Category: Kültür-Sanat

Sofya’da “Azamet Örnekleri – Azerbaycan Halk Sanatı”

14 Haziran 2017 tarihinde Sofya’da, Azerbaycan Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Azerbaycan Halı Müzesinin desteği ile Azerbaycan’ın Bulgaristan’daki Büyükelçiliği tarafından Bulgaristan Bilimler Akademisi Etnografya ve Folklor Araştırmaları Enstitüsü Etnografya Müzesinde “Azamet Örnekleri – Azerbaycan Halk Sanatı” adlı sergi düzenlendi.

Sergide, takılar, süs eşyaları, nakış örnekleri, Azerbaycan halıcılık okulunun geleneklerini gösteren halılar vb. maddi ve manevi örneklerden oluşan (yaklaşık 57 adet) Azerbaycan’ın tarihini, zengin kültürünü, günlük yaşamını ve sanatını yansıtan çeşitli sanat ve tarihi eserler sergilendi.

Sergide Bulgaristan Cumhurbaşkanlığı, Dışişleri Bakanlığı’nın üst düzey yetkilileri, ülkede akredite edilen diplomatik temsilciliklerin çalışanları, Azerbaycan-Bulgaristan Dostluk Derneği üyeleri, medya, STK temsilcileri, ayrıca sanat kurumları ve özel sektörün temsilcileri yer aldı.

Serginin açılışında Bulgaristan Bilimler Akademisi Etnografya ve Folklor Araştırmaları Enstitüsü Etnografya Müzesi Müdürü Petko Hristov ve Azerbaycan’ın Bulgaristan Büyükelçisi Nergis Gurbanova konuşma yaptılar.

Açılış konuşmasında Bulgaristan Bilimler Akademisi Etnografya ve Folklor Araştırmaları Enstitüsü Etnografya Müzesi Müdürü P. Hristov, bu tür etkinliklerin yapılmasının iki ülke arasındaki işbirliğinin, özellikle kültürel alanda ilişkilerin gelişimi açısından önemeli olduğunu belirtti. Serginin düzenlenmesinde gösterdiği destekten dolayı Azerbaycan Halı Müzesi Müdürü Şirin Melikova ve müzenin personeline teşekkürlerini sundu. Sergide sunulan eserlerin, Azerbaycan sanatçılarının yüksek düzeydeki ustalığını yansıttığını ve her eser ise Azerbaycan’ın zengin kültürünün bir parçası olduğunu söyldi.

Büyükelçi N. Gurbanova, söz konusu serginin Azerbaycan ve Bulgaristan arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 25. yıldönümü ile ilgili bir dizi etkinlik çerçevesinde düzenlenmiş olmasından memnuniyetini dile getirdi. Büyükelçi bu serginin, Bulgar ve yabancılar için Azerbaycan’ın zengin kültürel mirasına dokunmalarına olanak yaratacağını kaydetti. Büyükelçi Gurbanova, beşeriyetin en eski topraklarından olan Azerbaycan’ın coğrafi konumu önemli tarihi olayların kaynağı olduğunu ekledi. Öyle ki, bazı kervan yollarının, özellikle Büyük İpek Yolu’nun Azerbaycan topraklarından geçtiğini vurguladı.

Doğal kaynakları olduğu gibi, Azerbaycan’ın halk yaratıcılığının çok renkli olduğunu kaydeden N. Gurbanova, bu yaratıcılığın insanların günlük yaşamı ile ilgili olduğunu da belirtti. Büyükelçi, giyim ve takılardan tutun da ev eşyaları ve silahlara kadar kendi Azerbaycan halk sanatı zenginliği ile her zaman farklı; Nahçıvan, Mingeçevir, Gedebey, Gence ve diğer bölgelerde tespit edilen sanat örneklerinin 5000 yıldan fazla yaşı olduğunu kaydetti. Gurbanova, çeşitli mutfak eşyaları, silahlar ve süs eşyaları sadece tarihsel değer taşımadığını, onları hazırlayan ustaların becerisini de yansıttığını ilave etmiştir.

N. Gurbanova, serginin organizatörlerinden olan Azerbaycan Halı Müzesi’nin 1967 yılında oluşturulduğunu ve dünyadaki ilk halı müzesi olduğuna dikkatleri çekti. 2014 yılında açılan müzenin yeni binasının bükülmüş halı biçiminde olduğunu söyleyen Büyükelçi, müzenin kurucusu, Azerbaycan halıları üzerine yazılan eserlerin müellifi Halıcı-Alim Latif Kerimov olduğunu kaydetti. Kuruluşundan bu yana, yani 50 yıl boyunca müze tarafından dünyanın çeşitli ülkelerinde 30’dan fazla sergi düzenlendiğini, bugün ise müzenin sadece sanat eserleri ve halılardan oluşan koleksiyonların sergilendiği bir yer değil, aynı zamanda geleneksel halı sanatı üzerine araştırma merkezi olarak faaliyet gösterdiğini ekledi.

