İnisiyatif Kuruculardan Geldi

Tarih: 11 Ocak 2019
Yazan: Nazım ÇAVUŞ
Konu:  Hak ve Özgürlükler Partisi’nin köklerine dönmesi halkın isteğidir.

Siyasi hayatta kuşak değişimi 25-30 yaş arasında olur. Bu bir devri teslimdir. Biz Bulgaristan Türkleri için de geçerlidir. Her nesil kendi hayatını ve kendi kurallarına göre yaşamak ister ve bu da onun doğal hakkıdır.

Kendini Bulgaristan Türkü hisseden, Türk Kimliğiyle yaşayan ve daha iyi günler için çırpınan her kardeşimiz için geçerlidir bu gerçek. Hak ve Özgürlükler Hareketi 04 Ocak 1990’da birkaç kişinin Varna’da 65 m2 evinde Hamdi’nin evinde toplanın bir kahve içmekle ve o kahveyi içenler tarafından kurulmadı.  Bu mücadele örgütü, 20. Yüzyıl boyunca Bulgaristan Türklerinden her birinin kalbinde ve ruhunda, gönlünün en kutsal bir yerinde doğdu ve sonra dağlardan toplanan ayazma, pınar, kaynarca, çeşme, oluk ve dere sularının daha büyükçe çaylarda toplanarak bir ırmağa dolması ve son 30 yılda doludizgin akışıdır – Hak ve Özgürlük Hareketi.

Bu akışın sahibi Bulgaristan Müslüman Türkleridir.

Bu hareketin güç kaynağı da Bulgaristan’daki Türkler ve Türkiye’deki soydaşlarımızdır. Hareketimiz 20. Yüzyıl içinde üç dört kuşağımızın hak-hukuk arama davasında, adalet ve özgürlük kavgalarımızda oluşmuş ve biçimlenmiştir. Millet olarak oluşup biçimlenmeden, tek dilli ve tek kültürlü, olası daha büyük bir ülkeye yayılma ve daha güçlü devlet kurma hevesine daha 1979 heveslenen Bulgarlar, hep daha büyük bir devletin gölgesine sığınmaya çalıştı. Rusya’nın Osmanlı gerçekliğinden her bakımdan fersah fersah geri olduğunu anlayınca Batı Avrupa’ya döndüler. İlginçtir, 2007’den beri Avrupa Birliği vatandaşı olan Bulgarlar hiçbir konuda Avrupalı olamadılar. İlk kez bu kış, medeni dünya uygulamasından 2 olay yaşadık. Bir) Sofya sokaklarından kar altında donup kalan ve buzlanan çöp tenekelerini karıştıramayanlar toplandı ve sıcak çorba verilen geçici sığınma kamplarına yerleştirildiler. İki) 1 409 bin kayıtlı sakini olan Sofya’da yoğun hava kirliliğine neden olan eski araçların şehir merkezine girmesi yasaklandı.

Hak ve Özgürlük Hareketi (DPS) Rodoplar’da kıştan donup katılan ve kar kalkınca ölü bulunan yaşlı Türklerin durumuna ilgisiz kalmaya devam ediyor.

Camilere ve okullara odun kömür dağıtma işine öncü olamadı. Kışı çok zor geçiren haneler var. Hastaların durumu perişan! Sofya Kültürel Etkileşim Derneği üyesi doktor ve hemşireler acil yardıma ihtiyacı olan bölgelere gidip ilk yardım gösterme ve durum tespitinde bulunma hazırlıkları görüyorlar.

Son günlerde Voyvodinovo köyünde evleri belediye tarafından, ırkçı kararlar sonucu yıkılan, köyden kovulan ve harabe ve kar altında kalan tavuk, kedi ve köpekleri TV’de seyredenler, “bunlar iyice kudurmuş” diyor ve belediye ve devletin halktan iyice el çekmesinden yakınıyorlar.

Delegelerin Kırca Ali Türklük kalesinin politik rakip güçler, başımıza sarılan zulme bizzat katılan ve bugün de gözü dönmüş saldıran güçler tarafından ele geçirildiği koşullar ele alınıp tartışıldı. Halkın nasıl yaşadığından, ne yiyip ne içtiğinden, şua ağır kışı nasıl geçirdiğinden ilgilenmeyen tiplerin milletvekili koltuklarına uzanmış maaş bekleyişi sert eleştirildi. DPS milletvekillerinin meclise yan gelmiş, avanta-rüşvet tuzağını kurmuş bekleyişleri, 26 Mart seçimlerinden bu yana Müslüman Türkler lehinde hiçbir yasa onaylanmadığı ve kanun değişikliği yapılmadığına işaret edildi. Bulgaristan’da Vidin- Montana ve Vratsa illerinden sonra insansız kalan ikinci büyük bölgenin Güney Doğu Rodoplar olduğu açıklandı. Koşukavak (Krumovgrad), Eğridere (Ardino),  Kızılağaç (Kirkovo) vb belediye bölgesinin işlevselliğini kısmen yitirdiği, sürekli nüfus kaybettiği ortaya kondu. Bu koşullarda bölge sorunlarının da ağırlaştığı ve geçerli çözüm yolları bulunamadığına, ortaya atılan fikirlerin de tutmadığına vurgu yapıldı.

Partinin halkçı ruhundan gelen kurucu öncülerden av. Mümün Yılmaz parti yönetiminin her konuda pasif kaldığına eleştiri yöneltirken, zamanını çoktan dolduran ve Bulgaristan Türklerinin devrimci ruhunun temsil edecek maneviyata sahip olmayan, partiyi milyoner olmak için kullanan ve Türklüğümüzün şerefli onurunu kirleten  Yordan Tsonev, Cevdet Çakırov, Kamen Kostadinov ve Ramadan Atalay gibi kadroların seri yanlışlarına rağmen, işleri kösteklemeye devam etmesi görülürken politik yönetimde ve mecliste ne işi olduğunu sordu.

Halk ve Özgürlükler Partisinin ilk Türkiye koordinatörü olan M. Yılmaz, partinin yeniden birleşmesi için köklerine dönmesi gerektiğini, Bulgaristan Türk kimliğinin yılmaz, yenilmez manevi güç kaynaklarına sarılmasını belirti. Türkiye’de yaşayan kardeşlerimizin birlik ve beraberlik davasında orta direk olmaya hazır olduklarını bildirirken, partinin davamıza ihanet edenlerden ve partiyi yemlik olarak kullananlardan kurtulması gerektiğine vurgu yaptı. Tütüncülüğün kotaya binmesi, madenlerin ve renkli metaller sanayinin kapanmasından dolayı kendini yolda, sokakta, işsizler kuyruğunda veya ekmek teknesi sırtında gurbet yolunda bulan insanlarımıza beklenen el uzatılmadı. HÖH partisi bindiği dalı kesti. Yıllardan beri yaprak dökümü yaşıyor.

Partinin öz misyonu Müslüman Türklerin davasıdır.

DOST’un dağılmasından ve HHŞP’nin tamamen pasifleşmesinden sonra HÖH’ün öncü fonksiyonuna dönmesi ancak partinin demokratik merkeziyetçilik ilkelerine dayanarak arınmasından geçmesiyle mümkün olabilir. Türk Kimliğini boğmaya çalışan zihniyetten kurtulmasıyla olabilir. Türkiye’den kopmayı siyaset haline getirmekten vaz geçmekle mümkün olabilir. Mazlum insanlarımızın kaderini kendi kaderi yapmaya hazır kadroların görev başına geçmesiyle başlayabilir.

 

Bulgar Basınından Alıntılar;

Йордан Цонев

Скандал в ДПС по време на отбелязване на 29-та годишнина от създаване на политическата формация. Един от създателите на партията поля гостите на хотелски комплекс ”Арпезос” със „студен душ“, след като за първи път открито заговори за милионерите и несправедливия избор на депутатите. Адвокат Мюмюн Йълмаз потърси сметка от ръководството на ДПС защо хора като Йордан Цонев са народни избраници.

„Много хора са станали милионери в ДПС без да се интересуват как живее народът“, каза той, цитиран от „24 rodopi“ . Той повдигна въпроса за депутатите Йордан Цонев, Джевдет Чакъров, Камен Костадинов и Рамадан Аталай. “Толкова ли нямаше хора в Хасково, че Йордан Цонев да го пишат водач”, каза учредителят. Всички останаха като парализирани, когато Мюмюн Йълмаз отсече: Кърджали е крепостта на ДПС, не подценявайте Кърджали, без Кърджали след 3 дни няма да има ДПС. „Какво ме грее, че имам депутат в Перник и депутат в Ловеч. Ако върви така депутатските мандати на ДПС в Кърджали ще паднат на 2“, отбеляза още Мюмюн Йълмаз, който е първият координатор на ДПС в Турция.

 

Проф. Милко Палангурски за Фрог: В ДПС се задават промени
Проф. Милко Палангурски
Източник: Фокус

Най-вероятно в ДПС ще има вътрешни промени, това заяви историкът проф. Милко Палангурски от Великотърновския университет след изказването на адв. Мюмюн Йълмаз, че без Кърджали след 3 дни няма да има ДПС.

ДПС или друга организация на българските мюсюлмани винаги ще има. Българските турци са единствените мюсюлмани в световен мащаб, които имат избирателни права от 140 години. В нашия парламент винаги е имало представители на мюсюлманското малцинство още от подписването на Конституцията. Дори по Живково време в НС е имало 40 депутати. Мюсюлманите дълго време бяха представени чрез другите партии. По-късно с появата на ДПС те бяха капсулирани, тъй като трудно се съвместява с другите партии.

Онези, които върнаха имената на българските мюсюлмани, нямат нищо общо със сегашното ръководство на ДПС.  Основните двигатели на Движението до 1989 г. бяха изолирани и изхвърлени от ръководството на партията. Изхвърлянето на истинските демократи е най-успешната операция на КГБ.

Share
Reklamlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir