Yorum

Türkiye – Suriye dostluğunda dev bir adım

Taha Akyol’un 7 Şubat 2011 tarihli yazısı bu sözlerle başlıyordu. Akyol şunları söylüyordu: “Türkiye-Suriye dostluğunda dev bir adım; Asi nehri üzerinde ortak Dostluk Barajı inşa edeceğiz. Türkiye Başbakanı Erdoğan ile Suriye Başbakanı Naci Itri’nin katıldığı töreni ekrandan izledim. Sevinçle izledim ve Ağustos 1923’te Meclis’te yapılan Lozan tartışmalarını hatırladım.” (Milliyet)

Av. Gülseren Aytaş
Av. Gülseren Aytaş

Bu sevinçli yazının kaleme alındığı ayda, yani Şubat 2011’de Suriye’de hiçbir terör olayı vuku bulmamış. Bu durumu TMMM’den öğreniyoruz. Yani, Terörizmle Mücadele Mükemmeliyet Merkezi’nden… Yani, Türkiye’de faaliyet gösteren uluslararası bir askeri kuruluştan!
TSK’nın resmi sitesindeki uluslararası ilişkiler bölümünde, Türkiye’de faaliyet gösteren uluslararası askeri kuruluşlar da yer alıyor. Bunlardan Terörizmle Mücadele Mükemmeliyet Merkezi (TMMM), Türkiye, Bulgaristan, Romanya ve -elbette- İngiltere tarafından bundan tam sekiz yıl önce kurulmuş. Bu merkeze bir yıl içinde ABD, Almanya ve Hollanda da katılıyor ve TMMM, “uluslararası askeri kuruluş” statüsü kazanıyor.
İşte Türkiye’de faaliyet gösteren bu kuruluş, dünyada meydana gelen terör olaylarına ilişkin aylık ve yıllık raporlar yayınlıyor. Bu raporlara göre Suriye’nin 24 aylık durumu şöyle:  “Türkiye – Suriye dostluğunda dev bir adım”ın atıldığı Şubat 2011’de Suriye’de hiçbir terör olayı yok. Dünyanın 47 ülkesinde toplam 981 terör saldırısı olmuş, Suriye’nin komşusu Türkiye 5 terör saldırısı ile 21. sırada, Irak 194 terör saldırısı ile 2. sırada ancak Suriye’nin ismi listede yok. Şubat 2012 ayına gelindiğinde, yani tam bir yıl sonra durum aniden değişiyor; Suriye terör olaylarının yaşandığı 38 ülkenin sıralandığı listede 12. sıraya yerleşiyor!
Şubat 2013’de ise 7. sıraya yükseliyor!
“Türkiye-Suriye dostluğunda dev bir adım” denilen Şubat 2011’den Şubat 2013’e kadar geçen 24 aylık sürede baş döndürücü bir “evrilme”!
Apaçık görülüyor ki bu “evrilme” hayatın olağan akışına uygun değildir. Tıpkı 2011-2012 yıllarında toplam 4594 terör saldırısı ile 21 bin Müslümanın hayatını kaybettiği ve yaralandığı Irak’ın artık normal olmadığı gibi…
Geçtiğimiz 2012 yılında en çok teröre maruz kalan 5 ülke ise şöyle:
*  Irak; 1900 terör saldırısı, (her gün 5.2 saldırı),
* Pakistan; 1428 terör saldırısı, (her gün 3.9 saldırı),
* Afganistan; 972 terör saldırısı, (her gün 2.7 saldırı),
* Hindistan; 767 terör saldırısı, (her gün 2.1 saldırı),
* Yemen; 251 terör saldırısı, ( her gün 0.7 saldırı). (*)
Prof. Aslan Gündüz bugünkü milletlerarası sistem hakkında şunları söylüyor:
“…Bugünkü sistem, milletlerarası ilişkilerin tek aktörü olarak devletleri görmekte ve devlet-altı organize şiddet birimlerinin sebep olduğu saldırı ve zararları ele almaya müsait bulunmamaktadır. Azınlık hakları, self-determinasyon, kurtuluş savaşları gibi yeni kavramlar altında desteklenen saldırılar karşısında hedef devlet, çaresiz kalmakta; saldırıların gerisindeki devletler herhangi bir müeyyide ile karşılaşmamaktadır.” (**)
Ve büyük devletler en küçük bir müeyyide ile karşılaşmadan dünyaya nizam vermeye devam ediyor! Bu iş artık o derece fütursuz yapılıyor ki ABD Başkanı ayakta telefonla konuşurken bir ayağını çalışma masasına dayayıp fotoğraf çektiriyor, “Suriye’yi ezer geçeriz” mesajı veriyor! Üstelik ABD’nin Suriye’yi Müslüman ülkelerin vereceği para ile bombalayacağı açıklanıyor! Ne için? ABD Başkanı açıklamıştı: “Suriye’de çok etnisiteli, çok dinli bir yapının çoğulcu bir şekilde kurulması gerekiyor.” (16 Mayıs 2013, TRT-Haber, Başbakan Erdoğan’la basın açıklaması)
Aydınlarımız Irak’a 2005 Anayasası ile getirilen çoğulcu sistemi görmüyor mu? Batı’nın Türk ve İslâm dünyasına dayattığı çoğulculuğun (plüralizm) “bütün grupların gücü oranında yönetimde ve topraklarda pay sahibi olduğu bir sistem” olduğunu bilmiyor mu? Bu sistemin ülkeleri bölünmeye sürüklediğini görmüyor mu? Tanzimat döneminde de Fransa’nın projesi olarak Osmanlı topraklarına uygulanan bu çoğulcu sistemi bilmiyorlarsa artık bilmeleri gerekir, biliyorlar da bilinçli olarak tavsiye ediyorlarsa durum çok daha vahim demektir!
(*) Raporlardaki listeler ve geniş bilgi için bkz: TSK Genelkurmay Başkanlığı’nın resmi sitesi; www.tsk.tr > uluslararası ilişkiler > Terörizmle Mücadele Mükemmeliyet Merkezi (www.tmmm.tsk.tr/)
(**) Prof. Aslan Gündüz, Milletlerarası Hukuk, Temel Belgeler Örnek Kararlar, 5. Bası, Beta Yay.,
2003, s.51

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

one × 1 =