Büyükelçi Azerbaycan halk sanatı örneklerinin Victoria ve Albert, Louvre, Metropolitan, Viyana, Roma, Berlin, İstanbul, Tahran, Kahire gibi dünyanın birçok ünlü müzelerinde gösterildiğini, ayrıca bu sergilerde sunulan eserlerin birçok ülkede de sergilendiğini söyledi. Tüm bunların buzdağının görünen tarafı olduğunu vurgulayan Büyükelçi, katılımcıları Azerbaycan halk yaratıcılığının şaheserlerini görmek için Azerbaycan’ı ziyaret etmeye davet etti.

Azerbaycan halk sanatının inceliklerini yansıtan serginin videosu çekilmiş ve ziyaretçilere “Avrupa 2001” dergisinin Azerbaycan’a ithaf edilen özel sayısı tanıtılmıştır. Açılış töreninden sonra konuklara Azerbaycan milli yemekleri ikram edildi.

Sergi 30 Temmuz’a kadar açık olacak.

Share

SGK’dan borçlulara yeni fırsat

7020 sayılı Kanun’a dair Karabük Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından toplantı düzenlendi.

Toplantıda konuşan Karabük SGK Müdürü İsmail Yıldırım, yapılandırmadan kimlerin faydalanacağı, neler yapılması gerektiği ile ilgili bilgiler vererek şöyle konuştu;

“ÖDEME SÜRESİ BİTTİĞİNDE…”

“Yapılandırma kapsamındaki borç asılları ile bu borçlar için ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden kanunun yayımlandığı 27.05.2017 tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın ödenmesi halinde, bu borçlara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilecektir.

Borçluların, kapsama giren Kurum alacaklarını yapılandırabilmeleri için 30.6.2017 tarihi mesai bitimine kadar ilgili üniteye/birime şahsen, posta veya 30.6.2017 saat 23.59 a kadar e-sigorta yoluyla başvuruda bulunabilirler.

53,33 TL’DEN HESAPLANACAK

Genel sağlık sigortalılarının prim borçları 6824 sayılı Kanunla resen yapılandırılmış olup, 01.04.2017 tarihi öncesi ödenmemiş olan 60/1 (g) kapsamındaki GSS borçları 53,33 TL’ den yeniden hesaplanarak, 01.05.2017 tarihinden itibaren 12 ay içinde (30.04.2018 tarihine kadar) ister peşin ister kendi belirleyecekleri taksitler halinde gecikme zammı ve gecikme cezası ile vade farkı alınmaksızın Kurumumuzla anlaşmalı bankalar aracılığıyla (GSS 6824 prim tahsilatı menüsünden) ödeyebilmektedirler.

Dolayısıyla bu borçlar 7020 sayılı Kanun kapsamında değildir”

Yıldırım açıklamasının devamında şunları söyledi;

“31.03.2017 tarihinden önceki aylara ait olup 31.08.2017 tarih ve öncesinde tahakkuk ettiği halde ödenmemiş olan sigorta primi, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi, isteğe bağlı sigorta primi, (gelir vergisinden muaf olan kadın sigortalıların isteğe bağlı sigorta primi dahil) topluluk sigortası primi, emeklilik keseneği, kurum karşılığı ve ek karşılık primi, yaşlılık, emeklilik, malullük aylığı bağlandıktan sonra 5510/41/b kapsamında çalışan sigortalıların 2016/Şubat ayı ve öncesine ait sosyal güvenlik destek primleri, damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı,5510 sayılı Kanunun ek 5 ve ek 6’ncı maddeleri kapsamında sigortalı olanlara ait sigorta primi, 2925 sayılı kanun kapsamındaki tarım sigortalılarına ilişkin sigorta primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları kapsama giriyor.

“TEBLİĞ EDİLDİĞİ HALDE…”

31.03.2017 tarihine kadar işlenen fiillere ilişkin olup, ilk taksit ödeme süresi olan 31.08.2017 tarihi sonuna kadar tebliğ edildiği halde ödenmemiş olan idari para cezaları, 31.03.2017 tarihine kadar bitirilmiş özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespit sonucunda bulunan ve kanunun yayımı tarihinden önce (27.05.2017) tebliğ edilen eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi, asılları ödenen alacakların ödenmemiş fer’ileri İşverenler ve üçüncü şahıslar tarafından iş kazası ve meslek hastalığı, malullük, adi malullük ve ölüm halleri ile genel sağlık sigortalısına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere yönelik fiiller nedeniyle ödenmesi gereken rücu alacaklarından kanunun yayım tarihine kadar davası sonuçlanarak tahakkuk ettiği halde anılan tarih itibariyle ödenmemiş olanlar faydalanır”

İstanbul

Share

Türk dünyası iftarda buluştu

Kırgızistan Dostluk ve Kültür Derneği tarafından organize edilen iftar programı, dün 16 Haziran’da Türk Dünyası Kültür Mahallesi’nde gerçekleşti.

Kırgızistan Dostluk ve Kültür Derneği tarafından organize edilen iftar programı, dün 16 Haziran’da Türk Dünyası Kültür Mahallesi’nde gerçekleşti.

Programa, Kırgızistan İstanbul Başkonsolosu Erkin Sapakov, Türkmenistan İstanbul Başkonsolosu Murat Geldi Seyit Mammedov, Kazakistan İstanbul Başkonsolosu Yerkebulan Sapiyev, Türk Keneşini temsilen Cıldız Uzakova, BULTÜRK Genel Başkanı Rafet ULUTÜRK, Ak Parti İstanbul İl Başkanlığı temsilen Ferudun Ay, İBB Kültür A.Ş Genel Müdürünü temsilen İdare İşler Müdürü Salih Doğan, Avrasya Türk Dernekler Federasyon Başkanı İsmail Cengiz, Türkçe Konuşan Ülkeler Uluslararası Gazeteciler Derneği (TKÜUGD) yönetim kurulu üyeleri ve Türk Dünyasından Afganistan, Doğu Türkistan, Kazakistan, Özbekistan, Balkanlardan ve Kavkaslardan da bir çok STK temsilcileri de hazır bulundular.

Share

Sofya’da “Azamet Örnekleri – Azerbaycan Halk Sanatı” sergisi açılacak

Azerbaycan ve Bulgaristan arasındaki diplomatik ilişkilerin 25. yıldönümü münasebetiyle Başkent Sofya’da “İhtişam Örnekleri – Azerbaycan Halk Sanatları” adlı sergi açılacak.

14 Haziran’da açılacak olan sergi 30 Haziran’a kadar ziyaretçilere açık olacak.

Eski çağlardan bu yana Azerbaycan halı dokuma, kuyumculuk, nakış, tekstil, seramik, bakır işleme gibi geleneksel el sanatlarının en büyük merkezi olarak bilinmektedir.

Halı dokuma sanatı Azerbaycan kültürünün ayrılmaz bir parçasıdır. Toplumun ve tarihin içerisinde sosyal, ekonomik, siyasi ve kültürel değişimlerin de yansıdığı halıcılık, yerel günlük yaşamın başlıca unsurudur. Bunun yanı sıra halı günlük hayatımızdan ve evimizden küçük bir ayrıntı olmayıp Azerbaycanlı sanatkarlar için kendilerini ve sanat anlayışlarını ifade etme alanıdır. Hem pragmatik, hem de sembolik işlevleri bulunan geleneksel halılar Azerbaycan kültürünün gelişim aşamalarını en iyi yansıtmaktadır. Düzenlenen halı sergisinde Guba, Şirvan, Karabağ ve Gazze gibi Azerbaycan’ın önde gelen halı merkezlerinden dokuma eserlerine yer verilmiştir.

Azerbaycan geleneksel sanatlarından bakır işleme de gelişmiş sanat dallarındandır, başlıca merkezleri ise Gence, Şamahı, Nahçıvan, Bakü ve Lahıc (İsmailly)’dır. Sergide, Sayın Şafar Gurbanova’nın özel koleksiyonundan 19. ile 20.yüzyıldan kalan çeşitli bakır kapları yer almaktadır. 30 yıl boyunca oluşturulan koleksiyonda 500 sanat örneği yer almaktadır. Sergide yıkama kapları, sürahiler, servis tepsileri, süt kapları, testi gibi geleneksel bakır mutfak araç ve gereçleri yer almaktadır. Kapların üzerine Arabesk tarzı motifler, bitki motifleri, hayvan ve kuş resimleri, av sahneleri, kapların yapılma tarihleri, sahiplerinin adları, hat sanatı ile yazılımı Kur’an-ı Kerim ayetleri işlenilmiştir.

