Karşıdan baktım pek çok, yanına geldim hiç yok

Malüm 12 Mayıs 2013 tarihinde Bulgaristan’daki Genel Seçimler için çok hareketli, medyalarda daha çok görünme, gazetelerde boy gösterme çabaları çoğaldı son günlerde.
Rafet Ulutürk
Rafet Ulutürk

Seçimdir, olması gereken tablo bu olmalı diyesi geliyor insanın içinden, fakat nafile.

Hani dışarıdan forma, içini sorma derler ya, tam manası ile bu durumu özetliyor. Bu işi ciddiye alan STK’lar ve gerçekten konulara hakim olup nasıl bir sonucu elde etmek istediğini bilenler çoktan işe koyuldular. Daha Bulgaristan’da eski hükumet istifa eder etmez ve seçim havasını yakalar yakalamaz çalışmaya koyuldular. Geçmiş seçimlerden sıkıntılara düşmemek için deyim yerindeyse ellerini çabuk tuttular. Neydi bu sıkıntılar?
Tabi ki, sandık eksikliği. Özellikle oy kullanma potansiyeli yüksek olan semtlerde sandık açtrılması.
Dolayısı ile dilekçeler toplanması gerekiyordu ve bu dilekçeler konsolosluğa PTT yolu ile gönderilmesi gerekiyordu. (Her kişi için ayrı ayrı, tek zarf için 1 TL tutarında.)
Bundan sonraki izlenecek yol Bulgaristan kanunlarına göre özellikle seçim kanunu ve Yüksek Merkez Seçim Kurulunun belirlediği kurallara göre hareket etmekti.
Ne diyordu kanun?

  • Bulgaristan dışında oy kullanmak ve sandık açtırmak isteyen vatandaşların  bulundukları her yerleşim bölgesinde ilk sandık için 100+1 dilekçe toplanmalı.
  • Her ikinci ve üstü sandık açılması için ise 1000+1 dilekçe toplanması ve konsolosluklara teslim edilmesini bildiriyordu.
Bu gerçekleri bilmeden veya bilip de göz ardı ederek bazı STK’larımız acımasızca eleştirirler ve suçlamalar yapıyorlar.
Yok efendim Bulgarlar bize sandık açtırmıyorlar, elinden gelen her tür engellemeyi yapıyorlar v.s.y.
Bölgelerden 300-500-800 dilekçe göndererek sandık açılmasını beklemek, açılmadığında da karşı tarafı suçlamak adaletsizlik olmuyor mu?
Biz her zaman işimizi tam yapmayı öğrensek de o zaman hakkımızı aramaya kalkışsak, nasıl olur?
Kanun net 1 000 +1 dilekçe demiş, ne yapsınlar?
Bizler herkesi suçluyoruz amma kendimizi hiç mi hiç görmüyoruz.
Üyelerimize şirin görülme adına yalanlarla iş görmesek toplumumuza daha faydalı olacağımızı düşünmekteyiz. Artık bu suçları başkalarından değil kendimizde aramalıyız. Civcivler güzün sayılır diye bir değim vardır bunu her Bulgaristanlı iyi bilir.
Dolayısı ile sonuçlara bakarsak Bursa- Balgöç, İzmir-Balturk, Çorlu ve İstanbul Bultürk STK’larının gayretleri ve çalışmaları görülmektedir. Artık her toplumda olduğu gibi bizim toplumumuzda da çalışanları ve çalışmayanları ayırt edebilmeli ve ona göre değer verebilmelidir. Çalışanlar hak ettiği karşılığı artık almalıdırlar.
Seçim sonrası çıkıp konusanlar yine çoğalacaktır, fakat bu gun konusmak onemli ve yarın hesap sormaya ve hesap vermeye de tabi ki hazır olmalıyız.
Böylece sandık açtırma süresi (11.04.2013) çoktan dolmuştur.
Seçim sürecinde bir sonraki aşamaya gelinmiştir o da kime oy vereceğiz.
Bizim toplumumuzun 100 yıllardır ezilmiş, itilmiş, kakılmış ve bu süreç içerisinde özgürlüğüne kavuşma yolları aramıştır. Hiç bir vatandaşımız özgür oy kullanmamıştır.
Nitekim insanlarımız bu hedefine Türkiye Cumhuriyeti topraklarına basmaları ve T.C. vatandaşı olmaları ile ulaşmışlardır. Fakat Bulgaristan Türkleri üzerinde halen totaliter rejimin baskı metotları HÖH tarafından halen uygulanmaktadır.
Artık insanlarımızı özgürce, kendi iradelerini kullanarak topluma faydalı olabilecek adayları seçmenlerini öğretmeliyiz ve bilinçli oy kullanmalarını sağlamalıyız. 23 yıl geçmesine rağmen halen Sözde Türk partisinde en çok Bulgar istihbaratına çalışanların olması. Hatta 1.sıralara ve bulgar partilerinden bile çok fazla olması, onların kimlere hizmet ettiğini göstermektedir bunları konuşmaya gerek yoktur.
BUNLAR TÜRK MİLLETİNE HER DÖNEMDE ZARAR VERENLERDİR
BUNUN EN BÜYÜK GÖSTERGESİ BUDUR.
Bilinçli oy kullandırmak STK temsilcilerimizin görevi olmalıdır. Öte yandan bu seçime katılan ve toplumumuzu temsil etmeye aday olan partilerin seçim vaatleri göz kamaştırıcıdır, say say bitmez. Fakat seçimlerden sonra bu partiler bilmeliler ki, bizler bu vaatlerin yerine getirmelerinin takipçisi olacağız.
Seçim öncesi söylenen her sözün seçim sonrası yerine getirilmesini istememiz en doğal hakkımızdır. Bu hususta beklediğimiz ve kaybettiğimiz 23 yılın hesabını bu toplumun soracaktır, bu böyle biline…
Örf ve adetlerimizi yaşatabilecek, dilimizi koruyabilecek, dinimizi yaşatabilecek, gelenek ve göreneklerimizi yayabilecek Bulgaristan parlamentosunda  dim dik durabilecek   vekiller seçebilme dileği ile seçim sonuçlarının Bulgaristan Türklerine başarılar  getirmesini dileriz.
Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir