Rfaet ULUTURK
Bazen bir söz, yılların tecrübesini, bir ömrün yolculuğunu içinde barındırır. Akşemseddin Hazretleri’nin nasihatleri tam da böyle sözler… Sanki yüzyıllar öncesinden bugünün insanına yazılmış mektuplar gibi.
“Ey oğul! Her işe besmele ile başla.”
Ne kadar sade, ama bir o kadar da derin bir öğüt… Bugün biz, işe başlamadan önce telefonumuza bakıyoruz, bir bildirim geliyor, bir telaş sarıyor. Oysa “besmele” demek; önce dur, niyetini düzelt, kalbini toparla demek.
“Ölümü aklından hiç çıkarma.”
Bu cümle ilk okunduğunda biraz ürkütücü gelebilir. Ama aslında hayatı güzelleştiren bir bakış açısıdır. Ölümü hatırlamak, her anın değerini bilmeyi öğretir insana. Sevdiklerimize sıkıca sarılmayı, kırıcı sözleri ertelememeyi, şükretmeyi… Çünkü biliyoruz ki vaktimiz sınırlı.
“Daima edepli ol; ikram ettiğine de mütevazı ol.”
Edep… Belki de en çok yitirdiğimiz değerlerden biri.
Hep daha fazlasını isteyen, daha çok görünmek için çabalayan bizler; küçülmeyi, mütevazı olmayı unuttuk. Oysa gerçek büyüklük, alçakgönüllülükte gizlidir.
“Bu günden yarının tasasını çekme.”
Ah ne kadar tanıdık geliyor değil mi? Hepimizin cebinde bir endişe taşıdığı bir çağdayız.
Yarın ne olacak, işler yoluna girecek mi, çocuklar nasıl büyüyecek? Ama o der ki; “bugün sana verilmiş en kıymetli nimettir.” Belki de yarını düşünmekten, bugünün güzelliklerini ıskalıyoruz.
Akşemseddin Hazretleri’nin sözleri sadece geçmişe ait değil,
aslında kalbimize yazılmış evrensel hakikatler. Hepimizin ihtiyacı olan küçük hatırlatmalar…
Belki bugün sofrada otururken, belki çocuklarımızın başını okşarken, belki de bir dostumuza halini sorarken bu nasihatleri hatırlamalıyız. Çünkü hayat, aslında bu küçük anların toplamı.
Ve unutmayalım: Güzel söz, güzel bir hayatın kapısını aralar.
