Dr.Nedim BİRİNCİ

24 Temmuz 2014 günü, bir yıl gecikmeyle Bulgar hükümeti düştü. Parlamento’da vekili olan partilerin hepsi, bu arada Plamen Oreşarski hükümetini kuran Sosyalist Parti (BSP) ile Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) milletvekilleri de kabineye karşı oy kullandı.

İki hafta önce Sofya parlamentosu yeni genel seçimlerin 05 Ekim 2014 günü yapılmasını kararlaştırdı. Seçime kadar partiler dışı geçici bir hükümet kurulması bekleniyor. Meclisteki politik partiler GERB, BSP ve HÖH / DPS  yeni bir hükümet kurma süresini kabul etmiyor.

Politik bunalımın nedenleri:

1)    Bulgaristan’daki olağanüstü ağır bir ekonomik ve mali bunalım;

2)    Ülke 2008’de başlayan mali bunalımdan sıyrılıp başkaldıramadı.

3)    Halkın yönetici parti ve kadrolara güveni tamamen tükendi.

4)    Ülke nüfusu Avrupa Birliği üyesi 28 ülke arasında en ağır geçim sıkıntısı çekerken diz boyu sefalet derinleşmeye devam ediyor.

5)    Programsız kurulan hükümet, hiçbir iş yapmadan bir yıl sonra bohçasını dürdü.

Plamen Oreşarski kabinesini yıkan özel ve somut çelişkiler, bankalar kavgası:

a)    Hükümetin paldır küldür düşmesine somut neden bankalar krizi oldu.

Şöyle açabiliriz:

A) Bulgaristan bankalarındaki sermayenin yarısı Rus O’fşor şirketleri parasıdır. Son aylarda Rus sermayesi Bulgar bankacılığına el atmaya çalıştı. Şimdiki dönemde buna neden, “Güney Akım” adıyla bilinen Varna’dan Yugoslav sınırına kadar kazılıp boru döşenecek olan Rus Gaz Boru Hattı ile “Belene” Atom Elektrik Santralidir. Bu açıdan bakıldığında Moskova’nın Bulgaristan üzerindeki dikkati şu son üç beş, bir de 2007’de Bulgaristan AB’ye üye olalıdan bu yana 2 ana noktada odaklandı.

B) Çelişkinin patlama neden ise, Rusya’nın bizde yapılacak olan bu işlerini kimin, yani BSP ‘ye bağlı olan şirketlerin mi?, yoksa HÖH partisine bağlı mafya şirketlerin mi? Yapacağı konusunda kızıştı.

C) Hükümet düşüren patlamanın somut bir nedeni, kuşkusuz 6 ay önce sivrildi. Bir devlet kurumu olan BULGARTABAK Holding HÖH partisine bağlı, milletvekili Daniyel Peevskiye verilmesi oldu. Ülkede döviz kaynağı bir üretim dalı olan tütüncülüğün T. Jivkov generalinden birinin toru olan ve mafya grubu başkanı durumuna geldiği bilinen bir kalın enseliye devredilmesi ve böylece bütün Türk ve Pomakların ekonomik olarak daha da büyük baskı altına alınması dikkati çekti ve tepki uyandırdı. Öte yandan kurucusu ve yöneticisi İliya Pavlov’un kurşunlanarak öldürülmesinden sonra dağılan Multi Grub’un yeniden toparlanıp başına da Daniyel Peevskiyı getirilmesini isteyen Ahmet Doğan’ın aç kalan istihbaratından emekli bazı subaylara ek gelir kaynağı sağlamayı amaçladığı öğrenildi. Tüm bunlar politik tepede gerginliği hat safhada getirdi.

b)    Bu kavgada 2 kanadı oluştu.

 

Biri BSP, öteki de HÖH.

A)   Bu iki parti hem 2013’ün Haziranında ortak hükümet kurdular, hem de bir yıl sonra

Hükümeti devirecek kadar birbirlerine girdiler ve görüşmeden ayrıldılar. 6 ay önce “Borovets” Dağ Kampında yapılan bir ortak BSP, HÖH ve hükümet toplantısında sosyalistler hak ve özgürlükçüleri iyice boğmaya çalıştı. Aralarındaki kapışmadan önce güvensizlik baş gösterdi. Rus parasıyla çalışan, Moskova hizmetinde olan, Rus finans oligarşisi ile Dönek Ahmet ‘ın güvenilir aracısı olan HÖH milletvekili Daniyel Peevski’nin Milli Güvenlik Devlet Ajansı DANS’a Başkan tayin ettirilmesi, ipleri koparan, halkı sokaklara döken ilk çok etkileyici olay oldu. Bu, Moskova’nın Bulgar Devletine HÖH kopoyu Peevski eliyle tamamen hâkim olması ve tüm işleri yönlendirmesi anlamına geliyordu ki, Bulgar sivil örgütleri bu yolu kesti. 23 yıldan beri ilk kez 2013 yazında Sofya meydanlarında “A.Doğan Mafya!”; “Peevski Mafya!” pankartları taşındı. Moskova’nın Bulgar devlet sırlarının tümünü ele geçirme çabaları devam ediyor.

B)   Moskova Bulgar ekonomisine hâkim olabilmek için 2013 Şubatından başlayarak

Elektrik Faturası Protestoları!” kışkırttı. Bu gösterilerde kendi yakanlar, ölenler, yaralanan ve tutuklananlar oldu. Hedef, Bulgaristan’daki yabancı (Avusturya ve Çek)  elektrik dağıtım şirketlerini ülkeden kovmak ve onların yerine Rus şirketlerini devretmekti. Bu da başarılı olmadı. Bu çabalar da devam ediyor.

C)   Özellikle Kırım ve Ukrayna bunalımlarının peşinden Rusya’nın Bulgaristan’daki

Güney Akım” ve “Belene” AES işlerini hangi politik kanadı temsil eden şirketler yapacak sorunu ortaya çıktı. Kapışma alanında, HÖH kanadını D. Peevski temsil ederken, BSP kanadını da Kooperatif ve Ticaret Bankası (TsKB) sahibi Vasil Tsvetanov başkaldırdı. Peevski olayı savcılığa aktarırken, Tsvetanov bana borcunuz var, HÖH Partisinin de 300 milyon Euro borcu var, dedi ve taraflar birbirine girdi. Birbirlerine suikast düzenlemekten polise, tahkikata ve savcılığa düştüler, olaya dış basın el attı. Ardından serbest bırakıldılar ve hükümet düştü. Ortak hükümetin düşmesine dikkatlice bakıldığında, hem HÖH hem de BSP partilerinin yani ikisinin de “istifa” demesi anlamlıdır. Çünkü Başbakan Plamen Oreşarski bir eski maliye bakanı, bir uluslararası finans uzmanı olarak bu dış bağlantılı iki oligarşık grubu uzlaştırmak, yönlendirmek ve kavga etmeden yaşatmak için Başbakan yapılmıştı. İpler koptu ve bakanlar kurulu dağıldı. Sonuç, hükümet Rusya’nın Bulgaristan üzerindeki işlerini kim yapacak, Moskova’ya kim daha iyi hizmet sunacak noktasında inceldi ve koptu. Bu kavga kodamanların kemik kavgasıdır.

Bu sert çatışmalı gelişmeler 6 Ağustos günü dağılacak olan Parlamentoda, milletvekillerine hitaben Cumhurbaşkanı Rosen Plevneliev’in konuşmasında şöyle dile geldi:

“Biz, Kooperatif ve Ticret Bankası dosyalarını açıp içindeki gerçekleri görmezsen çocuklarımız bizi affetmez. Devlet Güvenlik Örgütü “DS” dosyaları gibi bu banka içindeki dosyaların politikacılara baskı aracı olarak kullanılmasına sağır ve kör kalırsak, devlet bir stratejik yanlış yapmış olacaktır. Politikacılar ile bu banka arasındaki yasa dışı ilişkiler açıklandığında, Bulgaristan’ın sahte GEÇİŞ DÖNEMİ sona erecek ve gerçek GEÇİŞ DÖNEMİ başlayacaktır. Bu bankadaki gizli dosyalar açıldığında Bulgaristan ahlak anlamında, moral açısından ileriye doğru çok büyük bir atılım yapmış olacaktır. Bu banka içindeki kokuşmuş gerçekler su yüzüne çıkarılmadıkça, sahte Geçiş Dönemi devam edecek ve ülkedeki politik ekonomik ve mali bunalım derinleşecektir!”

Bu banka içi çatışması, BSP-HÖH sisteminin banka içinde iltihaplandığına bir kanıttır. Buzdağının su altında olan ve görülmeyen kısmının aslında yok olduğu ortaya çıktı. Bu öyle büyük bir tehlikedir ki, yalnız politik sistem değil, devlet de yok olabilir.

Olan BSP partisine oldu:

 Kabuğunun içinde hem Todor Jivkov kalıntısı kokuşmuş komünistleri, hem sosyalistleri hem de sosyal-demokratları toplayan, “birleştiren” demiyorum, çünkü bu üç sol kanadın birleşmesi ve kaynaşması olanaklı değildir, tarih boyu olmamıştır.

Bu parti, 25 yıldan beri, 5 defa iktidar oldu, (iktidar olması komünistlerin hamlesiyle yola devam etme anlamındadır), fakat bir ideoloji üretemediği gibi topluma yön de veremedi. Biz 25 yıl süren Geçiş Dönemine baştan sona DURGUNLUK DÖNEMİ derken,aslında BSP’nin 25 yıl Bulgaristan’da KÖR ÇEPİŞ oynadığını söylemek istiyoruz. Bir Moskova’ya baktı, bir Batıya baktı, ABve NATO’ya girse de, değişen bir şey olmadı. Aslında hep yerinde saydı. Parti başkanı Sergey Stanışev bile kurtuluşu Brüksel’e kaçmakta buldu.

Hafta sonunda kurultay toplayan BSP partisi yeni başkan seçecek. 25 aday olduğu açıklandı. Bu rakamın anlamı BSP’nin içinde 25 hizip olduğuna işarettir. Parti son dönemde 2 defa parçalandı. (Tatyana Donçeva ve Georgi Pirinski grupları) Çok ağır bir ideolojik bunalım içinde bulunuyor. Kendisi, dede ve babadan gelme bir gelenekle komünist olan Başkan Sergey Stanişev, sosyalist partiyi, sosyal demokrat yöntemlerle, BSP’yi sol parti ilan edip sağ politika izleyerek yönetemedi. Aslında bu olanaksız bir şeydir. Çünkü Berlin duvarının yıkılmasıyla, 10 Kasım 1989’da BKP ‘nin çöpe atılmasıyla geliştirilen “sosyal-demokrasinin Doğu Avrupa modeli”  Bulgaristan’a uymadı. Çünkü BSP komünistlerden temizlenmedi. Bastonlu komünistler bu kurultayda da masaya vurmaya devam edecek ve partinin önünü açacak bir lider seçilmesi yolunu keseceklerdir, çünkü onlar değişiklik ve yenilenme istemiyorlar. Değişiklik isteyen değişsin diyenler, kendileridir.

Bu kurultayda BSP küçülmeye devam edecek ve bu ufalma 5 Ekim 2014 günü bir adım daha atacak.

Komünist partinin mirasçısı olan BSP demokratikleşme ve modernleşme şartlarında erimeye devam ederken, komünist partisinin izleme, dinleme, ezme, tutuklama, baskı ve terör organı devlet güvenliği “DS” nin kurdurduğu ve genelde oylarını Türk ve Pomaklardan alan HÖH partisi, Plamen Oreşarski hükümetinin çöküşünden sonra ne durumdadır? Hemen şunu eklemeliyim. Hükümetin düştüğü gün, Cumhurbaşkanı “Güney Akın” gaz boru hattının döşenmesi için Rusya’nın “GAZPROM” enerji kuruluşundan 1 milyar Euro kredi talep edildiğini açıkladı. Bu para “Güney Akım”ın döşenmesinde kullanılacak, ama işi bu defa belki GERB partisine bağlı şirketler yapacak. Nereden baksan, başını nereye çevirsen, kemik kavgası… Ne var ki, bu defa gerçeği en iyi yansıtan “iki kişi kavga ederken üçüncüsü kazanır’” atasözüdür.

