Güneş derinize iyice nüfuz etsin diye huzurlarınızda Avrupa’nın en ünlü nüdist plajları.

Yaz tatili planlarına bu adresleri katmak isteyenler bölgeleri etraflıca incelesin deriz. Bir çoğu sadece çıplaklara hizmet vermiyor, herkese açık. Üstelik çevrede nüdist olmayan seçenekler de mevcut.

PLAYA DE SES ILLETES – FORMENTERA, İSPANYA

Akdeniz’de ada niyetine daha çok Kıbrıs, Malta, Girit, Sardinya gibi yerler bilinir. Hepsinin kendi çapında eşsiz güzellikleri olduğu kesin; ama Akdeniz’in daha şirin, daha minik ve daha güzel başka köşeleri de var.

PLAGE LİNGUİZZETTA – KORSİKA, FRANSA

İspanya’ya ait Formentera Adası bunlardan biri. Bizim Bozcaada kadar bir alan ve hemen İbiza’nın güneyinde yer alıyor. İbiza’dan feribotla ulaşmak mümkün. Adada koruma altında bulunan plajlar bulunuyor. Akdeniz’in ortasında Pasifik egzotizminin dibine vurmak için tam bir rüya köşesi.

Bir bakışıyla iki tugay askeri devirme kudretine sahip kendi de İspanyol güzeli olan Paz Vega’nın yutkunmaktan insanın ağzını Gobi Çölü’ne döndüren filmi Lucía y el sexo – Sex and Lucia filminin birçok sahnesi de burada çekilmiş. Adada ulaşım tıpkı filmdeki gibi mopedlerle sağlanıyor ve aşk da tıpkı filmdeki gibi çılgın şekillerde yaşanıyor.

FİLAKİ BEACH – GİRİT, YUNANİSTAN

Çıplaklık denilince akla Antik Yunan’ın gelmesi boşuna değil. Nudizm ve naturalizm o topraklardan çıkmış bile diyebiliriz. Heykel sanatının insan formuna olan düşkünlüğü de boşuna değil. Naapsın adamlar farklı form denemek için, palmiye mi yontsunlar o devirde?

Antik olimpiyatlarda atletlerin çıplak yarıştıkları biliniyor. Bunun sebebi hem insan vücudunun sınırlarını göstermek hem de sporun bedenselliğine vurgu yapmak. Ayrıca daha da dikkat çekici ve hoş görüntüler için atletler vücutlarını zeytinyağıyla yağlarlarmış. Bu kısım tanıdık geldi.

Plajımız Filaki, bölgenin en ünlü naturist resortlarından Vritomartis’e sadece 15 dakika yürüme mesafesinde. Filaki’de çıplaklık sadece hoşgörüye bağlı değil; burası resmi olarak da naturist olarak tanınan bir plaj. O yüzden kimse kimseyi uyarmıyor; hoş zaten listede resmi olarak tanınmayanlarda da kimsenin kimseyi uyardığına rastlanamaz. Herkes kafasınca takılıyor.

AHLBECK BEACH – USEDOM, ALMANYA

Çıplaklık ve Almanlar… Doğallık ve Almanlar… Üç nokta koyuyoruz çünkü malum Türk milleti olarak “doğallık” kavramına ilk hello dediğimiz millet Almanlar oldu. Gerek kimsenin izlemediği miki filmler, gerek kablolu yayınla ülkemize giren Sat 1, gerekse Alanya – Antalya sahilleri yoluyla tanıştığımız Alman kızlar ve erkekler az yüzümüzü kızartmadı.

Almanya – Polonya arasında kalan bu Baltık plajı adı üstünde Baltık Denizi’nde. Baltık Denizi dediğimiz yerin bir ucunu İsveç, Finlandiya falan oluşturuyor; yani buralarda ancak Almanlar ya da Polonyalılar denize girer. Ege ya da Akdeniz çocukları için bu kıyılar deniz falan değil ancak su birikintisi kalır. Bilmekten zarar gelmez tabii ama gitmeyin, değmez.

Ha ama buraya kadar gelmişken daha da kuzeye gidip Finlerle İsveçlilerin bu iç deniz hakkındaki deli işi öykülerini ya da kuzey masallarını yerinde dinleyin. Bu daha bulunmaz bir deneyim.

PLAGE DE TAHİTİ – ST. TROPEZ, FRANSA

Fransa haritasını böyle yere serilmiş bir koyun postu gibi düşünürsek, plajımız postun tam sağ ayak ucuna denk geliyor. Çıplaklar kampı olgusuna koyun postu kelimesini sokarak konsantrasyon düzeyinizi biraz sallayalım dedik. Hemen hülyalara dalıp gitmek olmaz, bişey anlatıyoruz burada… 🙂

Kampa gelmeden önce meşhur Fransız Rivierası kavramını bir hatırlayalım. Özetle Fransa’nın Akdeniz’e bakan kıyıları için kullanılır bu tabir. Araba kiralayıp şarabın ve Akdeniz’in tadına varmak için dünyanın en romantik rotalarından geçersiniz. Tshirtlerin falan üzerine sıkça bastıkları Fransızca “Côte d’Azur” kelimesi de bu anlama denk gelir. Côte d’Azur’un tam Türkçe karşılığıysa “gök mavisi kıyılar.”

Gelelim plajımıza. Adını Türk sahillerinden alan renk olan turquoise’ın tonlarına burada da rastlamak mümkün. Ayrıca plajında ince bir kum da var. Buraya ünlüler de geliyor. Miranda Kerr ya da Eva Green’e rastlamak mümkün.

ES TRENC – MALLORCA, İSPANYA

Plajımız İbiza gibi bir diğer popüler tatil adası Mallorca’da yer alıyor. Almanların plajından bahsetmiştik hatırlarsınız ve denizi deniz değil demiştik. Hah işte o yüzden Alman ırkının yazları işgal ettiği yerlerden biridir bu Mallorca. Hani neredeyse Alman toprağı desek yeridir. Sezon dışı gidin diyeceğiz ama Alman sezon dinlemiyor vatandaş, yaz kış yerleşik durumdalar.

İspanya’nın milli yiyeceği olan hadi adına deniz ürünü pilavı diyelim “paella” ve iyisine denk geldiğinizde yazın en güzel içeceği Sangria adanın en popüler şeyleri. Sakın ha bunun yeri burasıymış diyerek ikisini bir arada tüketmeyiniz, mideniz yerinden oynamasın. Ayrıca onca Alman varsa biranın da su gibi aktığını söylemeye gerek yok. Plaj adanın Güney kıyılarında. Sular sığ ve pırıl pırıl. Bu civar adanın kalanına göre biraz daha pahalı.

PARADİSE BEACH – MİKONOS, YUNANİSTAN

Ege’nin ortasına tanrılar tarafından serpilmiş yüzlerce inciden biri olan Mikonos aynı zamanda Avrupa’nın da sayılı eğlence merkezleri arasında. Clubber güruhun ve gaylerin eğlence başkenti olan Mikonos için günahlar adası da deniliyor.

Meşhur Yunan ekonomik krizinin pek uğramadığı adaya neden günahlar adası dendiğini tahmin etmişsinizdir. Burada mayolu, üstsüz, altsız, komple çıplak, 1/4 kapalı gibi her türe rastlayabilirsiniz. Plaj barlarından Tropicana ve The Sunrise Bar tavsiye ediliyor.

Aslında çıplaklıkta olduğu gibi hemcinslerle seksi münasebetler hususunda da Yunan kardeşlerimiz çok erken yola çıkmış. Mikonos’tan çok daha öne Yunan şair Sappho komşu adalardan Lesvos’da doğmuş. Bizim topraklara en yakın ve en büyük şehrinin isminden dolayı (Mytilini) bizim Midilli dediğimiz ada yani.

Sappho hem yazdığı aşk şiirleri hem de kadınlar arasındaki aşk ile simgeleşen yaşamından ötürü lezbiyenliğin tanrıçası gibi görülmekte. Lezbiyen kelimesinin doğuşunun Lesvos’lu ya da Lesbos’lu kelimelerinden geldiğine inanılır. Yani anlayacağınız komşudan sadece Zeus ve Eros çıkmamış.

