Rafet ULUTURK

01.07.1878’de imzalanan Berlin Antlaşmasından sonra Pomakların büyük kısmı Osmanlı İmparatorluğu topraklarında kaldı. Biz 136 yıl sonra bu yazımızla o günlerin gerçeklerine dönmeye ve durum hatırlatması yapmaya çalışırken, Pomak sorunu bugün aynı can alıcı aktüellikle politik günden oluşturuyor. Bugün günlerse Çarşamba ve 2014’un 26 kasım dayız, 3 günden beri kafalarına birer kara torba geçirmiş, sırtlarında kurşun geçirmez yelek ve ellerinde en modern silahların bir türünden polisler Müslüman Roman ve Pomak nüfusun yoğun olduğu Filibe (Plovdiv) Tatar Pazarcık (Pazarcık), Asenovgrat, Smolyan, Haskovo’da 40 adres bastı. Zlatograt ve Starsevo köyünde cami ve müftülüklerinde sözüm ona “İslam Devleti” kurmaya çalışan Müslümanları basmış durumdadır. Bu gelişmeler, Kuzey Irak ve Suriye’deki İŞİD İslam devleti kurulması olayı ve gelişerek sertleşen savaşın bizdeki yansımasıdır.

 

1913’e, 1936 ile 1944 arasında ve 1970-72’de isimleri değiştirilen ve büyük terör saldırınsa hedef olan, gurbetlik çeken, sürgün gören, toplama kamplarında, zindan ve koğuşlarda ailelerinden ve yakınlarından uzak kalan Müslüman Pomak nüfus Kimlik mücadelesine bugün de var gücüyle devam ediyor.

 

Birinci yazımızda Kuzey Bulgaristan’da Koca Balkan eteklerindeki Teteven köylerinden silahlı Pomakların Rus istila güçlerine karşı 1877 silahlı mücadelesini ve çarpışmalarda 3 binden fazla kişi kaybettiklerini anlatmıştık. Bu hafta boyunca artık neredeyse 137 yıl sonra, Teteven’i ezip geçen ve Koca Balkan içindeki Elena kasabasını Osmanlı’dan koparmasının yıldönümü, o yılların çarpışmalarının 3 gün boyunca canlandırılması, 1877 Rus Ordusu askeri er ve subay üniformaları ve o yılların 3 metre uzun süngülü silahları ve kılıçlarıyla donanmış genç ve yaşlıların Osmanlı askerini ve onlara yardım edenleri nasıl ezip yok ettiğine tanık oluyoruz. Özetlersek, Bulgaristan toplumu daha o yıllarda, çarpışma ve savaşlarda Rus yanlısı ve Rusya boyunduruğunu kabul etmeyenler olmak üzere (Rusofil ve Rusofob) ikiye ayrıldı. O gün bu gün bu parçalanmışlık bugün artık bir yanda Rus taraftarları ve öte tarafta Avrupa Birliği be NATO yani Avruasya siyasetine bağlı olan akım şeklinde ikiye ayrılmış bulunuyor. Bulgaristan’da yaşayan Türkler, Pomaklar ve öteki Müslüman azınlıkların tümü bu hem Avrupa Birliğinden ve NATO üyeliğinden hem de Türkiye Cumhuriyetiyle yakın ve semereli çok yönlü işbirliğinden yana bir siyasetle gündem oluşturuyor.

 

Bu açıdan, İstanbul’da göçmen derneklerimizin ve bilim ve araştırmacı çevrelerimizin katılımıyla hazırlanan BÜYÜK GÖÇÜN yıldönümü sempozyumu çok anlamlı, tamamen günce ve tarihsel önemi büyük olan bir buluşma niteliği taşıdığından, 1978 Berlin Konferansı ve tarihsel Anlaşma’nın imzalanmasından sonra Bulgaristan topraklarının neresinde kaç Pomak yaşadığı önem arz etmektedir. Tarihimizi bilmeden bugünümüze ışık tutamayız.

 

Berlin Antlaşması Ve Pomaklar

 

Berlin Antlaşması’nın imzalanmasından sonra Doğu Rumeli ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki ticari ilişkiler normal seyretti. Rodop Dağlarının Kuzey yamaçlarından çobanlar kışlatmak için koyunlarıyla Türkiye Ege Trakyası’nın vadilerine serbestçe inebiliyordu. Bununla birlikte Kuzey Trakya’nın Plovdiv, Haskovo ve Pazarcık gibi büyük pazarlarında Ahı Çelebi yöresinden başlıca aba ve şayak olmak üzere değişik dokumalar satılıyordu. Bulgar Prensliği ile Doğu Trakya’nın birleşmesinden sonra Rodop dağlarında yaşayan Pomak nüfusun ekonomik durumu da kötü yönde etkilendi. Rodop ve Kuzey Trakya bölgesi nüfusunun ticari ilişkilerinin gelişmesine Bulgar Osmanlı sınırı engel oldu. Sınırın Kuzeyinde kalan çobanların koyunlarını sıcak ege yaylalarında kışlatma yollarını kapandı. Bu yeni durum, Çepin vadisinde olduğu gibi Çaya (Asenovgrat) yöresinde koyunculuğun dolayısıyla abacılığın durgunluk geçirmesine neden oldu.

