İbrahim SOYTÜRK
Tarih: 11 02 2021

Bulgaristan’da seçim koçanının kapları soyulmaya başladı.
Düşen ilk iki kapçık herkese dudak ısırttı.

İktidar sofrası öyle ballı kaymaklı ki, faşistlerin, Bulgar milliyetçiliğinin, şovenizmin ve ırkçılığının kravatçı papazı olan kısa adı NDSV güya Bulgaristan’ı Kurtarmak İçin Milli Cephe partisi Başkanı Valeri Simyonov biliyor musunuz kiminle ortaklık kuruyor?  En azığın Ruso- fillerden, en ilkesiz popülistlerden, döneklerin başı yalancıların babası Veselin Mareşki ile sarmaş dolaş oldular.

V.Mareşki Varnalı, Moskova’da palavracılık okumuş, yalanla iş görmeyi pişirmiş ve Bulgaristan’a dönünce dikildiği yere kök salmış ve tutmuş. Öyle bir adam! Rus dilini unutmayayım diye bir Rus Bayanla gönül verip evlenmiş. Çocukları Rusya Federasyonu vatandaşıdır.

İlaç tüccarı, eczaneleri var, kullanım süresi dolmuş ilaç sattığı için defalarca mahkemeye düşmüş. Benzinlikleri var ve ucuz benzin satıyor. Bulgaristan’daki araçların hemen hepsi ikinci el olduğundan dolayı, sattığı benzinin kalitesinin araçlara olumsuz etkileri pek anlaşılmıyor. Millet fakir, yorgun ve bitkin olduğundan motorun şarkısına pek kulak veren yok.

2017’de ilk kez “Volya” (İrade) partisinin % 4 barajı aşıp meclise girdiğinde, kırmızı kravatını takıp, gururlu adımlarla 44. meclis bileşiminin açılışına ve 4 yıl yalan söylemeyeceğine, rüşvet almayacağına, dalavere çevirmeyeceğine, popülist propaganda yapmayacağına ve halkta boş umut yaratmayacağına yemen etmek üzere gidiyordu. Meclis polis kontrolünden geçip halkın iradesinin tecelliyi ettiği binaya gireceği an, yüksek boylu, sinekkaydı tıraşlı, şapkası Fransız köylü kasketleri tipi, güçlü kuvvetli bir genç tarafından nezaketli bir davranışla kenara çekildiğinde “Başbakan Olmak ister misin?” sorusuyla yüzleşti.

Bu soruya birden bire cevap vermeye, eşi yanında olmadığı için soracak birileri de olmadığından hazırlıklı değildi. Hemen “Ne isteyeceksiniz?” dedi.

Onun için hayatta her şey alış verişti. Bugün Bulgaristan’da herkesin “mafya” dediği 40-50 yaş arası iri adaleli bu gence bu soruyu sorması uygun muydu? Bilemese de içinden geldi ve sordu. Olsa ne güzel olur. İlk hamlede meclise ve meclisten Başbakan koltuğuna oturmak ve ötesi vur patlasın, tekmele yatsın…

Benzincileri ya kapatacaksın ya da bana satacaksın!” cevabına veremedi. Çünkü petrol Rusya’dan geliyor, Burgaz “Nefto-Him” rafinerisinde işleniyor ve halkı yemlemek ve siyasete taşınmak için kullandığı en etkili araçtı. Boru kapanırsa Ruslar yüz çevirir ve bir daha açamaz, bencin pompasının yanında başbakanlık nedir ki? Dört sene aldın, çaldın, götürdün……..sonra? Sonrası yok!

Olmaz demişti. Benzincilerimi kapatamam, satamam, hatta çoğaltmak istiyorum…!” ve başını bu defa sağa çevirerek usulca ayrıldı. Fakat 4 yıl halk meclisindeki sandalyesinde Bulgaristan Cumhuriyeti Başbakanlık koltuğunu itmiş biri gururuyla karışık kafayla hava sattı.

Bu dört yılda meclis kürsüsünden yaptığı tüm konuşmalar, onun politikadan anlamadığı, akan ırmağa ne taş at ne de ayağını sok tavsiyesinde bulunanlara da uymadığını kanıtladı. Her konuda “uzmandı”. Fırsat buldukça çekip aldı. Her fırsatı kullandı. Gerektiğinden sinekten yağ çıkardı. Mecliste olmasına rağmen, soranlardan hiç birine ben politikacıyım diyemedi. Politikacıların ipleri çeken birileri var, “o – mafya bozuntusu” gene çıkarsa önüme diye korktu. Hep iş adamı (biznesmen) derken gururlanmış, hizmet sektöründen olduğunu gizlemiş ve sanki Bulgaristan’ı dönüştürecek enerji “benim” der gibi, hep üstten bakarak herkesin yanından gelip geçmişti. Onu tanıyan, gören, dinleyen, aynı masada sohbetine katılanlar hep “bu adamın mecliste ne işi var?” sorusuna yanıt arasalar da, meclis koltuklarındakileri kendisinden zavallı ve çaresiz gördüğünden dolayı, kendini acınası hissetmedi, hatta fırsat buldukça öne fırladı. Kendisini kuyunun dibinde kalmış bir taş gibi görmesi gerekirken, bu duyumsamadan has alamadı.

Mecliste oturmanın, meclis başkan yardımcısı olmanın ya da meclis komisyonu üyesi olmanın insan saygınlığını yükseltmediğini, hatta o yapmacık otoritesini de her an birazcık erittiğini, söktüğünü ve 4 yılda sokaktaki vatandaşlardan biri durumuna getirdiğini bilmiyordu. 04 Nisan’da 45. Meclis seçimleri yapılacak dendiği günden beri yapılan gizli açık anketlerden hiç birinde % 4 barajının yanına bile yaklaşamadı. Bırak % 4’ü bir yana % 2’yi bile tutturamadı.

“Covid-19” dan korkan halk kliniklere gitmiyor, ilaçlarını almayan ve geçiştirenler çoğaldığı gibi, araçları olanlar da evlerine kapanmış ve vırt zırt için tankları doldurmaz olmuştu. 5 Mart 2021’de milletvekili kartını meclis başkanlığına teslim ettikten sonra ortada kalacağından birden korktu. Sonra Moskova’dan bir telefon gelse ve “Ne haber?” dese, söyleyecek sözü yoktu. Dalavere dostları da aramaz olmuştu.

İşte bu durum, yılana sarılmasına nedendir. Daha önce defalarca ikiyüzlü dediği, meclisten çıkarılmasını istediği, hatta küstahlığından ötürü mahkemeye vermek istediği Rusofob, (Rus düşmanı) aşırı milliyetçi ve hatta Avrupa Birliği Konseyi Başkanlığının “faşist” dediği NDSB – hareketi başkanı Valeri Simyonov’un “Ne var ne yok? Sen Varna’da ben Burgaz’da el ele versek de Karadeniz sahillerine el atsak” sözlerine nihayet “Evet!” dedi ve el sıkıştılar.

Moskova’ya telefon açıp “ama o bir Rusofob, seçim birliği olsa acaba uygun olur mu?” dediğinde, “Olur o kadar!” cevabını alınca da rahatlamış ve “bana ne onun Rus düşmanlığından, deyivermişti.”

Anlaşma imzalayıp, göz göze geldikleri ve beraberce mikrofon karşısına çıktıkları Valeri Simiyonovla büyük ödevler belirlemişlerdi. Bir defa 65 yaş üstü vatandaşlara tüm ilaçları bedava vermek, emekçi maaşlarına biraz daha zam yapmak ve sosyal yardımları arttırma gibi konularda buluşmuşlar. Silahlanma konusunda, Rus silahlarıyla donanmayı düşlerken, “NATO’dan bize fayda yok” demekten çekinmiyorlar, Amerikan üslerinden kira istenmesi konusunda aynı fikirdeydiler, tekellere, mafya ve oligarşiye karşı ortak mücadele etmeye yemin etmişlerdi.

Sofya meclisindeki partilerden hiç biri arasında seçim ortaklığı kurulamazken, liberal mı, tutucu mu belli olmayan bu popülist partiler Bulgaristan’ın Avrupa Birliğinde kalması yoksa çıkması gibi konularda ve özellikle de Kuzey Makedonya Cumhuriyeti’ne Avrupa Birliği yolunun açılmasına da değinmiyorlar. Bulgar milli doktrini ve milli çıkarların korunması konusunda birlik olduklarını desteklerken, Bulgaristan Türklerinin kültürel haklarından olan 10 dakika Bulgar Milli Televizyonu’nda (BNT) Türkçe Haber ve Hava Durumu yayının kapatılması için 44. halk meclisine sunulan yeni kanunu da destekliyorlar. Bu yasayla Sofya “Balgaria” radyo yayınlarında Türkçe haber ve kültür programlarının da kapanması isteniyor.

2017 meclis seçimlerinde Bulgaristan Türkiye sınırında oy kullanmak için seçim günü memlekete gelirken Otobüsten indirilen ve üzerlerine çullanarak şiddet kullanan Valeri Stoyanov’un yeni bir siyasi ortaklıkla seçimlere soyunmasına gerekli cevap verilmelidir. Hem “Volya” hem de NDSB meclis dışı kalmalı ve Bulgaristan siyasetinden silinmelidir.

2017’den beri Bulgaristan olayları milliyetçiliğin, Türk düşmanlığının, Müslümanlara ve İslam’a yan bakma, haklarını tanımama, dillerini yasaklama, kültürlerini yok sayma, kimliklerini tanımama siyasetinin hiçbir sonuç vermediği ve vermeyeceği artık herkes tarafından anlaşıldı.

NDSB – partisi şimdiye kadar “Ataka” sol marjinal ve VMRO-BND sağ marjinal, ırkçı ve faşist partisiyle ortaktı, 2017’de iktidara birlikte tırmanmışlardı. Bulgaristan ekonomisine hiçbir katkıları olmadığı gibi, etnik sorunlara saldırılarıyla kış ortasında karda kışta fakirlerin gettolardaki evlerini yakıp yıktılar, çocukları yalınayak kar üzerinde aç susuz bıraktılar. 4 yıl hiç bir hareketleri Nazi faşistlerinin davranışlarından farklı değildi. Bulgar azgın milliyetçiliğini güçlendirmeye çalıştılar. 150 bin Makedon’a Bulgar vatandaşlığı, kimliği ve Kırmızı Pasaportu sattılar ve cezasız kaldılar. İşledikleri suçların her birine Başsavcılık seyirci kaldı, ikazda bile bulunmadı. En sonunda halkın baskılarına dayanamadılar, parti binaları yumurta ve domates yağmuruna tutuldu ve parçalandılar. Önce “Ataka” partisi  “Üçlü Cephe” adıyla bilinen sözde “Yurtsever Cepheden” ve hükümet ortaklığından ayrıldı, hatta “Ataka” partisi Başkanı Volen Siderov Halk Meclisinden çıktı, milletvekilliğinden vaz geçti.  Üçlü birlik mahkeme kararıyla bozuldu. 2016’dan beri Cumhurbaşkanlığı, 44. Meclis ve Avrupa Birliği parlamento seçimlerine birlikte giren bu üç aşırı milliyetçi gruplaşma artık dağıldı. Bu gelişmede, Bulgaristan’ın 2017’den beri izlediği Kuzey Makedonya Cumhuriyeti’nin tarihini, Makedon dilini ve Makedon kimliğini tanımama siyaseti de rol oynadı, AB yönetiminin, ABD dış işleri bakanlığının tepkilerini aldı ve Sırbistan başta olmak üzere Batı Balkanlar devletlerinin hepsiyle gerginlik yarattı. Üstelik Slovenya ve Çek Cumhuriyeti gibi devletler KMC’den ve NATO’dan sonra AB’ne de girmesinden yana konum aldılar, bildiriler yayınladılar.

Bu kadar karışık ve aslında Bulgaristan ve Bulgaristan halkı düşmanı iç ve dış siyaset izleyen partiler seçmenden oy istiyor. Seçim hazırlıkları görüyor, cepheler kuruyor. Bunların yasaklanması gerekmez mi?

2021 seçimlerinin Bulgaristan’ı milliyetçi, popülist ve çıkarcı partilerden arındırarak, siyasetin demokratikleşmesi, yolunun açılması tüm seçmenlerin ortak özlemidir.

Yaklaşan seçimlerle ilgili tüm ayrıntıları sizlere anlatmaya ve hepinizi bilgilendirmeye devam edeceğiz.

Okuyanlara teşekkürler.

Sağlık kurallarına ve yasaklara uyalım.

Okuyanların paylaşmasını rica ediyorum.