Görüntü

Seydullah HALAÇ

Tarih: 02 Haziran 2017

Konu: Çok kutuplu dünya kurulabilir mi?

Adil sığınmacı dağıtımı yerel faşizmin burnunu kırabilir.

Sank Peterburg’taki Uluslar arası Ekonomi Forumu’nda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Batı basın yayın organları baş redaktörleri (şefleri) ile görüştü. Bu görüşmede uzun bir konuşma yapan ve soruları yanıtlayan Rusya Devlet Başkanı, Batıyı dünya yönetimini tekeline almakla ve çok kutuplu bir dünya oluşmasını engellemekle suçladı.

Putin, çok kutuplu dünyanın artık bir gerçek olduğunu, fakat tekelcilerin bunu beğenmediklerini, söyledi. Bunun nedenlerinin ise, Rusya ve bazı başka devletlerin kendi yasal hakları olanı talep ettikleri için meydana geldiğini vurguladı. “Rusofobi’nin verimli bir siyaset çizgisi olmadığını” belirten Putin, “kısa ömürlü olacağını” umut ediyorum, dedi.

***

Bulgar siyaset bilimcilerinden Dr Nikolay Mihaylov konuyu değerlendirirken şöyle konuştu:

Global ekonomi, küresel elit ekonomisi ve milli ekonomilere bölünmüştür. Global elit at oynattıkça, ulusal ekonomiler bunalımlar yaşıyor. Dünya umum ekonomisi içindeki oranı ancak % 0,1 olan Global Ekonomi, yasa tanımıyor. Bunun son örneği ABD Tump yönetiminin Paris Çevre Sağlığı Sözleşmesinden çekilmesidir. Bize kendi masraflarını ödeten bir polutokrat klik dünyayı parmağında oynatıyor.

Dr. Mihaylov’un belirttiğine göre, Of Schor hesaplarda saklanan paralar Birleşik Amerika bütçesinin dört katına eşit olup, Avrupa Birliği üyesi 27 devletin toplam Gayrı Safi Milli Hâsılasından fazladır.  Bu paraların dev bir meblağ olduğuna vurgu yapan bilim adamı, bu olayın hafife alındığına işaret ediyor. İstatistiklere göre, Bulgaristan çıkarılıp Of Schor hesaplara gizlenen paralar 29 milyar US Dolardır. Ve bu muazzam para bu gün dünya ekonomik tablosunu çizen ana kalemdir ve dünyanın idare edilmesinde çok önemli bir yere ve söze sahiptir. Bu arada dünya kendi kendini “vatandaşın seçim ve oy hakkı”, “temsili demokrasi”, “Avrupa’da örnek siyasi düzen”  gibi gülünç işlerle meşgul olmaya devam ediyorlar.

Bu arada D-r Mihaylov, “Putin ve çevresini dünyanın gözünden düşürmek için uygulanan ambargolar ve skandalların” gerçeklerle uzaktan yakından ilişkisi olmadığına da değindi Bu hesaplarınbiraz da yanlış yapıldığına işaret ederken ise, “Putin’den istenen siyasi moral değil, siyasi güçtür” diye konuştu.

***

Bu arada göreve yeni başlayan Fransa Cumhurbaşkanı Macron, ekonomik önlemlerini açıklamaya başladı ve önce Avrupa Birliği komisyonundan Bulgaristan da aralarında Doğu Avrupa ülkelerinden ucuz iş gücü almaya son vermesini istedi.

Brüksel’de AV Komisyon Başkanı Jan-Klod Yunker ile görüşen Macron, basına yaptığı açıklamada, Fransa’yı değiştireceğini (reform edeceğini), Fransız ekonomisini canlandıracağını söyledi ve Avrupa Birliği’nin de bir sosyal devlet standartlarını koruması gerektiğine vurgu yaptı.

Fikrini açıklarken, Macron, “değişen, yenileşen Fransa’nın, onu koruyacak bir Avrupa’ya ihtiyacı var”, dedi. Avrupa hükümetleri önünde duran sorunu şöyle açıkladı: Fransa’da yerleştirilmeye çalışan fikre göre, örneğim Bulgaristan’daki işsiz TIR şoförlerinden 500’ü ya da Lituanya’da iş bulamayan yapı ustalarından 200 kişi Fransa’ya gidip çalışabilir, fakat onlara ödenecek olan ücret bir TIR şoförünün Bulgaristan’da aldığı ücrete eşit olacak ya da Lituanyalı bir yapı ustası Fransa’da çalışırken kendi ülkesindeki yapı ustasının aldığı ücreti alacaktır. Öyle ama bu emekçilerin eline geçen para, Batı Avrupa ülkelerindeki asgari yaşam standardının altında bir gelir olduğundan onların Batı’da yaşaması imkânsızdır.

Avrupa Birliği bu konularda yeni yasal düzenin kanunlarını hazırlamaya başlamıştır.

***

Avrupa Birliği yardım ve fonlarıyla ilgili uygulama sistemi de değişiyor. İsveç’in son teklifine göre, Avrupa Birliği azgelişmiş üye ülkelere ancak “sığınmacı kabul ederlerse ve sığınmacı barındırdıkları oranda” yardım vermelidir.

Polonya ve Macaristan “Afrika ve Yakın Doğu’dansığınmacı almak” istemiyor.

İsveç, uzun vadede AB’ye verdiği üyelik paralarını azaltmak istiyor ve İngiltere’nin ayrılmasından sonra AB harcamalarının artacağından endişeli olduğunu da gizlemiyor.

Almanya, sayal duruma uyulmadığında, üye ülkelerin finans yardımları alma ve kullanma hakkını yitireceğini duyurdu.

İngiltere’nin AB’den ayrılmasıyla topluluk bütçesinde 145 milyar gibi bir azalma kaydedilirken, 2021 ‘de başlayacak olan AB yeni 7 yıllık bütçe döneminde, ülkenin üyelik masraflarının 4.6 milyar Euro’dan 10 milyar Euro’ya büyümesi bekleniyor.

2017 istatistiklerine bakıldığında nüfus başı en fazla sığınmacı kabul eden AB ülkesi İsveç’tir.

Share
Reklamlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir