Kültür-Sanat

İlk defa Aleviler ve dini adetleri tanıtıldı

Kırcaali Bölge Tarih Müzesi’nde Alevi-Bektaşi inancında Hz. Ali’nin doğumu, ayrıca doğanın yeniden canlanması, baharın gelişi olarak kutlanan 21. Mart Nevruz Bayramı ve Alevilerin geleneksel semah dansı tanıtıldı. Etkinlik, Zvinitsa köyü Vasil Levski 1997 Toplum Merkezi tarafından Bölge Tarih Müzesi’nin desteğiyle düzenlendi. Alevilerin kültürünü tanımaya çok sayıda Kırcaalili geldi. Resmi konuklar arasında Kırcaali Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Ahmet ve Kırcaali Valiliği’ni temsilen kültür uzmanı şair Vildan Sefer hazır bulundular.

aleviler

Müzenin Etnografya Bölümü Başkanı Sonya Kostadinova, bölgede çoğunluk olarak Kırcaali ve Momçilgrad belediyelerinde yaşayan Alevileri kısaca tanıttıktan sonra Nevruz, Hıdırlez, 6 Kasım, Aşure, 7 Kız Aşı, Ramazan ve Kurban bayramları gibi kutladıkları bayramlara ve bölgede türbeleri bulunan Elmalı Baba, Hızır Baba, Otman Baba gibi evliyaların anısına düzenledikleri mayelere değindi. Bu Alevilerin 13.yüzyılda Anadolu’da Bektaşilik Tarikatını kuran Şeyh Veli Bektaş’ın takipçileri oldukları ve diğer Anadolu Türkleri ile birlikte Osmanlı döneminde Balkanlar’a ve Bulgaristan’a da yerleştikleri anlaşıldı.

Ardından tarihçi olan Zvinitsa Toplum Merkezi Sekreteri Muharrem Aliosman, Alevilik konusunda bir sunum yaptı. Alevilerin en çok saydığı bayramın Sultan Nevruz olduğunu vurguladı. Nevruz kelimesinin Farsça olup “yeni gün” manasına geldiğini ve İranlılarla Asya’da yaşayan Türkler tarafından kutlandığını belirtti. Nevruz’da ateş yakıp üzerinden atladıkları, yumurta boyayıp birbirine ikram ettikleri, ağaçlara paçavra bağlayarak dilek tutukları, yedi yiyecek olan sofra hazırladıkları, dans edip, şarkı söyledikleri, dua ettiklerini anlattı. Daha sonra Alevilik konusunda etraflıca bilgi sunarak, Aleviliğin tarihini anlattı.

Sayın Aliosman, Alevilerin İmam Ali, Hacı Bektaş Veli, Ahmet Yesevi, Kızıl Deli, Ehl-i Beyt, Pir Sultan Abdal, Sarı Saltık, 12 İmam, Kaygusuz Abdal, Balım Sultan, Baba İshak, Şah İsmail (Hatayi) ve İhsan Evren Kamil gibi önderlerinin resimleri bulunan albümü tanıttı. Doğu Rodoplar’da Bivolyane’deki Elmalı Baba, Trakiets’deki Otman Baba, Baştino’daki Hasan Baba, Kranevo’daki Ali Baba, Zvezdelina’daki Nazar Bacı, Gorna Krepost’taki Hızır Baba türbeleri hakkında bilgi sundu.

Cem törenlerinde saz çalıp nefes söyleyen zakir Zvinitsa köyünden Sebahtin Halvacı’nın hastalandığı için semah gösterisi sunulmayacağına üzüldüğünü paylaştı. Ancak bu zakirin bir bayan eşliğinde söylediği Alevi türküsünü ve ayrıca da Alevilerin cem ayininden sofra kurulu, içkili bir ortamda kadınların erkeklerle birlikte dans ettikleri görüntüler sunuldu. Muharrem Aliosman, 600 yıla yakın gizli yapılan adetlerin gösterildiğinin altını çizdi. Yapılan baskılar yüzünden gizlilikte tutulan gelenek ve göreneklerin sayesinde dini inancını ve kültürünü koruduklarını vurguladı. İleride Alevilerin gelenek ve kültürünü tanıtacaklarını kaydetti. Konya’da Mevlevi Dergahı’nda yetişen dervişlerden Plovdiv’ten Vasil Tosev, semah döndü. Dans etnografya uzmanı Krasimira Dyakova’nın okuduğu Mevlevilik Tarikatı’nın kurucusu Mevlana Celalleddin Rumi’nin bir şiiri eşliğinde sunuldu.
Daha sonra Muharrem Aliosman, etkinliğe gelen herkese teşekkür ederek, bölgede turistik yerlere yakın olan türbeleri ziyaret etmelerini ve Nevruz dolayısıyla bulunduğu ikrama davet etti.


Kırcaali Haber için etkinliğin sebebini şöyle açıkladı: “Uzun zamandan beri bunu yapmak istiyordum. Kendimizi tanıtmamız lazım, çünkü bunu yaparsak, kültürümüz devam edecek. Şu ana kadar Aleviler, gizli bir şekilde uygulayarak, gelenek, görenek ve adetlerini korumuşlar, fakat artık zaman değişti. Sosyal ve ekonomik sebeplerden dolayı insanlar başka yerlere göç ediyorlar. Biz ise adetlerimizi insan topluluğu olarak yerine getirebiliyoruz. Örneğin, zakir dediğimiz bir sazcı yoksa aramızda adetlerimizi yapamıyoruz. Bunun için topluluk olarak kaybolmak üzereyiz. Rodoplar’da 3-5 bin civarında Alevi var, Deliorman bölgesinde de 30 bin. Yani sayımız azdır, çoğu Aleviler de yaşlı insanlardır. Alevileri tanıttığım Bulgarca bir kitap da yazdım. Adı “Dervişlerin Soyundan Olanlar”.

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

19 + ten =