Yanmayan Lamba

                            Bizde Çobanlıktan Gelenler Çobanlığa Döner.

Lütfü Mestan, Ahmet Doğan’ın doğum gününde Saray’a gitmiş ve kafası iyice tütsülenmeden kadeh kaldırıp birkaç söz söylemiş:

BAYAN VE BAYLAR,

Herkes bizim Ahmet Doğan’ın gölgesinde olduğumuzu zannediyor.

             Bu asla doğru değildir. Kendi ışığıyla aydınlatan insanların gölgesi olmaz.

Tam bu sözler Lütfü’nün sakallarının arasından çıkarken, elektrik kesilmiş.

Konuklardan biri “Nerde o kendi ışığınla aydınlatan, ha görelim” deyivermiş.

Karanlık olduğuna, kimin kaç rakıdan sonra böyle cesaretlendiği tespit edilememiş.

Lütfü “Ağaç gölgesinde fidan tutmaz!” atasözünü işitmiş olabilir ki, ortada ne hol ne yumurta, kalkıp bulanık kafayla biraz öveyim demiş, olabilir.

Yeri gelmişken söyleyelim:

Bir defa halkımız yanlış düşünmez!

Bu defa incitmemek üzere söylendi hafiften ifade edilmiş olacak ki, Lütfü ayakaltında olduğunu yavaş yavan hazmetmeye başlamış gibi.

Şunu da biz söyleyelim:

Her gün birkaç politik yanlış yapan ve halkımızın öz davasına her gün yatıp kalkıp ihanet eden Lütfü’ den hiçbir iyilik, herhangi bir konuda hayır bekleyen olmadığından, ne yaptığı kimsenin umurunda değil.

İşiniz yemek içmek, birbirinizi pohpohlamak, sefa sürmek, milletimizi oyalamak, aldatmak, soymaktır.

Saraya toplanan şu hazır onculara şöyle bir bak:

Şterü Şteref sabıkalı hırsızlıktan, dolandırıcının teki olabilirmi ? Doğan kopoyu;

Şarkıcı Esil Düran o da mı rütbeli DANS ajanı acaba?

Eski Başbakan Yardımcısı Emel Etem – HÖH güvenilir kopoy. Azınlıkların kültür giderleri için gelen paraları sahi ne yapmıştı bilen var mı? AB kültürel yardım paralarını nereye vermişti bilen var mı? Doymayan talancı tabii afetler çetesinin başı ne derse o olur.

Şimdiki HÖH Başkanı Lütfü Mestan eski “eski DC” ajanı; HÖH partisiyle ne eskiden ne şimdi, hiçbir konuda hiçbir yürek bağı, idesel dahi ilişkisi olmayan biri. 1995 yılına kadar HÖH’e karşı çalışan, eylem yürüten, propaganda yapan, saldıran, karalayan, yazı yazan ve kötüleyen en aktif ajanların başını çekenlerden birisi. Bulgaristan Cumhuriyetinde hak ve özgürlüklerini yok etmek ve kökünden kazımak için özel atanmış bir eğitimli ajan. Bir köy öğretmeni. Eski “CDC”- ci. Her bakıma çok zavallı olduğundan ve çok tehlikeli olduğu kadar; yalan söyleme ustası; aldatma ve dolandırma erbabı. Hepimizi her zaman ve her yerde satabilir, silebilir ve kötüleyebilir. Asla kendisine güvenilecek bir tip değildir. Onun HÖH başına getirilmesiyle partide dönüşümü olmayan çöküş süreci başlamıştır.

Mustafa Karadayı – halka yakın olduğu izlenimi uyandıran çok tehlikeli oyunlara sokulmayı sevilen bir tip. Sanıldığı kadar zeki değil. Zekâsı yaranmaya yarayacak kadardır. Şimdiye kadar aldığı görevlerde Bulgaristan Türk ve Müslümanları lehinde hiçbir iş yapmamıştır. 2011 seçimlerinde Bulgaristan Türk ve Müslümanlarının sayısını az gösterme işlerine matematikçi olarak katılmıştır. İçi boş olduğu için Ahmet Doğancılığıyla bilinir. Oktay Yenimehmedov’un kafasına tekmeyle vuran kabadayılardandır.

Eski milletvekili ve Halk Meclisi Başkan Yardımcısı Ünal Lütfü, milletvekilliği döneminde Bulgaristan Türkleri ve Müslümanlarına yararlı olan bir tek hizmette bulunmadan 20 yıl maaş almıştır. Her gün kendini bir yerlerde memuriyette göstermekle yolunu bulanlardandır. Sabah öğle ve akşam alkolü çok sever, Ahmet Doğan’ın 60. doğum günü kutlamasında bir galon viskiyi tek başına devirmiş, çok konuşmuş, fakat bir ceviz kabı dolduracak bir şey söylememiştir. Emekli olmasına ve yüksek gelirliler kategorisine dâhil olmasına rağmen, bir eski “DC” ajanı olarak yeni ve mühim bir görevle 15 bin leva karşılığında “Petrol” akaryakıt şirketinde ismi var kendi yok bir göreve atanmıştır.

Şumen milletvekillerinden Hasan Hasan. Matematik lisesi mezunu olduğundan dolayı kendini zeki zanneden biri oldunu zanneder. Mecliste ona buna el kol sallamakla sık sık biryerlerini kaşımasıyla ün yapmıştır. Şu anki vazifesi meclis içinde para toplayıp iflas eden futbol takımlarını destekleyerek ayakta tutmak görevidir. Bu takımların futbol holiganları son dönemde cami, konak, mahkeme binası ve minare saldırılarında çok işe yaramış ve çok mobil ve ateşli bir hücum ekibi olarak, bundan sonra da Türk ve Müslümanları sindirme işlerinde işe yarayabilirler hesaplarıyla dağılmalarının önlenmesi gerekir. Hasan Hasan Şumen seçim bölgesinde aydınlar tarafından pek sevilmeyen biri diye bilinir. Şu dönemde Şumen belediye okul müdürlerinden Türklük ve Türk dilinde eğitim ve öğretim davasına bağlılıklarıyla sevilen 8 yüksek tahsilli Türk aydınlarını işinden uzaklaştırmak, sindirmekle ve bölgeden uzaklaştırmakla görevlidir.

Bulgar enerji endüstrisinde Rus çıkarlarının başta gelen savunucusu, Ahmet Doğan’ın dalavereci dostu Bulgar oligarşilerinden olan Hristo Kovaçki de doğum gününde hazır bulunmuş. Saray’da birkaç kez elektrik kesintisi yapılacağını önceden haber aldığı için hazırlıklı geldi.  Ahmet’e bir “”madenci feneri” hediye etti. Madenci fenerleri de Ahmet gibi kendi enerjisiyle yandığından, elektik kesildiğinde karanlıktan böylece aydınlığa çıkıldı. Bu karanlıktan çıkma çok anlamlıdır. Oligarşi babası Kovaçki Petersburg’ta öğrenim görmüş, ömür boyu Rus çıkarlarına hizmet etmiş ve bir KGB ajanı olan A. Doğan’la can ciğer olmuştur. “Fenerin” yanıp Sarayı aydınlatması, bu bakıma çok anlamlıdır. Ne olur ne olmaz, Ahmet’in Saray’da bir Rus feneri bulundurması iyi olur.  İkisi arasındaki gizli dostluk çok yakın ve derin ki, “Lider” partisinin başkanı olan Kovaşki, kutlamaya davet edilen tek parti önderi olmasından duyduğu memnuniyeti ifade etmiştir.

Ahmet Doğan’ın özel masasında özel bir yere oturan, HÖH partisinin ikinci süre milletvekili ve birkaç gazete ve elektronik iletişim ortamı sahibi Delyan Peevski, sigara dağıtıcılığından el çekince, Batı Rodoplar’da ve Haskovo ilinde tütünler üreticinin elinde kalması nedeniyle kendini suçlu hissetmediğini, Patron huzurunda bir kez daha dile getirdi. Bu konu çok derin kuşkusuz, çünkü geçen sene, bir defa basma cins tütünle kaba kulak cinsin tohumları karışmış, sonra Avrupa Birliği’nin karışık cins tütüne prim ödemediği anlaşıldığında, bizden tütün alıp, ben kendim ürettim diye Brüksel’e yutturan ve özel prim isteyip alan Yunan tütün tekelleri pazardan acele el çekti.  Meclise her defasında liste başı giren Peevski, Ahmet Doğan’ın kendisine verdiği özel ödevlerden birisiydi. Çıkardığı günlük ve haftalık gazetelerde Bulgar tarihinden bazı konularda değerler dizisi yani bakış açısı değişikliği sağlayıcı yayınlara yer vermesine ilişkin ayaküstü yaptıkları kısa bilgilendirme yaptı. Daha sonra “bundan derine gitmemiz doğru olmaz,” Loveç Devrim Komitesi Vasil Levski’nin hırsızlıkları yüzünden tutuklanıp idam edilmesi” kararı almış, bunları yazamam, çünkü sorun olur, gibi cümleler, etrafta işitildi. Peevski’nin ve Bulgaristan’ın en zengin banka ve şirketlerinden sayılan BSP’li oligarşi babası Vasilev’le ortak firmalarının bizdeki Rus inşaat yatırımlarının hepsini ele geçirmiş olması Doğan’da büyük bir memnuniyet uyandırdı. Belki de onun 60. yaş günü hediyeleri arasında en sevindirici olan buydu.

Hükümet ortağı partisi BSP Başkanı Sergey Stanişev herkesten önce Saraya gelip hediyesini sundu ve diğer konuklar gelmezden önce kimseye görünmeden çıkıp gitti.

En fazla dikkat çeken ise, Kasim Dal’ın çok yakın politik bayan dostu olan ve aynı zamanda Birleşik Halk Partisi Başkanı olan Mariya Kapon’un kurye ile özel hediye göndermesi ve özel bu paketin Dal tarafından mı gönderildiği yoksa Bayan Kapon’un özel bir tasarrufu mu olduğu pek anlaşılamadı. Kafaları karıştırdı…

Aynı zamanda Mart 2014 Bulgar politikacıları sıralamasında hemen Doğan’ın hem de Dal’ın liste dışı kalması da gözden kaçmadı. Yavaş yavaş çöktüğünü fark eden Doğan, geçen sene hasta olduğunu 4 özel raporla mahkeme nezdinde kanıtlarken, şimdi de kendimi 30’umda hissediyorum diye beyan verirken, yüzü bile kızarmadı.

Doğum günü töreninde, daha önceki doğum günlerinde olduğu gibi Türkçe şarkı türkü söyletmedi. Roman şarkıları hem Rus Romansı şeklinde hem de “çalga” biçiminde söylenirken, Ahmet’i en etkileyen şarkının Bulgar  “Para için” şarkısı olduğu anlaşıldı. Bu şarkı masa başında 5-6 defa çalındı ve Ahmet’in de eşlik ettiği güftede şöyle deniyor:

 

“Ben parayı seksten de çok severim,

Para de, para de, kadınlara para de,

Kalbim de senin olsun, isterse yokla,

Para de, para de, kadınlara para de,”

 

Ahmet Doğan’ın yaş dönümü kutlama koro müziğini ise, doğrudan Hıristiyan Kilise korosundan Saray’a taşıyan ajan olduğunu kendisi itiraf eden sanatçı Elis Düran, bir kadın olmasına rağmen ve Hıristiyanlıkta kadının koru müziğini solo söylemesi gibi bir yaklaşım ve böyle bir ayin olmamasına karşın, hazır bulunanların hepsini ayağa kaldırdı. Ellerde kadehler papazsız papaz gibi söylediler, içtiler, söylediler.

Ahmet Doğan’ın uzun zamandan beri beklediği büyük hediye, HÖH merkez yönetiminin zar zor getirdiği duvar TV ekranı değil, Varnalı HÖH İl Komitesi Başkanı Ercan Ebatin’in kucağında taşıdığı dört aylık ve adı “Karat” olan Kavkas Çoban Köpeği oldu. Bu uzun tüylü gözü yeni açılmış armağana çok sevinen Ahmet, yavruyu kucağına aldığında, Dobriç köylerinde çobanlık yapan Hüseyin dedesini hatırladığını söylerken, gözleri yaşlandı. İşte burada insan olduğunu görmüş olduk.

Bu köpek iş yapar” sözleri ona ait.

Ahmet daha önce GERB partisi Başkanı olan ve aynı zamanda Bulgaristan’da namı büyük, “Karakaçan” cinsi köpek bakıcısı, eski başbakan Boyko Borisov’un hediye ettiği bir kara beyaz alaca ve koca kafalı köpek enceğine gereği gibi bakamamıştı. Bir defa Saray bahçesinde koşarken “Tavruz Kuşları” nın boynunu büken “Karakaçan” daha sonra da Ahmet’i görüp kokladıkça havlamaya ve ulumaya başlamış ve gece gündüz kudurması kesilmeyince, hayvancağızı kapı dışarı edip, kaçtı ve kayboldu demişlerdi. Daha sonra Boyko Borisov’un “Karakaçan” yavrusunu hırsız bulma konusunda eğitimli verdiği öğrenildi. “Karat” dört aylık olduğundan halen her kokuyu seçemiyor ama onun da gözü hep kapıda.

Biz Ahmet Beyi Varna’da bekliyoruz” diye tutturmasın mı!

Ne yapacak Ahmet Varna’da? artık yaşını başını aldı, dursun Saray’da diyen bir misafire şöyle cevap verdi.

Büyük bir koyun çiftliği yapıp Katar’a kouyun kuzu satacağız.

Desene sen, çobanlıktan gelen çobanlığa döner, diye.

Share
Reklamlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir