Yorum

Türklerin Balkanlara Geçiş Serüvenleri -2-

Osman oğullarından Sultan Orhan’ın oğlu Süleyman paşa yanındakilerle birlikte Rum-eli topraklarını kendi topraklarına katma kararı alırlar. Bu karar Osmanlı’ya yeni bir çağ açar.

Bu fetih kararlarına stratejik destek ve yol gösterici olarak fütuhat öncesi fethedilecek topraklarda yaşayan birkaç kişi ile görüşerek yanlarına destekleyici güç yol gösterici kılavuz ve dost olarak kattılar.

Süleyman Paşa harp ayanı ile birlikte sefer için karşı kıyıda bulunan Çinbi’ye geçmek amacı ile iki adet taşıyıcı sal yaptırdı. Günün şartlarında iyi bir savaş dehası olduğunu gösterdi. Söz konusu sallar ile birlikte ordusunun önemli yiğitleri ve bölgesinde hatırlı beyleri ve gönül adamları bulunuyorlardı. Bunların içerisinde Süleyman Paşa’nın yanında gaza arkadaşları kadim dostları Karahasanoğlu, Balabancık, Aksungur, Ece bey, Gazi Fazıl, Evronos Bey ve benzeri çok sayıda zamanın kahramanları vardı.

O gece Çinbi’ye ulaşabilmek için kendilerine ilahi bir gücünde yardımcı olduğu bilinmektedir.

Şöyle ki,


Gökte ay dedenin dolunay olarak – kendilerine adeta bir güneş gibi ışık saçarak yol göstermesiyle Çinbi kalesine ulaşırlar.

Mevsimin yaz olması münasebetiyle insanlar tarlalarda ziraat ile meşguldüler. Denizleri aşan kahramanlar çevreyi kontrol ederek fütuhatın başarıyla ve kolay gerçekleşebilmesi amacı ile stratejik olarak kale önlerinde mevzilenerek savaşı başlattılar.

Denizleri aşan Süleyman Paşa ve kahraman gazileri bir anda Çinbi Kalesine dört taraftan saldırarak Çinbi’de yaşayan halkın ve askerlerinin durumu anlamalarına zaman tanımadan kaleyi fethettiler. Şehzadesi Gazi Süleyman Paşa Rumeli’ye geçer ve kahramanlık destanı yazar.

Osmanlının kadim sancağını Çinbi’ye diktiler.

Rum-eli coğrafyasının Avrupa bölgesi olan Balkanlar’da ilk ezanı burada okutma şerefine nail oldular.


Süleyman Paşa ve ordusunun bu dâhiyane ve cesur fethi ile Rum-eli (Balkan) topraklarının İslam’ın şiarı olan ezan ile tanışarak İslam ile Müşerref olmalarının yolları açılmış oldu.

Bu fetih ile birlikte Avrupa toprakları ve Balkanlarda ilk defa 1352’de kalıcı olan bir fetih gerçekleşmiş oldu.

Çinbi’nin Süleyman Paşa ve kahraman gazi ordusu tarafından fethedilmesi ileride Osmanlı Devletinin İmparatorluk yolunda adım adım yürüdüğü kutlu yolun ilk nirengi noktası oldu. Osmanlı Devletinin Balkanlar ve Avrupa üzerine düzenlemiş olduğu tüm fütuhat seferlerinde lojistik bir merkez olarak İmparatorluk yolunun vazgeçilmez bir değeri olarak Türk-İslam Âlemine büyük faydalar sağladı.
Çinbi’nin fethi ve Süleyman Paşa’nın muhteşem dehasını Türk Dünyasına ve genç nesillerimize evlatlarımıza aktarmamız elzemdir.

Türk Dünyasına ve gençlerimize şanlı tarihimizin gerçeklerini, radyo, TV programları, sinema filimleri, eğitici çizgi filimler, yalansız tarihi diziler, tiyatrolar, hatta kutsal mekanlar ibadethanelerde anlatmalıyız.

Gençlerimize umut, özgüven verecek, yenilmez güce bu şekilde ulaşılabilir.


Bizzat fetih’e katılan Süleyman Çelebinin dedesi Şeyh Mahmut şöyle diyor;

Keramet gösterip halka suya seccade salmışsın,
Yakasın Rumeli’nin deste takva ile almışsın
Ve yine Kadı Fazıl şöyle der;
Rumeli’ne geçmişiz biz bir iki sal ile himmeti merdan ile
Gayıptan irsal ile gözlerimiz açılsın ahsenu amalile,
Allahtan imdat dileriz, merdi gazayız,
Allah yoluna cismi ile can ile fedayız.

 

Ne Güzel Sözler:
Rumeli’ne geçmişiz biz bir sal ile (O sallar ile Rumeli’ye geçtik)
himmeti merdan ile (Mertlerin yiğitlerin himmeti ile)
himmeti merdan ile (Gayıptan bize yollar gösterilerek)
Gözlerimiz açılsın ahsenu amalile (Oralara geçtiğimiz zaman güzel ammeler işleyelim,)

Oralarda Cenab-ı Hakk’ın dinini yayalım insanlara en güzel şekilde hizmet verelim.

Allahtan imdat dileriz, merdi gazayız,
Allah yoluna cismi ile can ile fedayız.
Evet, inananlar Fetih yapıyorlar,
İnananlar Gaza yapıyorlar,
İnananlar Avrupa’yı fethediyorlar…


29 Mayıs 1453 tarihinde İstanbul’u fetheden Ulu Hünkârımız Fatih Sultan Mehmet Han dedeleri olan Osman Gazi’den bu yana Osmanlı Devletinin Sultanları ve paşalarının kahraman ordusunun aziz Türk Milletinin güç ve şecaatini işaret ederek aşağıdaki vecisesi ile dedelerinin mutlak gücü ve dehalarına güzide nesli olan bizler için de öğüt ve hedefleri işaret etmektedir.

KIZIL ELMA gibi,

“Benim kudretimin ulaştığı yerlere onların hayalleri bile ulaşamaz.”

Fatih Sultan Mehmet           

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

thirteen + eighteen =

%d blogcu bunu beğendi: