil, hangi yöne gideceğini belirlemekte zorlanır.

Kendi milletinin yaşadığı acıları bilmeyen genç, özgürlüğün ve bağımsızlığın kıymetini anlayamaz.

Kendi medeniyetinin direnişini, fedakârlığını ve mücadele ruhunu öğrenmeyen genç, başkalarının kahramanlık anlatılarıyla büyür.

Bizim görevimiz, gençlerimize yalnızca bilgi vermek değildir.

Onlara kimlik kazandırmak, tarih şuuru vermek ve millet bilincini güçlendirmektir.

“Türk Dünyasında Soykırımlar” kitabı bu bakımdan gençler için yalnızca bir başvuru kaynağı değil; bir kimlik pusulasıdır.

Mağduriyet Üretmek Değil, Stratejik Şuur İnşa Etmek

Tarihî acıları anlatmanın amacı, toplumları sürekli mağduriyet duygusu içinde tutmak değildir.

Asıl amaç, yaşananlardan ders çıkarmaktır.

Geçmişi bilmek intikam duygusu üretmemeli; adalet, bilinç ve tedbir üretmelidir.

Soykırımları ve katliamları kayıt altına almak, düşmanlıkları büyütmek için değil; benzer insanlık suçlarının tekrar yaşanmasını önlemek için gereklidir.

Doğru tarih şuuru, öfke değil strateji üretir.

Kör bir tepki değil, bilinçli bir devlet aklı doğurur.

Bu nedenle bu eser, sadece acıları anlatan bir kitap olarak görülmemelidir. Aynı zamanda Türk Dünyasına, “Geçmişi unutma, geleceğe hazırlıklı ol” diyen bir stratejik uyarıdır.

BGSAM’ın Görevi: Fikir Üretmek ve Hafızayı Kurumsallaştırmak

BGSAM gibi araştırma ve strateji merkezlerinin görevi yalnızca güncel gelişmeleri değerlendirmek değildir.

Bu kurumlar, milletin uzun vadeli meseleleri üzerinde düşünmeli, bilgi üretmeli, tarihî belgeleri gün yüzüne çıkarmalı ve devlet aklına katkı sunmalıdır.

Çünkü siyaset günlük sorunlarla ilgilenir; stratejik düşünce ise gelecek nesilleri planlar.

Bir milletin geleceğini sağlam kurabilmesi için araştırma merkezlerine, akademisyenlere, yazarlara ve düşünce insanlarına ihtiyacı vardır.

Sayın Arzu ÜNAL’ın hem BGSAM Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görev yapması hem de bu esere iki yazısıyla katkı sunması, söz ile eylemin birleştiği kıymetli bir örnektir.

Bu katkı, sadece bir unvanın değil; bir sorumluluk bilincinin göstergesidir.

Bir Kitabı Takdim Etmenin Ötesinde

Bu kıymetli kitabı Sayın Arzu ÜNAL Hanımefendi’ye takdim etmek benim için büyük bir gururdur.

Çünkü insan bazen bir kitap vermez; bir emeği teslim eder.

Bazen bir eser sunmaz; ortak mücadeleyi taçlandırır.

Bazen de bir yazarı tebrik etmez; onun tarihe bıraktığı izi görünür hâle getirir.

Bu takdim, Türk Dünyasının gerçek tarihini yeniden yazma çabamızda birlikte yürüdüğümüzün bir nişanesidir.

Birlikte düşünmek, birlikte yazmak ve birlikte üretmek; gelecekte kurulacak büyük Türk Dünyası vizyonunun temelidir.

Bizler Seferden Sorumluyuz

Büyük çalışmaların sonucu her zaman hemen görülmeyebilir.

Bir kitap bugün hazırlanır, etkisi yıllar sonra ortaya çıkar.

Bir belge bugün arşive girer, yarın bir milletin haklılığını ispat eder.

Bir genç bugün bir sayfa okur, yıllar sonra devlet adamı olduğunda o bilgiyi kararına yansıtır.

Bu nedenle bizim görevimiz sonuçları hesaplamak değil; sorumluluğumuzu yerine getirmektir.

Bizler seferden sorumluyuz.

Zafer bizim işimiz değildir.

Biz yazacağız.

Araştıracağız.

Belgeleyeceğiz.

Kütüphanelere ulaştıracağız.

Gençlere okutacağız.

Dünyaya anlatacağız.

Hakikatin kaybolmaması için elimizden geleni yapacağız.

Zaferin ne zaman ve nasıl tecelli edeceği ise Allah’ın takdiridir.

Bu Eser Bir Kitap Değil, Gelecek Nesillere Verilmiş Sözdür

“Türk Dünyasında Soykırımlar” kitabı sadece geçmişte yaşanan acıları anlatan bir eser değildir.

Bu kitap, unutulanlara vefa borcudur.

Şehitlere ve mağdurlara karşı vicdani sorumluluktur.

Türk gençliğine bırakılmış tarihî bir emanettir.

Türk Dünyasının kültürel diplomasisine sunulmuş stratejik bir kaynaktır.

Ve en önemlisi, gelecek nesillere verilmiş bir sözdür:

Sizi unutmayacağız.

Hakikati susturmayacağız.

Tarihimizi başkalarının kalemine bırakmayacağız.

Bu büyük eserde iki kıymetli yazısıyla yer alan Sayın Arzu ÜNAL Hanımefendi’yi gönülden tebrik ediyorum.

Kendisinin hem BGSAM yönetimindeki hizmetleri hem de Türk Dünyasının tarihî hafızasına sunduğu ilmî ve fikrî katkılar, bizler için büyük bir övünç kaynağıdır.

Çünkü güçlü milletler yalnızca ordularıyla değil, hafızalarıyla ayakta kalır.

Hafızasını koruyan milletler yönünü kaybetmez.

Tarihini doğru yazan milletler, geleceğini de kendi iradesiyle inşa eder.