Raziye Çakır

Seçimden önce bir sosyolog bakışıyla değerlendirme.              

Bugün günlerden Cumartesi, Bulgaristan kanunlarına göre, seçimden ve referandumdan bir güncesi “düşünme ve karar verme günüdür”, fakat bu yasa dış ülkelerde geçerli değildir. Batı Avrupa ülkelerindeki işçi ve öğrencilerimiz, Amerika ve Kanada’daki göçmenlerimiz ve Türkiye’deki soydaşlarımız arasında bugün de aydınlatma, bilgilendirme ve yönlendirme çalışmaları devam edebilir. Bu çalışmalar Türkiye’de, mesela BULTÜRK ve BGSAM merkezlerinde broşür dağıtma şeklinde gelişiyor. Kahvelerde dertleşen yurttaşlar arasında bilgi alış verişi sürüyor.

İşte böyle bir ortamda, yarın yapılacak seçimde elde edilecek sonuçları değerlendirirken 1-4 Kasım arasında Bulgaristan’da yapılan sosyolojik anketlerden çıkarak bazı siyasi eğilimlere göz atmak istiyorum. Bu anketler genelde telefon görülmesiyle yapılıyor. Alfa Riçars ajansı son anketini 1 400 kişi ile yapmış. Bu gözde ajansın bilinen yöneticisi Boryana Dimitrova isim yapmış bir sosyologdur, görüşlerini temel alıyoruz.

Araştırma esasına Bulgaristan’da 7 milyon insan olduğu ve bunlardan 3.800.000 seçmenin oylamaya katılacağı var sayılmış. Seçime katılma açısından son iki aydaki değişim şöyle:

6 Kasım 2016 Bulgaristan Cumhurbaşkanı seçimine katılmak isteyenler ve istemeyenler:

                                             Ekim 2016                           Kasım 2016

Seçime katılacağım:          % 61                                     % 69

Seçime katılmayacağım:   % 39                                    % 31

Bulgaristan’da yaşayanlardan 3. 500 000 kişi seçimle katılacağını beyan etmiştir.

                                                   Ekim 2016           Kasım 2016

Referanduma katılacağım:          % 52               % 61

Referanduma katılmayacağım:   % 48              % 39

Referandum sonuçlarının geçerli sayılması için, Bulgaristan’da yapılan son seçimde oy veren vatandaş sayısına erişmek yeterli olur.

Bu seçimde anket sonuçlarını 3 grupta ele alıyoruz.

Birinci grup: (en fazla oy alan iki aday)

GERB adayı Tsetska Tsaçeva         % 26,3

BSP adayı General Rumen Radev  % 22,5

Bu iki adayın ikinci tura gitmesi bekleniyor. Aralarındaki fark halen % 3,8 Tsaçeva lehindedir.

Fakat Ekim ayında yapılan anketlerde Tsaçeva % 29,,3 oy alırken şimdi aldığı oylar yüzde 3 azalmış ve % 26,3 olmuştur. Burada anket sonuçlarına göre, GERB adayına büyük şehirlerdeki orta sınıf, orta gelirlilerin güveninin de güçlü güvenden orta güvene düştüğünü belirtmeliyiz. Küçük şehirlerde GERB güvenini koruyabilmiştir. Özellikle istemlerinde daha titiz olan, özellikle adalet reformu isteyen ve eğitim alanında da değişiklikler yapılmasında ısrarlı olan tabakanın GERB’ten yüz çevirmeye başladığı dikkati çekiyor.

BSP adayı General Rumen Radev açısından yapılan analizde son ayda onu destekleyenlerin % 21.4’ten % 22,5’e yükseldiğini izlerken seçim kampanyasının 2. tura hedefli yürütüldüğü gözden kaçmıyor. Radev’in seçim sandığına toplanan oyların büyük ölçüde ABV partisi adayı İvaylo Kalfin ile “21.yy” partisi adayı Tatyana Donçeva’dan geldiğini seçmen izleyebiliyor.

Cumhurbaşkanı seçim kampanyasında en büyük hareketlenme sol ve sağ milliyetçi çevrelerde olduğu gün gibi ortadadır. Batı Avrupa ülkelerinde sığınmacılara, göçmenlere, savaş kaçaklarını, ekonomik göçe karşı güç toplayan milliyetçili, İslam düşmanlığını, Müslüman aleyhtarlığını bir Bulgaristan koşullarında 2 yıldan beri izliyoruz. Bulgar milliyetçileri “Yurtsever Cephe”, “Yurdu Kurtarma Cephesi”, Ataka” partisi ve Makedon İç Devrim Örgütü VMRO gibi sol ve sağ aşırı milliyetçi, ırkçı, faşizm çağıran örgütlerde birleştiler. Bu seçimde bu milliyetçi hortlamanın şiarı “BULGARİSTANI KURTARALIM” oldu. Toplantılarını genelde kapalı salonlarda yapan, kampanyayı ciddi mali kaynaklara dayandıran, güçlü teknik araçlar kullanan milliyetçilerin adayı Karakaçanov’un ve onu yalnız bırakmayan milliyetçi parti liderleri kampanyayı “milli uyanış ve bitleşme”, “sığınmacılara karşı amansız mücadele”, “Yeni Osmanlıcı yayılma siyasetini önleme”, anti-Türk, anti-İslam temelinde ve Türkite Bulgaristan sınır güvenliğini arttırma gibi esaslara dayandırdı ve ekim ayında % 8.7 destek bulurken, seçimlere 3 gün kala bu destek % 12, 5’e tırmandı. Liste üçüncüsü olan Karakaçanov  Macaristan ve Polonya gibi ülkelerdeki sığınmacı düşmanlığını Bulgaristan’a taşıyabildi. Bugün de evsiz barksız kalmış bir kaşık çorbaya muhtaç sığınmacılara karşı ulusal düşmanlık şiarlarıyla seçim yaptılar. Avrupa durulmadıkça Bulgaristan’daki milliyetçi saldırgan tırmanma devam edeceğe benziyor.

Ne yazık ki, Memleketimizdeki milliyetçi saldırganlığın gelişmesine karşı Cumhurbaşkanı seçimlerine katılan diğer partiler daha tutarlı bir siyasi açılmayla karşı koyamadılar.

Anket sonuçlarına göre dördüncü sırada olan Hak ve Özgürlükler Partisi (DPS) tarafından desteklenen eski başbakan Plamen Oreşarski % 6.9 destek buluyor. Şöyle bir özelliğe dikkat çekmek yerinde olur, ilk önce ancak % 0.5 destek bulan Oreşarski HÖH partisinin desteğini beyan etmesinden sonra, oyların % 90’nını DPS’den alarak dördüncü sıraya yükseldi. Geçen hafta yapılan “bugün erken parlamento seçimi yapılsa kime oy verirdiniz” anket sonuçlarına göre,  HÖH-DPS partisinin % 8  oy oranıyla 3. olması dikkati çekti.

Bir yandan DOST ve Kasim Dal Korman İsmailov kanatlarının Türk, Pomak ve Çingene kitlesini kaliteli program ve önerilerle kazanıp dönüştüreceğine artık bir yıldan beri boştan doluya ve sonra da doludan boşa oyunuyla belirli çevreleri oyalaması gözden kaçmıyor. İnandırıcı olamayan her siyaset yoksul ve sefil durumda bulunan seçmen kitlesini kendi kabuğuna geri çekerken büzülmesini doğuruyor.

Hiç çekinmeden şunu söyleyebiliriz. Pl. Oreşarski 3.5 milyon seçmenin katılması beklenen bu seçimde % 8’in üstünde oy alırsa, HÖH tarihinde yeni bir başarıya selam vereceği gibi, aynı zamanda DOST oluşumunu kökten bitirebilir.  Silistra yöresinden Türk seçmenlerin DOST partisinin seçim kavgasında olmadığına dikkat çekmek için Ankara’ya gönderdikleri ve DOST partisi Başkan Yardımcılarından üçünün 2 aydan beri Türkiyeyi dolaşmalarına dikkat çekerek, “bu seçimlerde Bulgaristan Cumhurbaşkanı Türkiye’de mi seçilecek”  sorusunu yöneltmeleri kamuoyunda yorumlandı. Bulgaristan’nın kuzeyinde zaten bağımsız Türk belediye başkanları açıkladılar bizim oylarımız GERB dediler, yani DOST dış mandalda kaldı. Türkiye’de çıkan “Milliyet” gazetesinin DOST partisinin en azılı Türk düşmanı partilerden biri olan GERB değirmenine 500 bin oy sağlayacağı haberi ise doğrudan alay konusu oldu.

Diken battı yerden çıkar. Bulgaristan sorunlarının Türkiye’de çay muhabetlerinde çözmek isteyenlerin çabaları boşunadır. Normal koşularda kendilerine 10 oy verecek seçmeni olmayan bu kişilerin Bulgaristanlı kardeşlerimiz, Bulgaristan siyaseti vb üstüne söyleyecekler her söz boştur.

Bu seçimde dikkati çeken başka bir özellik de, ikinci turda yarışması beklenen Tsetska Tsaçeva ile Feneraş Rumen Radev’in toplam oylarının % 50’nın altında olmasıdır. Bu olay Jelü Jelev zamanında % 80; Petar Stoyanov zamanında % 70 ve son Cumhurbaşkanı Plevneliev zamanında % 60’ın üstündeydi.  Bu durumda seçilecek olana karşı olan aktif seçmen kitlesinin çok güçlü ve makro planda sonuç belirleyici olduğunu ortaya koyuyor. Bu iser, kendiliğinden olmak üzere Bulgaristan’da yeni koalisyon formülü arayışlarının başladığına daha ilk turdan sonraki gün başlanmış olacağını dolaysız kanıtlamış oluyor.

Bulgaristan’da beklenen değişiklikleri hayata çağıran halk kendisi oldu.

Reklamlar