Yorum

Bulgaristan ikiye Bölündü

BGSAM
Tarih: 11 Temmuz 2020

İç Savaş ortamındayız
Politik Bunalım Derinleşiyor

9 Temmuz 2020 tarihinde bir Avrupa Birliği ülkesi olan Bulgaristan’da 30 savcı Cumhurbaşkanlığına girdi. Cumhurbaşkanlığının bir kurum olarak anayasal dokunulmazlığı çiğnendi. Cumhurbaşkanlığını silahlı koruyan Milli Koruma Amirliği (NSO) ekipleri silahlı savcıları durdurmadı, yol kesmedi, evrak ve izin talep etmedi.

11 Eylül 1973’te Çili başkenti Santago’da silahlı askerleri “La Modena” sarayına girmiş ve Cumhurbaşkanı Salvador Aliende tek kurşunla öldürülmüştü. 25 yıl devam eden diktatörlük kuruldu.  Diktatörlüğe “Hayır!” diyenler bir stadyuma toplandı ve kurşuna dizildiler.

Savcılık tarafından sorgulananlardan biri olan Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Dimitır Stoyanov, 4 saat süren sorgudan sonra şöyle dedi:


“Borisov-Peevski- Doğan yönetim modelinin çöktüğü izlenimi yerleşti. Geri dönüş yok. Dünya önünde yara aldık.”

Bulgaristan darbe denemesi mi yaşadı!?

Olaylar şöyle başladı:
7 Temmuz 2020 tarihinde aynı silahlı koruma örgütü Milli Koruma Amirliği’nin (NSO) başka bir ekibi, Karadeniz’de “Rosenets” isimli sahile bir lastik botla çıkan “Demokratik Bulgaristan!” hareketi eş başkanı ve “Evet, Bulgaristan!” siyasi partisi başkanı, II. Borisov hükümetinde eski Başbakan Yardımcısı ve Adalet Bakanı Hristo İvanov’u tutukladı ve denize itti. Üstelik Hr. İvanov’un elinde taşıdığı beyaz yeşil ve kırmızı renkli Bulgar bayrağını alıp çalılıklara attılar.  Son zamanda Burgaz Belediyesinin bir kararıyla “Çingene İskele” yerleşim yerine bağlı bir park ilan edilen “Rosenets” kıyısında sahildeki taşların üzerine, toplam değeri 17 milyon leva olan ve izinsiz inşa edilen, kuruculuğu tamamlanan ama inşaat halinde gösterilen,  bir köşk oturtulmuştur. Önce “LUKOYL” mülkü olan, ardından bir emekliler vakfına devredilen ve daha sonda A.Doğan’a yakın bir oligarşi temsilcisine aktarılan ve beş yıl önce bu köşke “Ahmet Doğan’ın Yazlığı” adı verilen bu köşk, ona bağlı özel liman, vergi ödemiyor ve tepki uyandırıyor. Üstelik yasalara göre, Bulgaristan’da yasa özel kıyı, kumsal, körfez ve liman yasağı koymuştur ve tüm inşaat yasa dışıdır.  Toplumda ve Bulgar kamuoyunda çok sert tartışmalara neden olan bu olay artık iç politikada bir numaralı sorun oldu.

Sofya’daki gelişmeler.
Sofya’daki birinci miting 9 Temmuz akşamı Cumhurbaşkanlığı önünde toplandı. Mitingciler. Cumhurbaşkanlığı makamı dokunulmazlığının Başsavcılık tarafından ayakaltına alınmasından yaralanmış ve protestoya toplanmışlardı. Sağ yumruğunu sıkmış bir şekilde Cumhurbaşkanlığından çıkan Rumen Radev bir konuşma yaptı ve şu dövizleri yükseltti:

  • Politik baskı ve teröre, şiddete son verilsin!
  • Mafyanın güç tazelemesine imkân tanımayalım!
  • Vatandaş üzerindeki politik zorlamaya son verilsin!
  • Hükümet, cumhurbaşkanlığından ve savcılıktan mafya sökülüp atılsın?
  • Korkuyu yenelim!
  • Serbest seçime gidiyoruz!

10 Temmuz akşamı Sofya’da 2 miting birden toplandı.  Cumhurbaşkanı taraftarları “Büyük Cami” ile Cumhurbaşkanlığı Sarayı arasında toplandılar ve saat 19’da Başkan Radev’in bir konuşma yapmasını beklediler. Rade konuşmasında mafyaya sert saldırdı ve  Bulgar devlet makamlarından sökülmesinde halkı yardıma çağırdı.


Aynı saatlerde ülkenin dört bir yanından gelen 20 otobüsten inen bin kişi de Bakanlar Kurulu önüne toplandı ve “Borisov!” diye haykırmaya başladılar. Bu mitinge Başbakan Borisov konuştu. Ülkenin ikiye bölündüğünü açıkladı ve halkı birlik ve beraberliğe davet etti. İki miting arasına polis kordonu, kalkan ve 50 metre boş alan oluşturuldu. GERB ve hükümet taraftarları mitinge toplananlara 30 leva para ödendiği açıklandı. Sofya dışından getirilen GERB taraftarları otobüslere binerken saldırıya uğradılar.

Cumhurbaşkanı Radev taraftarlarının mitingine katılanlar saat 23 kadar Cumhurbaşkanlığıi halk meclisi ve “Kartal köprü” arasında ileri geri yürüdüler. Saat 23’te polis silahlandı, yeni birlikler Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık arasına yığıldı, tutuklamalar oldu ve miting dağıldı. Polise yumurta ve şişe atıldı.

11 Temmuz sabahı gerginlik Burgaz ili “Rosenets” parkına taşındı. “Rosenets”parkına karma bölgelerde 30 otobüs DPS-sempatizanı taşındı, polis yığıldı, büyük sayıda Bulgar “yurtsever” toplandı, Jandarma “Ahmet Doğan’ın Yazlık Köşküne giden yolda”  DPS’liler ve sahile inip köşkü ele geçirmek arasına polis arabası yığıldı, polis ile çarpışma oldu “Evet, Bulgaristan!”partisi başkan yardımcısı İvo Mirçev tutuklandı. Denizden gelen kayıklar, lastik bot ve kotomanlar  “Rosenets” körfezindeki bırakılmadı. Olaylara Burgaz GERB Belediye Başkanı Dimitır Nikolov ile Burgaz Polis şefi de katıldı.

Burgaz polis ve jandarma güçleri tarafların birbirine girmesini önlemeye çalıştı.

Olaylar Bulgar basınında şöyle yansıtıldı:


Bu konuda “Bulgaristan Atlantik Konseyi” 09 Temmuz 2020 tarihinde “Rosenets” esir alınmış devletimizin sembolüdür” başlıklı bir bildiri yayınladı. Bildiriden bir alındı:

“Bulgaristan Atlantik Konseyi, Bulgaristan Cumhuriyeti topraklarında olup bitenden, devletin durumundan ve devlet işlerinden, temel politik kurumlar arasındaki ilişkilerden, bunların pasifliğinden ve görevlerini yapmamasından, uygar devlet işlerden, NATO ve Avrupa Birliği örneği ve desteğinden uzak kalınmasından derin endişe ifade eder.

Bulgaristan, dahil olduğumuz uygar dünya devletlerini, askeri düşman ilan eden, yabancı bir devletin stratejik menfaatlerine açık ve gizli hizmet eden, komünizm sonrasının kulis oligarşisi tarafından esir alınmış bir sömürgeyi andırıyor.

Bir partiler üstü örgüt olan, Bulgaristan Atlantik Konseyi partiler arası kavga ve didişmelere karışmaz. Fakat toplum önüne iktidar ve muhalefet olarak çıkan, Avrupa siyasi plüralizmi ile hiçbir ilişkisi olmayan, yürütme birimlerinin bağımsızlığı, karşılıklı denetimi ve karşılıklı saygınlığı ile hiçbir ilişkisi olmayan, kökleri dışta, aynı yabancı oligarşinin menfaatlere hizmet sunan politik partilerin çevirdikleri dolaplara seyirci kalamaz.

Bulgaristan Atlantik Konseyi isteklerini şöyle sıralamıştır:


  • Karadeniz’ın “Rosenets” terminali kıyı şeridi ve burada kurulan ve vatandaş Ahmet Doğan tarafından kullanılan Yazlık Köşk kimin mülküdür, inşaat yasal mıdır?
  • Bu köşk, sahil şeridi ve üzerindeki öteki tesisler Bulgaristan’ın mı yoksa Rusya’nın mı mülkündedir?
  • “Rosenets” köşkü, “Boyana” ve Evsinograt” devlet sarayları gibi Resmi Bulgar devletinin statüsünde mi bulunuyor, eğer değilse Bulgar Milli Koruma Amirliği tarafından neden korunmaktadır?
  • Vatandaş Ahmet Doğan kim olarak ve neden (NSO) tarafından Korunuyor? 
  • Yüksek devlet görevi almayan Ahmet Doğan adında bir Vatandaşa ve kullandığı mülklere ne gibi gerekçeyle Milli Koruma Amirliği (NSO) koruma sağlanmıştır? Bu korumayı sağlayan silahlı güçler devlet ve kontrol dışı silahlı güçler midir?

Bildiride, Ahmet Doğan üzerinden Rusya’nın Bulgaristan’a yerleştiğine ve İşgal tümörünün sökülüp yok edilmesi gerektiğine işaret edilerek şöyle deniyor:

“Varna şehrinin güneyinde, “Kamçıya” ırmağı boyunda sayfiye merkezlerine Rusların yerleşmesi, yine Ahmet Doğan üzerinden olmak üzere “Varna” Isı Elektrik Santrali ile Varna Gölü limanının Ahmet Doğan’a karşılıksız tesis edilmesi bir turistik, enerji, ulaşım ya da biznes projesi olmayış, ülkemizi adım adım işgal eden stratejinin bir halkasıdır. “Kırımın ilhak projesi” şimdi Bulgaristan’a uygulanıyor ve Ahmet Doğan buna alet edilmiş durumdadır. “Bulgaristan İkinci Kırım” oluyor denen bildiride, ülkemizde yüzlerce Rus şirketi tescil edilmesi ve Karadeniz sayfiye köylerimizin büyük kısmının Ruslar tarafından satın alınmasına başka anlam veremeyiz, deniyor.

Bulgaristan’ın parçalanmasını istemiyoruz.

Bu gelişmelerden sonra, Milli Koruma Amirliği şefi General Krasimir Strançev, “Rosenets” köşk ve parkı korumalarının arttırılması, kıyı, kumsal ve denizden bu korumalı alana hiçbir kimsenin ayak basmasına müsaade edilmemesini özel emirle yeniden yasaklarken, Cumhurbaşkanı R. Radev 9 Temmuz 2020 tarihli emriyle Gen. Kr. Stançev’i görevden aldı ve “Rosenets” parkını halka açtı. Böylece Rus ajanı, hain A.Doğan’ın Bulgaristan’daki konumunda ilk gerileme yaşansa da Cumartesi günki şiddet olaylarında hükümet güçleri “Yaş köşkü, liman ve kıyıyı” korudu.

Savaş gemileri A.Doğan’ı korumadı


Bu arada, Başbakan B. Borisov’un  Savunma Bakanı Krasimir Karakaçanov’tan savaş gemilerini “Rosenets” körfezini abluka altına almasını kabul etmeyen Savunma Bakanı Karakaçanov, “Bulgar Deniz kuvvetleri A. Doğan’ı korumak için değil, milli güvenliğimizi korumak için vardır, Gemiler “Rosenets” limanını abluka altına almayacak” cevabını verdi.

