BGSAM

Tarih: 28 Mart 2017

Konu:     Bulgaristan’da yeni hükümet için bir tek seçenek var.

26 Mart 2017’de Bulgaristan yurttaşlarının sandığa attığı oylarda eski hamur çıktı.

Meclisten sandalye kapan 5 siyasi partiden beşi de çok havalı ve birbirleriyle pek konuşmuyorlar. 240 sandalyenin 95’ine gerpçiler, 80’ine besepeciler, 27’sine sahte yurtseverler, 26’ine depeseciler ve 12’sınE dE ilk kez salona giren iradeciler (Volya) oturacak.

Uzaktan bakılan tabloya yaklaştıkça sağ sandalyelerde GERRP milletvekillerini,

Sol sandalyelerde komünistlerin torunları sosyalistleri, ortada, halen sağ yakın oturmuş, fakat sol yana geçmeye de hazır ilkesiz yurtseverleri; orta solda Türkleri ve Müslümanları Pomak ve Çingeneleri temsil eden Hak ve Özgürlükçüleri ve ortaya baştan başa yayılmış gözleri başbakanlıkta aklı kumarda Varnalı yeni iradecileri görüyoruz.

Yeni hükumet kurulabilmesi için bu vekillerin 121’inin bir araya gelmesi, bir program etrafında birleşmesi ve aynı hedefe doğru gitmesi gerekiyor.

Seçimlerden önce, boş oy kullanın, bülteni sandığa işaretlenmeden atın diyen orta diren günlük ve haftalık basın 88 bin oy aldı ve bugün, “bütün partiler dağılsın, işveren ve emekçi sendikaları ve köylüler kendi partilerini kursun” diye çığlık atıyor.

Yüzde 4 barajı aşamayınca 20 parti ve hareketi birleştiren sağ kanatta dört siyasi ortaklık meclis dışında kaldı: – ( “Dost Birliği”; “Yeni Cumhuriyet”, “Evet – Bulgaristan” ve Reformcu Blok”) 27 yıldan beri en büyük yarayı aldı. Sol cephede bu silleyle yere serilen ise “AVB – 21. Yüzyıl” ortaklığı oldu ki, bu partilerin ikisi de 1990’da komünistten sosyalistliğe metamorfoz etmişti. Onların başı olan Georgi Pırvanov ise 22 Ocak 2002’den 22 Ocak 2012’ye kadar Bulgaristan Cumhurbaşkanıydı. Şunu da hatırlatalım, 1990’da Türklerin isimlerinin geri verilmesini engellemek için kurulan Emek Partisi’nin kurucu başkanıdır.

Seçim gecesi, TV ekranlarında siyasi parti terazinin sol ve sağ kefelerine indirilip bindirilirken en fazla tartışılan konu: “Bulgaristan’ı bu durumlara kimler getirdi” oldu. Gözlemciler, ofislerde yazıp çizenler ve elektronik medyaların sözlü yorumcuları şu üç isim üzerinde birleştiler:

  • Andtey Lukanov. Komünist Partisi ileri gelenlerinden ve geçiş döneminin 15 Kasım

1990 ile 7 Aralık 1990 tarihleri arasında Başbakan olan. Demokratik Güçler Birliği (CDC) adıyla oluşan sağ hareket içine ajanlar yerleştirerek onu içinden çökertme ve Hak ve Özgürlükler Hareketi (DPS) Türk partisini de BSP ile CDC arasında mıhlayan ve BSP’ye koltuk değneği yapan siyaset çizgisinin mimarıdır. 2 Ekim 1996’da evinin önünde kurşunlanarak öldürüldü.

