Yorum

12 Eylül ve Enver Paşa’nın Ölümü

Semra YUSUFLAROĞLU
Tarih: 12.09.2020

Konu Evren Paşanın ölümü

12 Eylül’ün darbeci Generali Kenan Evren, Türkiye halkına ne kadar kötülük ettiyse Bulgaristanlı Türklere de dayanılmaz acılar yaşatan kötülükler yaptı. Çektiklerimizi unutmadık. Biz, Osmanlının çöktüğü 1878’den Ankara’da 1980 askeri darbesine kadar, Türkiye’deki hükumetlerine ve genel olarak Türkiye’ye hiçbir zaman kuşkulu bakmadık. Ankara hep güvendiğimiz yıkılmaz kale, Türkiye ana vatanımızdı. Çalmadan açılacak son kapımız dı.

Öz halkın tutmadığı darbeci General Evren’in iktidar olması totaliter despot T. Jivkov’a hayal edemediği bir şans verdi. Evren Sofya’da hemen baş tacı edildi. Alabildiğine pohpohlandı. İki diktatör arasında şöyle bir konuşma geçmişti:

T.Jivkov:
– Bizim de, son dönem burada büyük sorunlarımız var.

K.Evren:
– Evet, neymiş, hemen yardımcı olayım…

T.Jivkov:
-Türklerimiz çok ürüyor. Bu iş bu hızla devam ederse, başa çıkamayacağım.

K.Evren:
– İstediğini yapmakta serbestsiniz. Eti senin, kemiği benim. Aklından geçeni geri bırakma…

Bu cevabı alan Jivkov ve erkânı 7 gün 7 gece bayram etti. Yemekten içmekten şenlenmekten kendine gelemedi. Gizli planların büyük hazırlıklarına hemen başlandı.  Türkler arasında vızıldayan sinek bile izleniyordu. Her yere sokuldular. Fikir sahibi olanları tutuklayıp sürüldüler. Yolda başı dik yürüyenler hapse atıldı. Derdi olanlardan ajan-muhbir yaptılar. Bulgar diyarı devlet olalı görmediği hummalı bir hazırlık gördü. Tarihe uyanamamış Türkler Bulgar olarak uyandırılıyordu. Kötü olan arasında en kötünün Türk olduğu beyinlere küflü enser gibi çakılıyordu. Bulgaristan’da yaşamanın bedeli Türklüğü unutup Bulgar olmaktı. Türkleri köksüzleştirme ve kimliksizleştirme hazırlıkları 5 yıl sürdü. Şampanyalardan önce silahlar patladı ve boyun eğmeyenler yere serildi.

1984’ün son günlerinde Bulgaristan Türklerine karşı büyük taarruz geleceğimizin, bebeklerimizin kanı akıtılarak başladı.

Türk isimleri değiştiriliyor, soy boy belleği siliniyor, mezarlıklar sürülüyor, Türk kültürü, adet ve geleneklerimiz var diyenlere “böyle bir şey yok” yemini ettiriliyordu. İmza atmayı beceremeyenlerin parmağı boyanıp damga alınıyordu. 2 milyon civarında kişinin damarlarındaki kan donarken beyinleri de betonlaştı. Bir halk topluluğunun şok edildiği çok ağır bir dönem yaşadı. Kimse kimseyi tanımaz, cenazeler kalkmaz, gençler evlenmez, çocuklar okula gitmez vs. gibi olaylar boy gösterdi. Hayat, geçmiş ve gelecek felce uğradı.

Türkiye’de binlerce kişiye işkence eden, öldüren, 500 000 bin yurttaşı dış ülkelere kovan Enver Paşanın bayram ettiği şekilde, zalim dostu Jivkov da Türkleri geri dönüşü olmayan bir şekilde yendim, eritip bitirdim havalara girdi. Evrende hiç geri kalmadı. İkisinin de gözü dönmüştü. “Suçluların” suçu insan olmaktı.

Irkçı zalimliğini kusan Bulgar rejimi, despot General Evren’den arka bulmasaydı Bulgaristanlı Türk ve Müslümanlara asla bu eziyeti edemez, kimseye kan kusturamazdı. Binlercemiz ölüm kamplarında ezildik, binlercemiz sürgünlerde süründük, binlercemiz ceza evlerinde çiğnendik, binlerce çocuğumuz doğmadı. Vicdanımız yok edilmek, belleğimiz sökülmek, geçmiş ve geleceğimiz tarihten silinmek istendi. O devri yaşayan ve acıları bugün de sızlayan çekileri çeken bizler General Evren’e “Hakkımızı Helal Ettik!” diyemeyiz.

Dayandık, dirildik, ayaklandık ve 500 000’nimiz birden göç etmek zorunda kaldı. Vatansız-lığa mahkum edilmemizi nasıl unutabiliriz?

Hiçbirimiz hiç hiç bir şeyi unutmadık, unutmayacağız! Türkiye’de daha yaşanası, daha umutlu, daha parlak günlerin geleceğine hep inandık. Türkiye halkının büyüklüğüne, bilgeliğine, asilliğine ve kendini yenileme gücüne inandık. İyi ki inanmışız.

Şükür bu günleri görebildik. Hiçbir Bulgaristanlı soydaş bugün toprağa verilecek olan General K. Evren’in cenaze törenine gitmeyecek. Bu defa da  Türk halkının, Türk devletinin ve politik iradenin yanında yer alıyoruz. Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet Derneği olarak ve eski ve yeni göçmenleri diğer dernekleriyle birlikte, aynı tavrın içindeyiz. Halkımıza kötülük eden her despotun, her keyfi yönetimin dün olduğu gibi bugün de karşısındayız.  K. Evren hak ettiği cezayı almadan hayata gözlerini yumdu, bu da başka bir acımızdır.
Ebedi adaletin varlığına inanıyoruz. Saygılarımla,

Paylaşınız

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

three + sixteen =