Ortak Ruh

Dr.Mustafa KAHRAMAN

Konu: Mutlu gelecek ortak umudumuzdur.

Ne Mutlu Türküm Diyeme!”

Bu sentez, Atatürk’ün bize büyük mirasıdır. Ortak ruhumuzun ifadesidir. Milli varlığımızı ve Türk millerine mensubiyetimizi dile getirir. Ortak ruhumuzu geliştirip zenginleştirmek, büyüterek devleştirmek bir halk olarak en önemli ödevimizdir.

Bir halkın ORTAK RUHA sahip olması, en dehşetli, en ölümcül silahların yenemeyeceği bir güçtür. Ulusal Kurtuluş Savaşında Mustafa Kemal önderliğinde ortak ruhla zafer kazandık. Vietnam halkı Amerikan emperyalizmini ortak ruhla yenmiştir. İngilizler Avrupa Birliği’nden ortak ruhla ayrılmayı seçti. Dünyayı değiştiren en büyük güç halkların ortak ruhundan kaynaklanır.

15 Temmuz’da Türkiye’yi istila planları, askeri darbe girişimi ORTAK RUHLA boşa çıkarıldı. Ortak Ruhun ne olduğunu, biz dağdaki çobanla bilgisayar başında işine bakan bir aydınımızın vatan ve millet konusunda aynı noktaya bakmasında görebiliyoruz. Bastonlu dedelerin, kucağında bebeleri sokaklara dökülen, tanklar önüne yatan, kurşunlara siper olanlar kardeşlerimizin meziyetlerini birleştiren ve aynı yönde harekete geçiren ortak ruha sahip olmasıdır. Türk milleti için bu, Cumhurbaşkanımızdan bağ bekçisinden, şoföründen balıkçısına kadar kadın erkek, genç yaşlı, Türk, Kürt, Laz, Tatar, Anadolulu Trakyalı, yerli göçmen ayrımı yapmadan geçerlidir. Buna en büyük kanır, halkımızın 15 Temmuz mesajını doğru okumasında görebildik.  3 haftadan beri devam eden barışı, demokrasiyi, toprak bütünlüğümüzü, anavatanımızı koruma mitinglerinin başka anlamı yoktur.

15 Temmuz, bizi koyun gibi korkak sananlara sert bir ders oldu. Bizi uyutmak için yarım asır harcadıkları çabalar boşa çıktı. FETÖ denen alçak ve şarlatanın 40 yıldan beri yetiştirdiği ordu yenildi. Emperyalizmin Türkiye’yi içinden dinamitleme planları suya düştü. Buradan çıkarılacak derslerin başında olan, BİR HALKIN ORTAK RUHUNUN TANKLA TOPLA JETLERLE YOK EDİLEMİYECEĞİ GERÇEĞİDİR.

Türk halkının sonsuz ruhsal ortaklığı “VATAN SİZE MİNNETTARDIR” mitinginde şahlandı. Yeni Kapı’da halkımız devasa bir mitingde tarihsel bir mitingde buluştu. Ne Avrupa, ne Asya, ne de Amerika böyle bir halk şöleni görmedi. Bu buluşma bir de demokrasiyi savunma buluşmasıydı. Demokrasi devletin halkın seçtiği liderler tarafından yönetilmesi anlama gelir. Egemenliğin demokratik biçimi bizim toprağımızda en iyi tuttu. “Ben demokrasi kalesiyim” diye hava atan eski kıtada, seçme hakkı olanların oylarının % 62’sinin oyuyla devlet başkanı olan tek bir lider yoktur. Demokraside halkın yönetime katılımını daha ileriye taşıyan seçme ve seçilme hakkını kullanmaktır. Demokrasi bu anlamda halkın ortak iradesinin ve ruhunun birleşmesinin çok büyük bir eseridir.

Yeni Kapı devasa mitingiyle Türkiye halkı 21ç yüzyılda tüm ezilen halklara örnek ve emsal oldu. Emperyalizm saldırılarına 20. yüzyılda alınmaz kalesi, yıkılmaz kalkan olan Türkiye 21. yüzyılda aynı sinsi ve katil güçlerin taşeron hain çeteleriyle – FETÖ-PDY-PKK –  kanlı darbe yapıp ülkeleri istila etmesinin mümkün olmadığını dünyaya gösterdi. Tunus, Libya, Irak ve Yemen örneklerinden sonra, Türkiye halkı aynı düşman bombalarıyla, aynı düşman kurşunlarıyla çıplak ellerle, halk iradesiyle ve Ortak Ruhla baş edilebileceğini örnekledi ve kanıtladı. Diğer halklar dostla düşmanı birbirinden ayıramazken Türk halkı bunu çok kararlı bir biçimde yaptı. İşte düşman “üst akılın”, istihbarat merkezi CİA haini, FETÖ-PDY katil çetesi diyebildi. Şimdi zaman hesaplaşma zamanıdır. Hainlerin kalesini koparıp evlatlarının eline vermek âdetimizdendir. 20. yüzyılın en kanlı askeri darbecisi Kenan Evren’e ömür boyu hapis cezası kesen Türk adaleti, FETÖ-cü generaller sürüsüne hak ettiği cezayı verecektir.

