Cumhurbaşkanlığı Seçimleri -1-

rafet-uluturk Rafet ULUTÜRK

Kumar mı seçim mi?

Konu:  Bu devlete herkes Cumhurbaşkanı olabilir

6 Kasım yaklaştıkça, seçmenin aklına gelen soru işte bu. “Kumar mı yoksa seçim mi?

2 Ekım’de GERB partisi Başkanı ve Başbakan Boyko Borisov’un soydan komünist Tsetska Tsaçeva’yı partisinin Cumhurbaşkanı adayı göstermesinden çıktı bu sorular. Çünkü bu açıklamayı yaparken, Başbakan, ilk turda en fazla oy alamazsak, “hükümet istfa edecek” dedi. Öyle ki, bir ihtimal bile olsa, 6 Kasım 2016’da Sofya’daki GERB hükümetinin düşmesi gündem oldu.

Kumarcı dilinde bunun adı “Va Bamk”dır.  Kumar tutkunları bilir, bütün kazancını, bütün parasını oyuna atan “Va Bank” der ve kartalar son olarak dağıtılır. Sonunda kazanan kazanır yenilen yenilir.

GERB Başkanı B. Borisov da “birinci turda en fazla oy alamazsak, hükümeten istifa ederim” derken, böyle bir oyuna girdi.

Bizde Cumhurbaşkanı seçimlerinde 24 aday var. Oylar çok dağılacak. Birinci turda kazanan olmayacağı gözle görülüyor.

Fakat bu “Va Bank” çıkışı, birçok kişiyi düşündürdü.

Başbakan’ın en büyük siyasi partinin en fazla oy alacağını bildiği için, mevzilerini daha da güçlendirmek amacıyla böyle bir çıkış yapmış olduğuna inananlar var. Yani o kendini “Va Bank” oyunu kurucusu göstermek istiyor.

Ve biz yalnız da olsak, tek başıma, hepinize karşı varım, deyip hava atıyor.

Ne var ki, kömünist kökenden gelen aday Bayan Tsaçeva, şimdiye kadar iki dönem halk meclisi başkanıydı. GERB partisinin kurucu kadrolarından biridir. Todor Jivkov döneminde adliye’de çalışmıştır. Onun adaylığını destekleyen, partinin en önemli figürlerinden, kurucu başkan,  Tsvetan Tsvetkov, adayın komünistliğini aklarken, eski rejimde “herkes komünisti” dedi.

Todor Jivkov döneminde Bulgaristan’da 1 milyon komünist vardı, derken eski suçlardan, Türklerin ve Pomakların isimlerinin zorla değiştirildiği “soya dönüş” sürecine katılanlardan hesap sorulmayacak, işaretini verdi.

Bu arada, günümüz Bulgaristan’ın sömürge durumuna getiren, 3.5 milyon kişinin ülkeden kaçmasına neden olan, dıştan sürekli borçlanma, banka soygunları, “Belene” Atok Elektrik Santrali bataklığı gibi siyasetlerden vaz geçilmeyeceği, anayasanın değiştirilmeyeceğine ve adalet sisteminde reform yapılmayacağına açıkça işaret etti.

Komünistler sol görüşlü insanlardır. Bulgar komünistliği ile diğer ülkelerdeki kömünistlik arasında çok büyük bir fark vardır.

Bulgar komünistleri, daha geçen yüzyılın başında “geniş” ve “dar” sosyalistler olarak ikiye ayrılmıştır. “Geneiş sosyalistlerden” bugünkü sosyal demokrasi hareketi gelişirken, “dar soayalistler” her zaman aşırı solda, şiddet ve baskıdan, terörden yana olmuşlardır. 1923’te ayaklanmışlar, 1925’te Çar III. Boris’i öldürmek için Sofya’da “Tsveta Nedelya” kilisesinin tavanını havaya uçurmuşlar, 1943–44 yıllarında 20 bin kadarı dağa çıkıp partizan olmuş ve 1944’ten sonra ülkeyi Sovyetler Birliği dümen suyuna sokan ve muhaliflerine karşı amansız davranan, yüz binlerce kişiyi idam eden, toplama kamplarında öldüren, 1972’de Pomaklara 1984–89 yıllarında Türklere kan kusturan örgütlü toplumsal güçtür.

1990’da Bulgaristan’da komünist partisi iktidardan düşürüldü.

20. yüzyıl boyunca devamlı zulüm işleyen güçler – komünistler, BKP’ye bağlı milis ve gizli polis “DS” kadroları, ölüm cezaları altında imzası olan yargıçlar, savcılar, ordu mensupları, gardiyanlar, sorgu polisi vb 15–18 yıl gibi bir süre siyaset dışında kaldıktan sonra 2008’de yeniden canlandılar, örgütlendiler ve girdikleri ilk seçimde iktidar oldular.

Bu onların 2. iktidar dönemidir. Bulgar toplumunun içinden sivrilen GERB partisi, komünist partisi (BKP) içinde Todor Jivkov kanadı olarak bilinen, güç mevzilerine – İç İşleri, Savunma ve Adalet Bakanlıklarına hakim olan güçlerin yeniden örgütlenen partisidir.

Bu güçlerin bizim toplumumuzda faşistlikten, komünistliğe, demokratlıktan popülizme – halkçılığa doğru metamorfoz (başkalaşma) geçirdiğini izlesek de, bu yalnız biçimsel (şekilsel) bir değişimdir.  GERB partisinin bugünkü Başkanı Boyko Borisov uzun yıllar Todor Jivkov’un kişisel koruyucusu idi. 6 Kasım’da Bulgar halkından oy isteyen Bayan Tseska Tsaçeva bu damardan gelen bir siyasetçidir. GERB partisinin adayıdır. Bulgar halkı parti sözünden korkar ve onun parti adayı olması, “oyunuzu vermezseniz siz düşünün” anlamındadır.

GERB partisi Bulgar seçmen oylarının % 25’ine taliptir. Tseska Tsaçeva için oy vermeye hazır kesimin oy oranı ise % 16’dır. Bu onun 2 dönem parlamento başkanlığında tutucu bir siyaset izlemesinin sonucu olarak okunabilir.

Bu olayın bizim için ilginç olan yanında, Müslüman Türk, Romen ve Pomak seçmenin bilinçli konumunu aramalıyız. 2014’te yapılan halk meclisi erken seçimlerinde 130 bin Müslüman seçmen GERB partisine oy verdi. Bunun sebebi insanlarımızın Ahmet Doğan’ın yönettiği HÖH partisinin köleleştirici zincirlerini kırma ve hak ve özgürlüklere doğru yeni bir atılımdı. Seçmenimiz GERB partisinin bizim aradığımız hak ve özgürlükler, demokrasi ve adaleti bize sağlamayacağını biliyordu. Fakat yürünmez olan yolların onarımını, bazı köylerde iş yeri açılmasına kolaylıklar sağlanmasını, ulaşım sorunları ve benzer isteklerden kaynaklanan umutla oy verdiler.

Bu yıl ilk kez GERB partisi Razgrat ve Şumen köylerinde örgütlenmeye başladı ve bazı altyapı yatırımları yaptı. Kırcali’den de Karayançeva adından bir milletvekili çıkardı. Ne yazık ki, Bulgaristan’da siyasi partilerin hemen hemen hepsi aynı siyasi köklerden türediği için – örneğin GERB, BSP, ABV, “21. Yüzyıl” ve başkaları hep eski Komünist Partisi uzantısı olduğundan sıradan seçmenler yakın isteklerle kandırıldıklarından, stratejik bir Cumhurbaşkanı adayına oy verecek durumda değildir. Yazımı yazdığım 4 Ekim 2016 gününe kadar yeni kurulan DOST partisi de seçime gireceğini açıkladı, fakat aday gösteremedi, program açıklayamadı. Kısacası Cumhurbaşkanlığı kampanyası çok sisli bir ortamda başladı ve ben bu sisin 6 Kasım’a kadar kalkacağına pek inanmıyorum.

Şimdi de bu gelişmelere siyasetçilerin gözüyle bakalım:

Hükümette 5 bakanı olan Reformcu Blok (RB) partisi Seçim Kurmayı Başkanı Nayden Zelenegorski basına verdiği demeçte,  erken genel seçime hazır olduklarını duyurdu.

Bulgaristan’ın bilinen sosyologlarından biri olan Jivko Georgiev, Cumhurbaşkanı adayı Tseska Tsaçeva’nın ilk turda seçim kazanmasının imkânsız olduğunu belirtirken, ikinci tur olacak, dedi. Tsaçeva’nın bir parti adayı olduğuna işaret eden sosyolog, GERB üyelerinin parti içi ve ülke çapında değişimler beklediğini, katı komünist çizgi taraftarı olan adayın buna hazır olmadığını vurguladı.

Adayın eski rejimde BKP sekreteri olduğunu öne çıkararak siyaset yorumcusu Boyan Çukov ise,  en büyük siyasi partinin kimi Cumhurbaşkanı adayı göstereceği beklenirken, Bulgaristan derin bir uçurumun kenarında bulunuyordu, aday belli olunca ileri adım attı, dedi.

GERB partisinin Cumhurbaşkanı adayını büyük bir gecikmeyle ve son anda açıklandı. Bulgaristan’ın iç ve dış siyaseti üstüne uzun zamandan beri beklenen derin içerikli tartışma yapılamayacak. Bu siyasette belirlenmesi gererken Rusya’dan daha da kopmak ya da geri çark edip Rusya koynuna yeniden girmekten fazla, Avrupa Birliği ve NATO bünyesinde kalarak, tam bağımsız bir çizgi belirlemesidir. Ne var ki, bizde esaslı ulusal bir değerlendirme için bir ay gibi bir süre yeterli olamaz.

Ana muhalefet lideri Kurneliya Ninova, Cumhurbaşkanı adayı Tsaçeva hakkında “zayıf”  aday, bizim adayımız General Radev’in Cumhurbaşkanı olma şansı arttı, şeklinde değerlendirmede bulunurken, adayların hepsinin daha önce milletvekili veya cumhurbaşkanı adayı olarak seçime katıldığını ve seçmenin kendilerini reddettiğini belirtti.

Basında çıkan yorumlarda, 24 cumhurbaşkanı adayı arasında, bağımsız bir dış siyaset yürütecek, anayasa değişiklikleri önerecek, rüşvetçiliğe karşı amansız olacak, hukuk  reformu yapılmasında ısrarlı bir adayın ortaya çıkmamasına dikkat çekilirken, adayların yabancı dil bilmediğine ve değişen dünya siyasetine katılmaya hazır olmadığına işaret ediliyor.

Hiç bir aday demokratik ve bağımsız Bulgaristan sloganı yükseltmiyor.

Asıl kampanyanın 11 Ekim’de başlayacağı resmen açıklandı.

Eski Cumhurbaşkanı Rosen Plevneliev Komünist Gençlik Teşkilatı Komsomol sekreteriydi. Tseska Tsaçeva  bir boyut daha oldun komünist partisinin örgüt sekreterliği yapmıştır. Siyaseti devretme geleneğine bağlı kalıyoruz.

Dünyada en az değişen millet olarak beliren Bulgarların toplumu da değişimi kabul etmiyor.

Kampanyayı İstanbul’dan izliyoruz. Kumar başladı. Kartlar dağıtıldı haydi hayırlısı.

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir