Eğitim

Başkentte ‘Gıdulkata’ mono temsili

Aşırı reklam dünyasında,bazı klasik müzisyenlerin bile taklit ettikleri pop ve rock yıldızlarına tapma zamanında bir kemençeci varlığını sürdürüyor. Basit çalgısını devamlı çalan kemençecinin bu yolculuğu her şeyden önce kendi kendine yöneliktir. Onun hedefi iyi insan olmaktır. Ayrıca kendi kendine sorular soruyor, daha farklı bir şeyi yapmak istiyor, kemençenin onun için bir kader olduğunun bilincine varıyor.

Büyük bir nükte ile ve piyes karakterine büyük bir sempatiyle sunulan bu temsilin metni aslında Rayko Bayçev’in bir eseridir. ‘Gıdulkata’ adıyla İngilizcede de oynanan bu mono temsilin çevirisi Angela Rodel tarafından gerçekleştirilmiştir. Yönetmenliği Milena Aneva, halk müzisyenini canlandıran artist ise Miroslav Kokenov’tur. Bulgarca ve İngilizcede birkaç temsilin Londra’da gösterilmesinden sonra 30 Haziran’da ‘Gıdulkata’piyesi ‘Sılza i smyah’ Tiyatrosu’nun açık sahnesinde oynanacak.

Miroslav Kokenov ‘Neofit Rilski’ Güneybatı Üniversitesi’nin tiyatro sanatı bölümünü Prof. Ventsislav Kisöv’un sınıfında bitiriyor ve iki yıl süreyle Gabrovo tiyatrosunda çalışıyor. Öğrenimini Falmouth Universitesi’nin yapımcılık bölümünde sürdürüyor. ‘Güneş altında’ yerini ararken Londra’ya gidiyor.

Öyküsüne şöyle devam ediyor:

‘Hoşlandığım bir şeye güç ve enerjimi vermeye karar verdim. Rayko Bayçev’in ‘Gıdulkata’ piyesinin metnini en çok beğendim.Şunu da anımsatayım: ‘Gıdulkata’ piyesi yıllar öncesi ‘Sofya’ Tiyatrosu tarafından düzenlenen yarışmada yeni Bulgar dramı için ödülü kazandı, ardından aynı tiyatroya sahneye konuldu. 2012’de ‘İkar’ ödülüne adaylığı gösterildi.

Piyesteki vurgu kemençeciye ve onun çalgısına düşüyor. Kahraman, sürdüğü hayattan ve ulaştıklarından memnun değildir ve bunun nedenini araştırırken, kemençenin bunda suçu olduğunu kararlaştırıyor. Nitekim, kemençesi, sahip olduğu tek eşyadır, tek şeydir. Belirli bir anlamda kemençe, kökenlerimize, Balkan kökenimize karşı tutumumuzun bir sembolüdür. Piyes sahibi Rayko Bayçev bile Balkanların karanlık bir şey olarak gözüktüğü ama aynı zamanda bu yerden aydınlık ve büyük enerji fışkırıp aktığını belirtiyor. Bütün bu özellikler çok komik olan piyeste de hissedilir. Kemençecinin öyküsü büyük sevgi, mizah ve hicivle doludur.’

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

twenty + twenty =