Yorum

Saray Bank

Dr.Nedim BİRİNCİ

Listelerde Bizim Adamlardan Kimse Yok

Kayıt işleri bitti. 751 milletvekili olan Avrupa Birliği Parlamentosu’nda 17 Bulgaristan Cumhuriyeti vekili olacak. Merkez Seçim Kurulunda 18 parti ve 6 koalisyon ile 10 bağımsız milletvekili adayı tescilini yaptırdı. 4 bağımsız gerekli parayı ödeyemedi, ikisi de imzaları toplayamadı ve isimleri silindi.

BİZ 25 MAYIS 2014 SEÇİMLERİNDEN NE BEKLEMELİYİZ?

Ana soru buysa yanıtı da şudur: HİÇBİR ŞEY.

Umutlanmamız yanlış olur. Bu seçimler bir başka bakıma ise çok önemli.

Olayı şöyle düşünelim. Şimdi büyük bir savaşta bir çarpışmadan önceyiz. Herkes yerinde duruyor. Güçler mevzilenmiş. Çarpışma oluyor ve hemen ardından yeni haritalar çizilecek.

Bu yeni haritalarda artık soydaşlarımız, Türkiye’deki, KKTC’deki kalabalık seçmen yığınımız olmayacak L. Mestan salaklaşırken formül buldular ve bizi harita dışı bıraktılar. Bu biraz da (verilen görev) A. Doğan oyunu gibi duruyor. Yoksa Saray kurdu “bensiz beş para etmezsiniz!” demek mi istedi.

Artık kanun değişmeden istesek de AB parlamentosuna kendi adamımızı gönderemeyiz. Daha fazla bir şey söylemek için tam bir ay erken. Sonuç seçmene bağlı, her şey sandığa ve sandıklarla ilgili dönecek dalaverelere bağlıdır.

 

Hak ve Özgürlükler Hareketinde liste başı ilk 3 (üç) adaya şöyle bir göz atalım.

                        Bu adaylar kimin nesi, kimin fesidir?

 

  1. Filiz Hüsmenova. Geçen dönem HÖH / DPS partisi Brüksel Parlamentosunda

Milletvekiliydi. 5 yılda bir iş yapıp yapmadığı anlaşılamadı. Halka, seçmene hesap vermedi. 500 bin Euro konuşma, düşünme parayı yemiş. Üstü başı, saçı kınası, makyajı yürümesi MAŞALLAH. Şimdi gene gidecek. Biz hiçbir iş yapmayan bir Bayanı neden seçiyoruz?

Bulgaristan Türkleri arasından daha önce de milletvekillerimiz vardı. Nadiye Ferhadova Devlet Konseyi üyesiydi. Müzeyyen Durgudova Vatan Cephesi Ulusal Konseyi üyesiydi.

F. Hüsmenova Bulgaristan Türkleri arasında Bakan olan ilk bayanlardan biridir.

Bu arada, son kurultayda Hak ve Özgürlükler Partisi Başkan Yardımcılığına da seçildi. Hangi sektörden sorumlu olduğu bilinmiyor. Biz ondan kadınlara iş yeri açılsın diye hiç olmazsa il merkezlerinde birer atölye açılmasını, kadınlara meslek kursları çalıştırılmasını, kadın kor gruplarının etkinlik sergilemesini bekledik. Hiç olmazsa 10 Bulgaristan Türk ve Pomak kızının Avrupa’nın en iyi üniversitelerinde HÖH bursuyla okumasında öncülük etmesini umduk. Maalesef bunların hiç biri olmadı. Yeni dönem ödevlerini de açıklamıyor veya açıklayamıyor. Seçmenle görüşmelerde yapmıyor, gerek bile duymuyor. Seçim başarısını torbada keklik sanıyor. Bunun nedeni nedir acaba?

Brüksel’de yalnız Fransızca konuşuyormuş. Bulgaristan’da ana dili Türkçe konuşmakta zorluk çeken, tamamen cahil kalan çocuklarımız aklına geldikçe sinir nöbeti geçiriyormuş.  Hiçbir kimseye hiçbir konuda yardım etmemek için A. Doğan önünde yemin etmiş. Ahmet “Bulgaristan Türkleri iyilikten anlamaz” demeye devam edermiş. AB paralarıyla her köye arıtma tesisi yaptırdık, şimdi su istiyorlar. İstekleri bitmiyor diye yakınıyormuş. Bir de şu AB Parlamento komisyonlarından olan TARIM KOMİSYONU Bulgaristan doğasının hele Dobruca’nın “Norveç”cinsi iri domuz çitliği için çok elverişli olduğunu tespit etmiş.

Yeni bir araştırma yapılmış ve Türklerin tamamen Bulgarlaşmadığını ve aralarından domuz bakıcısı olmaya hevesli olanların bir elin parmaklarından az olduğunu saptamışlar. Domuz çiftliği yatırımı bu sebeple durdurulmuş.  Böylece önemli bir proje düşmüş. Oysa A. Doğan Brüksel’e gönderdiği son raporda da “Türklerle ilgili problem yok” demişti.

Filiz Hüsmenova, Sofya’da bakanken işine muntazam gidip geliyordu. Şimdi Türkiye’nin AB üyeliğinin hızlandırılması konusunda münasebet almıyor, susmayı tercih ediyor. Brüksel’e gideli Türklükten soğuduğu dikkati çekti. Zaten gitmeden önce açıklama yapmıştı Türkiye hazır değil AB’ye giremez diye.

HÖH seçmen kitlesi, “gelinimiz orada işine pek ısınamadı” intibasında kaldığından F. Hüsmenova’nın yeni adaylığına karşı bir homurdanışla cevap verdi. Burada yine A.Doğan son sözünü, L. Mestan’a söyletti. Anlaşılan Saraya Bazı Büyükelçiliklerden telefon gelmiş.

Öğrenildiği üzere, Filiz hanımın Amerika’da yaşayan ve irili ufaklı zenginlerin arasında, bizim ölçülerimize göre, orta kesiminden az altta olduğu anlaşılan akrabası varmış. Telefon açanlardan biri de oymuş. İstanbul “Beylik Düzü”nde 5 yıldızlı bir oteli de mi varmış ne! “Uğrarsanız kalabilirsiniz, ismimi söylemeniz yeterli olur” falan, kırmayın beni, vekil kızımız Brüksel’e bir daha gitsin, kendisi orda çok gereklidir, demiş ve birkaç yıla kadar orada AB ile ABD arasında Ticaret Sözleşmesi imzalanacakmış ve ona nasıl oy kullanacağı önceden anlatıldı, diye azından kaçırmış.

Türk ve Müslümanlar olarak biz, YUKARIDAN GELEN HERŞEYİ KABUL EDER VE YERİNE GETİRİRİZ. Bu Kuranı Kerimin inmesinden sonra hep böyle olmuştur. Böyle de gider. Şimdi bizim için Rusya yukarısıdır. Boynumuz kıldan incedir. Ahmet de sayemizde geçinirken, bu inceliği öğrendiğinden hemen kabul etmiş. Yapacak bir şey yok artık, Filizi seçeceğiz…

SORU:

FİLİZ HÜSMENOVA RUSYA‘NİN BRÜKSEL’DEKİ ADAMI OLARAK GÖREV YAPACAKSA,  BİZİM ORADAKİ İŞLERİMİZE KİM BAKACAK?

CEVAP:  (Henüz gelmedi)

Boş verin! Biz büyük bir milletiz. Şimdi AB’ye adam gönderme derdine düştük. Eskiden o da yoktu. Nerde Brüksel Belgrad’a gidemiyorduk.

  1. Daniel Peevski. Listemizde ikinci sıradadır. Adaylığı kesinleşti. Bu adayın HÖH /

DPS adayı olduğunu yazmasak, konuşmasak çok daha iyi olur. Çünkü adamın yapısı, imkânları büyük, HÖH olarak Peevski’ye dar geliriz, taşıyamayız. Bu adam o Büyük işlerin adamıdır.  HÖH Pazarcık Milletvekili. Kısmetse Bulgaristan oligarşisinin ve Rusya uluslar arası yankesicilerinin Brüksel temsilcisi olacak. Vazifesi hem büyük hem de önemlidir.

Adayımız 33’ündedir. Gençtir. Güçlü kuvvetlidir. Kiloları 200 olmuştur, ama daha imkân var. Kemer konusunda problem yaşandı, ama şu 1200 kilo olan Hollanda danaları var ya, birisini özel olarak kestik, derisinden 10 adet 1.70 sm kemer çıkardık. Kemerler 5 renkte boyandı. Renk sorunu da çözüldü. Duruma göre kemer değiştirebilir.

Bu adayın kimi defa merdiven çıkma sorunu oluyor. Sofya Parlamentosu tek kat olduğundan bu problem ön plana çıkmadı, ama geçen sene DANS basamağında takıldı, çıkamadı. Brüksel’deki AB meclis binası 14 katmış. Bakalım artık…Zaten onun gözü yüksekte, asansöre biner ve en yüksek kat kariyerine bile çıkar. Biz sıradan vatandaş olarak endişeliyiz tabii. Hem bizim sosyalistlerin hem de Avrupa sosyalist örgütü PES’in Başkanı olan Stanişev de AB parlamentosu milletvekili adayı olarak liste başı. Seçilirse ve yabancı ellerde görev ve ödev karıştırıp Peevski ile kapışırsa diye kaygılıyız. Çünkü Peevski’nin vazifesi çok gizli ve özeldir:

Şimdiye kadar, MEDYA HOLDİNG müdürüydü. “Şef” demiyoruz, çünkü maaş listesinde MÜDÜR yazıyor. Ayrıca kısa adı “TİM” olan bir şirketin başkanıyla birlikte, Bulgaristan içi sigara dağıtım ağını elinde bulunduruyordu. Sigara paketleri ıslanmasın, ezilmesin, yırtılmasın, açılmasın diye 170 dağıtım aracı aldı, 600 kişi vır vır ülkeyi dolaşıyor, dükkânlara sigara verip para topluyordu. Şu Moskova’dan gelen son telefonlar var ya! “Olmaz! Sen öyle ıvır zıvır işlerle zaman kaybetme” dedi. Karşıdaki adam Rusça konuştuğundan Danço pek anlayamasa da şu kulağına geldi: “Paren, mıy gatovim tebya za premier Bolgarii, a tıy çem zanımaeşsya!”  Birden anladı: “Genç, biz seni Bulgaristan’a Başbakan olarak hazırlıyoruz, sen ise nelerle uğraşıyorsun.”

Danço, emir kulu, doğrudan gitti parayı saydı ve BULGAR TABAK HOLNİNG hisse senetlerinin % 80’ini aldı. Dağıtım işinden vazgeçti. “Büyük” dedikleri bu iş olmalı. Ha şimdi bizim mendilliler vermesinler Dançoya oyunu da göreyim onları. Sıkıyor mu! Adam Bulgar Tabak Holding sahibi. Döndü dolaştı tencere kapağını buldu. Sigara fabrikaları Ahmet Doğan’ın elinde diye yaza çize hal olduk. Ne oldu, (KGB) Bulgar gizli polisi aldı mı elinden hepsini! Ah biz daha neler göreceğiz, ah!  Hem tütün parasını, hem de senin gırtlağını tutan şimdi artık yalnız Peevskidir. Ahmet ile Lütfü avuçlarını yalasın. Gelecek parlamento seçimlerinde HÖH listesinde kaç “DC” ve kaç “KGB” subayı olacak gelin de birlikte sayalım.

Adamın eli gırtlağında, solu soluya bilirsen!!!

Biz insanımıza “sayada koyun” derken, bize gülenler vardı, Şimdi “gırtlaktandınız!” diyoruz.

Gülün güle bilirseniz! Sizin her şeyinize “garantörüm” diyen Saray kurdu da artık, bir şey yapamaz, çünkü Danço birkaç zamana kadar onun koltuğuna da oturacak. Lütfünün bütün hesapları aç tavuğun buğday ambarı rüyasıdır.

Danço’nun yeni ödevi:

Bu adam bir bölük işi gücü bırakıp da neden Brüksel’e gitmek için ısrar ediyor diye düşündünüz mü?

Son 6 ayda Saraya girip çıkanların hepsi bankacıymış. Bulgaristan’a nereden para giriyor diye araştırma yapmışlar. Bize Batı Avrupa’dan gelen havaleler gelen paranın % 60’ıymış.

Bu işten Saraya bir fayda var mı? YOK!

Yeni alınan kararda, Sarayı olmayana Avrupa’dan para gönderilemez!, deniyor.

Para önce Saraya girecek, ucundan ne kesilecekse kesilecek, sonra levaya bozdurulacak ve adamın eline verilecek.

Biz buna alışığız aslında. Bizde eskiden de böyleydi. Köye gelen mektuplar önce muhtara gösterilirdi.

Muhtar “bu adam mektup bekliyor”, dediğinde, mektup dağıtılırdı. Mektup beklemeyen adama mektup verilmezdi. Şimdi de öyle olacak. Para bekleyen adama para verilecek, para beklemeyenin ihtiyacı yoktur. Olsa beklerdi. Şimdi bu karar gelen paranın % 60’ına ilişkindir. Bir de şu Tarım Bakanlığına falan gelen paralar var. Onları da adil dağıtamıyorlar. Dağıtılan para çar çur ediliyor.

Bir düşünün, geçen sene dağıtılan paradan 180 milyon leva kaybolmuş. Şimdi 87 muhtarlık ve belediye bir yıl çalışmayacakmış. Çalışmaları önemli mi, değil mi? Çalışsalar çalmaktan başka bir iş yapmadıklarından, çalışmasalar belki daha hayırlıdır.

Şimdi Peevski Brüksel’de özel bir karar alınması ve tüm paraların direk Saray’a, tütün primlerinin hepsinin de doğrudan onun yeni satın aldığı Bulgar Tabak Holding veznesine gönderilmesi ve gerekirse oradan bazı dağıtımlar yapılması için özel yönetmelikler çıkartacak.

Örneğin geçen sene tarım işlerine gelen paranın yalnız % 6’sı üreticiye verilmiş.

Fazla değil mi? Bu görüşülecek.

Prımova adında bir AB milletvekilinin “Nova” TV’de anlattığına göre, Sofya bütün paranın yalnız 150 bin dekardan fazla toprak sahibi olan köy ağalarına gönderilmesinde çok diretmiş. Telefonlar kızarmış. Prımova, yeni dönem AB milletvekili olmak istemiyor.

Dayanılacak gibi değil! İstekleri bitmiyor, büyün parayı kendilerine istiyorlar,” diye anlattı.

Şimdi Peevski, iş Allah bu sorunu da başarılı bir şekilde çözer. Eski İç İşleri Bakanı Ts. Tsvetanov’a Mecliste yumruk sallayan o değil mi! Brüksel’de o içili bicili vekillere taş çıkartması işten değil.

Şimdiden karar almış. AB Parlamento Genel Kurulu karşısına bir Bulgar “köftecisi” açtıracakmış. Anlattığına göre, fazla köfte yiyen uyuz oluyor ve kafası çalışmıyormuş. İstediği genelgeleri çıkartma yollarından biri de bu.  Bu sorun çözülür iş Allah. Danço’nun Bulgaristan’la ilgili vazifesi bundan ibaret. Başka bir ödevi yok. Para musluğunu Saray’a çevirdi mi, işi bitiyor.

Moskova’nın verdiği özel ödevleri de kendinden başka bilen yok. Durum bu.

 

  1. Nemci Ali. Liste üçüncüsüdür. Onun hakkında fazla yazmak istemiyoruz.

Çünkü Brüksel de anlaşılan, işe göre adam aramıyor, adama iş arıyor. Öyle olunca münasiptir. Gidip gelsin. Hayırlısı…

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

seven − 4 =