Bu arada Paşmaklı (Smolyan), Palas (Rudozem), Dövlen (Devin)  Eğiri Dere (Ardino) askeri yığınak yapıldı, kışlalar kuruldu.

 

Bu arada Bulgar topraklarından Müslüman göçleri durmadı. 1878 – 1912 yılları arasında Bulgaristan’dan Türk, Pomak, Tatar, Çerkez olmak üzere 350 bin kişi göç etti. Bu 1989 Büyük Göçüne eşit bir rakam olup34 yıla yayılmıştır. Göç süreci geçen asrın başında asla durmadı. Türkiye Trakya’sına yerleşen Pomaklar öncelikle Kuzey Bulgaristan’dan gelmişlerdi.

 

Mesela 1978’de Lovça köylerinden (Loveç) göç edenler Pınarhisar, Puralı ve Tuzaklı köylerini kurdular. İlk dönemde bu köylerde sadece Pomak nüfus yaşarken daha sonraki yıllarda Bulgaristanlı değişik etnik kökenli göçler de yerleştiler. Pomaklar4ın Bursa’ya ve Marmara Denizi’nin kuzey kıyılarına da yerleştiği dikkati çekmiştir. Bu göçler 1878 savaşında malını mülkünü köylerini ve taşınmazlarını kaybetmiş olan ailelerden oluşuyordu.

 

O dönemde gelen Pomaklar Edirne iline bağlı Kuleli Burgas, Dutlu, Beyköy, Hasan Pınar, Sultan, Talişman, Turnacık, Kurtbey, Mandra, Kestanbul, Sazlı Malkoç ve Kadıköy, Babaeski’ye bağlı Kozpınar, Mandra, Katranca, Burunsuz, Mukada, Semerburnu, Sultanlı,

Keşan’a bağlı Todoriç, Akıca ve Kurtköy, Hayrabolu ilçesinde, Çerkezmüselim, Batkın, Pravças, Danışman, Popköy ve Perin Çeşme;

Eğiri Dere ilçesinde, Hambar Dere, Reka, Bozva, Balık Köy, Berovo, Davidovo, Bostan, Vılkanovo, Dolaşır, Lıca, Leskovo, Sinkovo, Kozluca, Ahryan Köy, Almalı, Sırt Köy, Menekşe, Terzi Köy, Hovazlı, Vılçovo, Treva, Lesiçen, Erekli ve Ürpek köylerinde;

Darı Dere ilçesinde, Uzundere, Dolen, Güneli, Tikla, Sarıkız, Samlar, Makmular, Elevça, Erma Reka, Alamovtsi, Sarıyer, Bani, Memkovo, Juvintsi, Almalı, Uğurlu, Bukovo, Şahin, Şarenko, Tsigansko, Dolnya, Barata, Senikovo, Suücik ve Karalan köylerinder;

Ahı-Çelebi kazasında: Pomaklı, Alamı Dere, Arda, Büyük Dere, Yukarı ve Aşağı Palas, Viyovo, Vlahovo, Vılkanovo, Gökçe Pınar, Demircik, Kirezli, Kozluca, Kokaliç, Küçük Dere, Moçur, Mostançovo, Paşevik, Petkovo, Pındacık, Yukarı Raykovo, Smilyan, Süğücük, Tekir, Topuklu, Tırın, Fincancı, Hasan Köy, Çamlıca, Çangır Dere ve Enuz Dere köylerinde;

 

Rupça kazasında: Tırmış, Kirazlı, Osikovo, Petvar, Çurekovo, Mihalkovo, Çilikli, Selça, Lıkovo, Brezen, Beden, Dövlen, Kayınçalı, Kara Dere, Deriler, Naipli, Düsük Dere, Kestencik, Aygır Dere, Trigrad, Balaban, Nastın, Muğla ve Katrançukuru köylerinde ikamet ediyordu.

 

O zaman Selanik iline bağlı olan Bulgar topraklarında kalan kazalarda Pomak nüfus dağılımı şöyledir:  Nevrekop (Gotse Delçev) kazasında 96 Pomak kıöyü vardı.

 

Reklamlar