PLAYA EL TORN – KATALONYA, İSPANYA

Yine İspanya ama bu sefer adada değil karadayız. Katalonya kıyılarında Akdeniz ve Ege’den tanıdığımız çamların arasından geçerek plaja ulaşıyoruz. Diğerlerine göre daha sakin olan bu plajda Barcelona sahilinin patırtısından uzak takılabilirsiniz. Böyle dedik diye Barcelona kıyılarını da atlamayınız. Barca kıyıları da sürprizlerle dolu. Şehrin göbeğinde alabildiğince eğlence Barcelona’da. Üstelik tertemiz bir de deniz…

PATARA BEACH – LİKYA, TÜRKİYE

Dünyanın en güzel kumsallarından biri olan, Likya’nın başkenti Patara. En yakın olduğu yerler Kaş, Kalkan, Antalya falan değil özellikle Likya diyoruz ki son yıllarda doymak bilmeyen inşaat vampirlerinin rüyalarına Likyalı krallar girsin. Buraya da göz dikmeye çalışıyorlar.

Patara, kurulu olduğu doğal limanın bin yıllar boyunca kum fırtınaları ve denizin taşıdıklarıyla dolması sonucu oluşmuş. Kentin üstü yavaş yavaş kapanmış ve tam 12 km. uzunluğunda eşsiz bir kumsal oluşmuş. Burası Carettaların da yumurtlama alanları arasındaki en önemli bölgelerden. Ayrıca sadece Carettalar değil diğer deniz kaplumbağaları da bu kumsallara çıkıyor.

Neaay! Törkiye’de çoplaklor kampu muu diye şaşıranların sakin olmalarında fayda var. Saydığımız plajların bir çoğu kapısını tıklatıp gireceğiniz, üzerinde kocaman “ÇIPLAKLAR VAR” yazan yerler değil. Zamanla coğrafi konumları ya da sırf tercih eden kitlenin alışkanlıklarından dolayı, doğal bir şekilde bu özelliklerini kazanmışlar. Patara da dev sahiliyle bu tip bölgelerden.

Denize yüzünüzü dönerek sahili sol yana doğru bitirdiğinizde, karşınıza bir tepecik çıkacak. Üşenmeyip tırmanın. Akdeniz’in en bakir halini, dünyanın en güzel rüzgarlarını ve Patara’nın en muhteşem manzarasını buradan ve kuvvetle muhtemel yalnız başınıza izleyebilirsiniz. Artık Likya Kralı sizsiniz. Yanınıza su almayı unutmayın, krallar da susuyor.

BUHNE 16 – KAMPEN, ALMANYA

Gördüğünüz gibi Alman milleti adam gibi denizi olmamasına rağmen ne kamptan, ne de çıplaklıktan vazgeçebiliyor.

Almanya’nın en kuzeyinde, bir ucu Danimarka’ya bakan Sylt Adası üzerindeki Buhne 16, civarın en eski çıplaklar kampı ve plajı. Günümüzde burada özel bir işletme olduğu gibi, çevrede birkaç tane daha naturalist alan bulunuyor. Kuzey Buz Denizi’ne karşı çıplak takılabilirim derseniz önden buyurun.

VECAKİ BEACH – VECAKİ, LETONYA

Dünyanın en güzel kızlarının ülkesinde bir nüdist plaj mı? Şimdi önce bir Riga Havaalanında inin, dışarı bir çıkın. Ben bu işin daha da ötesine gidebilirim derseniz Vecaki plajına gidin. Yoksa hiç zorlamayın bir kahvenizi içip aynen geri dönün. Bu tavsiyeye uymayanlar Letonya’yı boydan boya geçen Daugava Nehri’nin kenarında oturup ağlıyormuş diye duyduk.

Gelelim plajımıza. Bu Letonya denen bacaksız ülkenin denize yaklaşık 500 km. kıyısı olduğunu biliyor muydunuz. Gerçi yine Baltık kıyısı ama buralar üst paragrafta bahsettiğimiz gibi biraz daha farklı yerler. Bu vesileyle bacaksız lafını geri alıyoruz; zira Leton halkına bacaksız demek pek isabetli olmadı.

Plaj, Riga’nın hemen kuzeyindeki bölgede özgürlükler alanı Vecaki – Kalngale arasında. Burada en popüler spor plaj voleybolu. Voleybolun genelde çıplak oynandığını, haliyle ortada toptan başka hoplayıp zıplayan hayli fazla nesne olduğunu da söylemeden geçmeyelim.

RED BEACH – GİRİT, YUNANİSTAN

Matala bölgesine yürüyerek 20 dakika mesafede bulunan Red Beach adını tahmin edersiniz ki kırmızıya çalan sahilinden alıyor. 300 metre uzunluğunda küçük bir plaj olan alana gerçekten nüdist takılmayacaksanız yüksek sezonda gitmemenizi öneririz. Zaten ufacık plaj, sıkıntı olmasın sonra. Burası aynı zamanda 1960’larda Almanlar tarafından başlatılan bir hippi komunüne de ev sahipliği yapmış.

PLAYA DE LOS MUERTOS – ALMERIA, İSPANYA

“Playa” yani plaj, “los muertos” yani mort olmak, ölmek. Eski zamanlardan kıyıya vuran denizcilerin ölü bedenlerinden sonra bu isim verilmiş. Günümüzdeyse ortam hayli canlı ve hareketli. İber Yarımadası’ndaki Playa de los Muertos minik çakıllardan ve kumlardan oluşuyor.

 

 

VALALTA – ROVİNJ, HIRVATİSTAN

Bakın burada baştan her şeyi açık açık söylüyorlar. Resimde gözükmese de kampın girişindeki tabelada daan diye Valalta Naturist Kampı yazıyor. Yani tolere edilen plajmış, izinliymiş, değilmiş gibi bir durum söz konusu değil. Bi nevi kendi kantonlarını kurmuş işi bitirmişler. Hadise kamp boyutuna gelince imkanlar da artmış tabii. Kampın kendi bira tadım yeri bile var.

PLAGE LINGUIZZETTA – KORSİKA, FRANSA

7 km.’lik bir sahile yayılan bu bölgede Piana Verde, Bagheera, Corsica Natura, Club Corsicana gibi bir çok nüdist plaj bulunuyor. Avrupa’nın en uzun nüdist kumsalı burada denilebilir. Napoleon’un doğum yeri olan Korsika Adası günümüzde üniformayla, atla, kılıçla değil, eğlence dolu plajlarıyla biliniyor.

PRAIA DA URSA – SINTRA, PORTEKİZ

Düşünsenize dümdüz baksanız bile önünüzde 5200 km. kadar bir alan. Hepsi deniz. Portekiz’den Atlantik’e doğru baktığınızda diğer kıta olan Amerika’ya kadar aranızda başka hiçbir şey yok. Sadece sonsuz bir mavilik.

Bu yüzden dünya üzerinde Ay’ı en güzel görebileceğiniz yerlerden biridir Sintra. Dev okyanus, uzayıp giden kumsallar ve keskin yarlar. Avrupa’nın bu en uç noktası kendini olduğu gibi doğaya bırakmak isteyenlerin de çekim alanları içinde.

Bölgedeki plajların çoğunda nudizm tolere edilir durumda. Örneğin “da Ursa” kendiliğinden böyle, kimse birbirine karışmıyor. Diğer yandan örneğin Alteirinhos plajı resmi olarak nüdist plajı. Bunlar gibi 15’e yakın plaj, Sintra kıyılarına yayılmış durumda. Genellikle nüdist bölge küçük bir tabelayla işaret ediliyor.

BELLEVUE BEACH – KLAMPENBORG, DANİMARKA

Dan gençlerin partileme alanlarından olan plaj, çıplaklığın neredeyse giyinmekten daha doğal kabul edildiği sarı ırkın memleketinde. Bu Germen kökenlerde var bir şey. Bu tip tensel durumlarda tarihten bu yana hep bir özgürlük, bir genişlik ferahlık… Hayır, buz gibi de memleket anlamıyoruz ki.

Bizim kızlar burada oda sıcaklığında titrerken onlar oralarda öyle cıbıl combalak…

SPIAGGIA DI GUVANO – CORNIGLIA, İTALYA

1960’lara kadar dayanan bir nüdist geleneği olan Spiaggia di Guvano sadece bir plaj bölgesi değil. Çevresindeki parkurlarda çıplak yürüyüş programları da düzenleniyor. Gerçi bu aktivitelere daha çok orta yaş ve üzeri kitle takılıyor. Yaş durumu tutmuyorsa canını sıkılabilir demiş olalım.

Reklamlar