İki Ölüm Yok

Tarih 27 Nisan 2018

Yazan: Nedim AKIN

Konu: Rodopların incisi Kırcaali güzel şehir.                

Rodopların incisi Kırcaali’deyim. Zümrüt yeliş bir şehir!

Gönül alan güzelliğin pırlanta taşları çiçekler! Akasyalar, kestaneler, öbek, öbek laleler, sedir ağaçlar sıra bozup birden açmışlar yollarca boydan boya. Esintilerle oynaşan Nisan Güneşi bahar kokuyor. Mest eden kokularıyla genizlere dolarken insanlara konuşuyor:

Sıra bozduk. Ders olsun diye aynı günde açtık. Sevdiklerimiz için buradayız. Bize kana kana doyun, bizi birlikte görün, beraberliğimizi kucaklayın ve siz de bizim gibi olun diye geldik huzurunuza Kırcaali’de… Birlikteliğimiz hem ibret olsun hem de örnek olsun istedik. Kırcaali çiçekler içinde çok serdiği bir sakinini son yolculuğuna uğurluyor. Müzeyyen Durgudova’yı…

Nüvvab’ın ala bölümünün son öğrencilerinden, Koşukavak’ta (Krumovgrad) ilk Türk okulunun kurucusu, Kırcaali Türk Pedagoji Okulunun Kurucu Müdürü Turgut Ragıbov’un sevgili gelini, Erdinç ve Ercan’ın annesi ve 4 torunun anneannesi Müzeyyen Hanım 86 yaşında hayata gözlerini yumdu ve Allah’ın rahmetine kavuştu.

Bu büyük aile Kırcaali toplumuna Türklük mayalayan büyük çınarlardan biridir. Doğu Rodoplar’ın Türk öğretmen, şair,  yazar ve toplumcuları, köylüden kentli olan kadınları, bu büyü yürekli ve fedakâr insanların iyiliğini görmüş, elinden su içmiştir.

Merkez mezarlıktayız. Hıristiyan cesetler mezarlığın ana kapısından, Müslüman naaşlar yan kapıdan arkadan giriliyor. Mezarlık Bulgar Türk aynı avlu içinde bir yol var aralarında. Ana kapıdan girildiğinde kilise var bulgar kısmında o sebepten olacak herhalde arka kapıdan giriyor Müslümanlar. Türk mezarlara bakan yan yana çeşmeler, su sesini dinleyenler tepenin belinde, şehre ve içinden geçen Arda nehrine, deli deli esen rüzgârların su aynası oyununa bakıyor. Yan yana, sıra sıra taşları yıldızlı kabirler. Hepimize, her yere ve gökyüzüne aynı mesafede. Mezarlık dünü bugüne ve yarına bağlayan, herkesin baş eğdiği kutsal yer.

Burada toprak çatlamış. Parça parça bugünkü toplum gibi!

Biz yaşayanlara siz işte busunuz, diyor üzgün sesle ve son yol, hak ettiğiniz cennet beraberliği olduğuna göre, dört günlük hayatta kavga etmeye, bölünüp parçalanmaya, küs yaşamaya ne gerek var diye soruyor. Başka birilerin çıkarlarına uyup sinsi tuzaklarına düşerek birbirinize düşman olmaya değer mi ikazında bulunuyor!

Toprak kayıyor. Aranızda anlaşıp birlik olmazsanız sizi bağrıma basmam diyor.

Türklükten, Müslümanlıktan, geçmişinden, geleneklerinden, umutlarından kopmuş olanlar, nifak yaratanlar, yeryüzünde size yer yok, gelin şu çatlakları doldurun, bana sağının, diyor sanki! Bağrımda ayrı gayrı, menfaat çıkar, kıskançlık hırsızlık, fesatlık fitnelik, insan kayırma, ezme, gammazlama, kötüleme, hasta liderlik hırsı, tek milletli, tek uluslu, tek dilli devlet yok, ve daha ne kadar illet varsa orada, hiç birine yer yok burada. Ölü ve canlı Tüm diller konuşuluyor, herkes özgürlüklerin esri, telleri kopmuş sazlar durmadan çalıyor ve orada görmediğiniz renklerle açıyor çiçekler ve insanlar kardeş, birlikte yaşamaktan alıyorlar cesareti.

Sevdikçe sevesin gelen, gördükçe göresin gelen, ışığın bittiği yerde şimşekler çakan bu dünyayı terk etmek çok zor.

Doğa, yaşayanlara iyiliklerle güzellikler, ağaçların her birine yeşilden ayrı bir ton, goncalara tek tek renk seçip gönülleri ferahlatan kokular bahşederken, ölümü insanlara uygun görmesi hayata anlam veriyor.

Gözler mezarlarda. Kırcaali gibi bir yerde neden ayrı kendilerine has Türk Mezarlığı yok diye düşünüyorum. Burada bile “En iyi yerleri kapışmışlar” geçiyor akıllardan. Her an sorguluyor bizi doğa. Nasıl olur da bu kadar değişebilirsiniz diyecek dili sökülse, tuhaflaşıyor birden. Bir yanlış mı yaptım insanı yaratırken, yankılanıyor kabirlerin arasında!  Yaşlılar kabirlere hayat suyu veriyor. Dua ediyor. Hafızlar El Fatiha okuyor. İşitilen ise sadece Amin…

Yirmi birinci yüzyılda, bir önceki asırda verilen büyük ve sert mücadeleden yorulmuş Türkler yatıyor karşıda eski Kırcaali Merkez Türk Mezarlığında. Anıt taşlarını kem gözlerden korumak için kahraman lakabı yontulmamış güneşe bakan yüzüne, ama yerleri korunmuş.

İslamiyet, Müslümanlık ve Türklük kavgası nişan, madalya, levha istemez. Şehitlerimize doğanın çelengi yeter de artar. Hepsi kışın bahara gebe olduğuna inanır.  Hak ettikleri cennettir. Ahirette Peygamberle beraber olmaktır. Büyük nimet Türklük ışığıdır. Şefkatle başlayan ve sevgiyle bütünleşen Türklükle mayalanmış ufuktur.

Ay yıldızlı, Türk isimli mezar taşları arasındayım. Çınar gölgeleri koyu ve serin. Güllere bezenecek cennet, koncalar dallarda..

Vuslat durağı burası!  İsim, baba ve soyadı, doğum ve ölüm tarihi sorulan yer. Bir sorgu değildir bu. Kendilerine hayat hakkı tanıdığı dünyada en asil soylardan olan Türklerin nerelere kadar uzandıklarını, Müslümanlığın yeryüzünde nerelerde hakım olduğunu, yüce vasıfların nereye kadar yayılabildiğini öğrenmektir amaç. Adalet, mutluluk ve huzur yaşadığı yerler bilinmelidir.

Şu tepenin belinde yatanların hepsi kardeştir. Ne var ki,  döneklik, ajanlık, ihanet edenlere cennet kapısı kapalıdır!  İnsanın insana ettikleri dünyada kalır. Kötülüklerden ve vicdan azabından arınma bunun için yaratılmıştır. Siyah renk ve düşmanlık yaratandan gelmemiştir. Karalar bağlamak kaderin yavrusudur.

Dereler, ırmaklar insandan ve toplumdan olmayanı denizlere taşır, mavi suların derinliklerine gömer. Yolun sonunda görünen yalnız iyilik ve ibrettir.

Mezar çukuruna iki kürek toprak atmadan, bir kabre bir ibrik su dökmeden, bir Fatiha okumadan geçen ömürler hayat felsefelerini anlamazlar. Kendilerinden iyilik beklemek yanlış olur. Kırcaali yeni Türk mezarlığında toprak çatlamış, açılmış. Ayrılıkçıları, bölücüleri, birlik bozucuları ve Türklüğe ihanet edenleri bekliyor. Toprağın altında ayrı gayrı, sen ben, bölünmüşlük, düşmanlık yok. Saraydan emir alıp da halkı birbirine düşürmek de yok. Beraberce, iç içe, birlikte yaşamaya davet var. Kardeşçe yaşamak hepimizin boynumuzun borcunuz!

İki ölüm yok.

Nurdan başka ışık da yok.

Her şey unutulabilir

Ama iyi insanların değerleri asla!

Çünkü bizi daha iyi yarınlara taşıyan onlardır.

Kalın sağlıcakla,

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir