Hangi Çatının Altında Ne Oluyor?

Tarih: 12 Nisan 2019
Yazan: Rafet ULUTÜRK
Konu:   Erken seçim ufukta ağarıyor.

Sofya merkezinde 3 yüksek çatı var. 1.Cumhurbaşkanlığı, 2.meclis ve 3.Bakanlar Kurulu. Bunların her birinin altında başka bir cadı kazanı kaynıyor.

Önce Cumhurbaşkanlığı kazanına bakalım.

Cumhurbaşkanı Rumen Radev’in yeni kurduğu Stratejik Kalkınma Konseyi üyesi,  Prof.  Aleksandır Marinov’a göre, GERB partisi öngörülü olsaydı Avrupa Parlamento seçimleri (26 Mayıs 2019) ile birlikte erken parlamento seçimi de yaparak, bataktan bir süre kurtulabilirlerdi.  Şimdi ise, birinci dalgası artık “daire rüşvetçiliği” şeklinde Bulgar toplumu üzerine kaynak su gibi dökülen bunalımın ikinci dalgası hem daha büyük hem de daha kaynak geliyor ve yine yönetimin üzerine dökülecek.

Politika uzmanı Prof. Marinov’a göre, GERB Partisi Haskovo koordinatörü D. Dobrev’in istifası bunalımın derinleştiğine işarettir.

Politika bilirkişilerine göre, uzun zamandan beri kap tutmaya çalışan siyasi bunalıma şimdiye kadar açlara ekmek, susuzlara su şişeleri dağıtarak bastırılmıştır. Bunalımın adı şudur:Halk devletin hiçbir kurumuna inanmıyor ve güvenmiyor. Çıbanbaşı patladı ve GERB’in bünyesindeki zehirli kan akıtılmalıdır.

Bu analiz sonuçlarını yapanlar 10 Nisan akşamı şaşakaldılar.

Gabrovo kentinde ETNİK İSYAN BAŞLADI.
Ne var ki bu defa isyan edenler 1989 Mayısında olduğu gibi Türkler değildir.
2016’da evlerinin yıkılmasına karşı ayaklanan Müslüman Romenler de değildir. Bu sefer Filibe’ye bağlı  Romen köylerindeki gece isyanından da tamamen farklı büyük bir ayaklanma izliyoruz.

Bu ayaklanma sanki 2017’de  Stanimaka (Asenovgra’da yığılan sarhoş futbolseverlerin ve motor hastalarının GETTO karşısına toplanıp ve şehir merkezine taşarak gece boyu haykırıp yumruk sallamasından ya da 2019’un Ocağında ve Şubat ayında yine Filibe’ye (Plovdiv)  bağlı Voyvodino köyünde yapılan komando, futbol havarileri, emekli Ordu mensupları ve gönüllü asilerin düzenlediği 7-8 gece mitinginden ve 17 Müslüman Romen evinin kış ortasında yıkılmasından ve yalın-ayak çocukların ve kadınların ve yaşlıların  terlikle kar üzerine itilmesinden de çok farklı bir olay yaşanıyor.

Gabrovo kentinde 1 500 Bulgar genç sokak ve meydanları kuşatmış durumda. Romen mahallelerine getirip halka saldırmak ve linç etmek istiyorlar. Şehre yığılan polis ve jandarma güçleri asilerle başa çıkamıyor, onları durduramıyor, huzur sağlayamıyor.

Olay nasıl başladı:

Gabrovo kentindeki marketlerden birinde çıkan bir anlaşmazlık ve yumruklaşmadan sonra yerli polis 3 Romen genci tutukladı. Birkaç sat sonra şehrinde ne kadar İç Makedon Devrim Örgütü VMRO sevdalısı, işsizlikten kanı kabarmış, Süleyman paşaya küfür etmekten ağızı yamulmuş, Türk düşmanlığından çıldırıp kudurmuş genç varsa elektronik araçlar üzerinden yapılan çağrıya uyarak toplanıp bir Müslüman Romen GETTO’sunu bastılar.

Hedeflerindeki ipe serilmiş Romen kadınlarının donları ile erkeklerin yamalı pantolonları değildi. Önce çatıya ve balkonlara çıkıp Türkiye’yi seyreden Çanak antenleri kopardılar. Sokağa attılar. Türk Televizyonları “kafanızı bozuyor” bakmayacaksınız diye bağırdılar.

İkinci olarak odalarda ne kadar minderli yatak ne varsa eline ne geçirebildiklerini balkonlardan fırlattılar. Bu yataklarda gece boyu sevişip çocuk yapmayacaksınız sesleri kudurmuş köpek ağlayışı gibi yayıldı.

Ardından kanepeler, koltuklar, masalar ve mutfak mobilyaları etrafa saçıldı.
Bulgaristan’da “rahat yaşamayacaksınız” diye bağırdılar. Birlikte tempo tuttular. Bu gençlerin ellerinde beyz bol sopaları vardı. Öfkelerine cesaret ve ateş vermek için çokça alkol almışlardı. Belki de bilinçli kendilerine kudurmuş havası veriyorlardı Romen mahallesinde ne kadar ev eşyası varsa TV alıcıları ve buzdolabı ve derin dondurucularla birlikte sokağa atılıp kullanılmaz hale getirildiler. Daha sona,  ağzı açık, gözü dönmüş kurt sürüsü gibi ilerleyenler Koca Balkanın eteklerinde Gabrovo kenti Polis Amirliğine yöneldiler. Amirliğe girmek orasını da istila etmek istediler. Camları kırdılar. Polislerle sert ve kanlı bir arbede yaşandı. Jandarma yetişti.  Silah patlamadı.
Polis kapıyı pencereyi korumakta zorlandı. Arbede oldu.
Kuşatmaca daralırken asilerin polis binasını yakma tehlikesi arttı.
Sofya İç İşleri Bakanlığından yardım istendi. Etraf illerden Polis araçları Gabrovoua yöneldi. Yumruklar, sopalar, kaldırım taşları yerinden oynadı. Polis Amirliği ele geçirilince alt katta bodrumda tutuklu bulunan 3 Romen genç linç edilecekti.
Yeni Bulgar tarihinde bu bir ilk olacaktı.
Başbakan yardımcısı Tomoslav Donçev’e kadar yetkililerin hepsi Gabrovo yoluna düştü.  Brüksel’de bulunan Başbakan Borisov’un yerine, geçici Başbakan görevinde bulunan VMRO – aşırı milliyetçiler sürüsü Başkanı Savunma Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Krasimir karakaçanov Bakanlar kurulunu topladı. O, “Benim istifam olayları yatıştıracak-sa, istifa edeyim” dedi.

Olaylar durmadı Çarşamba akşamı ve gece  (10 Nisan 2019)  1500 – 2000 kişilik kalabalık Romen mahallesinin önüne yeniden toplandı. Polis ve jandarma yolu kesti, arbede yaşandı, yeniden kan döküldü, polis copların dan yere düşenler iyice çıldırdı. Olay yerinde bulunan ve durumu yatıştırmaya çalışan Başbakan yardımcısı Gabrovo eski belediye başkanı) Tomoslav Donçev de yuhalandı. Gerginlik devam ediyor. Yaralılar hastanelere kaldırıldı.

Bu olaylar neyi andırıyordu?

Bu olay, sanki 1933’te Nazi Almanya’sında Yahudilere yapılan saldırıları andırıyordu. Ayrıca 1942 yılında Gabrovo’da Yahudilerin yakasına sarı işaret takılmış, fırından ekmek almaları bile yasaklanmıştı. Gabrovo 2019 Nisan ayı olayları olağanüstü ciddi sinyaller veriyor. Öte yandan Romen aileler dolmuşlarla ülkeyi terk edip Avrupa yoluna açılıyorlar. Etnik temizlik bir çözüm mü?

Soru: Bu öfke birikimi neyin eseridir.

Cevap: Öfke birikimi Bulgaristan’da ana iç problem olan etnik azınlık probleminin 70 yıldan beri çözülmemesinden kaynaklanıyor. Cahil, işsiz, gelirsiz, sefil bırakılan Romen etniğine ikinci derece topluluk olarak bakılıyor ve omdan kurtulmak istiyorlar. İsyan patladı. GETTO’larda değil, GETTO dışında en lüks dairelerde yatıp, sıcak suyu beğenmeyen içine gül suyu da sıkan gençlerin rahatına ve konforuna diken battı. Şehirde zenginlerin rahatını bozan bir ortam oluşmuş ki, temizlemek istiyorlar. Irkçılar etnik temizlik yapmaya kalkışmıştır. 1 500 sopalının birden hareketlenmesi ailelerde, evlerde, kulüplerde bu olayın kızıştığına, milliyetçiler tarafından kızıştırıldığına bir işarettir.

Hedefte olanlar,  fakir insanlar, öteki, farklı ırktır. İşsizler, doğduğu günden beri dişlerini hiç fırçalama fırsatı bulamayanların ağız kokusu,  çöp kofası karıştıranlar, sıçanlarla, tarla fareleri, kertenkele ve yılanlarla aynı GETTO-larda kuru ekmek paylaşan sefillerdir. Şehirler Romenlerden temizlenmek isteniyor. Bu bir etnik temizliktir. Temelinde devletin yanlış etnik azınlık politikası vardır. Bulgar unsur etniklere karşı kışkırtılmıştır.

Yaşanan GETTO’da barınanların isyanı değildi. Bulgar post-moderniz minin çaresizliği isyan ediyor. Adaletsizlik ve insan hakları eksikliği, azınlık haklarına indirilen beysbol sopaları isyanıdır. 2017 yılından beri 7. Halk isyanı yaşanıyor. Bu isyanın bir iç savaşa büyümesinden korkanlar artıyor.

Hükumetin istifa etmeye hazırlanıyor. Aşırı milliyetçilerin hemen başbakan yardımcılığından, bakanlıklardan uzaklaştırılmasından ısrar edenler çoğalıyor. Kamuoyu, aydın kesim barış ve huzur çağrıları yaparken erken seçime gidilmesi çağrısı yükseltiyor.

Bulgaristan tarihinde sefiller, cahiller, yoksullar ve aman zaman geçinenler Polis Amirliklerine, Jandarma karakollarına hiç saldırmamıştır. Bulgar devletinin en çok bel bağladığı, allı kuzum ballı kuzum büyüttüğü yavruları ayaklandı. Yoksullukla kuşatıldıklarını fark ettiler. Sefilliğin kendilerini ipe çekmesinden korkuyorlar. Onlar başka bir dünya için isyan ettiler. Durdurulmaları hiç önemli değil. Açlar yarın yeni bir marketi basacak, Fransa’da 1800 marketi bir cumartesi yürüyüşünde kırıp dökmediler mi?  İşte öyle bir şey oluyor.

Her zaman olduğu gibi işler bizde bu defa da ters gidiyor.

Gençler polise saldırdı.
Adaletin adı LİNÇ etmek oldu.
Liderleri hükumet katlarında olduğu için yapacak bir şey yok.
Aç kurtların lideri sürünün ardından yürür.

Biz insanız. İnsanların lideri isyancıların önünde yürümelidir.
Cesur davranmalı, hemen karar almalı ve barışçı çözüm bulmalıdır.
Bulgaristan’daki iç bunalım yeni bir aşamaya giriyor.
Bizi izlemeye devam ediniz.
Teşekkür ederim.

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir