Geçmiş Olsun, Politikaya Hoş Geldin, Oktay!

Seyhan ÖZGÜR

 

2013’ün politik kahramanı Oktay YENİMEHMEDOV hapisten çıktı.

12 Mart 2014 günü Sofya İstinaf Mahkemesi Oktay Yenimehmedov için, savcılığın istediği önce 17 yıl, daha sonra birinci derece mahkemenin istediği 3 yıl 6 ay hapis cezasını gereksiz gördü ve gereği ev hapsi ile değiştirerek, salıverdi.

Olay 13 Mart 2014 günü saat 16’da gerçekleşti.

 

Bilindiği üzere, Hak ve Özgürlük Hareketi’nin 9 Ocak 2013 günü Sofya’da Ulusal Kültür Sarayı’nda yapılan 8. Olağan Kurultayı’na delege olan Yüksek Mimarlık Öğrencisi, Burgaslı Oktay Yenimehmedov, kürsüde saçmalıkla dolu bir raporla delegelerin zamanını doldurmaya çalışan HÖH Genel Başkanı Ahmet Doğan’ın kafasına tabanca dayadı ve kürsüden indirerek def olmasını sağladı ve Bulgaristan Türklerinin sırtından indirdi.

HÖH yönetiminin, sözde “liderin” yıllardan beri Bulgaristan Türkleri ve Müslümanlarının öz davasına, hak ve özgürlük uğruna verdiği çok ağır, çok çileli, çok kurban alan ihaneti, ajanlığı biliniyordu.

Fakat 1989 öncesi çok sindirilmiş ve ezilmiş olan halkımız, 1990’dan sonra aynı ajanlar ve arkalarındaki baskı organları tarafından bir daha korkutuldu. Hepimize karşı düzenlenen saldırılarda polisle, ırkçılarla, milliyetçilerle yakın işbirliğinde bulunan, sürekli yardımlaşan, koordineli çalışan hatta sinsi politikasını yaşatmak ve geliştirmek için maddi ve manevi yardımlar vererek “Ataka” partisini kurduran, korunan, saraylarda yaşatılan, zırhlı araçlarla gezdirilen Ahmet Doğan’ı politika sahnesinden indirmek çok zor bir işti. O, ardına gizli polisi, üniformalı polisi almış, Todor Jikovla sık sık görüşüyor, danışıyor, Türkleri yok etme davasına baş koyan, totaliter rejimin politik devamcısı olan BSP ile sarmaş dolaş olan Ahmet Doğan’ın ne olduğunu ve kime hizmet ettiğini anlayana, açıklayana, algılayana ve halkımızı uyandırıp mobilize edene kadar yıllar geçti.

HÖH kurucuları, gerçek hapisçiler, “Belene”ciler alıp başını gittiler. Türkiyede kahraman gibi dolaşmak kolaydı. Böyle bir durumda sıkı fıkı olabileceği, kendine yakın, güvenebileceği birini bulamayan, dost bildiklerinin hepsiyle kapışan A. Doğan, HÖH davası dışından, döneklerin oluşturduğu politik bataklıktan, Bulgar partisi “CDC” eylemcisi geçinen Lütfü Mestan’ı yanına çekti ve ihanetçi çizgide çok yakınlaşıp birleştiler.

Birleşme nokrasında Ahmet politik sahneden düşüyordu.

Kariyer yapmaya can atan Lütfi de rol almak için babasını bile satmaya hazırdı. Böyle bir noktada birleştiler. Partiyi birlikte kapsüle ettiler, dünyayı göremesinler diye insanlarımızın gözüne kara bez bağladılar, Bulgaristan Türklerini aç susuz bırakacak kadar ileri gittiler. Bu yıl bile, yani seçim yılında bile, oyun üstüne oyun çevirirken tütünler insanımızın elinden parasız denecek kadar ucuza alındı.

Aç kalmaktan korkan 2.5 milyon vatandaş ülkeyi terk etti.

Dış ülkelerde kazanabildikleri birkaç paradan eve yakınlarına, çocuklarına, yaşlılara yardım göndererek hayatı yaşatma davasına devam ediyorlar. Ülkeyi çok ağır duruma düşüren politikanın temelinde çok büyük ölçüde Ahmet Doğan çetesinin izlediği isabetsiz, perspektifsiz, çöküşü durdurulamayan ve her bakımdan duvara toplamış politika bunduğunu herkes gördü ve işte böyle bir anda genç Oktay Yenimehmedov A. Doğan’ı kurultay kürsüsünden değil, politika kürsüden, Bulgaristan Türk ve Müslümanlarının liderliği kürsüsünden indirdi yere çaktı ve zamanını doldurmuş politikacılar çöplüğüne attı gitti.

 

Bu paha biçilmez büyüklükte bir olaydır.

A. Doğan HÖH davasından saptıkları için tepki gösterenlere sert baskı ve terör uyguluyordu.

İnsanları işsiz bıraktı. Bulgaristanda çocukların geleceğini hayatını karartı. Pek çok kişiye eziyet edildi. Oylarımız mafya ızbandutlarının meclise sokulması için kullanıldı. Vatandan kovulmalarına kadar uzanan çileler çoğaldı. İnsanımız bir daha ürkütüldü, korkutuldu.

 

Oktay Yenimehmedov’un davranışı 2013 yılının en önemli politik olayı oldu.

Halkımız büyük bir dertten kurtuldu. A. Doğan’ın kürsüden atılmasıyla HÖH partisi politikasında yeniden ayarlanma, uyanma, silkinme dönemi başladı. Bu cesur olay, politik yönetimin halka ihanet politikasını lanetleme kapısını araladı, politik hainliğin giz perdesini açtı, boşa kürek çekme politikalarına son verme yürekliliği doğurdu. Milletvekili Hüseyin Hocov’un kürsü konuşması bunun kanıtıdır. Genç kuşak politikacılar Oktay’dan ayar aldı.

Bulgaristan politik tarihinde benzer bir olaya daha önce rastlanmamıştır.

Aynı zamanda, bu yiğitlik örneği, Bulgaristan Türklerinin izlemeye çalıştığı politikasında yani bir sayfa açtı. Bu, sahte hapisçilerin politik dalaverelerine son verme çağrısıdır. Genç kuşağı politika sahneye davet eden inançlı haykırıştır. Bulgaristan Türklerini ve Müslümanlarını bitirdik diye bayram eden hasımlarımız bile genç Oktay’ın sahneye çıkışıyla bir kudurmadıkları kaldı. Kahraman gencimizin emsalsiz hareketi pek çoklarının uykusunu kaçırdı. Uyuyanları ise uyandırdı. Biz iyice bittik deyenlere can suyu oldu.

Genç umutlara enerji verdi, esin oldu, herkesi kanatlandırdı.

 

Kurultay salonu özel muhafızlar, “liderin” çok pahalı özel korumaları, gizli ve üniformalı polisler, dosyalı ve dosyasız ajanlar ve HÖH saflarından olup ihanet olsun da ne olursa olsun havasına girmiş gönüllüler tarafından çok sıkı korunuyordu.

HÖH kurultayı feodal bir derebeyin ruhlarına gem vurulan kölelere istediğini anlattığı, istediği yalanı amerikan sakızı gibi uzattığı, hiçbir delegeye salonda uçmaya çalışan aç bir sinek kadar önem vermediği, hiç kimsenin esemesinin okunmadığı bir ortamda, elinde tabanca sahneye şişeden çıkan devim ruhu gibi dolan, herkesi donduran ve küstah satılmışları donduran ve kimileri kudurtan, Oktayı nalçalı kundurularıyla ezmeye çalışan, ama ezemeyen ve asla ezemeyecek olanlar artık pısırıklaştı.

Son zamanda keçisakalını taramaya vakit bulamayan bugünün genel başkanı Lütfi, Oktay salınıverince, salıverilmesinden değil, yargı karşısında aklanmasından korktu. Nasıl olabilirdi, savcılık 17 yıl derken, mahkeme “sen haklısın” deyiverdi – berat ettirdi. 6 yıl halkımın parasını hukuk okuyoruz diye Paris banyolarında harcayan, aslında bir tek şarkı türkü söylemeyi öğrenen, sohbetçi hukukçularımız ikiz Kazaklar da büyük hayal kırıklığına uğradı.

Gönüllerinden Oktay’a ömürlük ceza beklerken, aklanması onların kariyerinde en büyük leke oldu.

Hiç davaya girmeden, duruşmaya çıkmadan, dava dilekçesi bile doldurmadan, Meclis Hukuk Komisyonu Başkanı olmak da ne tuhaf bir şeydi.

Onların ikisi de hiç sözü geçmeyen Bulgaristan hukukçularına emsal oldular.

Ahmet’in balonları birer ikişer, kimi çifter patlamaya devam ediyor, hepsi patlayacak.

Bu balon asıl kurultay salonunun korkudan donduğu an patladı.

O gün bu gün HÖH yönetiminden, A. Doğan çevresinden olup ta bir adım atmazdan önce beş defa arkasına bakmadan kımıldayabilen kanladı. Korku dağları bekliyor.

Halkımızın öz davasını benimsemiş ve kucaklamış olan genç Oktay hiç bir şeyden gözü kırpmadan A. Doğan putunu kırdı, devirdi, yok etti.

Kardeşlerimizi yalanlarla aldatıp kandırma, uyutup soyma politikasına ölümcül darbe indirdi. İnsanımızı, soydaşımızı, hepimizi bir seçim kuluçkasına çeviren sahte ve kör politikaya tapanları uyandırdı.

 

A. Doğan, bu defa, bu davada, kirli iç yüzünü aklayamadı, sahteliğin, yalanların, dolandırıcılığın hesabını veremedi, 25 yıldan beri insanımızın onurunu eritme, şerefiyle oynama, namusunu ayakaltına alma,  halkımızla birlikte devleti de dolandırma, hiçbir konuda hiçbir soruna çözüm bulamama politikasına mahkeme salonunda yanıt veremedi.

A. Doğan, bu defa, tütüncüyü, ekinciyi, hayvan bakıcıyı, genci yaşlıyı, işi olanı ve olmayanı devamlı yalandırma,  ard arda dalavereler çevirme politikasına mahkeme salonunda, yargıçlar, savcılar, avukatlar ve genç Türk kuşak temsilcisi Oktay karşısında, halk önünde hesap veremedi.

A. Doğan, bu defa, bu davada, duruşma salonuna gelecek kadar yürekli de olamadı. Aslında gerçek lider olmadığı da ortaya böylece çıkmış oldu, korkak olduğunu herkese gösterdi.

Bulgaristan halkının karşısına çıkıp ben elinden bir şey gelmeyen ve hiçbir işe yaramayan, ancak ve yalnız ona buna ajanlık yapan bir zavallıyım, deyemedi. Tüm gücü afiyelikti çünkü.

A. Doğan, bu defa, bu davada yenik düştü.

A. Doğan, bu defa, bu davada, deli hastanelerinden ekspertiz raporları ardına gizlenerek kendini, paçayı kurtarsa da, yalan söyleyip turp gibi şişip yatsa da, artık ruhu huzur içinde olamaz ve değildir.

A. Doğan, bu defa, bu davada baştan aşağı sahtekâr, baştan aşağı hilekâr, baştan aşağı namusuz olduğunu gizleyemedi, en geç bugünden başlayarak, genç Oktay, BTV, “Nova” TV, Ulusal TV, TV 7 be başka yayınlara vereceği özel demeçlerde onun kirli çamaşırlarını birer birer ipe sermeye başlayacaktır.

Mahkeme salonunda yapamadığını TV ekranında yapacaktır.

A. Doğan Saray’dan pısırık pısırık çıkacak, “Drındar” köyüne tıpış tıpış dönmek zorunda kalacaktır. Korumalarla değil, “Mercedes” arabayla değil, “Metro” otobüsünün Varna seferiyle bile değil, geliyor diye kurban kesen de olmayacak, üçüncü sınıf bir yolcu treninde kardeşçikleriyle kıkır kıkır sohbet ederek, çekirdek soyarak dönecektir. Bu halkımızın iradesidir ve bu iradeden daha büyük hiçbir şey olamaz.

 

9 Ocak 2013’te sonra Bulgaristan Türk gençliğinin cesaret ve zekâsı üstün gelmiştir.

Bulgar mahkemeleri Avrupa kanunlarına dayanarak verdikleri kararda, Oktay Yenimehmedov’un elinde tabancayla gerçekleştirdiği eylemi adil, hak ve hukuk adına işlenmiş mert davranış olarak değerlendirdi ve haklı buldu. Oktay aklandı.

Mahkeme Başkanlığına, hapishaneye Bulgaristan Türklerinden, üniversite gençlerinden, değişim ve demokrasi için bir yıldan beri sokaklarda mücadele veren insanlardan gelen mektuplarda Bulgaristan’ın Genç Oktay gibi cesur insanlara gereksinme duyduğu dile getirilirken, onun haklı olduğu, davasının ve davranışının adil olduğu ve bu nedenle hemen salıverilmesi istendi.

 

Bulgaristan’da adalet ve demokrasi kapısı belkide mahkeme kararlarıyla açılacak.

 

Biz Bulgaristan Türkleri, tüm dernek ve federasyonlar, tüm soydaşlar Oktay’ı bağrına basıyor ve kendisiyle açık görüşmeler, dertleşmek, sohbet etmek istiyor. Onu bağrımıza basmak istiyoruz. Geleceğin planlarını yüksek ruhlu ve kararlı gençlerle birlikte çizmek, görmek arzusuyla yanıp tutuşuyor.

 

Avrupa Birliği Parlamento seçimleri öngünleri, propaganda girişimleri, forumlar böyle bir karşılıklı açılma ve dertleşme için fırsattır.

Bulgaristan Türk ve Müslüman gençleri Oktay Yenimehmedov’u politikaya davet ediyor.

Kesişme nokrası, HÖH’ün izlediği kişisel çıkarlar gözetme, işimize gelmeyeni hapishaneye tıkma, başkaldıranı yıldırma, halkın sayesinde zenginleşme, varımızı yoğumuzu, kimliğimizi, benliğimizi, geleneksel haklarımızı ve onurumuzu iktidarda kalma adına ödün vermeye kesinlikle karşı olduğunu bir daha duyuruyor. Kendisini, Türk ve Müslüman kimliğimiz etrafında düğümlenmiş bilinçli ve kararlı eylemlerimize katılmaya davet ederken, onu kürsülerde, en ön saflarda görmek istediğimizi duyuruyoruz.

Oktay kardeşimize geçmiş olsun, derken davamızın bugünden sonra daha da ortak, daha da bilinçli ve daha da kararlı olduğunu herkese duyuruyoruz.

 

Temel hedeflerimiz:

1)      Saray kurdu Ahmet Doğan’ın politikadan tamamen el çektirmek;

2)      HÖH fahri başkanlığından istifaya zorlamak;

3)      Sofya’dan uzaklaştırılmasından önce HÖH partisi kasasına halka açık teftiş yapmak;

4)      HÖH partisinden Ahmet Doğana para ödenmesini kesin yasaklamak;

5)      Ahmet Doğan’ın HÖH paralarıyla kendi üstüne, anasının üstüne, yakınlarının üstüne uzak yakın tüm akrabalarının üstüne aldığı tüm taşınmaz mülkilerin HÖH partisine aktarılmasını sağlamak;

6)      İki dönem milletvekilli yapmış HÖH parlamenterlerine bir daha seçilme hakkı tanınamaz;

7)      Oktay Yenimahmedova 17 yıl hapis cezası isteyen Çetin ve Metin Kazakların adalet ve hukuk işlerinde kör cahil ve tamamen bilgisiz olduklarından dolayı el çektirilmesi vb. istekler uğrunda birleşelim.

Politikaya Hoş Geldin, Oktay!

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir