Dr. Nedim BİRİNCİ

Kırcaali’de 1922 yılında Müslüman Türklerin alın teri, emeği ve inancıyla inşa ettiği medrese…
Bugün Bulgaristan mahkemeleri tarafından Müslümanlara geri verilmiyor.
Üstelik “Burası aslında yıkılmadı, sadece tadilatla müzeye çevrildi” denilerek, gaspın üstü kapatılıyor.

Bu ne demek biliyor musunuz?
Bu, “Biz sizden aldık, değiştirdik, müze yaptık; artık sizin değil” demektir.
Bu, Bulgaristan’da 35 yıldır uygulanan alaycı politikanın bir başka yüzüdür.
Ve bu, Türk ve Müslüman halkın gözü önünde, hukuk kılıfıyla yapılan bir gasptır.

Tüm Bulgaristan biliyor ki burası Müslüman Türklerin malıdır.
Noter senedi 1922 tarihli! Belgeler arşivlerde duruyor!
Ama mahkeme “Kanun böyle” diyerek, kanunla gasbı meşrulaştırıyor.

Soru şu:
Neden Kırcaali’deki Türkler ayağa kalkmıyor?
Neden bu haksızlık karşısında susuluyor?
Neden biz, kendi malımıza sahip çıkmak yerine “belki verirler” umuduyla bekliyoruz?

Artık bekleyecek zaman kalmamıştır.
Bu medreseyi geri almanın yolu bellidir:
Tüm Türkler, bu davanın arkasında duracak!
Kırcaali’de yaşayan her fert, bu gasp edilen ilim yuvasına sahip çıkacak!
Ve gerekirse, birlik olup o kapıdan içeri gireceğiz!

Çünkü unutmayın:
Hak verilmez, alınır.
Sahip çıkmadığın mal, kültür ve inanç; bir gün tarihten silinir.