Faşistlere Karşı Birleşelim

 

Konu:  Bulgar neo-Nazi hortlaması hemen yasaklanmalıdır.

Sofya “BİT” TV programında Dünya “İvrid” Örgütü Genel Başkan Yardımcısı

            Soloman Bali ile bir söyleşi: “Faşist “Lukov” nümayişleri yasaklanmalıdır.

BİT: Dünya Yahudi Kurultayı ve “Şalom” adlı Bulgar Yahudi Örgütü adına “Lukov Nümayişi” denen, 2003 yılından beri düzenlenen neo-Nazi gösterilerine karşı imza toplama kampanyası başlattı. Bu yıl Sofya neo-Nazi nümayişleri Bulgaristan’ın Avrupa Konsey Başkanlığı günlerine rast geliyor. Bu konudaki sorularımızı yanıtlamak üzere, Avrupa “İvrit” Örgütü Başkan Yardımcısı Salomon Bali stüdyomuzdadır.

Soru: “Lukov Nümayişi” eylemini durdurma isteğinizin gerekçeleri nelerdir?

Yanıt:  Biz Yahudileri faşistler yok etmeye çalıştı. Biz anti-Nazi bir örgütüz. Gerekçemiz hayatı kurtarmak, özgürlükleri savunmaktır. Biz dünyadaki tüm Yahudileri Sofya’da yapılacak “Lukov Nümayişlerine” karşı birleşmeye davet ettik. Avrupa bağımsız gözlemcilerinin kanısına göre bu bir faşist hortlama olacak.  Avrupa’daki faşistlerin ve faşist çizgili ve nitelikli örgüt ve grupları birleştiren bir uluslar arası örgüt olan “Kahverengi Enternasyonal”’in 2018 eylem takviminde yer alan, bu eylemlerin yapılmasının önlenmesi için mücadele ediyoruz.  Sofya’daki neo-Nazi nümayişlerine Almanya, Fransa ve İsveç, Avusturya ve başka ülkelerden faşizan örgüt gruplanın katılması bekleniyor. Bu önlenmelidir.

Soru: “Faşist Gösteriler” dediniz. Bulgaristan için “Faşist Gösteri” denmesi biraz abartılmış olmadı mı?

Yanıt: Neden?

Soru: Bulgaristan’daki aşırı sağcı gruplar ve partiler ile Avrupa’daki yeni faşistler aynı tip insanlar mı?

Yanıt:  Bu tiplerin hepsinin ideolojisi, dünya görüşü aynıdır. Onlar ayrımcı ve insan düşmanıdır. Bulgaristan’a “yurtseverlik” maskesi altında örgütlenmişlerdir. Başbakan Yardımcısı Valeri Simyonov’un başkanı olduğu “Bulgaristan’ı Kurtaralım” örgütü; Savunma Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Krasimir Karakaçanov’un yönettiği  “İç Makedon Devrim Örgütü” (VMRO), Volen Siderov’un Başkanı olduğu “Ataka” partisi  – üçü de – faşist partilerdir. Onların arasında faşist ideoloji savunan kişiler var.  Bulgar Ceza Kanunu’nun 106. ve  182. maddesine göre yargılanmış kililer varsa, burada itirazda bulunulacak bir husus yoktur. Bunlar faşist eylem yüzünden yargılanmış kişilerdir. Bulgaristan’da neo-Nazikliği yeniden patlatmak istiyorlar ve Avrupa faşist örgütlerinden destek alıyorlar. Aynı zamanda Sofya’da Şubat 2018’de düzenlenecek olan faşist gösterilerde 1944 yılı öncesi insan kıyımına karılımı, öncülük etmiş faşistlikten yargılanmış kişilerin övüldüğünü, resimlerinin sokaklarda taşındığını, faşist bayrakların dalgalandığını görüyoruz ki, bu faşist hortlamadır, durdurulmalıdır. Biz tarihin tekrar etmesini istemiyoruz. Biz Bulgar faşistlerinin “yurtsever” olmadığını biliyoruz, onların “yurtsever” olarak lanse edilmesine ve övülmesine, örgütlenmesine ve tüm eylemlerine kesinlikle karşıyız. .

Soru: Buörgütlenme ve faşist olarak nitelendirdiğiniz “Lukov Nümayişleri” daha 2003’te başladı. Siz yıllarca sustunuz.

Yanıt: Hayır susmadık. İlk günden beri karşıyız. 2003’ten beri defalarca uyarı bildirisi yayınladık. Hükümeti uyardık. Geniş kitleler çağrılarımıza birden bire uyanmadı, tepkilerimizi farklı görüşlü örgütler destekledi. Sokaklarda bayrak sallayan neo-Nazilerle, hükümete tırmananların aynı kişiler olduğunu anlamakta ve tepkilerinde geciktiler.

Soru:  Hangilerinin aynı kişiler olduğunu söylüyorsunuz?

Yanıt:  Ne yazık ki faşist sokak gösterilerini destekleyenler bugün ülkemizin yönetiminde yer alıyor ve onlara karşı susmayı yeğleyen bir kitle var. Tek söz söylemiyorlar. İktidar partisi mecliste neo-Nazilere arka oluyor. Ortaklıkları devam ediyor. Ne yazık ki, günümüzde Bulgaristan bakanlar kurulunda görev alan kişilerden birçoğu, konuşmamın ilk bölümünde anlattığım tiplerin aynıları gibi hareket ediyorlar. Aralarında fark gözlenmiyor. Bugünkü Başbakan Yardımcılarından V. Simyonov ve Kr. Karakaçanov daha 2003 yılında “Lukov Nümayişleri” düzenlenmesine öncülük eden kişilerdir.

Soru: Siz bugünkü Bulgaristan yönetimine katılan “Birleşik Yurtseverler” arasında neo-Nazi diye karakterize ettikleriniz güçlerden temsilciler görebiliyor musunuz? Hükümet ortaklığında bu güçlerden 3 parti yer alıyor?  Siz, neo-Nazi dediğinizde bu üç partinin üçüne de mi işaret ediyorsunuz, yoksa üçten yalnız birisine mi?

Yanıt: Önce “Ataka” Partisi lideri Volen Siderov’un kitaplarının içerdiği Yahudi düşmanlığına değinmek istemiyorum. Çünkü biz kimseye düşman değiliz.  Siderov insan düşmanlığını gizlemiyor. İkinci olarak VMRO partisini ele alırsak, tarihinde her zaman “Lukov Nümayişlerini” desteklemiştir. Gençlik örgütlerini bu nümayişlere göndermiş ve politik temsilcileri bu hareketleri her zaman ve her yerde desteklemiştir. “Yurtseverler Birliği” ni üçüncü üyesinin mülkü olan “Skat” TV ise tüm yayınlarında “Lukov Nümayişinden” yana çıktığı gibi ülkemizde ve toplumumuzda “düşmanlıklar dilini” yayan televizyondur. Lideri Simyonov Bulgar neo-faşizminin önderidir.  Bunların üçünü birbirinden ayırmaya gerek yoktur, hepsi yabancı ve öteki düşmanıdır.

Soru: Siz aşırı milliyetçiler ve faşist oldukları için sözüm olan “Yurtseverler Birliği” nin bugünkü hükümetten düşeceklerini düşünüyor musunuz. Tam da bu faşist etiketten ötürü!

Yanıt: Önce şunu söyleyeyim. Onlar aşırı milliyetçi etiketiyle gurur duyuyorlar. İkinci olarak, son genel seçimde oy kullanmaya gelen yaşlı insanları sınır kapısında otobüsten indirip tartaklayan bir kişi için söylenebilen en hafif sözdür. Onları yakalayın Ceza Kanununa göre yargılamak ve içeri atmak gerek. Oysa iktidara tırmandılar.

Soru: Siz, Valeri Simyonov’un Türkiye sınırında seçim günü bir bayanı dövmesini hatırlattınız değil mi?

Yanıt: Yalnız o değil. “Ataka” sopacılarının Sofya “Banya Başı” camiinde Cuma namazına duranlara polalı saldırısını unutula bilir mi?

Soru:  Evet bunu “Ataka1 yapmıştı.

Yanıt: Yalnız “Ataka” partisi değil. Avrupa’da benzer olaylara sahne olunduğunda, ülkenin uluslar arası nüfusu yaralanıyor, ülke içinde ciddi sorunlar yaşanıyor ve bu gibi hareketlerde bulunan siyasi partilerin ülkenin yönetimine katılması kabul edilir bir şey olamaz. Hükümetten çekilseler iyi olur.

Soru: Ben Avrupa’daki milliyetçilerin bizdekilerden çok daha aşırı oldukları görüşündeyim.

Yanıt: Ben sizin günümüz milliyetçiliğini hangi kıstaslara göre ölçtüğünüzü bilmiyorum. Fakat kıyaslama yapılırsa Bulgar aşırı milliyetçilerinin başı çektiği kanısındayım.

Soru: Söyleşimizin başında, “Lukov Nümayeşleri” Şubat ayında yapılıyor, yani Bulgaristan’ın Avrupa Konsey Başkanlığı başlamış olacak, bununla ilgili olarak siz kışkırtma olayları bekliyor musunuz?

Yanıt: Ocak ayından başlayarak6 ay devam edecek olan Avrupa Birliği Başkanlığı döneminde tam olarak neler yapmak istediklerini öngöremem. Gerçek şudur. Avrupa Konseyi Başkanlığı gelip gidicidir, fakat Bulgaristan’a yerleşen faşizmin tasını tarağını toplayıp gitmeye niyetlendiğini ne yazık ki göremiyoruz. Üstelik Bulgar faşizmi hele 2017’de basın yayın, radyo ve TV programlarında meşrulaştırmaya çalışıyor, bu çabaları Hükümet ortaklığına davet edilmelerinde de gördük, faşizm sorunu Bulgar toplumu için çok ciddi bir problemdir. Biz, bundan 80 yıl önce dünyaya hakim olmaya çalışan, milyonlarca insanın ölümüne neden olan bir zihniyetin yeniden dirilişine, iktidar olmasına, güçlenmesine ve kıyımlı saldırılarına başlamasına kapı aralandığını görüyoruz.

Soru: Çağrınız ne olacak?  Avrupa Konsey Başkanlığı esnasında “Lukov Nümayişleri” ile ilginiz nedir?

Yanıt: Dünyanın dört bir yanında yaşayan faşizm düşmanları birleşiniz?

           Çağrımızı imzalayınız lütfen

Okuduğunuz için teşekkür ederiz.

Tanıdığınız  özgürlükçülerle paylaşınız lütfen.

 

 

Raziye ÇAKIR

04 Aralık 2017

Share

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir