Başbakan Binali Yıldırım, Alman Der Spigel dergisindeki Fırat Kalkanı operasyonu analizine ilişkin, “Bu dergi herhalde bir başka gezegende yaşıyor, dünyadan haberi yok veya haberi var, yalan hem de kuyruklu yalan haberler yapmayı kendine iş edinmiş.

Düzeltme'Yıldırım-Borisov Ortak Basın Toplantısı' Başlıklı Haberimizin 6. Paragrafındaki, 'Gerek...

Değerli dostum Boyko Borisov’u Türkiye’de, İstanbul’da misafir ediyoruz, kendisine ve heyetine ülkemize hoş geldiniz diyorum.

Sözlerimin başında bu sabah erken saatlerde Cizre Polis Merkezine alçak PKK terör örgütünün kalleş saldırısı sonucu hayatını kaybeden 11 tane şehidimiz, polis kardeşimiz var, şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Yaralılarımız var çok sayıda tedavi altında, onlara da acil şifalar diliyorum.

Terör örgütü ne yaparsa yapsın, canımızı yakabilir, şehitlerimiz olabilir, acımız büyük, ancak şehitlerimizi bağrımıza basacağımız, kalleş terör örgütünü sevindirmeyeceğiz. Hiçbir terör örgütü Türkiye Cumhuriyeti’ni esir alamaz, bildiklerini arkalarına koymasınlar.

Milletimiz şunu anlasın ve bilsin ki; bu terör örgütlerinin tümüne topyekun savaş açtık, Kurtuluş Savaşı’nda Gazi’nin dediği gibi, ya istiklal, ya ölüm. Ve 79 milyonun kardeşliğine, birliğine, beraberliğine kasteden bu alçaklara her türlü hak ettikleri cevabı vereceğiz.

Bugün dünyanın gıptayla izlediği büyük bir eseri tamamlayıp milletimizin hizmetine sunarken, kalleş terör örgütü bildik icraatlarını yapmaktan geri koymuyor. Milletimizin geleceği için, ülkemizin refahı için, 2023hedeflerimiz için yılmadan bir yandan çalışacağız, eserler ortaya koyacağız, yeni projeleri hayata geçireceğiz, bir yandan da bu ülkenin başına bela olan bu terör örgütünü de çökerteceğiz. Yapacakları hiçbir alçak girişim bizim kardeşliğimizi, birliğimizi bozmayacaktır ve bu mücadelede asla bizi yıldırmayacaktır.

Değerli dostum Boyko ile Türkiye-Bulgaristan arasındaki konuları enine boyuna konuştuk. Türkiye-Bulgaristan komşu değil, aynı zamanda iyi birer müttefiktir, iyi bir dosttur. Çünkü ikili ilişkililerimiz gittikçe gelişmektedir, NATO’da ve birçok uluslararası organizasyonda birlikte çalışıyoruz, bölgesel işbirliklerinde uyumla birlikte hareket ediyoruz. Sayın Borisov’la sürekli her konuyu zaman mefhumu olmaksızın telefonla görüşüyoruz, sorunlara anında müdahale ediyoruz, her ülke halkının istediği, arzuladığı konuları geciktirmeden çözüme kavuşturuyoruz. Bulgaristan’la geliştirdiğimiz bu ikili ilişkiler tabiatıyla Avrupa Birliği ilişkilerine de olumlu yansımaktadır, olumlu katkı sağlamaktadır.

Bilindiği gibi Türkiye, Ortadoğu’da, özellikle Suriye’de, Irak’ta uzun yıllardır devam eden iç savaş nedeniyle çok sayıda, 3 milyondan fazla mülteciye ev sahipliği yapmaktadır. Mültecilerin her türlü ihtiyaçlarını karşılıyoruz, bunu da severek yapıyoruz, çünkü bizim geleneğimizde zorda, darda kalan insanlara yardım etmek esastır. Bu sorunun bölgesel ve küresel bir sorun olduğunu asla akıldan çıkarmamamız lazım. Avrupalı dostlarımızın mülteci sorunu çözümü konusunda daha fazla sorumluluk almalarının zamanı gelmiş ve geçmek üzeredir.

