Haberler Kültür-Sanat

Kırgızistan’dan Bulgaristan’a ataların izinde

Orta Asya’nın Tyan Şan -Tanrı sıradağlarında yer alan Kırgızistan Bulgaristan’da az bilinen bir ülke. Bulgaristan dağcıları tarafından fethedilmiş olan Lenin zirvesi ve Kırgızistan-Kazakistan sınırındaki Han Tengri tepesi hariç fazla bilgi yok. Buna rağmen bu ülkede Bulgaristan halkının tüm dünyaya yayılmış incilerinden birisi bulunur.“Kırgızistan’daki Bulgar diasporası küçük olmasına rağmen, birlik ve dirlik içinde yaşıyor”. Andrey Rijkov Bulgaristan Radyosu Rusça sitesinde bunları yazdı. Rijkov da de etnik Bulgar olup, Bulgaristan’a ilişkin her şeyle yakından ilgileniyor.

“Bunun için Bulgaristan Radyosu’nun ülkenizle ilgili sunduğu ilginç ve yararlı bilgileri takip ediyorum” diyor Andrey.

Kırgızistan’da yaşayan 500 kadar etnik Bulgar genellikle Maevka ve Leninskoe köylerinde bulunur.

‘”Kırgızistan’daki Bulgarlar iyi ve çalışkan olup iş alanlarında başarılıdır” diyen Andrey, cumhuriyetin herkesçe sayılıp sevilen güreş antrenörü Petır Yaloma’yı örnek olarak veriyor. 

Kırgızistan Bulgarları devamlı irtibat halinde olup Marta Nine, 3 Mart, Slav yazısı günü gibi bayramları beraber geçiriyor. Ninelerinin tariflerine göre böreklerini hazırlarlar. Örneğin lahana böreği kaymak ve yumurta ile yapılır ve Bulgaristan’dakinden farklıdır. Bulgar şarkıları da bayramların vazgeçilmezleri arasında.

“Leninskoe’de bugüne kadar Bulgar gelenek ve göreneklerini yaşatan, Bulgarca konuşan aileler var. Ne yazık ki, sayıları sınırlı” diyor Larisa Taşmatova. Bulgarların yerel derneğinin başkanlığını yapan Taşmatova Bulgar diasporasını Kırgızistan Halk Meclisinde temsil ediyor. Bulgar ruhunu uyandırmayı esas amacına dönüştüren teşkilatın ismi ‘Vızrajdane’.

Kırgızistan Bulgarları dernek içinde Bulgaristan gelenek, halk oyunları, dili ve tarihini öğreniyorlar.

Larisa Taşmatova büyük bir heyecanla: “Biz, Kırgızistan’da yapılan farklı etkinliklerde Bulgaristan’ı temsil ediyoruz. Sergi ve festivaller düzenliyoruz. Buradaki Bulgarlar az sayıda. Birçok insan varlığımızdan bile haberdar değil. Etkinliklere katılmamız sayesinde bizim hakkımızda bilgi ediniyorlar” diye paylaştı.Bulgarca dil dersi.Larisa Taşmatova’nın anlattıklarına göre Bulgarlar, ilk önce Osmanlı İmparatorluğu zamanında 18. yüzyılın ortalarında Kırgızistan’a yerleşiyor. İkinci daha büyük göç dalgası 1908 – 1912 yıllarında gerçekleşiyor, Besarabya ve Kırım’dan Pyotr Stolipin’in gerçekleştirdiği tarım reformundan kaçan soydaşlar oraya yerleşir.

Göçmenlerin hayat öyküleri hayatın kendisi gibi farklı ve alacadır. Okurumuz Andrey Rijkov’un aile öyküsü de çok renkli. Annesi Kırım Yarımadasında doğmuştur ama Veliko Tırnovo’lu bir soyun varisidir.

“Dedelerimiz 1877-1878 Rus-Osmanlı savaşı sırasında Pleven çarpışmasında yenik düşen Osmanlılardan kaçar. Tuna Nehri’nin öbür yakasına geçen atalarımıza Rus imparatoru İkinci Aleksandır  Besarabya ve Kırım’a yerleşmelerine izin veriyor. Kırım Yarımadasında oluşturdukları varlıklı Jelyabovka köyünde onlar üzüm ve diğer tarım bitkileri yertiştirmeye başlıyor. Annem orada dünyaya geliyor. Ondan sonra Bulgarca okunan okulu bitiriyor” diye anlattı Andrey.Bulgaristan'dan soydaşlarımızla görüşme.Tacikistan’da doğan Andrey TU154 uçak mühendisliği mesleğinden dolayı Kırgızistan’a gidiyor. 2013 yılında eşiyle beraber Bulgaristan’ın Burgas kentine gelip bir ev satın alıyor. “Bulgaristan’a yerleşerek, bir hayalimi gerçekleştirdim. Herhalde annem de gökyüzünden mutluluğumuzu seyrediyor’ diyor sözlerinin sonunda Andrey Rijkov.​

Fotoğraflar Larisa Taşmatova tarafından temin edildi.

Çeviri: Neli Dimitrova​, BNR

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

14 − 2 =