Kürt Faciası

rafet ulutürk ile ilgili görsel sonucuRafet ULUTÜRK

Tarih: 08 10 2017

Konu:   Çok dikkat etmemiz gereken konular:

Barzani’nin “bağımsızlık referandumu” yalnız Türkiye ve halkı için değil, Yakın Doğu halkları ve dünya için de tehlikeli sorun kaynağı olmaya devam ediyor. Görüldüğü üzere, “küçük” bir Kürt devleti belirmesi bile tüm bölgesel ve küresel dengeleri bozmakla kalmıyor, düz yolda giden arabaları bile devirecek nitelik taşıyor.

Anlamayan kalmadı. Günümüz Irak toprakları içinde bağımsız bir Kürt Devleti kurulmasından sonra eski dünya artık aynı dünya olmayacak. Bu planın suya düşürülmesi için, ilk kez olmak üzere, dev bir üçlü bölgesel güç oluşturma çabalarını kutluyoruz. Türkiye, İran ve Irak ilk kez anti- Barzani, yani bağımsız Kürt devleti aleyhinde bir ortaklıkta buluştu. Ziyaretler, ortak tatbikatlar yapıldı, yaptırım planları açıklandı. Önlemlerin tırmandırılırken şiddetlendirilmesi gereğine inanıyoruz.

Aslına bakıldığında, Kürt devleti kurulması büyük devletlerin arasındaki gizli bir sözleşmenin ürünüdür. Bölgede birçok büyük devletin gölgesi ve çıkarı var. Gölgeler tarihten gelip geleceğe uzarken, geleceği yönlendiriliyor. Çıkarlarsa petrol ve doğal gaz etrafında düğümleniyor. Bölgenin ve dünyanın akaryakıt yedeklerinin önemli kısmı Kerkük ve Musul bölgesindedir. Buraları kadım Türk topraklarıdır. 1960 yılında Kerkük nüfusunun % 60’ının Türkmen olduğunu bilmeyen yok. Bölgedeki Rusya çıkarlarının kökleri İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra mazlum halkların milli kurtuluş direnişlerinin alevlendiği 1950’lı yıllara iniyor. 1946’da kurulan ilk Kürt devletinde Genel Kurmay Başkanı olan baba Molla Barzani’nin üzerinde Sovyet Generali üniforması vardı. O devirme Sovyetler Birliği Mısır, Suriye ve Irak halklarının anti-emperyalist ve anti-Siyonist silahlı savaşımlarını destekledi. Arap halklarını silahlandırdı, yönlendirdi.

1950’li yıllarda, baba Molla Mustafa Barzani hakkında Türk devleti tarafından kaleme alınan raporlarda ”Ruslar tarafından yönlendirilen bir koz” olarak bahsedilir. Bulgaristan’da, Barzani aşireti, Kürt liderleri ve hareketleriyle ilgili kitaplar basılmadığından soydaşlarımız bu konuda bilgisizdir. 1990’a kadar Sofya medyası PKK’yı hep övdü. Baba ve oğlu Barzani tarafından örgütlenen Kürt direniş  hareketi, 1990’dan Türkiye’ye karşı savaştığından, NATO üyesi Türkiye Cumhuriyeti düşmanı olan Bulgar devleti Barzani hareketi de aralarından Kürtleri destekledi, silahlandırdı, para yardımında bulundu, hatta Kürt ideolojisi yaratılmasında önemli rol oynadı.

***

Molla Mustafa Barzani 1903’te Barzan’da doğdu. 1979’da Washington’da öldü. Genç yaşta Irak’ta kurulan İngiliz idaresine karşı savaşımı örgütledi. 1932’de Molla Barzani Aşireti’nin lideri oldu. O, 1943’te Irak Krallığı’na karşı ayaklanma başlattı. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Sovyetler Birliğine gitti, Moskova askeri akademilerinde okudu. Kürdistan Demokrat Partisi’ni kurdu. Lideri oldu. 1961’de Irak’ta 2. bir ayaklanma başlattı. Kuzey Irak topraklarında özerk bir yönetim kurulmasını sağladı. 1975’te Kürt bölgelerinde özerklik ve ayaklanma defteri kapandı. Molla Barzani ABD’ye gitti ve son nefesini orada aldı. Baba Barzani’nin emelleri şöyle gerçekleşmiştir.

“2005 yılında kabul edilen Irak Anayasası’na göre Irak federal bir devlettir. Bu çerçevede Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) de Irak bünyesinde bir birimdir.”

Molla Barzani’nin oğullarına vasiyetinde “Türkiye ile dayanışma içinde olun” demiştir.

Türkiye, yıllarca Irak Kürt Bölgesine dünyaya açılan kapısı oldu. Mesut Barzani’ye Türkiye Cumhuriyeti diplomatik pasaportu verdi. Türkiye Cumhuriyeti Kürt Bölgesel Yönetimine yıllar yılı çok yönlü dostane yardım gösterdi. Ne ki yine bu yıllarda M. Barzani topraklarında bölgede PKK terör örgütü oluştu, silahlandı, kamplarda konuşlandı. Birleşik Amerika ve Rusya yıllar yılı Türkiye düşmanı siyasetini Barzani ve PKK eliyle yürüttüler. Varşova Antlaşması Bulgaristan üzerinden Kürt teröristleri yıllarca donattı. Bu mücadelede Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları 7 bin şehit verdi.

***

Eylül 2017’de yapılan referandum bölgesel yönetimin özerklik haklarını genişletmek için değil, bağımsızlık yani yeni bir devlet kurmak ve Irak devletinin toprak bütünlüğünü parçalamak istiyor. Gelişmeler Türkiye Cumhuriyeti, Irak, İran ve Suriye devletleri için de tehlike uyandırıyor.  Bu konuda,  gizli pazarlıklar yapıldığı, planlar çizildiği dün ışığına çıkmaya başladı. Türkiye devleti referandumu gayrı meşru ilan etti ve geçersiz ilan edilmesini istedi. Tanınmamasında ısrar ediyor. İsrail’den başka başka tanıyacak da yok. Türkiye Cumhuriyeti, Irak merkez hükumeti ve İran, Barzani Kürt Bölgesel Yönetimiyle ticaret kapılarını, uçak seferlerini, ikili ilişkileri durdurma kararı aldı. İran ve Irak da aynı görüştedir. Türkiye yalnız değildir.

Basında çıkan bilgilere göre, bu gelişmelerin kızıştığı şu dönem, Birleşik Amerika’da 3 Yakın Doğu merkezi gece gündüz çalışıyormuş. Bu 3 merkezden birbiriyle çelişen kararlar çıkmış. Örneğin Dış İşleri Bakanlığı Barzani’ye hitaben “referandumu ertele” derken, Savunma Bakanlığı “Peşmengereyi silahlandırmaya ve silahaltındakilere maaş ödemeye devam edeceğiz” beyanında bulundu vb. Bu merkezlerin yayınlarında Kürdistan konulu çelişkili bilgiler geliyor. Ortada çelişkili bir durum var. Bu gelişmeler bağımsız bir Kürt devletinin bugün yarın kurulabileceği umudu halen 15 günde buharlaştı gibi.

***

Bulgar basınında çıkan yorumlarda olaya şöyle bir bakış açısı belirdi:

Olay Berlin Konferansında kurulan Bulgar Prensliğinin 6 Eylül 1885 tarihinde Doğu Rumeli bölgesiyle birleşmesine benzetiliyor. Birleşme ve devletleşme yıllar sonra gerçekleşti. Örnek olarak da Bulgar topraklarında 1878’den 1912 yılına kadar gelişen şekilsel ilişki örnekleri veriliyor. Bu iş olur imajı yaratılmaya çalışılıyor. Bu ilişkiler Osmanlı devletine bağımlılık dönemine aittir. “Biz bunu yaşadık,” demek istiyorlar. Erbil’in Bağdat’a bağımlılığı bu gibi benzetmelerle anlatılıyor. Olaylara tarihsel açıdan dönüşümsüz bir süreç olarak bakılıyor. Bağdat hükümetiyle anlaşmaya gitme ve “federatif birlikte” buluşma olasılığından söz ediliyor. Binlerce yıldan beri bu topraklarda Kürt erki kurulamamış olsa da, böyle bir mucize yaşanacak, iddiaları yineleniyor.

***

Bulgar elektronik basını, Yakın Doğu’da bir Kürt ulusu olmadığına işaret ederken, milletin devletin kurulmasından sonra geldiğine vurgu yapıyor ve Bulgar devletinin de 1878 Berlin Konferansı kararlarından sonra oluştuğu belirtiliyor. Ulusu oluşturan devlettir. Başka bir değişle sivil toplum örgütleri devlet kuramaz, fakat devlet sivil toplum örgütlerini oluşturur. Kürt ulusu yoktur. Silahlı çeteler de ulus, ne sivil toplum örgütü ne de devlettir. Yok edilmesi zorunlu terör örgütüdür.

***

Bölücü Kürtler muazzam petrol kaynakları üzerinde oturuyor. Para problemleri olmayacak, diyorlar. Zengin yaşayacaklarmış. Kürtlerin Rus tarafında ve Amerikan çevrelerinde tanıdığı önemli yetkililer var. Yorumlar bu yöndedir.

***

Sağduyuluların görüşleri şu noktada kesişiyor:

Türkiye Cumhuriyeti Başkanı Recep Tayyip Erdoğan yeni gelişen durumda tankları Erbil’le sürmek zorundadır. Başka çıkış yolu yok. Türkiye uzmanlarının vurguladığına göre, Türk devleti çok basit bir aksiyom üzerine kurulmuştur. Onlara göre, Türk devleti var oldukça Kürdistan olamaz.  Kür devleti kurulursa Türk devletini yok etmeye çalışacaklar.  Tarihçiler bilir.  Türk devleti kurulurken gizli koşullar üzerinde antlaşmaya varılmıştır. Bu anlaşmalar bu 2 devletten biri olursa diğerinin var olmaması temelleri üzerine tesis edilmiştir. Çok kitap okudum, fakat son dönemde Bulgar basınında yer alan şu bilgilere bir yerde rastlamadım. Hepimizin her şeyi bilmemiz gerektiğine inanıyorum. Lütfen bizi izleyiniz.

***

Sofya Üniversitesi Sosyal Bilimler Kürsüsünden Dr. Vasil Vasev şöyle bir yorum yaptı:

“Bağımsız Kürt devleti Türkiye Cumhuriyeti için ölümcül tehlikedir. Gizli görüşmeler yürütülüyor, diyorlar. Kürtlerin Barzani takımı, bölgesel güvenliği Türkiye Cumhuriyeti’nden satın almak peşindedir. Anlaşmış da olabilirler. Bağımsız Kürdistan kurulduğunda Türkiye’nin Güney Doğu eyaletlerinde halkın ruh hali, psişik ve politik durum birdenbire değişecektir. Düşmanlıklar göklere çıkar. Diyarbakır’ın Güney’inde yaşayan nüfus Irak Kürtçesini konuşmuyor, yaşam tarzları ve kültürleri farklıdır. Ben onlarla birlikte yaşadık, sohbet ettiğim oldu, dilleri Avrupa dillerine benziyor. Onlar hakkında sempatik insanlar diyemem, fakat ülküleri uğruna ölmeye hazır kişilerdir. Onlar Milli Kurtuluş Mücadelesi ruhunda eğitim almışlar ve “dava için ne kadar insan ölecekse ölecektir.” İnançları budur. Ayaklanma koşullarında yaşamaya alışmışlardır.

Bana bir defasında bir Kürt şöyle bir olay anlatmıştı.”7 kişi öldürdüm” dedi. Övünüyordu.  “Nasıl” dedim. “Tüfekle öldürdüm” dedi. Bu güçlerin adı Peşmengere’dir, PKK’lıdır. Başbakan Boyko Borisov onları silahlandırmaya söz vermişti. Barzani ile Sofya’da görüştüler. Bir alış veriş, bir dalavere söz konusuydu. Biraz silah satsak kötü olmaz. Fakat şimdiki koşullarda bu iş çok tehlikeli oldu. Artık, Kürdistan’da herhangi birine silah satmak için önce Büyük Güçlere sormak gerekiyor.

Sosyalizm yıllarında biz Kürt Partilerinin Sofya Temsilciliği kurmak istemiştik. Sofya’da bir kahvede toplanıyor ve Kürt halkının çilelerini konuşuyorduk.  O yıllarda, MİT Sofya’da bu olayları izliyordu. İşte böyle, herkesin dersi tasası farklı…

***

Başka yorumlarsa şöyle:

Yakın Doğu’da gelişen olayların ve süreçlerin ardında kışkırtıcılar ve  garantörler var kuşkusuz. .

İngiltere, Fransa, Birleşik Amerika ve Rusya garantör ülkelerdendir. Vaktiyle Stalin iradesiyle, Ruswelt’in ilgisizliğine ve Churchell’in karşı olmasına rağmen, İsrail devletinin kurulması geliyor akla. Çok çatışmalı olmuştu. Kürt olayı biraz farklı tabii! 1950’li yıllarda İsrail Moskova yanlısı bir devletti. Kimin sayesinde bina edildiği biliniyordu.  Sonra Sovyetler Birliği ile sorun yaşadılar. ABD’ye bağlandılar. Obama Başkan olana kadar ilişkileri iyi gitmişti. Obama onlara ihanet etti.

Şimdi Kürt devleti aynı yoldan yürüyecek gibi. Kürt devleti  İsrail’den çok daha zengin bir devlet olacak. İsrail çok silahlandı, fakat zengin bir devlet değildir. Yahudiler evcil millet. Kürtler öyle değil. Modern devlet kuracaklar, silahlanacaklar.  Kerkük ile Musul Kürtlere kalacak. Irak hükümeti Musul’u alamayacak. Bölgeyi Barzani yönetecek. Öcalan hapiste. Peşmengere PKK ile başa çıkacak durumdadır. PKK silahlı komünistlerdir. Komünistler ne zaman ölüneceğini bilir. PKK önemli bir güçtür.

Kürt devletinin kurulması, Yakın Doğu’daki bütün güçler arasındaki dengeleri bozacaktır. Burada en önemli olan, ABD ile Rusya arasında sert çelişkiler yaşandığı şu dönemde bile, Kürk devleti kurulması konusunda ortak dil bulunabiliyor ve diyalog var.

Zamanınızı aldığım için özür dilerin. Ne düşündüklerini bilmeliyiz. En büyük güç kaynağı bilgidir. Düşmanların bildiklerini bilmeden umutlarını ve hayallerini kıramayız.

Hepinize hayırlı ve huzurlu günler dilerim.

Share

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir