Haberler Kültür-Sanat

“Balkanlar’dan Müslüman Türk kimliğini silmek mümkün değildir”

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar (YTB) Başkanı Abdullah Eren, “Balkanlar, Müslüman Türklerin mührünü bastığı en önemli coğrafyalardan bir tanesidir.” dedi.

YTB ile Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneğince (Bal-Türk) “1989 Bulgaristan Zorunlu Göçü’nün 30. Yılı Anma Programı” kapsamında, Bulgaristan’ın 1984-1989 yıllarında Türklere uyguladığı asimilasyon politikasından kaçan yaklaşık 350 bin kişinin yaşadıklarının unutulmaması amacıyla Kocaeli Üniversitesinde anma programı düzenlendi.

YTB Başkanı Eren, burada yaptığı konuşmada, aslen Batı Trakyalı olduğunu, Balkanlar’ın son yıllarda, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve siyasetçilerin sık sık ziyaret ettiği bir yer haline geldiğini kaydetti.

Balkan coğrafyasına yakın ilgi gösterildiğini vurgulayan Eren, Balkan Türklüğünün çileli olduğunu, ancak Balkan insanın çektiği çileleri devamlı anlatan ve dert yanan bir yapıda olmadığını bildirdi.

Zorunlu göçle ilgili bilgiler paylaşan Eren, “Balkanlar, Müslüman Türklerin mührünü bastığı en önemli coğrafyalardan bir tanesidir ve hala o mühür, başta Osmanlı eserleriyle olmak üzere Balkanlar’ın dört bir tarafında varlığını koruyor. Bugün Balkan coğrafyasından Müslüman Türk kimliğini silmek mümkün değildir. Balkan insanı çilelidir, dertlidir ve Balkan insanı göç insanıdır aynı zamanda.” ifadelerini kullandı.

“Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak büyük bir medeniyetin ahfadıyız”

YTB’nin, 2010 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde kurulduğunu hatırlatan Başkan Eren, YTB’nin çalışmaları hakkında bilgiler vererek, şunları söyledi:

“Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak büyük bir medeniyetin ahfadıyız. Bize miras kalan, şu an birçok coğrafyada soydaşlarımız var, akraba topluluklarımız var. Biz YTB olarak 1960’lardan sonra başta Almanya olmak üzere Avrupa’ya göç eden vatandaşlarımızla birebir ilgilenmeye çalışıyoruz. Tabi bunun yanı sıra soydaş ve akraba topluluklarımız çok önemli. Soydaşlarımıza, Türkçe konuşan topluluklara, Türkmenlere ayrı bir ilgi alaka gösteriyoruz, onlarla ilgili projeler üretiyoruz ve tabi ki Balkan Türklüğüne de ayrı bir parantez açıyoruz. Neden? Bakınız bazı coğrafyalar var, Türkiye için hakikaten o coğrafyalardaki millet varlığımız, oradaki Türklerin varlığı, akamete uğradığı zaman Türkiye’nin de Anadolu coğrafyasının da sıkıntı yaşadığını görüyoruz. Balkanlar bu yerlerden biri ve bugün Balkanlar’da maalesef hala geçmiş yıllarda yaşadığımız sıkıntılar aynı yoğunlukta olmasa da çünkü dünya eski dünya değil, dünya 1989’lardaki dünya değil fakat farklı mahiyetlerde devam ediyor.”

Eren, “Türkiye çok büyük bir ülke ve Türkiye 80’lerin 90’ların Türkiye’si değil. Sayın Cumhurbaşkanımız geçen hafta Amerika’daydı. Birleşmiş Milletler kürsüsünden Sayın Cumhurbaşkanımız tüm dünya liderlerinin olduğu o salonda, dünyadaki haksızlıkları, adaletsizlikleri, hukuksuzlukları bir bir anlatarak yüksek sesle dile getirdi. Dünyada en temel hak olan din ve vicdan hürriyeti dahi kısıtlanmaya çalışılıyor, Myanmar’da Müslümanların varlıkları dahi tanınmıyor.” ifadelerini kullandı.

“Kocaeli’ye göç müzesi kuracağız”

Kocaeli Valisi Hüseyin Aksoy da dünyanın hangi noktasında olursa olsun insanların, doğuştan vazgeçilmez birtakım temel hak ve özgürlüklere sahip olduğuna işaret ederek, bu temel hak ve özgürlüklerin kullanımı konusunda uluslararası evrensel kuralların bulunduğunu kaydetti.

Bu kuralların, dünyanın her tarafında eşit olarak kullanılmak durumunda olduğunu aktaran Vali Aksoy, “Daha önceki görev yerlerimden biri olan Samsun’da da mübadeleyle gelen insanlarımız vardı. O dönem bize bir talep gelmişti ve bir göç müzesi yapma arzusuydu. Bir tarihi binayı restore ettirerek bir göç müzesi yaptık. Şu anda da faaliyetine devam ediyor. Burada da benzer bir talep var. İnşallah süreç içerisinde buradaki sivil toplum kuruluşlarımızla iş birliği içerisinde bu göç müzesini Kocaeli’de de hayata geçiririz. Bunu yapmak ve genç kuşakların, geçmişteki insanların yaşadıklarını iyi bilmesi ve anlamasını sağlamak durumundayız.” diye konuştu.

“Anadolu Ajansı arşivini bize açtı”

Bal-Türk Genel Başkan Yardımcısı ve proje koordinatörü Doç. Dr. Ayhan Orhan, proje hakkında bilgi vererek, TRT’ye ve o yıllara ait fotoğraf arşivini derneğe açan Anadolu Ajansına teşekkür etti.

Konuşmaların ardından göçü anlatan belgesel izlendi ve 1989 Zorunlu Göçü’nde 18 aylık bebeğini kaybeden Fatma Öztürk, yaşadıklarını anlattı.

Daha sonra protokol üyeleri, fotoğraf sergisini gezdi.

Programa, AK Parti Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Yaşar Çakmak, İl Göç İdaresi Müdürü Mehmet Erkoç, Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı Ruşen Özcan ile çok sayıda davetli katıldı.

 

 

AA

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 × 3 =