Her Kurban Bayramı geldiğinde aynı soruyu sorarız:
“Bu yıl ne keseceğiz?”
Koyun mu, keçi mi, dana mı?

Ama esas soru hep eksik kalır:
“Ben bu bayramda kendimden neyi kurban edeceğim?”

Çünkü Allah’a ulaşan et değil, kan değil…
Niyetin temizliği, kalbin derinliği ve hayatın doğruluğudur.
(Bkz. Hac Suresi, 37)

Bu yüzden…
Sadece bıçak değil,
vicdan da keskin olmalı.

🐑 Yalanı kes! – Güvenin celladıdır.
🐑 Kalp kırmayı kes! – Çünkü Allah, kalbi kırık olanla beraberdir.
🐑 Yetimin hakkına uzanmayı kes! – O bir gözyaşı, bin secdeyi boşa çıkarır.
🐑 Kul hakkını kes! – Allah affeder, ama kulun gönlü kanar.
🐑 Adaletsizliği kes! – Çünkü adalet olmadan hiçbir ibadet yerini bulmaz.
🐑 Nefsinin bencil arzularını kes! – Asıl kurban, kendini aşabilendir.

🔔 Unutma: Hepimiz ölümlüyüz.
Bir gün bu dünyadan göçüp gideceğiz.
Ama mesele gitmek değil, ardında ne bıraktığın.

👉 Eğer bir gün seni tanımayan bir çocuk,
senin için dua ederse…
👉 Eğer fotoğrafın bir duvarda değil,
bir kalpte asılı kalırsa…
👉 Eğer toplum her yıl seni rahmetle anarsa…
İşte o zaman gerçekten yaşamışsındır.

Yaşamak; sadece nefes almak değil,
senden sonra gelenlerin de nefes alabilmesi için bir iz bırakmaktır.

Çünkü asıl hayat,
öldükten sonra hâlâ hayattaysan başlamış demektir.

O yüzden bu bayramda bir başka soru daha sor kendine:
“Benim arkamdan kim ne diyecek?”

Bayram; sadece kesmek değil,
kendinle yüzleşmektir.
Sofraya et koymaktan önce,
kalbine merhamet koymaktır.

Ve unutma…
Her akşam yastığa başını koyduğunda vicdanın rahatsa,
en büyük bayram odur.

Bu bayramda:
🕊 Sofralarımızda etten çok erdem,
🕊 Kalplerimizde nimetten çok şükür,
🕊 Toplumumuzda gelenekten çok bilinç olsun.

Kurban Bayramınız mübarek,
yüreğiniz sakin,
yolunuz doğru olsun.

Saygılarımla,

Rafet ULUTÜRK
BULTÜRK Derneği
Genel Başkanı

Reklamlar