Seçim 2021 Yorum

Sürpriz ve Cesur Bir Hareket

Ertaş ÇAKIR
Tarih: 12 Temmuz 2021

11 Temmuz 2021 seçimlerinin ertesi gün sonuçlar yüzde yüz resmen açıklanmadan önce, “Var, Böyle Bir Hareket!” siyasi partisinin lideri Slavi Trifonov azınlık hükümeti açıkladı. Bu, büyük sayıda vatandaş için sürpriz olurken, çok cesur bir hareket olarak nitelendi.

Derin bir analize girmezden önce 12 Temmuz 2021 tarihinde saat 21 itibarıyla Sofya Merkez Seçim Komisyonu tarafından açıklanan seçim sonuçları şöyledir: 4 Nisan 2021 genel seçimlerine göre katılım % 20 daha azdır.

11 Temmuz 2021 seçimleri sonuçları:

Bulgaristan’da % 4 barajını aşan parti ve koalisyonlar:


Partilerin adları                  % olarak oylar         Milletvekili sayısı

Var, Böyle Bir Halk Partisi       % 23.91              64 Milletvekili

GERB partisi                           % 23.69               64 Milletvekili

Sosyalist Partisi (BSP)           % 13.5                   36 Milletvekili

Demokratik Bulgaristan         % 12.6                  34 Milletvekili


Hak ve Özgürlük Hareketi     % 10.66                 29 Milletvekili

Ayağa Kalk Bulgaristan          % 5.03                   13 Milletvekili

————-

Not:
Bu sonuçlarda yurtdışından gelen oyların dağılımı şöyledir:

% 35.4’ü “Var. Böyle Bir Halk”;
% 18.5 “Demokratik Bulgaristan”;
%18.24 “Hak ve Özgürlükler Partisi”;
%9.4 GERB; % 6.4 BSP ve
% 3.61 “Ayağa Kalk Bulgaristan….” Hareketi.


Türkiye Cumhuriyetinde 35 bin soydaş seçime katılmış, yurtdışından en fazla oy Türkiye’den gelmiştir ve oyların % 89  HÖH-DPS partisine vermiştir. 4 Nisan 2021 Bulgaristan genel seçimlere 20 bin soydaş katılmıştı.

***

Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rumen Radev’in Ağustos 2021 başında, en fazla oy alan ve birinci parti olan siyasi parti olarak, Anayasaya göre, hükümet kurma görevini önce kendisine vermesini beklediğini açıklayarak, “Var, Böyle bir Halk” partili lideri Slavi Trifonov şöyle dedi:

“11 Temmuz 2021 seçimlerinde, meclise giren hiçbir siyasi partiyle koalisyon görüşmesinde bulunmayacağım ve koalisyon hükümeti kurmayacağım. Liderler görüşmesini reddediyorum.”

Slavi Tifonov’un sürpriz hareketle azınlık kabinesi açıklaması Anayasaya uygundur. Bulgar Anayasasına göre, Cumhurbaşkanı seçimde en fazla oy alan partinin başkanın kabine kurmayla ödevlendirir. Bu, partiye, meclis grubuna değil, kişiye verilmiş bir ödevdir. Trifonov bu hakkını peşin kullanmıştır.


Bunları söyledikten sonra Trifonov, sürpriz hareketini 2016’da siyasi sitem değişikliği isteğiyle yapılan ve 3.5 milyon vatandaşın katıldığı referandum sonuçlarının durumun muhafaza edilmesinde direnen bugünkü statüko partilerinin hareketleri ve 2020’de politik sahneye çıkan protesto partilerinin ise bu işin içinde olmamasıyla gerekçelendirerek direk olarak Hükümet Programı açıkladı. 18 Bakanlı azınlık hükümetine katılacak kadroları tek tek tanıttı. Trifonov’un açıkladığı azınlık kabinesinin 46. Halk Meclisinden güvenoyu alması için 121 oya ihtiyacı var. “Var, Böyle Bir Halk!” partisinin 46. Mecliste ancak 64 milletvekili var. Bu sürpriz ve cesur kabine önerisi eski ve yeni siyasi partileri “Var, Böyle Bir Halk!” partisinden birden bire hem uzaklaştırdı hem de aynı mesafede durdurdu, çünkü azınlık hükümeti güvenoyu alamazsa, 3 aydan sonra, Cumhurbaşkanlığı seçimiyle birlikte yeniden sandığa gitmek gerekecek ki, protesto partileri “Demokratik Bulgaristan” ve “Aya Kalk Bulgaristan ve Mafya Devletten Sökülsün Hareketi” kendilerini böyle bir hamle için hazır hissetmiyorlar.

Protesto partileri adıyla bilinen “Demokratik Bulgaristan” (34 milletvekili) ve “Aya Kalk Bulgaristan ve Mafya Devletten Sökülsün!” (13 milletvekili) ile direniş hareketinin temel istekleri olan şu maddeleri içermeyen bir HÜKÜMET PROGRAMINA oy vermeyeceklerini hemen açıkladılar:

  • Yolsuzluklara karşı mücadele;
  • Başsavcı İvan Geleş’in istifa etmesi;
  • Milli TV Başkanı Kuşlukov’un istifa etmesi;
  • Elektronik medya (SEM) genel kurulunun istifası;
  • “Balkan Gaz Boru Hattı” inşaatının denetlenip sorgulanması;
  • Emekli maaşlarının yeniden hesaplanması vs.

2017 Martında yapılan 44. Halk Meclisi seçimlerinde GERB partisi lideri Boyko Borisov azınlıkta kalınca “Yurtsever Cephe” adıyla sahneye çıkan ve hükümete tırmanmak isteyen aşırı milliyetçi, ırkçı ve faşizan partilerle “Hükümet Ortaklığı Anlaşması” imzalamış ve o da milletvekillerine sürpriz yapmıştı.

Borisov 2017’de, VMRO – BND İş Makedon Devrim Hareketi Başkanı Krasimir Karakaçan’a Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı; aşırı milliyetçi, ırkçı ve Avrupa Konseyi tarafından faşist parti olarak nitelenen NDSB – Bulgaristan’ı Kurtarmak için Milli Cephe başkanı Valentin Stoyanov’a da Başbakan Yardımcısı ve Milli Azınlıklar Komitesi Müdürlüğü Başkanı olarak meclisten oy istemişti.  Hükümet listesini “ister onaylayın, ister onaylamayın” sözleriyle oylamaya sunmuş ve Türk Partisi ve Sosyalistler dışında diğer partilerin oylarıyla kabine kurmuştu. Aynı zamanda üçüncü faşist parti olan “Ataka” partisi başkanı V. Siderov da, Meclis Grup Başkanı ve 2 komisyonda başkan olmuştu. Ve bu hükümet 12 Mayıs 2021’e kadar iktidarda kaldı. Tabii, 4 yıl sonra gelen seçmen cevabı, aşırı milliyetçileri 4 Nisanda ve 11 Temmuzda meclise göndermedi. Tabii 200 bin oy kaybetti ve 2. Parti durumuna düştü.

Yeni durumda, 1 yıl süren protesto hareketlerinin ana sloganı olan “Yolsuzlukla mücadele ve Başsavcı İvan Geşev İstifa!” isteğini azınlık hükümeti programına almayan bir hükümeti desteklemeleri “son nefes almaları ve bir daha meclis kapısından içeri asla girememeleri” anlamına gelmektedir. Bundan dolayı bu 2 yeni partiden Trifonov’un tek başına sunduğu hükümeti desteklemeleri asla beklenemez.


Anlaşılan Sl. Trifonov 46. Halk meclisinin hemen dağılmasından ve aynı erken seçim hükümeti yönetiminde yeni bir seçime gidilmesinden sorumluluk taşımayacağını şimdiden kanıtlamayı deniyor. Şu unutulmamalıdır. Bulgaristan çok derin bir ekonomik ve mali bunalım içinde bulunuyor ve yeni bir seçim denemesine doğru adım atmak, 7 yıldan beri devam eden bunalımı derinleştirecektir.

Şu da var.  Trifonov’un azınlık hükümeti Başbakanı olarak seçtiği Nikolay Vasilev Bulgaristan politik çevrelerinde bilinen bir kişidir. Amerikan Üniversitelerinde okumuş, bir US Generali’nin damadı olan ve 50 yıllık bir aradan sonra 2001’de Bulgaristan’a dönen ve “yupiler” hükümeti adıyla kurulan II. Semiyon kabinesinde Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı, Bayındırlık Bakanı gibi görevlerde bulunmuştu.  Ürkek ve korkak, risk almak istemeyen, sürekli başka birilerin artından yürüyen, yenilik dalgasını göğüslemekten korkan, son 12 yılda verdiği tüm demeçlerde ve yazılarında B. Borisov hükümetini ve yolsuzlukları yüzünden görevden uzaklaştırılan, özellikle Maliye Bakanı Goranov’u sürekli öven birisidir.  Bu arada 2005 – 2009 yılları arasında görev alan BSP lideri Sergey Stanişev hükümetinde İdari İşler Bakanı olan ve dijital reform gerçekleştirerek devlet görevlileri sayısını % 50 oranında azaltacağını iddia eden N. Vasilev, işi yarım bırakmış ve devlet memurlarının sayısı da 2 binden 3 700’e yükselmiştir. Önemli sorun, Başbakan adayı N. Vasilev’in  önerilen hükümetin güven oyu alabilmesine gerekli olan oyları bulup bulamayacağıdır.

Bakanlardan daha fazlası, 2001’de olduğu gibi dış ülkelerden okumuş Bulgar gençler arasından seçilmiş ve genelde Georg Soros üniversitelerinde okumuş veya yüksek lisans yapmıştır. Bulgaristan problemlerini derinden bildiklerini kanıtlayan yayınları yoktur. Toplum kendilerini tanımıyor.

***

Bulgaristan Sosyalist Partisi (BSP) ve Hak ve Özgürlükler Partisi (HÖH-DPS) önerilen azınlık hükümetiyle ilgili görüşlerini henüz açıklamasalar da, seçim sisteminin kökten değiştirilmesi konusundaki tutumları biliniyor. Bu partiler, proporsiyonel  (orantılı) seçim sisteminin dolaysız demokrasinin bir ifadesi olan majoriter (en fazla oy alan kazanır) seçim usulüyle değiştirilmesini ve Başsavcı İvan Geşev’in istifa etmesini ve yargı reformu yapılmasını kabul etmiyor.


Azınlık hükümeti programında yer alan % 1 oy alan politik partilere yapılan yıllık oy başı karşılıksız yardımların 8 levadan 1 levaya indirilmesi de BSP ve DPS tarafından desteklenmeyecektir. Bulgaristan’da seçim listelerinin hazırlanmasında politik partilerin ve özellikle parti liderlerinin rolünün sıfırlanması önemli bir istektir, çünkü 12 Temmuz seçimlerinde de 51 adet gizli polis ajanı olduğu açıklandı ve bunlardan 5’i Ahmet Doğan’ın özel adayları olarak 46. Meclise girdiler. Bu pratiğe son verme zamanı gelmiştir.

İlk demeçlerden, adı geçen 4 siyasi parti şu noktada birleşiyor. Bu yılın Ekim-Kasım aylarında Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle birlikte bir yılda 3. Meclis seçiminin yapılması ve politik bunalımdan çıkmak için yeni bir denemede bulunması öngörülebilir.  Bu, 3. denemeden önce, çoğunluk aranmaya devam edecektir.

Kala kala bir tek eski başbakan Boyko Borisov’un 12 Mayıs 2021 tarihinde iktidardan düşen GERB partisi kalıyor ki, bu parti 64 milletvekili ile 121 milletvekilli salt çoğunluğu sağlayarak, azınlık hükümetine hayat hakkı tanıyabilir. Bunu yapması için herhangi bir şart koşmasına da gerek yok, çünkü “yolsuzlukla mücadeleden vaz geçen ve Başsavcı İvan Geşev’in istifasını istemeyen” bir hükümet programına GERB partisi “evet” diyebilir. Bu programda “hukukun üstünlüğünden” ve “Anayasa değişikliğinden” de söz edilmemesi GERB’in işine gelir.  GERB partisinin meclis dışında kalan Başkanı B. Borisov iplerini kendisinin çekeceği bir hükümete destek vermeye hevesli midir henüz beklenen bir gelişmedir.

Anlattıklarımız birer ihtimal tabii. Düğümün çözülmesi ise diyalog kurulmasına bağlı bulunuyor.

Bulgaristan’da siyasetinden anlayan her kişi, Slavi Trifonov’tan İngiliz ve Amerikan (Anglo-Sakson) Üniversitelerinden mezun ve bazıları hatta yüksek lisans yapmış, doktora tezi savunmuş, Batı Bankalarında veya Amerikan şirketlerinde çalışmış, birkaç dil bilen, ama halkımızı ve sorunlarımızı tanımayan, problemlerin nasıl çözüleceği konularında deneyimli olmayan “dışardan gelen” kadrolar yerine, ülke içindeki kavgada ezilerek yükselen, barikatlarda mücadele vererek gelen uzman kişilerin hükümette yer almalarını istedikleri dikkati çekti.


Yoruma konu olan Bakanlardan biri Çingene Sorunları Devlet bakanlığıdır. Çingene sorunları bakanının bütçesiz, kabinesiz ve ekipsiz  bir bakanlık yönetecek olması ilginçtir. Bu bakanlığın kurulması ülkede azınlık sorunlarının olağanüstü güncel ve önemli olduğuna işarettir.

Kuşkusuz bu gelişmelere yurtdışındaki seçmenin tepkisi ne olur, bunları da beklememiz gerekecektir. Çünkü “Var, Böyle Bir Halk” partisini mecliste birinci parti yapan yurtdışından gelen oylardır. Bulgaristan’da başlayan değişiklerin yeni adımlarla devam ederken, yolsuzlukları, totalitarizm kalıtını söküp hukuk üstünlüğü uygulanmasına oy veren Türkiye’den 35 bin, İngiltere ve Almanya’da 33-er bin vs seçmen suskun ve tarafsız kalmayacaktır. Protesto gösterileri yeniden başlayabilir.

Trifonov’un şu son hareketi ancak narsis bir otoriter yöneticinin heveslerini kaşımak için yaptığı bir eylem de olabilir.

Sunulan yönetim biçimi sanki sömürgecilik çağlarından kopyalanmış ve Batıda yetiştirilip zengin dil bilgisi ile  Afrika, Asya ya da Güney Amerika sömürgelerine idareci olarak gönderilen kadroların görevlendirilmesini andırıyor. Bu sömürgeler halktan tamamen kopmuş, ülkeyi ve halkını tanımayan, halkın ve toplumun ihtiyaçlarını bilmeyen, tekel ülkeden alınan emirlerle koloni yönetmeyi anımsatıyor.

2001’de II. Simeyon’un Bulgaristan’a gelmesi ile Slavi Trifonov’un yokluktan Bulgar politik sahnesine çıkması arasında farklar da var. Bunlardan birisi, Çar olarak yetiştirilen II. Simiyon herkese aynı mesafede olup aynı şekilde davranabilen biriydi. Slavi Trifonov’ta 2016 projesinin gerçekleştirerek seçim sistemini değiştirmesinde kendisine engel olan bugünkü statüko partilerine karşı bir düşmanlık ve sabırsızlık var. İkincisi de II. Simeyon Bulgaristan’a dedesi ve basının malı mülkü için gelmişti, Slasi Trifonoıv ise politik sistem değişikliği yapmaya çalışıyor.


2001 yılında II. Simeyon Saks Koburg Gotski ilkemize geldiğinde halkı aldattığı için 2. defa oy alamadı, partisi eridi bitti. Başbakan adayı Nikolay Vasilev ve bazı bakanlar bu dönüşsüz çöküşün kalıtlarıdır. Genç kadrolara gelince, onlar bu defa da Bulgaristan ateşinde yanabilir. Halkımızın dediği üzere, atan inip eşeğe binmek güçtür.

Bu kadroların Bulgaristan’ı modern Amerikan sömürgesi yapmayı amaçlayan bir azınlık hükümeti programında ve kadro bileşiminde kendilerini göstermeleri, çok anlamlıdır. Bu, Bulgaristan sinsi hesap ve planlarının hep aynı merkezde yapıldığına işarettir ve çöküşü sürdürmek için, ülkeyi bir yılda 3. Meclis seçimine taşıyacaktır. Bilindiği üzere, eski kaşarlı-katil Bulgar komünistlerinin 2009’da Borisov önderliğinde iktidara çağrılması planı da 2001-2005 yılları arasında Almanya’nın München kentinde hazırlanmıştı.

En kötüsü de, bu kadar kritik bir anda, şu an  % 4 barajını aşarak meclise girmeyi hak eden partilerin liderleri arasında diyaloğun kesilmiş olmasıdır. Milli lider, toplayıcı ve yüreklendirici bir önderin belirmemesidir.

Seçimi başarıyla gerçekleştiren, erken seçim hükümetinin yılsonuna kadar görevde kalması ve başlattığı reformları gerçekleştirmesi de yeni ortamda bir ihtimal olsa da, bunun için de ya meclis desteği ya da Cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılana kadar görev süresinin uzatılması için ilgili yasa değişiklerine gerek olacaktır.

Olayları yakından isliyoruz.


Milletvekilleri meclise girmeden yapılan Slavi Trifonov’un konuşması ve azınlık hükümeti teklifi bir yandan halkın protesto hareketinin enerjisini alırken ve harekete katılanlarda hayal kırıklığı ve infial yaratırken, 4 Nisandan sonra oluşması beklenen güçler dengesini de bozmuş bulunuyor.

Olayları yakından takıp ediyoruz.

Sizi bilgilendirmemiz ödevimizdir.

Sağlık ve başarı dileklerimizle.

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

4 + 11 =