Ekim ayı sonunda yürürlüğe girmesi beklenen vize serbestisi ve geri kabul anlaşmasının mutlaka sonuçlandırılması hayati bir öneme sahiptir. Bu anlaşmaların bir şekilde yapılamaması halinde mülteci sorunu artık Türkiye’nin sınırları içerisinde değil, bütün Avrupa’yı da ilgilendirecek büyük bir bölgesel soruna dönüşme riskini içermektedir. Bu meseleyi değerli dostum Boyko’ya bütün detaylarıyla anlattım, zannederim Avrupa Birliği üyeleriyle bugün-yarın görüşmeler olacak, ümit ederim ki onlara aktarma fırsatı olur.

Bulgaristan’ın yaşadığı göçmen sorununu da biliyoruz ve yakından takip ediyoruz. Avrupa Birliği’nde yaşadığımız sıkıntıların ötesinde ondan bağımsız olarak Bulgaristan’ın bu yükünü, yaşadığı bu sıkıntıyı hafifletmek için elimizden gelen her türlü gayreti göstermeye hazırız. Bu konuda ilgili makamlarımız zaten çalışmalara başladılar, ümit ederim ki kısa zamanda bu konuda müspet bir sonuç elde edilir, böylece yükleri, sorunları paylaşarak aşma imkanını sağlamış oluruz.

Buyurun. 

BULGARİSTAN BAŞBAKANI BOYKO BORİSOV: Sayın Başbakan, sayın bakanlar, medya mensupları; ilk olarak gelişen en son olayla ilgili özellikle Başbakana ve Türk halkına başsağlığı diliyorum. Maalesef artık haftalardır böyle terörist olaylar oluyor ve böyle başsağlığı mesajları gönderiyoruz. Özellikle şehitlerin ailelerine bu bizim duygularımızı iletmek istiyoruz.

Tabii ki bugünkü ziyaretimizin amacı; bugün açılacak olan üçüncü köprü, Avrupa ile Asya’yı birleştiren bir köprüdür. Ve böylece de bizim yollarımız, otobanlarımız bu projeye bağlanmış olur.

Özellikle Türk meslektaşıma teşekkür etmek istiyorum bu bahsettiği konulara ve önemli konular üzerinde oturup konuşma fırsatı bulduğumuz için teşekkür ederiz.

Ve iyi ilişkilerimiz tabii ki vardır ve konuştuğumuz konular net ve açık tartışıldı, konuşuldu. Ve Sayın Başbakana da teşekkür etmek istiyorum, özellikle mülteci konusundaki vardığımız tabii ki görüş birliği ve Türk tarafına yapılacağı katkılardan ve çalışmalardan dolayı öncelikle teşekkür etmek istiyorum. Tabii ki şu ana kadar da Türkiye pek çok adım attı o yönde bu engeli geçişler, yani şu ana kadar 26 bin civarında zaten olaylar engellenmiş oldu. Çok bazı notlar paylaştık, çok ayrıntılı bilgileri paylaştık, haritalar üzerinde konuştuk, bölgeler üzerinde çalışmalarda bulunduk.

Dikkatimi çeken olay şudur ki; şu anda Türkiye bir harekat içerisinde ve bu harekat dolayısıyla yeni ulaşabilecek 2 milyonluk bir mülteci dalgasını önleme yapıyor böylece. Artı mevcut olan 3 milyon mülteci, Türkiye’de bulunan 3 milyon mülteci varken özellikle işte İstanbul bölgesinde. Hakikaten biz Avrupa’da çok net bir hesap, bir analiz yapmak zorundayız. Mart’ta imzalanmış olan anlaşma konusunda çok iyi bir değerlendirme yapmak zorundayız ve bu yapılacak oylama çok iyi bir analiz yapmak zorundayız. Ve esas soru, yani Türkiye ne zamana kadar bu mülteci akışını engelleyebilecek?

Pek çok mesaj paylaşmak istiyorum, hatta bazılarını not tuttum. Çünkü mesele Bulgaristan ile Yunanistan en büyük tehlike altında bulunan ülkelerdir bu süreçten dolayı. Ve burada söz konusu olan şey; hakikaten ortak bir Avrupa uzlaşma ve bizim komşularımızla birlikte bir uzlaşma sağlamak, esas amaç odur. Dayanışma çok önemlidir ve çok ağır ve çok aktif aylar olacak önümüzde. Ve umuyorum ki ortak bir çalışma içerisinde hem Avrupa Birliği, hem Türkiye bir çözüme ulaşır ve şu anda bulunduğumuz bir zor durumdan da çıkabiliriz ortak çalışmalarla. Çünkü bu anlaşma hakikaten çok büyük etki yarattı ve mülteci baskını azaldı kesinlikle. Ve ben şahsen bulunduğum o zamanki toplantıda ve tüm ülkeler, tüm başbakanlara zaten onayladılar ve oyladılar, desteklediler bu anlaşmayı. Artık diplomatlar çözümü bulmak zorundalar. İyi bir savaş yoktur, zaten herkes biliyor ve bu problemi çözemezsek bir savaş çıkma ihtimali çok büyüktür tabii ki. Tabii ki Avrupa da bu çok uygun, çok konforlu bir siyasi tavırdır işte mülteci kartı oynamakla birlikte.

Şöyle bir izahta da bulunmak; zaten geldiğiniz bölgelere geri çeviririz, iadesini yaparız. Fakat aklımda şunu hiç düşünmüyorum: Nasıl olacak bu iş, mesela bu binlerce kişi bizim topraklarımıza ulaşıp biz ondan sonra nereye dağıtırız? Ve asla Bulgaristan Türkiye’yle Avrupa arasında bir … olacağını asla bunu kabul etmem. Politik, tabi ki siyaset, özellikle … siyaseti çok tabi ki yaygın ve uygun olabilir bazılarına, fakat gerçek başkadır. Ve zaten buradaki Başbakan nezdinde de söylüyorum, bu kişiler her gün ölümle karşı karşıya geliyorlar. Biz bir angajman, zaten hepimiz bir angajman kabul ettik ve bu angajmanı kabul ettikten sonra onayladık ve destekledik. Ve hukuksal devletler olarak imzalanan angajmanlar ve anlaşmalar üzerinde durup zaten onları uygulamaya mecburuz. Ne zaman ise zaten mesela Türkiye’ye bazı itirazlarımız olabilir ve olmuştur, hemen izah etmişiz ve söylemişiz her zaman açık açık.

Geçenlerde ABD Başkan Yardımcısı zaten o da açık söyledi, bir tabi ki reaksiyon oldu, biraz gecikmiş, hatta Bulgaristan’ın reaksiyonundan gecikmiş reaksiyon olarak da değerlendirilebilir, ama yine de kabul edilebilir bir tavırdır.

Bulgaristan ile Türkiye yakın devletlerdir, hem coğrafik, hem bölgede ortak pek çok … Zaten kontak içerisindeyiz, içişleri bakanlarımız en yakın zamanda bu çalışmaya katılırlar, birçok merkezimiz.

Üçlü merkezimiz Bulgaristan, Yunanistan ile Türkiye, o da çalışır vaziyettedir. Özellikle şunu vurgulamak isterim ki; biz bir tek Bulgaristan’ın sorunlarını çözmek istemiyoruz, biz hem Yunanistan, hem Bulgaristan problemlerini çözmek istiyoruz ve yapabiliriz.

… imzalanmış bir anlaşma var Türkiye’yle Bulgaristan arasında ve bizim iradeyle o problemi iki tarafla çözebiliriz. Ben istiyorum ki, Avrupa Birliği ortak tavır ve tüm devletlere saygı göstermek ve kurallar içerisinde davranmak. Ve tabi ki Türkiye’ye karşı Türkiye’nin negatif açısından hiçbir şey yaratmak istemiyoruz. Ben enimi ki, Avrupa ve Türkiye beraber, yani Avrupa’da ve bölgede büyük güven sağlanır, bir istikrar sağlanır böylece.

Teşekkür ederim.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM: Evet, ben teşekkür ediyorum. 

Sayın Başbakanın özellikle ülkemizde 15 Temmuz’da meydana gelen darbe girişiminde bize ilk andan itibaren Bulgaristan Hükümeti olarak, devleti olarak çok yakın, açık bir desteği oldu Türk halkının geleceğinden yana, Türk demokrasisinden yana. Bu açık desteğinden dolayı Sayın Borisov’a da çok teşekkür ediyorum. Bulgar halkına Türk halkıyla dayanışma içerisinde olduğu için ayrıca teşekkür ediyorum.

Değerli dostumun da ifade ettiği gibi, biz Bulgaristan’la aramızdaki sorunları öyle veya böyle çözeriz, bir problem yok, biz geçmişte de çözdük. Biz Bulgaristan’la aramızdaki bu mülteci sorununu çözmemiz, sorunun tamamen çözümü anlamına gelmiyor. Avrupa bu tehditten bu şekilde kurtarma şansı yok, çünkü bölgede, Suriye’de, Irak’ta işler gittikçe daha zora giriyor.

Biz yeni dalgaların oluşmaması için güney sınırımızda bazı tedbirler aldık, buradaki DEAŞ ve diğer terör unsurlarını bölgeden temizliyoruz ki oradaki sivil insanlar evlerinden, barklarından tekrar göç etmek zorunda kalmasın. Ancak, sorunun bütün Avrupa Birliği düzeyinde kapsamlı olarak ele alınma ve acilen çözüm üretme ihtiyacı var.  Bu konuyu enine, boyuna Sayın Başbakanla konuştuk. Ümit ederim ki, Birlik de bu vesileyle bir kez daha bu meselenin farkına varmış olur ve gereken adımları atmış olurlar.

Bir kez daha Sayın Başbakana dost ve komşu Türkiye’yle gösterdiği dayanışma için teşekkür ediyorum.

Tekrar ediyorum ki, gerek Türkiye’de, gerek Bulgaristan’da yaşayan soydaşlarımız, Bulgaristan kökenli Soydaşlarımız Bulgaristan’la bizim aramızdaki ilişkilerin adeta çimentosudur, ilişkilerimizi geliştiren, ilişkilerimizi daha da ileriye götüren en önemli varlıklarımızdan biridir. 

Sayın Başbakanla enerji, ulaştırma, kültür, turizm konularında da ikili ilişkilerimizi geliştirmek bakımından neler yapılacak, bunları konuştuk, ilgili bakanlarımız bu konuda yakın çalışmaya devam edecekler.

İstanbul’u Uzak Doğu’ya ve Balkanlar’a, Bulgaristan’a bağlayacak dünyanın en geniş asma köprüsünün, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün bugün açılışında bizlerle beraber olduğu için değerli dostum Boyko Borisov’a tekrar teşekkür ediyorum, hoş geldiniz diyorum.

Teşekkür ederim. 

Soru mu var? Peki.

SORU: Sayın Başbakan, bugünkü saldırıyla ilgili biraz daha detay bilgi alabilir miyiz özellikle yöntemi ve zamanlamasıyla ilgili? Yöntem olarak bir intihar saldırısı olduğu belirtiliyor, buna ilişkin detay verebilir misiniz?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM: Sabah 7 sıralarında Cizre Polis Merkezine bir intihar saldırısı, patlayıcı yüklü bir kamyonla intihar saldırısı oldu ve şehitlerimiz var, yaralılarımız var. Bu hiç şüphesiz alçak PKK bölücü terör örgütünün hain saldırılarından bir tanesi.

SORU: Efendim, devamı vardı sorumun da, bu Cerablus operasyonuyla ilgili olarak Alman Der Spiegel Dergisi’nin bir analizi var, hedef Kürtler, Ankara bölgede uzun süreli bir işgalin ilk adımını attı şeklinde bir analiz. Hem bu analize yorumunuz ne olacak, hem de Türk Silahlı Kuvvetleri’nin orada ne kadar süreyle kalması planlanıyor? Hedef IŞİD’i hangi noktaya kadar temizlemek ve PYD’nin Fırat’ın doğusuna geçtikten sonra Türk Silahlı Kuvvetleri dönecek mi? Buna ilişkin bir zamanlama öngörünüz var mı ya da operasyon talimatı nedir?

Teşekkürler.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM: Bu dergi herhalde bir başka gezende yaşıyor, dünyadan haberi yok veya haberi var, yalan, hem de kuyruklu yalan haberler yapmayı kendine iş edinmiş. Hiçbir şey yapmayı bilmiyorsa, Amerikan Başkan Yardımcısının açıklamasını dinlesin, Avrupa Birliği makamlarının açıklamasını dinlesin ve dünyadaki bütün ülkelerin açıklamalarını dinlesin, ona göre haber yapsınlar.

Türkiye bir yandan IŞİD’le mücadele etmekte zayıf kalıyor diye yalan iddialarda bulunacaksınız, bir yandan da DEAŞ veya IŞİD’in üzerine amansızca gidip masum insanların hayatını kurtarınca da Kürtler öldürülüyor diyeceksiniz; yemezler. Bunlar tamamen yalandır, aslı astarı yoktur. Özgür Suriye Ordusu orada DEAŞ unsurlarını temizlemekle meşguldür ve diğer terör gruplarını geldikleri yere göndermekle meşguldür, bizim askerimiz, bizim unsurlarımız da onlara lojistik destek vermektedir. Askerimizin görevi, sınırlarımızın güvenliğini sağlamak ve ülkemizin topraklarında yaşayan vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini teminat altına almaktır. Türkiye’nin yaptığı budur, bunun dışındaki bütün haberler, yorumlar zırvadır.

Baştan beri biz Türkiye’nin toprak bütünlüğünü savunuyoruz ve Suriye’nin de toprak bütünlüğünü savunuyoruz. Bu terör örgütlerinin amacı, hem Türkiye’de, hem Suriye’de bölücülük yapmak, sözde akılları sıra buralarda devlet kurmak, öyle bir hayalin peşindeler, asla bunu başaramayacaklar.

Biz, sınırlarımızın güvenliğini, vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini yüzde 100 sağlayıncaya kadar oradaki operasyonlarımıza devam edeceğiz, DEAŞ ve diğer terör unsurlarını bölgeden çıkarıncaya kadar bu operasyonlara devam edeceğiz.

Teşekkür ederim. 

SORU: 24 Saat Gazetesi’nden.

Türkiye Bulgaristan’la ikili bir sözleşme imzalamayı düşünüyor mu?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM: Hangi konuda?

SORU: Suriye mültecileri konusunda. 

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM: Türkiye-Bulgaristan mülteci sorununu, Bulgaristan’ın yaşamakta olduğu bu sıkıntıyı azaltmak için ikili bir gayret, ikili birlikte çalışma kararı aldı, az önce ben de açıkladım, Sayın Başbakan da açıkladı. Her ne kadar Avrupa Birliği’yle yapılacak anlaşma gecikmiş olsa da, bu anlaşma oluncaya kadar, Ekim ayında tamamlanmasını bekliyoruz, çünkü bu kanuni zorunluluk, bu süreye kadar bile Bulgaristan’la aramızda çalışmaları yoğunlaştıracağız ve burada yaşanan sorunun çözümü için somut adımlar atmaya gayret edeceğiz.

BULGARİSTAN BAŞBAKANI BOYKO BORİSOV: Bulgaristan’a hiçbir şart koymadı.

İkincisi, ben umuyorum ki Avrupa Birliği içesinde yeterince bir irade, yeterince bir güç toplanıp bütün devletlere bir koruma sağlamak. Ondan sonra zaten başka toplantılarımız da olacak, yeterince bir zamanımız ve ortamımız olur. Ben eminim ki, tüm Avrupa ülkeleri için çok net ve uygun bir çözüm bulabiliriz, böyle bir imkanımız var.

Bazı detayları da açıklamak isterim, ben anlaşmayı, zaten oradaki şartlar uygulanıp ve tüm dış sınırlarımızı kapatabiliriz, aynı zamanda Türk makamlarıyla çok iyi ortak bir sınır koruma mekanizma oluşturabiliriz. Peki, eğer sadece Türkiye sınırı bir istikrar, böyle bir mekanizma oluşturursa, Yunanistan sınırı, Makedonya sınırı kiminle şey yaparız, oradaki ortam nasıl olacak? Yani gerçekçilik ön plana çıkarmak lazım ve böylece uygun kararlar verilir. Hatta tek tek anlaşmalar da çözüm değil.

Teşekkür ederim.

Reklamlar