Milletvekili Peevski çaldığı paraların hesabını versin.

Başbakan B. Borisov, A. Doğan ve D. Peevskiyi koruma gerekçelerini açıklamak için Bakanlar Kurulu basın toplantısında şöyle konuştu:

İç İşleri Bakanlığından aldığım bilgilere göre, daha önce Aleksey Petrov’a bomba atarla saldıranlar, şimdi D. Peevski’nin kaldığı otelin karşısındaki binadan daire kiralamış ve tek atışta D.Peevski’yi yok etmek için hazırlık görürken yakalandılar. Bunun üzerine milletvekiline koruma verildi.”

Yeni seçimler için derlenip toparlanalım! 


İyi kötü 30 yıllık bir yol yürüdük. Çok gayret ettik, çok kurban verdik, ezildik, zorlandık nihayet bu çeyrek asırda totaliter komünist dünya görüşü zindanından kendimizi kurtarabilme sınırına geldik. Bulgarların birbirine düşmesi, birbirlerini yemesi iyi oldu. Meydanlar 1990-ları andırıyor. Bu defa oyuna gelmek yok. Siyaset parazitlerinden, bitlerinden, kenelerinden kurtulma zamanı geldiğini anlayanlar çoğalıyor.  Bulgar gizli polisi ve Moskova’da oturan ve Bulgar’ı gözleyenlerin elleri uzundur. Doğan ile Peevski üzerindeki çadırı toplayıp onları güneşte bırakırlarsa, kendi siyasi yolumuzu çizmek zorundayız.

Ahmet Doğan’ın politikada yeri yok. Rusya’ya kaçması bekleniyor.

Artık gören gördü. Ahmet Doğan dediğin zavallı şoparın biridir. O ne bir simge, ne bir sima, ne de bir model babasıdır. Otobüslere binip sözde onu korumaya gidenler, kendilerini korkudan koruyorlar. Devletin sihirli eli üzerinden kalkınca göreceksiniz kara kayanın altından çıkan kurbağa, kertenkele, solucan, şarlan göz ve yılanları… Herkes şaşıp kalacak. Kendisinin hiç bir hakkı ve yetmişi yokken bizim adımıza attığı imzalar yakında ortaya çıkacak ve halkımız yeni bir şoktan sonra iyice uyanacak ve davamıza yeniden dört elle sarılacaktır.

Artık oyuna gelmek, korkmak ve sinmek yok.

Devlet Başkanı R. Radev, kendisi de Moskova’nın bir uzantısı olarak iyi bilmelidir. Doğan ve Peevskiye karşı tavır almak durumunda olması zordandır. Onun başkan olmasına verilen 350 bin Müslüman Türk oyu, Doğan oyu değil, BULGARİSTAN TÜK HALKININ OYLARIDIR. Bizim artık Ahmet Doğanla işimiz olmadığına göre, bu işin hamili Bulgaristan Türklerinin kendi iradesidir. İkinci defa seçilmek istiyorsa, ancak ve yalnız HÖH lider bozuntularıyla değil, halkımızın gerçek temsilcileriyle temas kuracak ve görüşecektir.


Zamanı gelmişken şunu da belirtelim:

Sofya Üniversitesinde Politika dersi hocası olan, Bayan Tsvetanda Andreeva, bizi ilgilendiren ana konuda şu tespitte bulunmuştur:

Doğan’ın uzun zaman politikanın kaymağında kalması, onun iktidarda uzun zaman kalmasından, etrafında şirketler çemberi olmasından, bazılarının şişirdikleri gibi sözde onun bir strateji uzmanı olmasından veya birkaç diş casus örgütünün ajanı, siyasi polis “DS” ajanı vb ajanlıklarından kaynaklanmıyor.”

Bulgaristan Türklerinin sarsılmaz ve yenilmez iradesinde gizlidir. Doğan ile Peevski. Bulgarların yapamadığını yaptılar, onlar zavallı insanları dolandırıp sömürebilme ustalığı gösterdiler.”

Bu büyük bir gerçektir, fakat artık buharlaşmış ve yalana boğularak yok olmuştur. Bulgaristan Türkleri Bulgar devletiyle mücadelede su almış, çelikleşmiş ve önün vermez, yenilmez ve geriletilemez bir güç haline gelmiştir. Bu vatandaşlar namuslu, hayırsever, yardımsever, kimlik birincine sahip, şerefli ve saygı hak eden onurlu, mert  kişilerdir.


Bulgaristan Türklerinin değil, Hak ve Özgürlük Hareketi’nin gücü bitmiş, ateşi sönmüş, geleceği kararmıştır. Bulgaristan Türkleri bundan sonra sömürülmek, aldatılmak, yalandırılmak ve yanlış yönlendirilmek istemiyoruz.

Bulgaristan’da Doğan ve Peevski’nin politikadan çekilmesi ile Bulgaristan Türklerinin politik aktifliği arasında herhangi bir bağlantı yoktur. Bulgaristan Türkleri, soydaşlarımız ve azınlıklarımızın hepsi de Doğan ve Peevski’nin halkımızdan çaldıklarını DPS’ye teslim ederek siyasetten çekilmesinde ısrarlıdır. Bu isteğin, Bulgarlar arasındaki bölünme kavgayla bir ilgisi yoktur. Bizim, insan hakları ve azınlık hakları davamız Cumhurbaşkanlığı ve bakanlar Kurulu arasındaki kavgadan farklı ve bağımsız bir davadır.

Bulgaristan Müslümanlarının sert ve devamlı bir politik güce dönüşmesi, Moskova, DS veya oligarşi tasarımı değildir. Bulgar siyasetinde en güçlü olan bu Türk orta direk oluşumu bir zorunluktan doğmuş ve kendi kendine savaşım içinde güç toplamıştır.

Doğan’ın devlet korumasına hakkı yoktur.

Bulgaristan siyaset arenasına düşmanlık, kavga ve zulüm tohumları eken Müslümanlar değildir. Bulgarların 2. Kez iktidar ve rejim devirmesi, dikkate alınmalı, köklü siyaset değişikleri zamanı geldiği hemen kabul edilmelidir. Bulgaristan bayrağını ayakaltına alan Türkler değil, Ahmet Doğan’ın korumalarıdır. Oysa A. Doğan’ın devlet koruması kullanma hakkı yoktur. Bir sorun varsa, sıradan bir vatandaş sıfatıyla, Bulgar polisi onu korumak zorundadır. Bu devlette 72 bin üniformalı polis var. Bu olayın başka bir açıklaması olamaz.


Doğan’ın korunması ile Bulgaristan’daki etnik barış arasında yakın uzak ilişki yoktur.

Doğan Türklere karşı kullanılan bir gizli polis ajanıdır. Bulgaristan Türklerini temsil edemez. Polisle işbirliğinde aldığı görev Türkleri ihbar etmek, tutuklatmak ve hor görülmelerini sağlamaktır. Doğan yüzünden 10 bin Bulgaristan Türk aydını yurdu terk etmiştir.  620 000 oy potansiyeli olan HÖH DPS’de artık 140 bin kişi kalmıştır.

Bulgaristan Türkleri Bulgaristan Cumhuriyeti vatandaşıdır ve hiç birimiz Doğan ve Peevski kölesi, hademesi, çobanı değiliz. Doğan Rusya ve Bulgar komünist totaliter kalıtına lazım bir haindir.

Filibe, (Plovdiv), Pleven ve Veliko Tırnova’da toplanan mitinglerde, özgürlük, eşitlik ve adalet istendi. Cumhurbaşkanı Radev’in Savcılığın mafyadan temizlenmesi ve A. Doğan ve D. Peevski’nin korumalarının kaldırılması ve vatandaşların eşit haklı olması istendi.

Olayları islemeye devam ediyoruz.


Paylaşınız.

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3 × 4 =