Yorum

Bulgaristan’da Ecdadın Mirası Camiler

Nevzat ÖZTÜRK

Başta Osmanlı padişahları ve saray mensupları olmak üzere bölgede faaliyet gösteren akıncı ve sancak beyleri, ulemâ ve özellikle çeşitli sebeplerle Anadolu’dan buraya iskân edilen halk, pek çok vakıf kurmuş ve bunları ayakta tutacak gelir kaynakları tahsis etmişlerdir. Bu faaliyetlerin bölgenin Türkleşmesi ve İslamlaşmasında önemli rolü olmuştur.

XVI. yüzyıldan itibaren bölgedeki şehir ve kasabaların büyük çoğunluğu Anadolu’dakilerden farksız hale gelmiş, hatta yer yer Türk ve Müslüman nüfus yoğunluğu ve vakıf eserlerin yaygınlığı Anadolu’dan fazla olmuştur.

Tarihî belgelere göre Osmanlılar döneminde; Bulgaristan’da 2 bin 356 cami ve mescit, 142 medrese, 273 mektep, 42 imaret, 174 tekke-zaviye, 116 han, 113 hamam, kaplıca, ılıca, 27 türbe, 24 köprü, 75 çeşme, 3 sebil, 26 kervansaray, saray, kale, hastane, kütüphane, saat kulesi ve bedesten olmak üzere toplam 3 bin 399 adet eser inşa edilmiştir.

Bağımsızlıkla birlikte Şarkî Rumeli hariç Bulgaristan Emareti’ne miras kalan vakıf hayrât (cami, mescit, medrese, imaret vs.) ve müberrâtın (han, hamam, Mustafa Paşa Köprüsü / Svilengrad , çeşme, köprü vs.) sayısı 2051 idi. Ancak Bulgaristan belediyeleri, Bulgaristan’da Osmanlı hâkimiyetinin sona ermesiyle birlikte Osmanlı dönemini hatırlatan eserleri, şehirlerin yeniden onarımı ve planlanması gerekçesiyle yıkmıştır. Eserlerin bir kısmı kilise, müze, okul, hastane, matbaa, depo ve cephaneliğe dönüştürülmüştür.

Berlin Anlaşması’nın 12. maddesi Bulgaristan Emareti’ndeki “emlak-i miriye ve mevkûfenin Bâbıâli hesabına suret-i ferağ ve istimaline müteallik işlerin cümlesine ve bunlarda bir ilişiği bulunacak efradın mesâlihini iki sene zarfında tesviyeye memur” bir Türk Bulgar Komisyonu kurulmasını öngörüyordu. İlgili madde gereğince buradaki zengin İslâm kültür mirasının tespiti, yerinde bırakılması veya satılması, başka bir şekle dönüştürülmesi için Türk ve Bulgar yetkililerden oluşan komisyonların çalışması gerekiyordu. Türk ve Bulgar üyelerden oluşan komisyon bu konuları müzakere etmek için seksen üç defa toplanmış, ancak engellemeler yüzünden verimli bir çalışma yapamamıştır.

Günümüzde ibadethane fonksiyonunu yerine getirebilecek din görevlisine sahip ibadethane sayısı 1000 civarındadır. Vakıf mallarının geri iadesi için çıkan karar sonrası Bulgaristan Baş Müftülüğü ülkenin çeşitli şehirlerinde hukuk mücadelesi başlatmıştır. Fakat açılan davalarda binaların daha önce dini amaçlı kullanılmadığı, yeterli kanıt bulunmadığı gibi gerekçelerle iade talepleri reddedilmektedir.

Bulgaristan’da mevcut bulunan camilerden bazıları şunlardır:

Tombul Camii ile ilgili görsel sonucu  

Tombul Camii – Shumen (Şumnu) Cami:

 

1744 yılında Şumnu ilinde Şerif Halil Paşa tarafından yaptırılan Şerif Halil Camii, halk arasında Tombul Camii olarak tanınır. Bulgaristan’ın en büyük camisi olmasının yanında Osmanlı mimarisinin tamamıyla korunmuş olduğu tek eserdir.