Yeni Kapı”da demokrasi düşmanlarının püskürtülmesi festivali, aslında 23. halk kutlaması olarak bir araya geliş oldu. Tarihinde ilk kez olmak üzere Türk bilincine, iradesine ve ruhuna sahip olan her vatandan buradaydı. Sen bakan, ben işçi, o sanatçı, onlar Anadolulu, bunlarsa Trakyalı göçmen olarak değil, her birimiz TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN EŞİT HAKLI VE ŞEREFLİ VATANDAŞI OLARAK ŞEHİTLERİ ANMA VE DEMOKRASİMİZİ SAVUNMA MİTİNGİNDE BULUŞTUK.

Yeni Kapı buluşması bir yandan da “Allah korusun, büyük bir badire atlattık, şükür kurtulduk!” anlamı taşısa da, öncelikle seçilmiş lidere, sevilen vatanına ve anavatanımıza sahip çıkma amaçlı bir kitle gösterisiydi. Onlar bizim geçmişimizi yıkmak ve geleceğimizi karartmak, egemenliğimizi rafa kaldırıp bizi köleleştirmek istediler. Ortak Ruhumuz bizim geçmişimizde oluştu, doğuştan özgürdük, özgür olmadan var olamayız. Vurguluyorum: geçmişimizi yok edip geleceğimize sahip olmak isteyenler, özgür ruhumuza yenildiler.

FETÖ- hain çetesi, eli silahlı, tanklı, uçaklı “imam” kılıfıyla çıktı karşımıza. 50 yldan beri birinci niyeti İslam’ı, cumhuriyeti, demokrasiyi ve adalet düzenimizi değiştirmekti.

Gidip Papanın elini öptüler. Papazlara sarmaşıp ödüller dağıttılar. 1789’da “Bastilya” kapılarını açıp 7 sarhoşu salıverenler de “istersek dini değiştiririz” demişlerdi. FETÖ-cüler de “ılımlı İslam” arkasına eşitlik, özgürlük ve kardeşlik gizlediler, ama sökmedi. Gece karanlığından çıkan karayılanın hepimizi sokup öldürmek istediği hemen göründü. Sizin bir şey yapmanıza gerek yok, biz “ılımlı İslam” yalanıyla sorunları hallederiz, deseler de, inanmadık, inanmıyoruz. Hedeflerindeki “İslam ihaneti” idi, katliamdı.

15 Temmuz trajedisin sonra yapılan açıklamalarda çok büyük ve çok acı gerçek ortaya çıktı ve “Yeni Kapı” mitinginde vurgulanmadı. Bu 40 yıldan beri işkence gören, okuldan atılan, işten kovulan, dövülen, sakat bırakılan, gözü çıkarılan, bacaksız kolsuz kalan, adalete başvuran ve adalet bulamayan çok büyük bir kitlenin hak ve hukukudur. FETÖ hain çetesi T.C. adalet sistemini tersyüz etmiş, yargı makamlarına sızıp hukukun üstünlüğü ilkesini FETÖ bataklığına gömmeyi başarmıştır. “Ergenekon” davası ve benzer yasa dışı uygulamalar buna kanıttır. Her bir işkence olayı ele alınmalı ve hainler cezalandırılmalıdır.

15 Eylül Birleşik Amerika’da olsaydı, Beyaz Saray jetlerle bombalansa, “Manhattan” köprüsü ayaklarında deri gibi kan aksaydı, Amerikalıların üzerine kurşun yağsaydı, bak sen amerikan adaleti “ihanet” suçundan kaç tümgenerale, tuğgenerale, albay, binbaşı ve yüzbaşıya elektrik sandalyesinde idam cezası verirdi. Teröristlerin hakkı başka hiçbir ceza ile bildirilemez. Bu cezalar Türkiye adaleti tarafından verilmeden ortak ruhumuz şahlanamaz, dirilemez, zaferden zafere koşamaz.

Yeni Kapı halk birlikteliği, Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğünün, bu kadim halkının toprakları üzerindeki egemenliğinin paylaşılmazlığını, Türkiye devleti istiklalinin sonsuzluğunu dünyaya gösterdi. Emperyalizme, ihanet örgütlerine, terör çetelerine, sahte imamlara ağır bir tokat oldu ama takıp sona ermemelidir. Çünkü onlar ölüm yatağında da olsalar Türk vatanına çöreklenme niyetlerinden asla vazgeçmezler.

Yeni Kapı coşkusu, bölünmeden, parçalanmadan, vatandaşları arasında hiçbir ayrılık gözetmeden eşit haklı ve karşılıklı hoşgörü içinde yaşamak isteyen büyük bir halkın kucaklaşması oldu. Bu, vatan tehlikeye girdiğinde asla suskun kalmamaya hazır kitlelerin

güçlü akını oldu. Zafer, Türk milletinin büyük zaferidir. Bir kahramanlık destanı yazılmıştır. Bu davada hepimizin payı vardır.

Yeni Kapı buluşmasında biz Bulgaristanlı sivil toplum örgütleri, dernekler, soydaş mahalle grupları, BULTÜRK – Kültür ve Hizmet Derneği öncülüğünde ve BGSAM Aydınlar grubuyla beraber, Bayrampaşa, Avcılar, Beylik düzü, Zeytinburnu halk alaylarıyla yeraltı ve yerüstü trenleri, gemilerle, otobüslerle özel araçlarımızla büyük alanda herkesle omuz omuza beraberdik. Davamız bir parti davası değil, halkımızın ortak davasıdır, vatan davasıdır, bu yoldan asla dönüş yoktur ve olmayacaktır.

Şehitlerimizi anma ve demokrasiyi savunma amacıyla düzenlenen devlet başkanı, hükümet erkânı, parti liderleri ve diplomatik temsilcileri, din adamları ve sanatçıların katıldığı devasa buluşmada en önemli olan vatan bölünmez sloganını çok yükseklere kaldırması oldu. Türkoğlu Türklerin, damarımda akan kan Türk kanıdır diyenlerin, nereden gelmiş olurlarsa olsunlar – Kafkaslardan ya da Balkanlar’dan, Kırım’dan ya da Kıbrıs’tan hiç fark etmez – ORTAK RUHTA buluşması, bütün dünya halklarına örnek oldu. Bu ortak davada Bulgaristanlı soydaşların, Bulgaristan’da yaşayan kardeşlerimizin dayanışması gür sesle dile getirildi. Hazır bulunan 5 milyon ve 79 milyon Türkiye halkı Bulgaristanlı Türklerin siyaset arenasına çıktığını ve hem Bulgaristan’da hem de Türkiye’de aktifleştiklerine şahit oldu.

Çok derin anlamı olan şölende, al bayrağımı görünce gururlanmayanlarla, milli marşımız söylenirken göğsü kabarmayanla paylaşacak ekmeğimiz yoktur ve olamaz inancı dile gelirken, Anadolu’da 49 millet yaşıyor bunların arasını açalım, onları birbirine düşürelim hesapları yapanlar ağzının payını aldı. Türkiye vatandaşıyım diyebilenlerin yeryüzünde en onurlu insanlar olduğu duyuruldu. Türkler, mehter marşlarında, türkülerde, şarkılarda ve şiirlerde buluşarak destanlar yazdı.

40 yıldan beri Kürt-Türk masalı anlatanların dili bu defa iyice şişti ve defter dürüldü.

Trakya’yı Anadolu’dan koparıp Avrupa Birliği’ne üye alma ve böylece Türkiye’yi Avrupa ve Asya’ya bölerek parçalama hesapları da tosladı. 15 Temmuz sorunu birçok sorunu birden çözdü. En önemlisi, Ortak Ruhlu olan Büyük Bir Halkın bölünemeyeceği, asla parçalanamayacağı anlaşıldı. Hainlikler üzerinde ince hesaplar yapan düşmanlar atomu ve nüvesini parçalayabilirler, sayısız bombalarla birçok ülkeyi yakabilirler, halkları kadim vatanlarından kovalayabilirler, evet her şeyi parçalayabilirler, fakat kardeşleşmiş Türkiye halkının ORTAK RUHUNU asla ve asla parçalayamazlar, yok edemezler. Bizi birbirimize düşüremezler. O zamanlar çoktan geçti.