Azerbaycan geleneksel halk giyiminin başlıca unsurları asırlar boyunca gelişmiştir. Her bölgenin kıyafetleri kendine has süslemelere ve özelliğe sahiptir. Üstelik geleneksel kıyafet türleri aile ve sosyal statüyü, hatta yaşı yansıtmaktadır. Örneğin evli kadınların ve bekar kızların kıyafetleri farklıdır; genç kızlar daha renkli kıyafetleri tercih ederken, daha yaşlılar daha sade ve işlemeleri olmayan kıyafetler tercih etmişlerdir. Sergi ünlü müze koleksiyonlarından geleneksel kıyafetlerin kopyalarını sunmaktadır. Kadın geleneksel kıyafetlerinin başlıca unsurlarından biri üzerinde basma süslemeleri bulunan ve bir tür ipek baş örtüsü olan Kelagayi’dir. Azerbaycan’da Kelagayi üretim tarihi çok eski devirlere dayanmaktadır. Şeki, Gence, Şamahı, Nahçıvan, Tebriz ve Basgal gibi yörelerde kalitesi yüksek Kelagayi üretilmektedir.

Kuyumculuk, Azerbaycan’ın en eski sanatlarından biridir. İlk örnekleri Tunç Çağında ortaya çıkmış (M.Ö. 4.-2. yüzyıl) ve bazı ritüeller esnasında kullanılmıştır. Takılar çeşitli geometrik figürler, hayvan ve kuş motifleri ile dekore edilmişlerdir. Daha sonra tarihî ve sosyal değişimler neticesinde bu eski takılar farklı şekiller almaya başlamış ve geleneksel kıyafetlerin ayrılmaz bir parçası haline gelmişlerdir. Azerbaycan kuyumculuğu kendi Rönesans’ını Ortaçağda yaşamıştır. Azerbaycan’ın Şeki, Bakü ve Gence gibi büyük şehirleri bijuteri sanatının merkezi haline gelmişlerdir. Sergide ise diadem, broş, kolye, bilezik, yüzük, küpe gibi modern takı birimleri gösterilmiştir. Bu takı sanatı örnekleri, kuyumcu Edward Şamaryayev ve öğrencileri Elçin İbrahimov ve Teymur Bahşiev tarafından hazırlanmıştır. Telkari ve Mine (Emaye) teknikleri ile çalışan Edward Şamaryayev, geleneksel ve modern tarzda 100 aşkın bijuteri örneğinin müellifidir.

Azerbaycan’da seramik Tunç Çağından bu yana gelişmektedir. Sergide, modern seramik ustası Saleh Memedov’un el yapımı seramik kapları yer almaktadır. Kendisi, Azerbayca’nın Antik ve Ortaçağ seramik örneklerinden esinlenerek yeni sanat eserleri meydana getirmektedir. Özel boyama ve kaplama teknikleri ile birçok dekoratif esere imzasını atmıştır.

Share

Osmanlı’nın ilk sarayı gün yüzüne çıkmayı bekliyor

Bursa’nın Yenişehir ilçesinde, duvar kalıntılarının bulunduğu Osmanlı’nın ilk sarayı gün ışığına çıkarılmayı bekliyor. Sarayın Matrakçı Nasuh’un günümüze ulaşan gravürlerinde yer aldığını belirten araştırmacı-yazar Nurettin Baydur, yapının tamamının ortaya çıkarılması için çalışma başlatılması çağrısında bulunuyor.

Osman Gazi’nin Bursa’yı fethetmeden önce yaklaşık yirmi yıl kullandığı saraya ait ilk kalıntılar Ulucami Mahallesi Gökgöz Meydanı yakınlarında bulundu. Duvar kalıntılarının yer aldığı özel mülkiyete ait alan halen su ve tüp deposu olarak kullanılıyor.

Arkeolog ve tarihçilerden oluşan ekiplerin bölgede araştırma yaptığını belirten Nurettin Baydur, “Yenişehir Osmanlı Devleti döneminde önemli bir merkezdi. Bursa’nın fethedilmesinden önce cihan devleti olan Osmanlı, Yenişehir’de yıllarca kaldı. Önemli anlaşmalara ve iş birliklerine Yenişehir’de imza attı. Şehir merkezindeki sarayın kalıntılarından yola çıkarak tarihî yapıya en kısa sürede ulaşılmalı ve bu tarihî mekan ortaya çıkarılmalı” dedi.

Yenişehir’deki ilk sarayın bulunduğunu tahmin ettikleri yerin özel şahsa ait olduğunu kaydeden Baydur, “Bursa fethedildikten sonra bile şehzade düğünleri Yenişehir sarayında yapılırdı. Uzun yıllar bu devam etmiş. Osmanlı’nın ilk uluslararası anlaşması Yenişehir Sarayı’nda imzalanmış. Bunları bir bir ortaya çıkarmamız lazım. Yeri, mevki olarak belli, ama bu arkeolojik kazılarla ortaya çıkabilir. Burası sadece Yenişehir için değil, Bursa için de büyük önem taşıyor. Bu saray mutlaka gün yüzüne çıkarılmalı, daha sonra da ‘Dünya Kültürel Miras Listesi’ne alınmalı” diye konuştu.

Share