Siyaset

Bulgaristan’da hayatın dönüm noktası ve gençler

10 Kasım 1989 yılının sisli ve yağmurlu öğle sonrasında Sofya tuhaf bir sukunetin içine girer. Sokaklar boşalır, herkes evine toplanmaya acele eder, insanlar televizyon karşısına geçer, herkes birbirine telefon eder ve olup bitenleri anlamaya, anlatmaya çalışır. Bir haber ağızdan ağıza yayılır, beklenmedik bir haber! İnanılır gibi değil- ama bir gerçek. Bulgaristan Komunist Partisi’nin 33 yılki tek lideri Todor Jivkov iktidardan düşmüştür, “değişmez” ve “yerini kimse alamaz” denilen devlet başkanı iktidardan alınmıştır.

bsp-antik-eviBaşkentte önce derin bir sessizlik vardır, sonra içten içe bir mutluluk, ta ki daha sonra bu mutluluk sevinç feryatlarına dönüşünceye dek, insanlar sokaklara atılır. Tarihi bir günün hikayesi yazılır. Bulgar vatandaşları, hayatlarında 180 derecelik dönüm noktası oluşturacak bir güne şahit olurlar.
24 yıl önce Bulgaristan’da demokrasinin temelleri böyle atıldı. Ülkede totaliter rejimden demokrasi ve liberal piyasa ekonomisine geçiş dönemi başladı.

Gençler totaliter dönem hakkında çok yanlış bilgiye sahip veya hiç bir bilgileri yok. Geçenlerde yapılan bir ulusal kamuoyu yoklamasında çocukların çoğunun Demir Perde, kominist diktatörliğü veya toplama kamplarının ne olduğunu bilenler dahi yok. Komünizmin ne olduğunu bilmeseler de, birçoğu komünist lider Todor Jivkov’un döneminde yaşamaya itiraz etmeyeceklerini vurguluyor. Ekonomik kriz, protestolar, çağdaş toplumda gelişme perspektifi olmayan bir rejimde yaşamaktansa, gençlerin birçoğu komunist dönemi tercih edeceklerini söylüyor.

1989 yılı demokrasiye geçiş döneminden sonra ders kitaplarında birşey değişmedi. Günümüz gençlerin bilgisizliği de buna bağlı. Yeni tarih kitaplarında 45 yıllık totaliter dönem hakkında birkaç sayfalık ders var sadece. Üstelik de ders kitaplarında bu dönem hiç yorum yapılmadan, anlatılmadan, birkaç kuru cümle ve sıkıcı bir uslupla yazılmış.
Kamuoyu yoklamasına göre, 1944-1989 komunist dönemini gençlerin %14’ü “genelde daha demokratik” olarak tanımlamış, %40’ı ise Todor Jivkov’un “demokrasi ve özgürlük fikirlerinin savunucusu” olduğunu öne sürmüş. Anlaşılan ailelerin Jivkov döneminde elektrik, su, kalorifer ucuzdu, herkes denize giderdi şeklindeki anlatımlaı fikir beyan etmekte üstün çıkmış.

Hiçbir yerde DS-Devlet İstihbaratı, toplama kampları, politik baskıları, totalitarizm, sansür bilgileri verilmiyor, bu dönemin tek partili sistemin antidemokratik yöntemleri anlatılmıyor.%41’i Belene toplama kampının adını dahi duymamış, %42’si ise Stalin ve Hitler’in diktatör olduğunu bilmiyor.

Türkçesi ve derleme: Sevda Dükkancı / Yazı: Veneta Nikolova – BNR

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

10 − 8 =