 

 

 

Tombul Camii ile ilgili görsel sonucu Tombul Camii – Shumen (Şumnu) Cami:

1744 yılında Şumnu ilinde Şerif Halil Paşa tarafından yaptırılan Şerif Halil Camii, halk arasında Tombul Camii olarak tanınır. Bulgaristan’ın en büyük camisi olmasının yanında Osmanlı mimarisinin tamamıyla korunmuş olduğu tek eserdir.

 

 

Ä°brahim Paşa Camii ile ilgili görsel sonucu İbrahim Paşa Camii

Balkanların en büyük üçüncü camisi olma özelliğine sahip olan İbrahim Paşa camii, Balkanlarda Osmanlılara ait ayakta kalmış en büyük sanat eseridir. İnşaatı 1530 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın sadrazamı Pargalı Damat İbrahim Paşa tarafından

başlatılan camii kırk yıldır ibadete kapalıdır.

 

Ä°lgili resim Sofya Büyük Camii

Asıl adı Koca Mahmut Paşa olan camii Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da bulunur. İnşaasına vezir Mahmut Paşa döneminde (1451) başlanan fakat ancak Paşa’nın ölümünden 20 yıl sonra(1494) tamamlanabilen Camii 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı sırasında hastane, sonraki yıllarda kütüphane olarak kullanılmıştır. 1892 yılından itibaren de Sofya Arkeoloji Müzesi olarak kullanılmaktadır.

 

Banyabaşı Camii ile ilgili görsel sonucu Banyabaşı Camii

Osmanlı Devleti zamanında, bugünkü Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da inşa edilen cami, Avrupa’nın en eski camilerinden biridir. Yapım tarihi hakkında çeşitli tarihler yazılsa da 1566 yılı kabul edilmektedir. Mimar Sinan tarafından tasarlanmıştır. En dikkat çekici özelliği geniş kubbesi ve minare yüksekliğidir. Cami Molla Efendi Kadı Seyfullah adında bir hayırseverin ölen karısı ruhuna yapıldığı için bazı kaynaklarda Seyfullah Efendi Camii olarak yazılmaktadır. Cami bugün adeta Bulgar başkentinin simgesi durumundadır.

 

Cuma (Hüdavendigâr Camii) Camii, Filibe ile ilgili görsel sonucu Cuma (Hüdavendigâr Camii) Camii, Filibe

1364 yılında Filibe’de inşa edilmiş olan Cuma Camii, Sultan I. Murad dönemi yapısı olması nedeniyle “Hüdavendigar Camii” olarak da anılır. Hüdavendigar Camii 1364 yılında Filibe’nin fethinden sonra yapılan ilk camidir. 4/1995 sayılı Kararname ile Bulgaristan Milli Mimari Kültür Anıtı ilan edilen yapı bu gün kendi adı ile anılan Cuma Camii meydanında ve Filibe’nin en önemli alışveriş merkezinin başlangıcındadır. Osmanlı döneminde ise yine alışveriş merkezinin Meriç Nehri’ne doğru başlangıç noktasında olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü Camiden sonra Pazar, bu gün varolmayan Kurşunlu Han, İmaret camii ve köprü ile bütünleşmektedir.

 

Osman Pazvantoğlu Camii ile ilgili görsel sonucu Osman Pazvantoğlu Camii

1801-1802 yılları arasında inşaatı tamamlanmıştır. Cami ile birlikte Pazvantoğlu Kütüphanesi de günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır. Cami ibadete açıktır.

 

Karaca Paşa Camii ile ilgili görsel sonucu Karaca Paşa Camii

Caminin inşaat tarihi kesin olmamakla birlikte (1480 – 1490) tarihçilerin verdikleri bilgiler doğrultusunda XV. asırda inşa edildiği düşünülmektedir. Altı köşeli olarak Gotse Delçev kasabasında inşa edilen cami, Osmanlı döneminden kültür mirası olarak günümüze kadar ulaşmıştır. Cami harabe durumda olup ibadete açık değildir.

 

Kurşunlu Camii karlovo ile ilgili görsel sonucu Kurşunlu Camii

XV. yüzyılda Karlı İli Mehmet Bey tarafından yaptırıldığı bilinmektedir. Kesme taştan yapılan cami dörtgen şeklinde inşa edilmiştir. Caminin minaresi yoktur.

 

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 × 3 =