Rafet ULUTÜRK

Kazakistan’ın sabahına uyandığınızda gökyüzü, maviliğiyle değil huzuruyla sarar sizi.
Almatı’nın serin havasında, Turan Üniversitesi’nin avlusuna adım attığım anda hissettiğim şey sadece bir akademik atmosfer değildi; bir ruh, bir bağ, bir tarihin yankısıydı.

Sempozyum vesilesiyle geldiğimiz Turan Üniversitesi’nde bizi karşılayan isim, Rektör Yardımcısı, Dış İlişkiler ve Doktora Çalışmalarından Sorumlu Sayın Gulzhanat Tayauova idi.
İlk karşılaşmada bile fark edilen o içtenlik, zarafet ve alçakgönüllülük; insana “işte gerçek bir lider böyle olur” dedirtiyor.

Yemekte herkesin tabağına kendi elleriyle yemek koyan bir rektör yardımcısı düşünün…
Her bir misafirine bir anne şefkatiyle yaklaşan, ilim yolculuğunu bir hizmet aşkına dönüştüren bir kadın…
O an, zihnimde yıllar önce Bakü’de tanıdığımız o asil ruh canlandı: Ganira Paşayeva. Bir zamanlar Azerbaycan’da yanan o yürek, şimdi sanki Kazakistan’da, Gulzhanat Hanım’ın ellerinde yeniden ışıldıyor gibiydi.

Ganira Hanım’ı tanıyanlar bilir; o, Türk dünyasının vicdanıydı.
Bugün ise Gulzhanat Tayauova’da o vicdanın, o merhametin, o adanmışlığın izlerini görmek mümkün.
Bazı insanlar yalnızca bir makama değil, bir misyona sahip olur.
İşte Gulzhanat Hanım, o misyonun vücut bulmuş hâlidir.

Turan Üniversitesi’nde dolaşırken gençlerin gözlerinde gördüğüm o ışıltı, sadece öğrenme isteği değil; geleceğe inanmanın parıltısıydı.
Her biri Türk dünyasının ortak mirasını omuzlayacak bir bilince sahip.
Ve bu gençlerin önünde duran böyle bir örnek, böyle bir rehber, paha biçilemez bir nimettir.

Bugün, Turan Üniversitesi sadece bilgi üreten bir kurum değil; Türk kimliğini, kadim kültürü ve çağın ruhunu aynı potada yoğuran bir düşünce ocağı.
Ve o ocağın başında, ilimle, zarafetle ve gönül diliyle yoğrulmuş bir kadın var:
Gulzhanat Tayauova…

Türk dünyasının kaderini şekillendiren kadınlardan biri olarak,
O bize şunu hatırlatıyor:

“Bir milletin geleceğini inşa edenler, bilgiyi kalple birleştirenlerdir.”

Evet…
Böylesi aydınlarımız oldukça, yeni dünya umut doludur.
Ve gençlerimiz gerçekten çok şanslı; çünkü onlar, ilmin ve insanlığın aynı kalpte buluştuğu bir ışığın izinde yürüyorlar.

                  TÜRK HALKLARI

Ayrı kalırsak kıvılcım oluruz,
Birlikte olursak güneş oluruz;
Dünyayı ısıtan ve aydınlık yayan…

Reklamlar