Yorum

RUMELİ’YE ELVEDA DERKEN

RUMELİ’YE ELVEDA DERKEN: BULGARİSTAN TÜRKLERİNİN TRAJEDİSİNİN
GALİP SERTEL’İN ŞİİRLERİNDEKİ YANSIMALARI

Doç. Dr. Mehmet GÜNEŞ
Marmara Üniversitesi

Keder, Hüzün ve Umut Arasında Bir Yolculuk: Muhaceret
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

19. yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı Devletinin kaybettiği topraklardan göçler başlar. Balkanlardan göçün en büyük nedeni, Rusya’nın panslavist akımının tesiriyle oluşan Türk düşmanlığıdır.23 1877-1878 savaşı esnasında Ruslar, Müslümanları göçe zorlayacak etkili planlarını yürürlüğe koyarlar.24 Rusların desteğini alan Balkan kavimleri o coğrafyada yaşayan Müslüman topluluklara işkenceye başlarlar. Bu topraklarda yönetimi ele geçiren hâkim güçler, bu coğrafyada Müslüman Türklere yaşama hakkı tanımazlar.25 İşkence ve katliamlar katlanılmaz bir hâl alınca halk zorunlu olarak göçe başlar. O tarihlerden sonra Balkanlardan sürekli göç dalgası olur. 1985 yılında başta Türkler olmak üzere “Pomak”, “Çingene” (Roman) yurttaşların da işkenceye maruz kalması, öz dillerindeki adlarını değiştirmeye zorlanması ve daha nice zorluklar üzerine26 Türkler buradan Türkiye’ye göçer. Kendisi de bu tarihteki göç kafilelerinden biriyle İstanbul’a gelen Galip Sertel şiirlerinde bu tarihsel süreci dramatize eder.Galip Sertel “Ve Dobruca ‘89” şiirinde öz yurtları Dobruca yöresinden anayurt Türkiye’ye göçü tasvir eder.

“Ve Dobruca’nın köyleri yepyeni
Yeni kiremitler örtmüş evleri
Çoluk çocuğu göç yollara dökmüş
Yolların üstünü gam keder örtmüş”27

Daha önceki muhaceretlerde olduğu gibi, 1989 yılında Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç edilirken bazı Müslüman Türkler o topraklardan göç etmek istemez, onca zulme ve baskıya rağmen öz yurt olarak gördükleri toprakları bir anda terk edemezler. Yıllardır komşuluk yapan ya da akraba olan kişilerden bazıları göçerken bazılarının orada kalması büyük acı ve kederlerin yaşanmasına neden olur. Şairin bu şiirinde de “Rüzgârın sesinde bir garip korku / Ayrılık dokuyor akşamın ufku”28 mısralarında görüleceği üzere, durumu dramatize etmek için rüzgâra kişisel anlam yüklediği görülür. Bu topraklardan göçenler de kararlarının ne kadar doğru olduğu hususunda da tereddütlüdürler. Galip Sertel “Ve Yol 89” göç sürecinde yaşanan çatışmalar ve yüreklerde oluşan sızıları aktarır:

“Bu yol uzun upuzun
Uzanıp serilmiş Dobruca’nın düzüne
Başımı alıp da gidemiyorum
Gidilmiyor bir türlü
Kalanların vebali üzerimde…”
(…)
Bu yol uzun upuzun
Bir yanımda uçan atlarıyla uç beyleri
Konar göçer tarihe…
Öbür yanımda üç günde terk edilmiş Türk köyleri
Acısı zehir zıkkım damlıyor yüreğe
Yuvamı yıkıp da bırakamıyorum
Bırakılmıyor bir türlü
Ata yadigârı Dobrucam ele güne”…29

Öz yurttan göçe karar verenlerin çoğu bu şiirdekine benzer duyguları yaşar. Asırlardır Türk yurdu / Türklere ait eser ya da kültürlerin hâkim olduğu Dobruca bölgesini tamamen terk etmeyi kabullenmek oldukça zor olur. Öyle ki burada kalan son Müslüman Türklerin de bu coğrafyayı terk etmesi durumunda, Müslümanlığa / Türklüğe ait izler kısa süre içinde tamamen yok edilecektir. Olası tehlikenin idrakinde olan göç kafilesi, atalarının kendilerine bıraktığı emanete sahip çıkamadıklarını düşünmektedirler. Bu elim hadiselere bizzat tanık olan şair, yaşanan trajedi ve duyguları son derece gerçekçi ve çarpıcı biçimde yansıtmıştır. “Ve Anadolu ‘89” şiirinde de göçün yarattığı travma“Nice yas tutup yollara yaslanmalarını…/ Yürürler ihsan ile/ Yürürler isyan ile bebekleri beşikte ağlaya ağlaya/ Yürürler Anadolu’ya”30 mısralarıyla ifade edilir. Günler süren göç yolculuğu, birçok kayba da neden olur. Önceleri rüyalarına giren, hülyalarını süsleyen İstanbul şehri / Anadolu, öz yurdun yerini ne yazık ki dolduramaz.
———————–
23 Nedim İpek, İmparatorluktan Ulus Devlete Göçler, Serander Yay., Trabzon 2006, s. 52-61.
24 Justin MacCarthy, Ölüm ve Sürgün, Çev. Bilge Umar, İnkılâp Yayınları, İstanbul 1995, s. 148.
25 H. Yıldırım Ağanoğlu, Osmanlı’dan Cumhuriyete Balkanların Makûs Talihi Göç, Kum Saati Yayın-ları, İstanbul 2001, s. 78-93.
26 Ahmet Şerif Şerefli, Bulgaristan’daki Türkler (1879-1989), Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 2002, s. 183.
27 Galip Sertel, age.,s. 31.
28 Galip Sertel, age.,s. 31.
29 Galip Sertel, age., s. 32.
29 Galip Sertel, age., s. 32.

– Alıntı – Prof. Dr. Necmettin Hacıeminoğlu Hatıra Kitabı,Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları, İstanbul 2017,s.(525-538),

Görüntünün olası içeriği: şunu diyen bir yazı 'Rumeli 'ye Elveda Rumeli 'ye Elved'

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

fifteen − four =