Boğazına Dursun!

Ertaş ÇAKIR

Tarih: 19 Nisan 2017

Konu:  Türk düşmanlığı sırtta taşınabilir bir yük müdür?

Son seçimde Kırcaali ilinden 5 milletvekili çıktı. Meclisin ilk bileşiminde bunlarda 3’ü Hak ve Özgürlük Partisi, 1’i, GERB ve 1’i de BSP sıralarındaydı. Yıllarca bu oyların hepsi Türk partisinindi. HÖH’ün Kırcaali’den 5–6 milletvekili çıkaracağından kimse kuşkulanmıyordu.

Bütünlüğümüzü, bundan 9 yıl önce, bölgemizden bağımsız aday çıkan merhum sanatçı Kadriye Latifova’nın oğlu, heykeltıraş Vejdi Raşidov bozdu. Milletvekili seçilince GERB partisine geçti. Kültür bakanı oldu. İnsanlarımız, Hak ve özgürlüklerimizi, demokratik haklarımızı, özgün kültürel edinimlerimizi savunacak ve gelişmesine, halka inebilmesine el uzatacak bir Türkün Bakan yetişmesi için, 1 yaşına kadar Türk anadan süt emenin yeterli olmadığını anlayıncaya kadar 7–8 sene geçti. Raşidov, 2 defa Kültür Bakanı koltuğuna oturdu ama Bulgaristanlı Türklerin kültürü, sanatı ve edebiyatı için parmağını bile oynatmadı. Şimdi Kırcaali’de herkes Raşidov gibi 7 Türk Bakan gelse, gene hiç bir şey olmaz. Bir sene ana süttü emen ama 50 sene başkası tarafından yedirilip içirilen bir kişiden, bize fayda gelmez fikrinde ve inancında buluştular. Fakat bir defa kendi kendine ihanet eden seçmenimiz, sandık başında ihanet bayrağı öpmeye alıştı. Bu defa daha da parçalandık, ne ki, iki arada bir derede GERB’li Bayan Karayançava’nın mavi gözlerine mi bayıldık ne olduysa işte,  onu yine meclise gönderdik.

Oysa o, yıllar yılı Kırcaali Türk köylerinde 5 – 10 oy için avuç açıp dil döktü. GERB milletvekilliğine ikinci kez seçildi. Azı kulaklarında. Türk cephesinde kimsenin yapamadığını ben yaptım havalarında. 44. mecliste başkan yardımcılığına getirildi. Ardımdan içini döktü. İncilerini ortaya şöyle saçtı:

Hak ve Özgürlükler Hareketi’nden  (DPS) destek aramayacağız. Bize yardım eli uzatsalar bile kabul etmeyeceğiz.  Perde ardında varılmış sözleşmeler yoktur ve olamaz. Fakat DPS milletvekillerinin mecliste hükümet siyasetine oy vermesini de hiçbir kimse yasaklayamaz ve onları engelleyemez. Tekrar ediyorum DPS ile koalisyon kurma, onlardan destek arama, yardım isteme söz konusu olamaz!”

Türkçemizde bu siyasetin adı: “Düş ağzıma ham hum yeğimdir.”  DPS sosyalist partiye yıllar yılı “koltuk değneği” oldu. GERB’e ve faşist ırkçılara “yem” olmayı kabul edeceğini sanmıyoruz. Şunu da unutmayalım ki, Genel Başkan Lütfi Mestan’ın DPS Genel Başkanı olduğu dönemde, Adalet Reformunun suya düşürülmesi gibi, can alıcı konularda, benzer küstahlıkta bulunmuş, hatta sözde “Ermeni Soykırımı” belgesini de usulca o imzalamıştı.

Meclis Başkan Yardımcılığına atanmasını, Türkler bölgelerindeki çalışmalarına “ödül olarak” değerlendiren Bayan Karayançeva şöyle dedi:

Bu meclis, hükümetin yerine getireceği siyasetler için çalışacaktır. Hedefimiz 43. meclis çalışmalarımızı sürdürmek ve öncelikle seçim yasasını tamamlamaktır. Güya “Birleşik Yurtseverler” ile imzaladığımız sözleşmeyi yüzde yüz yerine getireceğiz.”

Halkın faşistler olarak nitelendirdiği güçlerle ortaklık kuran GERB patisi, “Bulgaristan’ın menfaatleri adına ödün vermiştir” dedi.

Sözde “yurtseverlerle” kendilerini yakınlaştıran ve birleştiren sloganın “Bulgaristan her şeyin üstündedir!” şiarı olduğunu vurgularken, o kendisinin faşist kökenli ve ruhlu olduğunu ve Türk düşmanlığıyla zehirlenmiş bir siyasetçi bilincinde olduğunu itiraf etmedi.

