Yorum

Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır

BGSAM – Oya CANBAZOĞLU

Dr. İsmail Cambazov,bu dünyada görevini tamamladı mı?
22 Mart 2020 tarihinde Bulgaristan Türklerinin en yaşlılarından birisi olan Dr. İsmail Cambazov, gece saat 03.00 de Sofya’da hastanede 93 yaşında hayata gözlerini yumduktan sonra Bulgaristan Başkentinin “Botunets” kabristanlığında aynı gün ilkindi namazından sonra toprağa verilmiştir.

Kırcaali’nin Ardino Belediyesinin Halaçlar köyünde bir fakir köylü ailesinde dünyaya gelen Cambazov, ilk ve ortaokulu köyünde okuduktan sonra Şumnu şehrindeki “Nüvvab” din okuluna gönderilmiş ve bir yıl İslam eğitimi aldıktan sonra, okulun düz liseye dönüştürülmesi nedeniyle dünyevi lise eğitimi almıştır.
İkinci Dünya Savaşından sonra Bulgaristan’ın Sovyet kampına geçmesiyle kurulan layık devletin Marksçı-Lenin’ci dünya görüşüne göre, dini ateizmle değiştirme gerekçesine kanıtlar oluşturan ve 1947’de İslami eğitime suyunu çektirme çabaları için halkı taşıyan da o olmuştur. Daha sonra Sofya Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğrenim gören Cambazov, “Yeni Işık” gazetesi ve “Sofya Pres” gibi basın yayın merkezlerinde gazeteci ve idari görevli olarak çalışmıştır.

Sosyalizm yıllarında ateizm konusunda doktora tezi savunduğu bilinir. Sofya Türk aydınlarından biri olarak bilinen İsmail Cambazov, totalitarizm döneminde İslam dinine, camilerimize ve geleneklerimize sert ve amansız saldırı yıllarında suskun ve tarafsız tavırlarıyla dikkati çekmiştir. Özellikle Türk isimleri ve 1984’te Türk kimliğini değiştirme sürecinde tutuklanıp mahkemeye düşen Türk milliyetçi aydınlar ağır cezada yargılanırken savcı tanığı olarak biranda duruşma salonlarında belirmiştir.

1985’te Bulgaristan Türkleri’ne karşı devlet terörünün şiddetlendiği ve Todor Jivkov diktatörlük rejimini her Türkü, her Türk hanesini, Türk köyünü ve Türklük adına ne varsa her şeyi kesin hedef aldığı ve ateşe verdiği, hapislerin dolup taştığı, münevverlerimizin iç sürgünde süründüğü ağır yıllarda Cambazov, Türk kamuoyundaki suskunluğunu korumaya devam etmiştir. O günlerde bizi muhbirleyen, yollarda sokaklarda Türkçe konuşandan 5 leva para toplayan ve hapse gitmemize neden olan yine onun gibi Türklerdi. Kimliksiz, kör ve sefil, karanlıkta sürünen bir kitle haline getirilmemizi baştan sona uzaktan seyretmiştir.

1985 yılında danışmanlığını yaptığı Bulgaristan Vatan Cephesi Milli Şurası (VCMŞ) Başkanı sözde “Türk dostu” Penço Kubadinski’nin girişimiyle Sofya’nın “Vitoşka” caddesindeki VCMŞ merkezinde ülkenin dört bir yanından toplanan 39 Bulgaristan Türk aydından biri de Dr. İsmail Cambazov’tu.

“Kendilerinden anama babama, soyuma ve tüm yakınlarıma, onların soy köküne rağmen, Bulgar ismini ve Bulgar olduğumu kabul ediyorum”diye yazan,Bildiriyi imzalayın dendiğinde, Türk Aydınlarından ilk imzayı atan İsmail Cambazov olmuştur. Allah aşkına onlara (Komünistlere) görevini kusursuz yapmıştır…

Bu bildiriyi 39 kişiden sadece üç Türk aydını imzalamamıştır.
Peki bu 3 aydını bu gün tanıyan var mı? Yok mu Neden. İmzayı atmayanlar o günden sonra ne işler yaptılar bunu bilen var mı?
Politik değerlendirmelere bir göz atıldığımızda, hazır bulunan 39 Türk aydınlarından %51’i yani en az 20 kişi imza atmamakta direnmiş olsalardı, 1989 yılı ortalarına kadar süren isim ve Türk kimliği değiştirme zulmü belki de daha erken kırılacak ve T. Jivkov rejimi dört yıl önce geriletilip belki de kültürel soykırım ve kitlesel göçe zorlama faciası yaşanmayabilirdi.

Türk hareketlerine katılmayan aydın
1984-1989 yılları arasında kurulan legal ve illegal Türk mukavemet hareketi birimlerinin hiç birine katılmayan Cambazov, 1989 Müslüman Ayaklanmasını da desteklememiştir. Bu gecen bir asırlık Komünist dönemde hep önden giderdi. Peki 1990’dan sonra demokrasi döneminde neredeydi? Halkla birlikte onu gören var mı?
Herhangi bir miting’de, şehit mevlidinde, şehit törenlerinde vs. buralarda gören var mı?

1989’da Jivkov’un devrilmesinden ve Türk azınlığın isimlerini ve dini hakları geri alma direnişlerine de uzaktan seyreden Cambazov, Hak ve Özgürlük Hareketinin kurulduğu ve Bulgaristan Büyük Halk Meclisi’ne girip meclis grubu oluşturarak Anayasa değişikliği kavgasında ise, komünistlikten BKP’den ismini Bulgaristan Sosyalist Partisi’ne danışmanlık yapmaya devam etmiştir.

1990’da Müslümanlık saflarına dönen Cambazov, Bulgaristan Müslümanları Baş müftüsü seçilen Prof. Nedim Gencev grubuna katılarak Sofya Yarı Yüksek İslam Enstitüsü Müdürlüğünü üstlenmiştir. Oda bir görev-miydi? İslam erdemlerini rafa kaldırarak enstitüyü bir imam kuluçkası haline getirmiştir.

FETO-NATO ekibini enstitüye yuvalayan o değilmiydi?
Bulgaristanlı Türk gençlerini Türkiye Cumhuriyetindeki Feytullah Gülen kamplarına gönderilmesine ilişkin HÖH ile imzalanan antlaşmanın hazırlanmasında büyük rol aldığı gazetelerde yazılmıştı. Feto ekibinin ABD Pensilvanya’ya taşınmasından sonra Dr. İsmail Cambazov da Birleşik Amerika’ya taşınmış ve 3 yıl onların ekibiyle Bulgaristan Türkleri ve Pomakları konusunda çalışmalarda bulunmuştur. 15 Temmuz 2016 FETO-NATOCU darbe olaylarından önce Sofya’daki çevresine F. Gülen’in Pensilvanya’da elini öperken çektirdiği fotoğrafları göstererek çevresindeki kişilere gövde gösterilerinde bulunmuştur. Tabi 2016 yılının 15 temmuzdan sonra yine doğru yolu bulmuş ve yeni söylemlerle yoluna devam etmiştir.

Son 10 yılda Türkiye Cumhuriyeti Sofya Büyükelçiliği nezdinde Bulgaristan Türklerini temsil eden bir pozisyonda bulunduğunu çevresiyle paylaşan Dr. İsmail Cambazov, 1990’dan sonra Bulgar gizli servis muhbirliğine-ajanlığına soyunmuş olan şimdiki Başmüftü Hacı Mustafa Aliş ve Bulgaristan Türklerinin Müslüman liderleri ile sıkı işbirliği yaparak, Bulgaristan Müslümanlarını dinden ve camiden soğuttuğu yetmemiş gibi birçok gruba da parçalamıştır. Türklerin bir araya gelmemeleri için elinden geleni ardına koymamıştır.

Bunlardan biri tescilli Bulgaristan Türkleri Hanefi Baş Müftülüğüdür. Tatar Pazarcık yöresindeki Çingene ve Pomak Müslümanlar ayrı Baş müftülük kurmuşlardır. Bulgaristan Alevileri Sofya Baş müftülüğü makamı tarafından temsil edilmemektedir. Şumen, Mestanlı ve Rusçuk İmam Hatip Liselerinde anadili eğitimi olarak Türkçe öğretimine ağırlık verilmemesinden dolayı yerli Türkleri bu eğitim ocaklarından iyice uzaklaştırmıştır. Bu konularda Bulgar devleti ve HÖH’ün “Bulgar Etnik Modeli” adı altında geliştirdiği değişik biçimde ve sezdirmeden Türklüğü eritme siyaseti Baş müftülük tarafından olduğu gibi, Dr. Cambazov ile birlikte el ele vermişler ve çok başarılı olabilmişlerdir. Tabi bunları yaparken çevresinde ne kadar Türk-İslam düşmanı varsa hepsini bir çatı altına toplamayı da başarmışlardır.

Bu arada eski dönemde “Sofya Pres” te anti-Türk propagandasının başında olan Dr. İsmail Cambazov 65 siyasi ve ideolojik kitabın Türk siyasi mülteciler tarafından Bulgaristan’da tercüme edilerek Avusturya’da bastırılıp dağıtılmasını da örgütleyebilmiştir.

Özellikle geçen sene Bulgaristan Türklerinin 1989 yılı göç faciasını anma törenlerinde, kendini Bulgaristan’da ve Türkiye’de baş konuşmacı yapan Dr. Cambazov’ın anlattıkları tepki uyandırmış, çünkü gerçekçi temelleri olmayan savlar öne sürerken, görüşmelerdeki yüzleşmelerde kimi yerde yuhalanmıştır. Bulgaristan Türklerinin anadil öğrenme çabalarına değişik komplolarla engel olanların ipini çeken de kendisidir.

ATATÜRK DÜŞMANI HÜSEYİN HÜSNÜ EFENDİ
Dr. İsmail Cambazov’un bıraktığı eserler arasında, Başmüftülük yayını olan 2 ciltlik Bulgaristan Baş Müftülüğü eserinde, Bulgaristan Müslümanları tek yanlı, sorunsuz bir topluluk gibi gösterilirken, Müftülerin maaşlı gizli polis ajanı olduğundan, Hüseyin Hüsnü Efendi ile 1935’de Latin Alfabesine geçişe tepki gösterdikleri gibi, bugün de Başmüftü Dr. Hacı Mustafa’nın İslam dinini resmen ana dilimizin önüne koyduğunu, Müslüman mülklerinden birçoğuna peşkeş çekildiğini vs gizlemiştir. Dil olmadan Müslümanlığın olmayacağını çok iyi öğrenmişlerdi. Görevini başarıyla devam ettiler.

Dr. Cambazov’un Bulgarca basılan “Bulgarların İslam’ın Yayılmasına Katkıları” eserinde ise, İdil Bulgarları çarpık anlatılırken, Orta Asya’da İslam dininin Türkçe yayılmasına büyük hizmetleri olan Üstat Bilgin Din Büyümüz Türk Dünyasının manevi hayatını etkilemiş olan Ahmet Yesevi’yi görmezden gelmiştir.

Bunun dışında onun “Eşikten Beşiğe” kitabı çocukluğuna adanmış, ayrıca “Yen Işık” gazetesinde edebiyat Şubesi Editörü olduğu yıllarda basılan Bulgaristan Türk yazarların eserlerini derlemiştir.

ŞEHİTLERİMİZİN TÖRENLERİNE KATILMAYAN AYDIN
Dr. Cambazov,1984-1989 yılları arasında insan hakları, eşitlik ve demokrasi davamızda şehit düşen Bulgaristan Türklerinden hiç birisinin andına çiçek ya da çelenk koymamış, şehitlerimizin hiçbir törenimize katılmamış, Türkan bebeğimizin kabrine bile gitmemiş nerede olduğunu bile bilmez, hatta hiçbir şehidimizin mevlidine dahi katılmamıştır. Böyle birine Türk-Müslüman Aydını demek çok zor. Maalesef bu da Türk Aydını olarak tarihe geçmiştir, fakat yeni nesil artık gerçek tarihi öğrenmelidir. Hiç kimsenin ardından hak etmediği sözler söylenmemelidir, iyi veya kötü neyi hak ettiyse gerçekler söylenmelidir. Bulgaristan’da 100 yıldır yalanla sürdürülen yönetimlerine son vermeliyiz, bitsin artık bu yalanlar. Gerçek yüzlerini kim söyleyecek bu yeni nesillere?

Cenaze namazına ve helallik almaya eşi ve Baş müftülük mensupları dışında katılan hemen hemen olmamıştır. Neden?
Sofya’da gidişat değişmeli, bir yoksulun elinden tutmayan aydın’a aydın denmemelidir. Müslümanlık “Ben, ancak güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.” … Peygamberimiz Hz. Muhammet S.A.V.
Müslüman‘ın hangi aynanın karşısına geçip bakacak ve bu hadisi nasıl anlamalıyız.
Müslümanlar artık kendine gelmeliler ikiyüzlü olmaya gerek yok, Müslüman gibi yaşamalılar ve yaptığı kötülükleri biz iyi biliyoruz, onun gibiler-den Bulgaristan Türkleri çok çekti, hakkımızı helal etmiyoruz bu böyle biline….

Herkes ona göre de görevine bakmalıdır. “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” hadisimizde buyrulduğu gibi. Hesap günü’ne iman etmek İslamiyetin inanç esaslarından birini teşkil eder.
Yüce Allah Kurani Kerimde İbrahim süresi 51çayette buyurduğu gibi “Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir”.

BGSAM – Oya CANBAZOĞLU

 

 

Hatırlatma Canbazov’un kendi azından;
Hüseyin Hüsnü Efendi’yi Bulgaristan Müslümanları iyi tanır;

NOT: 18. SIRADA –  İSMAİL CAMBAZOV – Halaçdere / Eğridere

BULGARİSTAN’DAKİ ESKİ KOMÜNİST DEVLET GÜVENLİK DAİRESİNE VE ASKERİ KARŞI İSTİHBARAT ÜNİTESİNE AJANLIK YAPARAK, ÜLKEDEKİ TÜRKLERE, ROMANLARA VE POMAKLARA KARŞI KANLI JİVKOV REJİMİ TARAFINDAN KORKUNÇ BULGARLAŞTIRMA DÖNEMİNİN GERÇEKLEŞTİRİLMESİNDE PARMAĞI OLANLAR: 

1. AHMET DEMİR DOĞAN-AJAN SAVA, ANGEL VE SERGEY-Halaçlı/Varna

2. LÜTFİ AHMET MESTAN-AJAN PAVEL-Çorbacılar/Kırcaali

3. RUŞEN MEHMET RİZA-AJAN PETAR-Hadırça/Varna

4. FEİM HUSEYİNOV CAVUŞEV-AJAN BİSER-Balıkköy/Kırcaali

5. KEMAL EYÜP ADİL-AJAN EMİL-Kurudere/Silistre

6. AHMED AHMEDOV BAŞEV-AJAN MANOL-Ribne/Yukarı Cuma

7. ÜNAL SAYİD LÜTVİ-AJAN MURAT ve SİDER-Harmanlı/Hasköy

8. ŞAKİR ALİLOV POYUKOV-AJAN OLEG-Koçan/Yukarı Cuma

9. OSMAN AHMED OKTAY-AJAN OGNYAN-Kara İsaköy/Silistre

10. URAL CEVDETOV BEKİROV-AJAN LİÇO-Balçık/Hacıoğlu Pazarcık

11. RAMADAN BAYRAM ATALAY-AJAN VERGİL-Mevsim Mahallesi/Hızırırgat

12. ORHAN TAHİR MEMİŞ-AJAN ETİEN-Silistre

13. HACI SUAVİ BASRİ-AJAN NİKOLA-Privadi/Varna

14. SABRİ HASAN HÜSEYİN-AJAN SIBİ-Şahinler/Hasköy

15. KADİR CELİL KADİR-AJAN PIRVANOV-Zavut/Hızırırgat

16. HACI MUSTAFA ALİŞ-AJAN ANDREY-Çamurluk/Tatar Pazarcık

17. NEDİM GENCEV-Locva/Rusçuk

18. CEVAT YAŞAR-Asfatköy/Silistre

BULGARİSTANDAKİ TÜRKLERE KAN AĞLATAN ESKİ KOMÜNİST LİDER TODOR JİVKOV’UN ALÇAKÇA OYUNLARINA GELEREK, 1985 YILINDA ÜLKEDEKİ TÜRKLERE BULGAR KÖKENİNİZE DÖNÜN VE BULGAR İSİMLERİNİZİ GERİ ALIN ÇAĞRISINI YÖNELTENLER VE VİCDANLARINI ALÇAKÇA 5 KURUŞA SATANLAR: 

/Kaynak-www.desebg.com;www.agentibg.com/

BULGARİSTAN TÜRK AYDINLARI TOPLANTISINA KATILANLAR;

1-Nadiye Ferhatova – Nadya Asparuhova,

2-Şükrü Tahirov – Orlin Zagorov,

3-Hasan Karahüseinov – Asen Sevarski,

4-Salif İlyazov – Aleksandır Kolev

5-Vejdi Raşidov – Raşko Radişev,

6-Hamdi Mutafov – Evgeni Mutafov,

7-Ali Aliev – Александър Александров,

8-Elmaz Tatarova – Blaga Tatarova,

9-Hamdi Mustafov – Hristo Marinov,

10-Ömer Dahilov – Юрий Данаилов,

11-İbrahim Tatarlı – İlko Tatarliev,

12-Ali Rafiev – Aleksandır Rafailov,

13-Saliha Abilova – Svetlana Dilova,

14-Ümmügül Pirova-Yuliya Pirinska,

15-Naci Ferhadov – Aleksey Brezin, air, Bulgar Yazarlar Birliği üyesidir.

16-Ridvan Çauşev – Radul Çavdarov

17-Zeynetti Nurieva – Bora Bozova,

18-İsmail Cambazov – İvaylo Cambazki, 

19-İbrahim Yalamov – İlko Yalamov,

20-Muhiddin Mehmedov-Maksim Blagoev,

21-Ahmed Nuriev- Aleksey Dülevski – Dülevski gazeteci, Bulgar Radyosunun Türkçe yayınla550 Bulgaristan Türkleri rında çalışmıştır. (Bildiriyi imzalamamış ve kendisine işten çıkarılmıştır.)

22-Dr. İsmaliv Ferhadov – Slav Asparuhov,

23-Hikmet Efendiev -Viktor Orlinov, Bulgar Milli Televizyonunda gazeteci olarak çalışmıştır. (Bildiriyi imzalamamıştır. İşten atılmış ve başka bir işte de çalışmasına olanak tanınmamıştır.

24-Muhammed Mehmedov – Mihail Yançev,

25-Adem Ademov – Andrey Andreyev,

26-Seit Kerimov – Ruslan Emilov,

27-Yasen USTRENSKİ – Türk ismini geri almamıştır.

28-Feyim Hüseyinov –Filip Horozov,

29-Hasan Tekkeliev – Asen Tekelliev,

30-Rafet Seydaliev – Radi Semov,

31-Dr. Emil HRİSTOV, (?) Dulovo

32-Mustafa Ömerov – Marin KOLAROV,

33-Benide Eminova – Bina Georgieva,

34-Ülviye Ahmemova – Yülyana Hristova,

35-Basri Süleymanov –Boyço Şteryanov,

36-Ahmet Sadullov – Aldemir Siderov,

37-Fahrettin Halilov – Kamen Kalinov,

38-Yüksel Çavuşev – Yuri Çavdarov,

39. Ahmet Halilov Aliev – Razgrad

Bildiriyi imzalamayan kahramanlar:
Naci Ferhadov, Ahmet Nuriev ve Hikmet Efendiev’in bu hainlik belgesini imzalamamış olmaları, durumda değişiklik getirmemiş, gazetelerde isimleri ”imzalayanlar” cetveline eklenmiştir.
Bu bildirinin imzalanmaması halk tarafından büyük bir kahramanlık olarak değerlendirilmiştir. Bu da bildirinin halkın tepkisini kandırmak üzere derlendiğini ortaya koymuştur.

Benzer Bildiriler Bulgaristan Müslümanları Diyaneti Başmüftülüğü kadrolarına ve il müftülerine de imzalatılarak yayınlanmıştır.
Bu belgelerin halk üzerinde etkili olduğunu söyleyemeyiz. Yakın tarihinde en büyük terör saldırısına maruz kalan Bulgaristan Türkleri 1985 Temmuzunda derlenip yaralarını sarma gayretindedir. Bu yaralar günümüze kadar kapanmamıştır.

Share

One Reply to “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır

  1. Eyvallah. Her bir komunist coplugun gebermesi bizim turk demokratlar icin bir bayramdir. Kutluyalim dostlar. Diger alcak komunistlerin gebermesinide bekliyoruz en kisa zamanda.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

15 − 6 =