HÖH partisinin de eski gizli polis ajanlarından, muhbirlerden, hainlerden arınması zamanı geldi. BSP Başkanı Serges Stanişev’ten örnek alsalar iyi olur. O Bulgar parlamentosunda milletvekilliğinden, parti başkanlığından Sofya’da “Pozitano -20” deki lüks çalışma odasından, çift zırhlı araçlarından, bedava uçak biletlerinden ve daha nice imtiyazdan, ayrıcalıktan, yemekten içmekten, avanta ve rüşvetten vazgeçmek zorunda kaldı. Bu onun kendi isteği ile olmadı, hayat onu mecbur kıldı, zorladı, yaptırdı…

HÖH partisinde suskunluk:

Yukarıda açıklanan büyük çelişki HÖH partisini yok edecek niteliktedir. BSP’ ile HÖH arasındaki çelişki ateşi “sarayda” A. Doğan tarafından yakılmıştır. Kendi yaktığı ateşi kendisi söndürmeye çalışan bu “lider” hepimizi yakabilir, durum tehlikelidir.

Ahmet Doğan ile Lütfü Mestan’ın da HÖH fahri Başkan ve Genel Başkan görevlerinden hemen istifa etmesi, Daniel Peevski’nin HÖH üyeliğine son verilmesi ve parti yönetiminin 3/2’sinin yenilenmesi kaçınılmaz olmuştur. Bu arabanın bu yolda yürümeyeceği göründü. Bütün parlamentoyu sabıkalı milletvekili ile doldurasanız, işler yine gitmeyecek, çünkü değişiklik gerek ve bu yenilenme şahsen sizlerden başlamalıdır.

Bugün Hak ve Özgürlükler Partisi bir kavak ağacını andırıyor. Dal budak, boy, sararmaya yüz tutmuş yaprak ama meyve yok. Ağıcın içi böcek, karınca, kemirgen, haşarat doludur. Diz boyu yolsuzluk, dalavere, rüşvet, dolandırıcılık, tehdit, korkutma ve sindirme politikası. Bu parti Bulgaristan’da yaşayan Türklerin ve Pomakların tüm Müslümanların etnik hak ve özgürlükleri, adalet sağlanması için kuruldu ve yolundan saptırıldı. Artık DUR! Deme zamanı geldi. Dünyayı işitmemek, görmemek, hiç kimseyle temasta bulunmamak için kapatmışlar kendilerini “saraylara”, “samanlıklara”, “ahırlara”…. İnsan arasına çıkacak yüzleri kalmadı. 25 yıl yediler içtiler doymadılar – seçmenin ağzındaki gerçek budur.

5 Ekim 2014 sanki hesap verme günü olacak. Son sosyolojik araştırmada GERP Partisi oyların % 26’sıyla BSP partisini % 11 geride bırakmıştır. “Ataka1” ise listelerden tamamen silinmiştir. HÖH / DPS % 7’de kalmıştır. Децата ни няма да ни простят, ако не отворим досиетата КТБ, каза президентът Росен Плевнелиев в обръщение към Народното събрание.

„Ако ги превърнем в новата златна мина за изнудване на политици, както досиетата на Държавна сигурност досега, ще бъде стратегическа грешка за държавата. Ако се разкрие истината за нерегламентирана връзка на политици с КТБ, подмененият преход на България ще приключи, а истинският ще започне. Българската държавност ще направи смел скок напред в морален аспект. Ако се замете истината за КТБ, подмененият преход ще продължи”, подчерта държавният глава.

 

Hükümet düştü, sanki bu hükümetin ortaklarından biri kendileri değildi! Sanki onlar düşmediler. Sanki toslayan kendi beceriksizlikleri değil! Hiçbir iş yapmayan adamdan bir şeyleri yerinden kıpırdatmasını, değiştirmesini, yenilemesini, halkın yanına inmesini beklemek yanlış olur. Bunlar ağacın kuru kabıdır, ancak kendileri düşer, hükümet gibi…

Devam edecek.

Reklamlar