Yorum

Biz yasaklı bayramların çocuklarıyız

Tarih: 2 Haziran 2019
Yazan: Raziye ÇAKIR
Biz yasaklı bayramların çocuklarıyız.

Bayram şiirleri seçerken zorlandım bu defa. Siz yaşlılara, ana babalara seçerken hep çocukları düşündüm. Bayram şekeri verirken şiirler dinlesek onlardan veya biz onlara okusak. Bir iki dörtlük olabilir… Şiiri dinleyen annemin güzelliği gözümde…
Onlar gittiler, bayramlar kaldı. Bayramlarımız, ilk ve son gün arasında ebedi. Kokusu değişiyor biraz. Güllerin bahardan bahara azdan az fark attığı misali…
Gül kokusunun çiğ yememiş halini severim…

Elimdeki, şairlerimizden 1 000 (bin) sayfa şiir. 200 ozan yazmış. Gönlü şarkı söylemeyen şiir yazamaz diyenler haklı. Hepsinde melodi var. Kimisi beklerken, kimiz uğurlarken, kalem elde Bayram anlatmış.

Şair Haşim Akifov İbrahimov BAYRAMLAR demiş:
BAYRAMLAR

Uzanarak umutlarla beklerken sabahları
En mübarek duyularla gönülleri okşamak
Yüzlerdeki o tatlılık süslerken insanları
Sevilerle mutlu olur umut dolu yaşamak.

Coşarak bir kuş gibi göğe yükselmek dolaşmak
Ovalardan bulutlara imgelerle ulaşmak
Küçüklere sevgi, büyüklere saygı sunarken
Sevilerle mutlu olur umut dolu yaşamak.

Bir bereket yağmurudur, işte böyle cömert Hak
Bayramlarda mutluluğu aramızda paylaşsak
Kötülükten kıskançlıktan hırçınlıktan çok uzak
Sevilerle mutlu olur umut dolu yaşamak.

***
200 şair birer kibrit çaksa aydan görünür.
BAYRAM SOFRASI kursa asır boyu konuşulur.  Kardeşlik sofraları gibi…

Şiirimizde değişen bir hava var. Bayramlarda olduğu gibi… Eskimeyen ve solmayan bir yüzyıl saklı özlerinde! Türklük kokusu. Vatan sevgisi. Sevda rengi, yaprak yaprak güzellik dallarında… Halkımız Türklüğü tanımazken, onlar Türk Türklüğünün ne olduğunu taşıdılar kentlerimize, köylerimize, gönlümüze… Onların şiirleriyle besledik ruhumuzu. Yüreklerimiz aynı hisle çarptı Bayramlarda. Kendi şiirimizi okudum, kendi ozanlarımızı dinledik, kendi şarkımızı söyledik.

Türk kokusu değişir mi? Birleşince yeni bir niteliğe sıçrama gücü gizli kokularda!
Onlardaki, neden yok şairlerde? Şair kongrelerinden neden yeni bir atılım çıkmıyor?
Bugün de Tuna gibi akıyor şiirimiz. Kıyısını yıkmak istemiyor. Her satırında Vatanımıza, Kimliğimize, Bayramlarımıza, geleneklerimize sahip çıkıyor.

Şairimiz Derhan Mahmu Ali 1993’te şöyle dedi:
BİZİM DORUKLAR

Evreni cennet köşesi
Özlemler memleketine götüren tüm yollar.
Kenetlense de volkanlar ruhunda
Bir anlık ömrün
Kapanmaya hazır ümit kapısından…
Son adımla bile hücum edilmesi
Hedef tutulan
Uzak doruklar
Bizim doruklar.

Yenileye-bilseydik doruklarımızı ve hedeflerimizi, bayramlarımız da bir başka olurdu. Kara kayada çiçek bitmez. Bulgaristan’da HÖH de kara kaya çıktı: Düşünüyorum: Bayramsızlıkların mutluluğu, ya da çilelerimizin hakkı helal olur mu hainlere?

Bayramdır. Güzel yüzlü bir halkımız var. Konuşmak ve susmak hakkımızdır. Bayramlar küsleri unutmak içindir. İhanet edenlerin ders alması için vardır. Hain günahları af edilir mi bilinmez…

***
Kendimizi aradık ömür boyu.
Ayazma sularından derecikler, onlardan çaylar ve nehirler akıyorsa, ansiklopedilerden taşan şiir ve destanlar halkın yüreğini neden dağılamıyor? Zaman seçip, kendiliğinden ve birden bire neden alevlenmiyor! Halkın sabrı hayatın ayarı! Bayramlar yüzleşme günü.

Şu dünyada şairler şehri, şiir severler parkı yok. Olsa oraya taşınırdım. Her sabah hepsine gonca, açmış ve solmaya yüz tutmuş güllerden demet derlerdim. Hayatın anlamı renklerin kavgasında gizli!. Ne zaman başladığı bilinmeyen ve sonu olmayan bir sevişme bu.
HAYAT BAYRAM OLSA! acıyı bilmeyen tatlıyı tarif edebilir miydi?

Yasaklı Bayramlar kutladık. Sesiz dua ettik. Gizlice el öptük. Pusuya durup bayramlı püse bekledik. İnsanlar hürriyeti, Bayramın Allah Evine indiğini, bayramlaşmadan kardeşlik doğduğunu, dede, nene ve ana, baba eli öptükçe dağıldığını öğrendiler?
Bayramı kaybetmek hiçbir şeysiz kalmak anlamına gelirdi, anladılar.
Bayramları yaşatmak için, çocuklarına BAYRAM dediler.

Sabahattin Bayram
KARABASAN

Gözlerimi yitirdim
Gözlerim kana boyandı ışık karıştığında
Doruklar düzlüğe dönüştü
Sesim sokaklarda tutsak
Gururum kamburum oldu
Gözlerimi yitirdiğim gün

Gözlerimi yitirdim
Issız yörüngesinde durdu yürek
Sevgilerim durakaldı karanlık pusularda
Silinince geçmişle geleceğin anlamı
Hangi dilde ağlayıp, hangi dilde güleceğim
Dostlarımı anılarda nasıl bulacağım
Bilemedim gözlerimi yitirdiğim günü.

Gözlerimi yitirdim
Gizemli bir boşluğa gömüldü zaman
Öz saygımın burcundan bir yıldız kaydı
Türklüğüm prangalı
Mezarda babam bile yabancı oldu bana
İzlerimi yitirdiğim gün.

Gözlerimi yitirdim.
Gözlerimi yitirdim
İzlerimi yitirdim
Adımı elimden aldıkları gün.

1985
Şairlerimiz halkımızın sesidir. Onurumuzdur.
Biz Bulgaristan’daki Türkler için, Bayram bir şafaktır. Bir kişinin her kişi ve her kişinin de bir kişi olduğu gündür. Bayram, birlikten güç fışkıran, hepimizi kanatlandıran ve mutluluğa uçuran gündür. Bayram acılarımızı hatırlamak istediğimiz gündür. Hepinizi bir daha kutlarım. Büyüklerimin ellerinden Çocuklarımızın gözlerinden öperim.

Paylaşmayı unutmayınız

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

9 − 6 =