  • İvan Kostov. BKP üyesidir. Rusya’da eğitim görmüştür. CDC’ye geçmiş ve Başkan olmuştur. 21 Mayıs 1997 ile 24 Temmuz 2001 tarihleri arasında Başbakanlık yapmıştır. Sağcı güçler ve iktidar adına hareket ederek, emekli maaşlarını yarı yarıya azaltıp ücretleri de sıfırlayarak, 14 bankayı birden çökertip Bulgar halkını demokrasi hayalinden uzaklaştırmıştır.
  • Ahmet Doğan. Komünist Partisi üyesi olamamıştır. Bulgar siyasi polisi (DS) Türk kollarına hizmetlerde bulunmuş. 1984’ten sonra kök salan ve bütün Bulgaristan’ı kucaklayan Müslüman Türklerin hak, özgürlük, demokrasi ve adalet hareketini içinden çürütülüp çökertilemeyince, tepesine adam dikilerek aforoz edilmesi planına alet edilmiş ve başarılı olmuştur. Halk örgütlenmesinden yapılanan hak ve özgürlükler hareketinin siyasi arenaya sıçramasıyla yönetimini tamamen ele almıştır. 2014’te ilk kez bir azınlık partisi olarak Bulgar meclisine 38 milletvekili girmiştir. 1948’de kovulan Bulgar Çarı II. Semiyon’un Bulgaristan’a geri getirilmesinde, başbakan olmasında, ülkenin NATO ve Avrupa Birliği’ne alınmasında belirli rol oynamıştır. 26 Mart 2017’deki seçimde 12 milletvekili yitirmiş, kazandığı 26 sandalya ile DPS partisini 1990 Haziran seçimleri durumuna geri çevirmiş, daha da kötüsü bu seçimlerde sahte “Yurtseverler Birliği”nden hem milletvekili adayı alarak hem de Türkiye’ye gönderilen sandık gözlemcilerinden otuz beşinin faşist partiden olmasına razı olarak,  şerefimizi beş para etmiştir. Doğan, Türklerin Hak ve Özgürlük Hareketini 6 kez parçalamış, 10 bin Türk aydınının ülkeyi terk etmesine neden olmuş, Rusya yanlısı siyasi çizgide yer alarak şirketler zinciri kurup, oligarşi türü biçimlenmelerle ve Bulgar mali sermayesine olanak sağlayarak ülke ekonomisini çökertmiştir. Şimdi Bulgaristan’dan çıkıp, Yeni Liberaller’ın Balkan ülkeleri Müslümanlarını T.C. Başkanı Sayın R.T. Erdoğan’a karşı aynı cephede toplayıp birleştirme stratejik planlarına alet edilmek üzere görevlendirilmiştir.

Seçimden sonra  gündeme yerleşen ve yeni ortamda en fazla tartışılan konu :

BORİSOV YENİ HÜKÜMET KURABİLECEK Mİ?

Bağımsız görüşleriyle ünlü iki sosyolog Koylu Kolev ile

Sosyolog Kolyo Kolev ile Dimitır Ganev.

Kolyo Kolev: Hak ve Özgürlükler Hareketi (DPS) siyasi partilerden herhangi biri tarafından hükümet ortaklığına alınmayacak. Sağ uçtaki aşırı “yurtseverler” DPS partisinin iktidara girmesine asla razı olmayacaklar.  Şu dönemde hükümet kurma çabalarında tek şık var. Mareşki’nin bu ortaklıkta dolgu olmayı kabul edip etmediğine bakılmaksızın, GERB ile “yurtseverler” ortaklığı olası görünüyor. “Yurtseverler” olmadan hükümet kurulamayacak gibi…

Dimitır Ganev: Siyaset açısından değerlendirildiğinde sadece merkez sağda GERB-“Yurtseverler” hükümeti görünüyor. Sahte Yurtseverler bu seçimde daha büyük başarı hayal etmişlerdi. GERB partisinin başarısını yükseltmesi, “Yurtseverleri” büzdü ve onları şartlarını kabul etmeye zorlayabilir.

Gerçek böyle olsa da, şu da dikkate alınmalıdır: “”Yurtseverlerin” fiyatı şimdi de yüksek. Çünkü yeni bir hükümet kurulup kurulamayacağının anahtarı onların elindedir.

“Yurtsever Birlik” Başkanı Valeri Simyonov Bulgaristan Sosyalist Partisi ile de hükümet kurmaya hazır olduğunu ifade etti. Bunun nedenini ise şöyle açıklayabilirim: “Yurtseverler”, meclis yeni seçimlerin majoriter oylamayla (en fazla oy kazanan seçilir usulünce) seçileceğini düşündüklerinde, bir daha meclise giremeyeceklerini hissediyor, majoriter (mutlak ekseriyet usulü) sistemin kendi partileri için ölümcül olacağını anlıyorlar. Bir daha toplanamamak üzere dağılacaklar. Şu da var: BSP (80 milletvekili)  ile “Yurtseverlerin” (27 milletvekili) birleşerek hükümet kuramayacakları da ortadadır, çünkü oy toplamı 107 milletvekili yapıyor, gerekli sandalye sayısı ise 121’dir.

Yeni hükümete katılmayı kabul etmedikleri halde, “Yurtseverler” yeni erken seçim yolu açmış olacaklarından dolayı, suçlu sayılacaklardır. Bu da kendileri için kötünün kötüsü olacaktır.

O zaman onlar bunalıma neden olacaklar ki, bugün devletin istikrarı sloganı kaldırıyorlar.

Bu durumda GERB’in konumu daha da pekişecektir, çünkü seçmen yoruldu ve art arda yeni seçim istemiyor. Bu gelişmeler seyrinde, GERB’in yüzen bir parlamenter destekle azınlık hükümetine gitmesi de düşünülebilir.

Reklamlar