Unutulmasın, Kuru Çeşme, çakış yol, muhtarlık damlalarının tutulması ya da sürekli aldatılmayı uyuz kaşıması gibi rahatlatıcı kabul edip, boş boş şeylere Türklüğümüzü ve vatanımızı feda edemeyiz. Bayan Karayançeva gibileri, biz Türklerden  1984-89 yılları arasında işledikleri suçları, zulmü başlamamızı, seçme ve seçilme haklarımızdan vazgeçmemizi, T.C.’de yaşayan soydaşlarımızın ise Bulgaristan’ı unutmasını ve kendilerine yine köle olmamızı bekliyorlar.

Doğu Güney Rodopların yakına kadar en şirin köylerinden Eğri Dere (Ardino) belediyesinin Dedeler’de (Dyadovtsi) tek başına yaşayan ve çoktan rahmete kavuşan bir Türk vatandaşa adanmış Bulgar bir şair Bayan  Didi Hristova’nın kaleme aldığı bir şiirde bugünkü  gerçek durum şöyle dile gelir:

Bulgaristan’da yaşlı bir amca

Ömür boyu üst üste koyduklarımı

Son taşa kadar alıp gittiler, be adam!

Birer birer diktiğim fidanları

Dün akşam köklediler, be adam!

 

Elimde bağrı açık bir avlu kaldı

Bir de kazağa çakılmış hayatım, be adam!

Benim gibi ağzı dişsiz it de,

Ölüm habercisi, ulur, be adam!

 

En kötü olanı artık gördüm

Kalan, kendi kapanan iki göz, be adam!

Acı kaynatmaya doğmuş ruhum

Canım size feda, boğazınıza dursun, be adam!

 

Helâlım olsun size dibi delik ceplerim,

Hep nadas avlum, bağım bahçem, be adam!

Bana çok gördüğün, şu ilk çukur cennet,

Göz koyduklarının hepsi, boğazına dursun, be adam!

Ne yazık ki, Bayan Karayançeva durumu böyle görmüyor, görmek istemiyor, hatta bu durumumuza seviniyor. Ah şunu hepimiz anlayabilsek!

***

  1. halk meclisinde Sosyalist Parti BSP adına Başkan Yardımcısı seçilen milletvekili Valeri Jablyanov ise, ilk demecinde “ulusal güvenlik” ve “dış devletlerin Bulgar parlamentosunun iç işlerine karışmasına yol vermeme” konusuna döndü ve şöyle dedi:

Biz hepimiz, Türkiye Bakanlarının, Türkiye Büyük Elçisinin bir siyasi parti lehinde seçim kampanyamıza katıldığını, seçim sonuçlarını değiştirmek için örgütlü bir denemede bulunulduğunu gördük, buna yol veremeyiz.”

BSP Başkanı Korneliya Ninova’nın vurguladığı ‘paralel devler’ bizim etrafımızda gördüklerimizin tümüdür, yasalarımız dışında etki gösterebilen tüm etkenlerdir, geçen hafta Plovdiv yolda gazeteci aracını durdurup, içindekilere dayak atan yapıdır.” Diyen Jablyanov şöyle konuştu: “Bulgaristan’da Paralel devlet bir kronik rüşvet ve zorlama ortamında bina ediliyor. BSP olarak biz Bulgaristan seçmenlerine paralel devleti sökmeye başlamayı önerdik, ne yazık ki destek bulamadık!”

Bu ifadelerden sonra, Bulgaristan’da devlet ve kooperatif mallarını özelleştirmeden ve toplumsal yaşamın liberalleştirilmesinden işe yarayan hiçbir şey elde edilmemiştir. Dedi.

Meclis Başkan Yardımcısı Jablyanov, yargı sistemindeki atamalarla, “devletten mal mülkün aşırıldığını” belirtirken, bu işlerin “oligarşi” tarafından gerçekleştirildiğini vurguladı.

***

BSP milletvekili, bu talanlamanın, demokrasi duvarı ardına gizlenen dünya mali oligarşisi tarafından yapıldığını söyledi.

Bu arada, 44. halk meclisinde ilk çelişkiler patlamaya başladı.

Hak ve Özgürlükler Partisi (DPS) Burgaz ili milletvekili listesinde 9 numara olan ve 3 366 tercihli oyla parti listesinin başına geçen ve milletvekili adayı Durhan Mustafa’nın yerine mecliste sandalye kapan Angel İsaev, partiden ve DPS meclis gurubundan ihraç edildi. Böylece DPS meclis grubu 25 kişi kaldı. Sofya parlamentosunda birinci bağımsız vekil belirdi.

BGSAM grubu sizleri tüm gelişmeler üstüne devamlı bilgilendirecektir.

Paylaşınız.

Share

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir