Yorum

Zulüm Yuvası

Tarih: 19 Ocak 2020
Yazan:  Nazım CAVUŞ
Konu:  Bulgaristan’da İnşaat Askerliğinin geri getirilmesine kesinlikle karşıyız.

Bulgaristan’ı totaliter komünizmi geri çağıran ve topluma dayatmaya çalışan faşist güçler hareket haline geçmiş bulunuyor. Bu güçlere “aşırı hırslı komünistler” demem gerekirdi, ne ki Bulgar sahte “yurtseverlerinin” tümüne Avrupa Konseyi de “faşist” dedi. Aslında yazımda analiz etmek istediğim, Bulgaristan İnşaat Erleri konusu hem monarşi-faşist 1934-1944, hem de 1944-1989 yılları arasından yani komünist totaliter dönemde (1973-1989) vardı. İnşaat Eri kışlalarına Müslüman gençler alınıyordu. Türkler, Pomaklar ve Müslüman Romanlar bu kıtalar da askerlik yapıyordu. Saçları kesilmiş, Türkçe konuşmaları yasak, mektupları okunan bu erlerden ülkenin inşaatlarının hepsinde vardı. Fabrikaları kuran, daireleri diken, yolları döşeyen, baraj duvarlarını diken, demir yollarını döşeyen hep onlardı. 2 yıl ayda 1.5 levaya (2 kutu sigara) parasına çalıştırılıyorlardı. En zor işleri gören onlardı…

10 Kasım 1989’da diktatör Todor Jivkov’un yıkılmasıyla bu zulüm ocağı kapatıldı, İnşaat Erleri birlikleri dağıtıldı. 1985-1989 yılları arasında bu zulüm merkezinde kalanların hepsi ailelerini toplayıp vatanı terk etti ve bu acı konuyu bir daha aslan açmadı. Biz de bu işin bittiğini ve Müslüman çocukların artık eziyet görmeyeceğini düşünmüştük. O gün bu gün 30 yıl geçti. Olaylar hiç de düşündüğümüz gibi gelişmiyor. Yıllan yavrulamış, ininden çıkmış ve saldırı halindedir. İstediği ne mi? Müslüman gençleri yine bedava çalıştırıp sefa sürmek.

Köle gibi çalıştırılan bu gençler inşaat eridir. Bulgaristan inşaatlarının hepsini diken genç Türkler. Kardeşlerim, Bulgar faşist-komünistleri gençlerimizi yeniden bedava çalıştırma planları hazırlamışlar. Uyanık olalım!

Bulgaristan bir Avrupa Birliği ve NATO üyesidir. İnsanların köle gibi ve bedava çalıştırılması insan haklarıyla, 21 yüzyıl Avrupa medeniyet kurallarıyla asla bağdaşmaz. Müslüman azınlık gençleri askere toplayıp inşaatlarda en ağır işlerde çalıştırmak isteyenlerin başında VMRO lideri, Savunma Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Krasimir Karakaçanov ve hükumetteki çetesi bulunuyor.

Açıkladıkları istekler şunlardır:

İnşaat Erleri askerliğine dönmek; nakliyat askerliğine, demir-yolu askerliğine ve iş askerliğe dönmek. Adına “soya dönüş süreci “ dedikleri asimile etme, eritme, Bulgarlaştırma sürecine devam etme; “Belene” kampının yeniden açılması vs.

Memleketi kurum kurum dolaşarak toplantı yaptıkları yerlerden birine işaret etmek istiyorum. Sofya’da İnşaatçılar Odasında toplantı yaptılar. Yukarıdaki istekleri dile getiren konuşmacı VMRO – partisi Başkan Yardımcısı, sözde “yurtsever” (faşist) cepheden milletvekili, Sofya meclisinde bölgesel politika, bayındırlık ve yerel otonom yönetim komisyon başkanı İskren Veselinov dile getirdi. Bu toplantı Bulgaristan Atlantik Konseyi (Bulgar natocular) tarafından yapılan bir davet üzere toplandı. Bulgaristan Sosyalist Partisi (BSP) ile Avrupalı Bulgaristan Partisi (GERB) milletvekilleri ve üyeleri hazır bulundular. Dinlediler ama tepki göstermediler. İnsan gururuyla alay etmek olan İnşaat Erlerinide gençlerin bedava çalıştırılmasının “demokratik Bulgaristan ile bağdaşır yanı yoktur ve olamaz, demediler. “Azınlıklar çalışsın bir ucundan kemirelim” sloganını alkışladılar.

Bu gelişmeler Bulgaristan’da demokrasi ve adalet ilkelerinin, insan haklarının ve azınlık haklarının çöpe atıldığına işarettir.  Kr. Karakaçanov faşistleri boynuzlarını çıkardı, Romen evlerini yakarak, her gün bir köyde bir kızın veya bir yaşlının hayatına kayarak, 3 milyon vatandaşı vatandan kovduktan sonra, zorla yaratılan keşmekeş içinden kölelik çıkarmaya çalışıyor. Vatandaşların köleliğe razı getirilmesi terörü bu defa sökmeyecektir. Avrupa Meclisi, Avrupa Konseyi, Avrupa İnsan hakları kurumu ne zamana kadar susacak? Helsinki İnsan Hakları Komisyonu ne zaman protesto çekecek.

Faşistlerin vaatleri:
İnşaat ve demiryolu gibi askeri birliklerde görev alan, bedava çalışan gençlere askerlikten sonra sınavsız Yüksek Enstitüye yazılma ya da poliste ççalışma hakkı tanınacakmış. İnşaat ve Demiryolu erlerinde yine Müslüman subay olmayacak. Çocuklarımız ezildikçe ezilecek, zulüm görecek, psişik travmalarla, kör sakat geri döndüklerinde sürünmeye devam edeceklerdir. Kimi aldatmak istiyorlar bilmem. Bulgaristan’ın bir NATO bir Avrupa Birliği ülkesi olduğunu unutanlara selam gönderiyoruz. NATO’da inşaat eri yok. Bulgaristan Türkleri için bir istisna yapılırsa NATO da Bulgaristan gibi çöker.

Olan ortadadır Bulgar faşistleri totaliter dönemi özlemişler. Silah elde Türklere, Müslümanlara yeniden saldırmaya kaçınıyorlar. Köle ağası Ahmet Doğan susuyor. Susması için 300 milyon leva verdiler ya, artık para saymaktan mazlum halkımızı asla düşünemez. En iyisi bizi unutsun.

Şimdi biz, VMRO faşistlerinin elini kolunu baltayla keserek, gözlerini çıkarıp, başını gövdesinden ayırıp Çar III. Boris’e götürenleri lanetlerken,  Çiftçi Partili demokrat Aleksandır Stanboliyskiyi seviyoruz ya, Çiftçi Partisi de 1919’da Neuely Anlaşmasını imzaladıktan sonra, Bulgar Ordusunda er sayısı kısıtlanınca, İnşaat Erleri birliklerini kurduğunu da biliyoruz. Stanboliyski İnşaat Erlerindeki askerlerimizin Kuranı Kerim üzerinde yemin etmelerine, Türkçe konuşmalarına, Türkçe kitap okumalarına, Türk Kültür grupları oluşturmalarına izin vermiş. Türk askerleri sofrasına domuz servis edilmesini yasaklamıştı.

1934’ten sonra İnşaat Erleri Müslüman azınlık askerlerine baskı ve terör uygulama merkezi olarak kullanıldı. İş kazalarında, zindanlarda, baskı ve terörden binlerce Müslüman er can feda etti. Bize politik muhalif muamelesi yapıldı. Ezilenler süründü. Göçe zorlandılar.

Bu gerçeklerin özünde bir başka gerçek daha gizleniyor. BKP MK Genel Sekreteri T. Jivkov iktidarda iken Türkler, Pomaklar, Romen Millet ve Tatarlarla birlikte İnşaat Erleri saflarında, komünist rejim müelliflerin çocukları da çalıştırılıyordu. Bugün anti-faşist mücadele kanadı olarak açılan İnşaat Erlerinin yeniden kurulmasına karşı direnişlere mağdur Bulgarları da davet etmeliyiz. İnsan hakları için sokaklara dolanların hepsini mücadele saflarına toplamalıyız. İnşaat Erleri memleketimizdeki köle kamplarıydı. Hor görülen, dövülen, özürlü kalan erlerden hiç birinin hakkı tanınmadı verilmedi.

Şunu da belirtmeliyiz.
Son 30 yılda İnşaat erleri çıbanbaşı patlatılmış, tümör kurutulmuştu. Ne ki meclisten güç alarak, Başbakanlıktan para alarak çarpık propaganda yapıyorlar. Faşistlerden kurtuluş onları sadece ebediyen yok etmektir. Ödün veremeyiz. Uzlaşma arayamayız. Büyük savaşım başlamıştır. Geleceğimiz çocuklarımızdır, hiç birini, askerlik bahanesiyle,  Bulgar köle kamplarına gönderemeyiz. Askere gideceksek önce eşit vatandaş olacağız. Subaylar, As subaylar, yüzbaşılar, binbaşılar, General ve Amiraller azınlıklardan olacak!

İnşaat erleri faşist ve totaliter azınlıkları ezme merkezleridir. Açılmasına asla yol verilemez.

Davamız ortaktır.
Okuyanlar paylaşsınlar.
Teşekkür ederim.