Yorum

Aklımızı Kullanalım

Dr.Mustafa KAHRAMAN

Konu:   İnsan en kötü şartlarda bile oyun kurabilir.

Kurulan her oyun başarılı olacak diye bir şey yoktur.

Bir oyun zor şartlarda alındığı için başarısız olur diye bir kural da yoktur.

1989 Mayıs Ayaklanmamızın kararı aydınlarımız arasında sürgünde aldılar ve başarılı oldu.


 

Türkiye iktidarını devirme oyunu Amerikan’ın en lüks ortamlarında alınmış olsa da,

15 Temmuz gecesi tosladı. US istihbarat servisi CİA maşası Feto ve adamları (İngilizler) dünyaya rezil oldu. Halkın ihanete tepkisi ise planlanması ihtimal dışı olan bir şeydir ama gerçek oldu. Demokrasimizi tarih çöplüğüne atıp yerine saltanatlık kurma hesapları boşa çıkarıldı. Çok uzaklarda, ta Pensilvanya’da kurulan birçok gizli hain oyun suya düştü. Türkiye Başkanı Sayın R. Tayyip Erdoğan’ın çağrısını duyanlar meydanlara koştu. İşte bu hesapta yoktu, fakat darbecileri bu çağırı yendi. Sinsi oyunu hazırlamak için yıllar harcanmıştı. Deneme,  bir yıkma ve yok etme oyunu olarak ele alındığında, son 6 yılda 15 darbe denemesi yapıldığını görüyoruz. Yapboz, boz yap gibi bir şey. Ne zaman tutarsa!

Bir ay önce Kayseri üzerinde jetlerin alçak uçmuştu. Bu bir darbe provasıymış. Ankara üzerinde de alçak uçtular ya, halkın vereceği tepki o zaman Kayseri’de denenmiş.

Balyoz” ve “Ergenekon” da Türkiye Silahlı Kuvvetlerini çökertme hesaplarından halkalarmış. Karşı tarafı yıpratma, oyalama, uyanıklığını söndürme son adı darbe girişimi olan bu hain oyundan adımlarmış. Bana öyle geliyor ki, hayatta sanki hep tanımadığımız birtakım oyun kurucuların karşısındayız. Hainler ordusuna ait olduklarını ellerindeki “F” serisinden US Dolarlarla kanıtlıyorlarmış.

Yakın Doğu’da en güçlü devlet olan Türkiye Cumhuriyeti’nin parçalayıp iç savaşa sürükleyerek yok etmek amacıyla kurulan oyun 20–30 yıldan beri hazırlanmış. Türkiye’yi devirmeden Arap Dünyası üzerinde, Müslüman aleminde egemen olamayacağını kavrayan emperyalizm gece gündüz uyumamış sinsi oyunların hep yenilerini hazırlamış.


Ben artık PKK saldırılarının, hendek oyununun, açık ortamda, insanların toplandığı merkezlerde, uçak alanında vb yerlerde canlı bomba olaylarının da hep aynı sindirme, korkutma, yıldırma tuzaklarından olduğuna inanıyorum. FETÖ ve paralelciler bu işe alet olmuş, çıraklık ettiler. Bu amaçla binden fazla okul ve yerleşke çalıştırıldığını düşündükçe aklım almıyor. Kendi deyimleriyle halkımıza ölümcül saldırıda bulunmak için boş yere kurban olmaya hazır “altın nesil” yetiştirmişler.

Askeri okullara, akademilere, üniversitelere sızmışlar. Silahlı Kuvvetlerimizi, Adalet kurumlarımızı,  polis ve jandarmamızı halka karşı saldırıya itecek duruma gelmişler.

Bu iğrenç oyun için kaç milyar harcandığını hesaplamak bile imkânsız.

Size anlatmak istediğim, en büyük kötülükleri yapanların da oyun kurup gerçekleştirmekle uğraşmasıdır. Yeni olan, büyük ve kıymetli değerlerle kurulan oyunlarla yaratılır. Aynı zamanda yıkıp yok etmek de kurulan planların ürünüdür.

Hayatın her dalından olduğu gibi, 15–16 Temmuz gecesinden de büyük bir bilgelik doğdu: Halkın çıplak ellerle tankları durdurup darbeyi boşa çıkarabildiği görüldü. Tarihte böyle bir örnek yoktur. Türkiyeyi işgal gecesinde, Tank ancak tankla topla durdurulur deyimlerinin alt üst olduğunu gördüler. Bu bir halk hikmeti oldu, çıplak ellerle de bu topların durduğunu dünya gördü. Türk Milleti dünyaya demokrasi dersi verdi.


Darbenin başarısına el açıp dua edenler için büyük bir çöküntü yaratan olay, Yakın Doğu ve Balkan ülkelerinin hepsini etkileyecek ve bölgemizde hatta dünyada çok büyük değişikliklere kapı açacak beklenmedik iyilik alameti olarak görülmeye başlandı. Darbeye geçit yok! Savaşa geçit yok! Anlayışı hareketlendikçe hayat yeniden açar.

Tarihte benzer öyküler vardır.

Bunlardan birini Naza retli yazar Avad’ın kitabında buluyoruz.

Yardım Etmenin Yolu Her Zaman Bulunur

Bir ihtiyar tek başına yaşıyormuş. Patates ekmek için bahçesini kazmak istese de, bu iş ona artık çok ağır geldiğinden dolayı, çapaya el uzatamıyormuş. Bahçe işlerinde ona yardım edecek durumda olan biricik oğlu ise, hapisteymiş. Son umut kapısı olarak, oğluna mektup yazıp, acıklı durumu anlatmış.


Sevgili oğlum,

Kendimi çok kötü hissediyorum, çünkü bu gidişle ben bu sene patates ekemeyeceğim. Çok yaşlandım, bahçeyi kendi gücümle kazabilecek durumda değilim artık. Sen yanımda olsaydın, canımı sıkan bu gibi dertlerim olmazdı. Bahçemizi kazacağına inandığım için, canım sıkılmazdı.

Sağ ol! Baban.

Birkaç gün sonra mektuba cevap gelmiş.

Sevgili babacığım,


Allah aşkına bahçeyi kazma! Ben silahları oraya sakladım.

Sevgiyle. Oğlun.

Ertesi sabah saat dörtte, polis amirliğinden görevliler kapıya gelmiş ve hiç bir şey demeden bahçeyi baştanbaşa kazmışlar. Silah bulamamışlar. İhtiyardan özür dileyip ayrılmışlar.

Kısa bir süre sonra yaşlı adam oğlundan yeni bir mektup almış.

Sevgili babacığım,


Şimdi patateslerini istediğin gibi ekebilirsin. Senin için hapishaneden yapabileceklerimin en iyisini yaptım.

Sevgiyle, Oğlun.

Oğlanın mahpushaneden kurduğu oyun, yaşlı babasını mutlu etmiş ve açlıktan kurtarmıştır.

Bu başarıyla sonuçlanan bir oyun kuruculuğu-dur.

Feto haininin Pensilvanya’da kurduğu oyunsa tutmamış ve başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Türk Milleti artık ayağı kalkmalıdır. Çanakkale savaşından sonra ilk defa başarısız oluyor İNGİLİZ-AMERİKA işbirlikçileri. İşte bu gün bize düşen önce Türkiye’de birlik olmak ve ayağı kaldırmak, daha sonra Türk-İslam Birliğini ayağı kaldırmaktır.


Aklımızı iyi kullanalım.

Saygılarımla.

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3 × 4 =