Yeni Kapı demokrasi tarihimizin önemli bir günüdür. Parlamenter sistemimize karşı yapılmak istenen bir darbeyi önledik. Cumhuriyetimize kıyılmak istendi. 240 şehit verdik. Aziz hatıraları asla unutulmayacaktır. 15 Temmuz gecesi Türk halkının gururu korunmuştur. Darbeye karşı demokrasi savunuldu. Türk haklı Büyük Mustafa Kemal’in “Söz konusu Vatansa, Gerisi Teferruattır” sözlerini unutmamıştır. Bu temel üzerinde, yeni tarihimizde ilk kez, ulusal siyasi uzlaşma sağlanmıştır. Bu ulaşmanın siyaseti camiye, okula ve kışlaya sokmama ilkeleridir. Anlaşmamızın temeli bu olmalıdır. Canını siper edenleri isteği budur.

Tankları çıplak elleriyle durduranlar, ölüm mermilerine siper olanlar, en büyük onurun vatan ve demokrasi uğruna birlikte ölmek olduğuna inananlar toplandı Yeni Kapı festivaline. Türkiye halkı Atatürk ruhunu, milli birlik ve beraberlik ruhunu, zaferden zafere yorulmadan koşma azmini, ebedi var olma atılımını 21. yüzyıla başarıyla taşıyarak toplandı. Ortak ruhunu canı pahasına koruyacağına yemin edenler demokrasinin halkın iradesi olduğuna inanıyor. Herkes gördü ki, Türk milletinin sonsuz güç kaynağı ORTAK RUHUDUR. Bu edinimin özünde cumhuriyetimiz var. Cumhuriyetimiz halkımızın en büyük kazanımıdır. Darbe hedefi olmasının nedeni budur. Demokrasiye sahip çıkanlar cumhuriyetimizi korumuşlardır.

7 Ağustos’a egemen olan Ortak bir Ruh hesaplaşma ruhu değildi.  Fakat o her şeyden önce FETÖ-cüleri, PDY – cileri, darbecilerin hepsini sorgulamalı ve yargılamalıdır. Adalet sağlayamayan devlet büyümez. Tarihimizle, bugünümüzle yüzleşmeliyiz. Siyasi akımlar olarak birbirimizle, vatan sevgisiyle yanıp tutulan herkesle ve vatanı yanmaktan kurtaran her kardeşimizle buluşma, selamlaşma, bayramlaşma fırsatı bulmalıyız. Biz soydaşlar memlekete uğrayıp olup biteni oradaki kardeşlerimizle yakınlarımıza, camilere gidip encümen üyelerine, tüm ilgilenenlere açıklamalı anlatmak ve onları bilgilendirmek zorundayız. Zaman uyanma ve dirilme zamanıdır. Türklük tarihinde çok önemli bir dönemde bulunuyor.

Tarih yazan İstanbul’un “Yedi Kapı Mitingi”nde söz alan TSK Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın konuşması, illegal terör örgütü, hain ve katil dediği FETÖ çetesini kınaması ve lanetlemesi milyonlar tarafından tam destek buldu. Orgeneral Akar, Mustafa Kemal Atatürk’ün “hâkimiyet milletindir” ilkesinin bugün de cumhuriyet, demokrasi ve güvenliğimizin kalkanı olan TSK’nde temel ilke olduğunu vurguladı.

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Binali Yıldırım, miting kürsüsünden canları pahasına demokrasiyi koruyanlara teşekkür etti, 15 Temmuz demokrasi şehitlerini bütün Türk halkı adına kalpten selamladı. Başbakan 5 milyonluk kitleyi milli şairlerimizden Necip Fazıl Kısakürek, Nazım Hikmet, Ahmet Arif ve Ahmet Cicat’tan dizelerle hitap etti, bizi öldürmeyen darbe daha da güçlendirir, dedi.  Uzlaşma ve işbirliği çağrısı yaptı. “Terör örgütlerini aradan çıkaracağız. 15 Temmuz Türkiye’nin mikroplarından temizlendiği gündür. FETÖ Türkiye’ye gelecek ve hesabını verecektir.” dedi.

TBMM Başkanı İsmail Karham ise konuşmasında, FETÖ okullarında yetiştirilenler  hakkında “robot beyinli insan kopyası” dedi

Türkiye Başkanı Sayın R.Tayyib Erdoğan, “Türkiye halkı idam cezası istiyorsa ve TBMM bu kararı onaylarsa, ben de imzalarım, umarım partiler de uyacaktır,” dedi. Ve şöyle devam etti: FETÖ bu milletin cesaretini, inancını, dirayetini hesap edemedi, diye belirtti. Başkomutan sıfatıyla Erdoğan 5 milyonluk kitleye “Ölmeye var mıyız?” diye sorudu ve “Varız!” cevabını aldı.

Miting Ortak Ruhumuzu taçlandırdı.

Ne mutlu Türküm diyene!

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir